İzmir’de iklim krizi ve kuraklığın etkileri her geçen gün daha derin hissedilirken, su yönetimi tartışmaları da kentin en sıcak gündem başlıklarından biri olmaya devam ediyor. Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) ev sahipliğinde düzenlenen Su Konferansı’nda konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Devlet Su İşleri (DSİ) ile yaşanan onay krizini kamuoyunun gündemine taşıdı. Tugay, İzmir’in su güvenliği için yapılan başvuruların aylarca bekletildiğini belirterek merkezi idareye iş birliği çağrısı yaptı.
“4 Ağustos’ta yaptığımız kuyu başvurusu hâlâ beklemede”
Başkan Tugay, İZSU ekiplerinin su arz güvenliği için yoğun bir çaba içinde olduğunu ancak bürokratik engeller nedeniyle sürecin yavaşladığını vurguladı.
“4 Ağustos’ta yaptığımız 8 yeni kuyu başvurumuzun onaylanmasını bekliyoruz. Sondaj makinelerimiz aylardır hazır bekliyor. Ayrıca 41 eski kuyunun yenilenmesi için 45 gün önce yaptığımız başvuruya da hâlâ yanıt alamadık” diyen Tugay, suyun her damlasının hayati olduğu bir dönemde yaşanan gecikmelere dikkat çekti.
“Yasa açık: Barajı DSİ yapar, suyu belediye dağıtır”
Konuşmasında yasal mevzuata da atıfta bulunan Cemil Tugay, su yönetimindeki görev paylaşımının kanunlarla net şekilde belirlendiğini hatırlattı.
“Türkiye’de su altyapısına ilişkin görev paylaşımı nettir. Barajları DSİ yapar, belediyeler suyu dağıtır. 1053 sayılı Kanun bu görev paylaşımını açıkça tanımlar. Büyük yatırımlar DSİ tarafından yapılır, yerel yönetimler protokollerle sürece dahil olur. Bu anayasal bir dengedir” diyen Tugay, DSİ’nin kuyu izinleri konusundaki açıklamalarına da tepki gösterdi.
“Suyu siyaset üstü bir mesele olarak görmeliyiz”
Su krizinin siyasi tartışmaların gölgesinde kalmaması gerektiğini vurgulayan Tugay, kurumlar arası iş birliğinin zorunlu olduğunu belirtti.
“Planlamayı, tasarrufu ve geleceği birlikte tasarlamalıyız. Suyu siyaset üstü bir konu olarak ele almak zorundayız. Bu mesele kurumlar arası çekişmelere kurban edilemeyecek kadar hayati” dedi.
Yeraltı suları tükenirse B planımız ne olacak?
İzmir’in su kaynaklarının geleceğine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulunan Başkan Tugay, yeraltı sularının haritalandırılması çalışmalarına başladıklarını açıkladı.
“Dünyadaki kullanılabilir su miktarı sanıldığı kadar fazla değil. Yüzde 2,5’un yüzde 1,2’si kadar suya 8 milyar insan muhtaç. Yeraltı ve yerüstü su kaynakları bittiğinde ne yapacağız?” diyen Tugay, çözümün bilim ve teknolojide aranması gerektiğini söyledi.
Bu kapsamda deniz suyu arıtma sistemleri, alternatif su kaynakları ve bulut tohumlama gibi yöntemlerin gündemlerinde olduğunu ifade etti.
Yanlış tarım politikaları suyu tüketiyor
Başkan Tugay, su krizinin yönetiminde tarım politikalarının kilit rol oynadığını belirterek mevcut teşvik sistemini eleştirdi.
“En yüksek su ayak izine sahip ürünler, aynı zamanda en çok teşvik edilen ürünler arasında yer alıyor. Bir yandan su kıtlığından söz ederken, diğer yandan suyu en çok tüketen üretim desenini desteklemeye devam ediyoruz” diyen Tugay, tarım politikalarının su varlığına göre yeniden planlanması gerektiğini vurguladı.