EKONOMİ

TL mevduatın payı artırılacak

Ekonomi yönetimi, yeni Orta Vadeli Program (OVP) döneminde Türk lirası mevduatın toplam içindeki payını yükseltmeye ve vadesini uzatmaya odaklanacak. Yabancı para mevduatın cazibesinin azaltılması, kredi büyümesinin kontrol altında tutulması ve yatırım ile ihracata finansman erişiminin kolaylaştırılması hedefleniyor.

Abone Ol

Yeni Orta Vadeli Program döneminde finansal istikrarı güçlendirmeye yönelik politikalar sürdürülecek. Ekonomi yönetimi, özellikle Türk lirasına geçişi destekleyen ve yabancı para kaynaklara olan talebi sınırlayan makroihtiyati adımlara devam edecek.

2026 yılında küresel belirsizlikler ve jeopolitik risklerin uluslararası piyasalarda oynaklığı artırmasıyla birlikte Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), dezenflasyon sürecini desteklemek amacıyla çeşitli makroihtiyati tedbirler uyguladı.

Kredi büyümesine yönelik tedbirler sıkılaştırıldı

Yılın başında yabancı para kredilerdeki büyüme sınırı sıkılaştırılırken, tüketici kredili mevduat hesaplarının (KMH) limitlerine de büyüme sınırı getirildi. Mart ayında kredi büyümesine bağlı zorunlu karşılık uygulamasındaki istisnaların kapsamı daraltıldı.

Mayıs ayının sonunda ise ihtiyaç ve taşıt kredileri ile KMH limitleri ve Türk lirası ticari krediler için uygulanan kredi büyüme sınırları aşağı çekildi.

Alınan önlemlerin etkisiyle kur etkisinden arındırılmış yıllıklandırılmış yabancı para ticari kredi büyümesi, 28 Ağustos itibarıyla yüzde 11,2'ye geriledi.

Fonlama maliyetlerindeki yükseliş kredi faizlerine de yansırken, ticari kredi kompozisyonunda Türk lirasının ağırlığı arttı. Sıkı finansal koşulların etkisiyle reel sektörün borçluluk ve finansal kaldıraç oranlarının tarihi ortalamaların altında kaldığı belirtildi.

Hanehalkının borçluluğu da yakından izleniyor

Makroihtiyati düzenlemelerle hanehalkı borçluluğunun dengelenmesi hedeflenirken, bireysel kredi kartı ve KMH büyümesinde yavaşlama görüldü.

Hanehalkı tasarruflarında Türk lirası mevduat öne çıkarken, değerli metal fiyatlarındaki hızlı yükseliş yabancı para mevduatın kompozisyonunu da değiştirdi. Kıymetli maden hesaplarının yabancı para mevduat içindeki payı arttı.

Bankacılık sektöründe takipteki alacakların oranı ise Temmuz 2026 itibarıyla geçen yılın aynı dönemindeki yüzde 2,2 seviyesinden yüzde 2,9'a yükseldi. Buna rağmen oran tarihi ortalamaların altında kalmaya devam etti. Artışta KOBİ kredileri, tüketici kredileri ve bireysel kredi kartlarındaki alacak bakiyelerinin yükselmesi etkili oldu.

Ocak 2026 itibarıyla kredi kartları ve ihtiyaç kredileri için yeniden yapılandırma imkanı sağlanırken, takipteki alacaklara ayrılan yüksek karşılıklar ve bankacılık sektörünün güçlü sermaye yapısının finansal istikrar açısından riskleri sınırladığı ifade edildi.

Bankaların sermaye yeterliliği güçlü kaldı

Bankacılık sektörünün kârlılık yapısı sermaye yeterliliğini desteklemeye devam etti. Sermaye Yeterliliği Rasyosu (SYR) hesaplamasında kullanılan geçici esnekliklerin 2026 itibarıyla sona ermesiyle birlikte sektörün SYR'si Aralık 2025'teki yüzde 19,7 seviyesinden Ocak 2026'da yüzde 16,8'e geriledi.

Temmuz 2026 itibarıyla yüzde 16,6 olarak gerçekleşen oran, Basel kriterlerindeki yüzde 8'lik yasal sınırın ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) yüzde 12'lik hedef oranının üzerinde bulunuyor.

KKM tamamen tasfiye edildi

Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulamasından çıkış stratejisinde de önemli bir aşamaya gelindi.

Gerçek kişiler için hesap açma ve yenileme işlemleri 23 Ağustos 2025 itibarıyla sona erdirilirken, o tarihte 9,6 milyar dolar seviyesinde bulunan gerçek kişi KKM bakiyesi Ağustos 2026'da tamamen sıfırlandı.

Tüzel kişiler için hesap açma ve yenileme işlemleri ise 15 Şubat 2025'te sonlandırılmıştı. Tüzel kişi KKM bakiyesi, Ağustos 2025'teki 200 milyon dolarlık seviyeden Aralık 2025 itibarıyla sıfıra indi.

Ağustos 2023'te toplam mevduatın yüzde 26,2'sine kadar yükselen KKM'nin tasfiye edilmesiyle birlikte Türk lirası mevduatın toplam mevduat içindeki payı 28 Ağustos 2026 itibarıyla yüzde 61,5'e çıktı.

Yeni dönemde TL yatırım araçları desteklenecek

Yeni OVP döneminde Türk lirası cinsinden yatırım araçlarının teşvik edilmesi planlanıyor. Kredi büyümesine yönelik politikaların para politikasıyla uyumlu şekilde sürdürülmesi, yatırım ve ihracat odaklı faaliyetlerde finansman koşullarının iyileştirilmesi hedefleniyor.

Yabancı para mevduatın cazibesini azaltmaya, Türk lirası mevduatın payını artırmaya ve mevduatın vadesini uzatmaya yönelik uygulamalar devam edecek.

Cari işlemler dengesini ve sürdürülebilir büyümeyi desteklemek amacıyla yatırım ve ihracat yapan işletmelerin finansmana erişiminin kolaylaştırılması da programın öncelikleri arasında yer alacak.

İç talebin dengelenmesi, enflasyon beklentilerinin kontrol altında tutulması ve cari açığın azaltılması amacıyla bireysel krediler ile hedefli olmayan ticari kredilerde para politikasını destekleyici uygulamalar sürdürülecek.

Bankacılık mevzuatı yeniden şekillendirilecek

Finansal sektör düzenlemeleri, uluslararası standartlar ve sektördeki yeni gelişmeler dikkate alınarak güncellenecek. Basel III Final olarak da adlandırılan Basel IV düzenlemelerine uyum kapsamında, Avrupa Birliği mevzuatı da gözetilerek bankaların kamuya açıklama yükümlülüklerine ilişkin düzenlemeler hayata geçirilecek.

Tasarruf finansman şirketlerinin sağlıklı ve dengeli büyümesi için yeni düzenlemeler yapılırken, müşterilerin hak ve menfaatlerinin korunmasına yönelik uygulamalar da güçlendirilecek.

Finansal sektördeki düzenlemelerin sadeleştirilmesi çalışmalarının sürdürülmesiyle bankaların aracılık faaliyetlerini daha etkin şekilde yürütmesi amaçlanıyor.

Ayrıca bankaların kurumsal yönetim ilkeleri, iç sistemleri ve içsel sermaye değerlendirme süreçlerine ilişkin mevzuatın uluslararası iyi uygulamalarla uyumlu hale getirilmesi planlanıyor.

Kalkınma bankacılığının etkinliğinin artırılması amacıyla ise mevzuat altyapısı ve organizasyon yapısının güçlendirilmesi hedefleniyor.