İZMİR GENEL

TMMOB Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesi: İş güvenliği uzmanları günah keçisi değildir

TMMOB Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, iş kazalarının ardından iş güvenliği uzmanlarının doğrudan sorumlu tutulmasına tepki göstererek sorumluluğun unvana değil, somut kusura göre belirlenmesi çağrısı yaptı.

Abone Ol

TMMOB Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesi İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Komisyonu, iş kazalarının ardından iş güvenliği uzmanlarının mesleki unvanları nedeniyle doğrudan sorumlu tutulmasına ilişkin açıklama yaptı.

“İş güvenliği uzmanları günah keçisi değildir” başlığıyla yayımlanan açıklamada, iş kazalarının kader olmadığı ve önlenebilir olaylar olduğu vurgulanırken, kazaların ardından sorumluluğun yalnızca iş güvenliği uzmanlarında aranmasının doğru olmadığı belirtildi.

Açıklamada, iş güvenliği uzmanlarının işveren veya karar ve uygulama makamı olmadığı belirtilerek, temel görevlerinin riskleri belirlemek, gerekli önlemleri bildirmek, rehberlik etmek ve güvenli çalışma kültürünün oluşmasına katkı sağlamak olduğu ifade edildi.

“Sorumluluk unvana göre değil, kusura göre belirlenmeli”

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında işyerinde gerekli sağlık ve güvenlik tedbirlerini alma yükümlülüğünün esas olarak işverene ait olduğuna dikkat çekilen açıklamada, bir iş kazası sonrasında öncelikle kazanın nedenlerinin ve sorumlulukların ortaya çıkarılması gerektiği belirtildi.

TMMOB Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, “Bir iş kazası meydana geldiğinde sorulması gereken ilk soru, ‘İş güvenliği uzmanı kim?’ değil; ‘Bu kaza neden meydana geldi ve önlenmesi için kimin hangi görev, yetki ve sorumluluğu vardı?’ olmalıdır” ifadelerini kullandı.

Ceza sorumluluğunun şahsi olduğu vurgulanan açıklamada, her olayda görev, yetki, ihmal, somut deliller ve meydana gelen sonuç arasındaki illiyet bağının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi.

Bilirkişi raporları için bağımsızlık çağrısı

İş kazalarına ilişkin soruşturma ve davalarda bilirkişi raporlarının kritik öneme sahip olduğuna dikkat çekilen açıklamada, raporların bilimsel ve teknik verilere dayanması gerektiği belirtildi.

İşveren, işveren vekili, çalışan ve iş güvenliği profesyonellerinin görev ve yetki sınırlarının doğru değerlendirilmesi gerektiği ifade edilen açıklamada, teknik gerçeklerden uzak değerlendirmelerin hem iş güvenliği uzmanlarını mağdur edebileceği hem de adil yargılama sürecini zedeleyebileceği savunuldu.

“Uzmanı susturarak iş kazalarını önleyemeyiz”

İş güvenliği uzmanlarının her kazanın ardından cezai sorumluluk tehdidiyle karşı karşıya kalmasının mesleğin bağımsızlığını ve etkinliğini zayıflattığı belirtildi.

Açıklamada, uzmanların “Kazayı nasıl önlerim?” yerine “Kendimi hukuken nasıl korurum?” kaygısına yönelmek zorunda kalacağı bir sistemin iş sağlığı ve güvenliği açısından sağlıklı olmadığı ifade edildi.

Nitelikli uzmanların meslekten uzaklaşmasına yol açabilecek koşulların çalışanların güvenliğini artırmayacağı, aksine iş sağlığı ve güvenliği sistemini daha kırılgan hale getireceği belirtildi.

TMMOB’den dört maddelik çağrı

TMMOB Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesi İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Komisyonu, açıklamasında şu çağrıları yaptı:

  • İş kazalarının gerçek nedenleri bilimsel ve teknik yöntemlerle ortaya çıkarılmalı.

  • Sorumluluk değerlendirmeleri mesleki unvana değil, somut kusur ve illiyet bağına dayanmalı.

  • Bilirkişilik süreçleri alanında yetkin, bağımsız ve tarafsız uzmanlar tarafından yürütülmeli.

  • İş güvenliği uzmanlarının mesleki bağımsızlığını ve hukuki güvenliğini sağlayacak düzenlemeler güçlendirilmeli.

Açıklamanın sonunda çalışanların yaşam hakkını korumanın ortak sorumluluk olduğu vurgulanarak, iş kazalarının ardından bir “günah keçisi” aramak yerine kazaların gerçek nedenlerinin ortaya çıkarılması ve önleyici sistemin güçlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Komisyon, açıklamasını “İş güvenliği uzmanları suçlu değil, önleyici güçtür” ifadeleriyle tamamladı.