Yoğun katılımla gerçekleştirilen etkinlikte Giritlioğlu, aşçılık mesleğinin bilinmeyen yönlerini ve kariyer basamaklarını samimi bir dille anlattı. Şef Giritlioğlu, “Gerçek şeflik, uzun yıllar süren bir sürecin ve başkalarını yetiştirebilme kapasitesinin bir sonucudur” dedi.
“Aşçılık sadece romantik tabaklardan ibaret değil”
Aşçılık mesleğinin dışarıdan göründüğü gibi estetik ve romantik tabaklardan ibaret olmadığını vurgulayan Giritlioğlu, sektörün zorlu çalışma koşullarına dikkat çekti. Giritlioğlu: “Sevdiğin işi yapıyorsan çalışmıyorsun diye bir şey yok. Ben hâlâ çok yoğun bir tempoda çalışıyorum. Mesleğimiz sadece yemek yapmaktan ibaret değil; uzun çalışma saatleri ve fiziksel yorgunluk bu işin ayrılmaz bir parçasıdır. Aşçı olmak kolaydır ancak aşçı kalmak, o disiplini sürdürebilmektir” diye konuştu.
“Eğitim temel, asıl gelişim mutfakta”
Gastronomi eğitimi ile mutfak pratiği arasındaki farka değinen Giritlioğlu, okulun öğrencilere temel bilgi ve disiplin kazandırdığını ancak asıl gelişimin sahada gerçekleştiğini ifade etti. Giritlioğlu: “Aşçılık okulda öğrenilmez, mutfakta öğrenilir. Eğitim size hijyen, disiplin ve bakış açısı kazandırır; ancak asıl ustalık sahadadır” dedi.
“Başarı sabır ve disiplin ister”
Gastronominin tarihsel ve kültürel yönüne de değinen Giritlioğlu, birçok yemeğin yokluk ve göç gibi süreçlerden doğduğunu hatırlattı. Giritlioğlu: “Mutfakta başarının anahtarı sabır ve disiplindir. Başarı için ‘öğrenmeyi öğrenmek’ gerekir. Restoran işletmeciliği sadece mutfakla sınırlı değildir. Genç meslektaşlarıma tavsiyem, en alt basamaktan başlayarak her aşamayı öğrenmeleridir” ifadelerini kullandı.
Etkinlik, öğrencilerin sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.