Amerikan Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi tarafından bu yıl 98’inci kez verilecek Oscar Ödülleri için geri sayım başladı. 15 Mart 2026 gecesi düzenlenecek törende yalnızca kazananlar değil, Akademi’nin estetik ve politik tercihleri de mercek altına alınacak. Açıklanan aday listesi ise son yılların en kalabalık ve en tartışmalı Oscar tablosunu ortaya koydu.
Aday listesi tartışmayı alevlendirdi
Bu yıl Oscar yarışına 16 adaylıkla damga vuran Sinners, Akademi tarihinde nadir görülen bir başarıya imza attı. Sezon başından bu yana favoriler arasında gösterilen One Battle After Another ise 13 dalda adaylık elde ederek iddiasını perçinledi. 8 kategoride yarışan Hamnet ise daha sakin ama güçlü bir eleştirmen desteğiyle öne çıkıyor.
Ortaya çıkan tablo, Akademi’nin geleneksel tercihleri ile eleştirmen beklentileri arasındaki mesafenin bu yıl daha da açıldığını gösteriyor.
En iyi film yarışında iki ana eksen
Oscar gecesinin en prestijli ödülü olan En İyi Film kategorisinde yarış iki ana eksen üzerinden şekilleniyor. Büyük prodüksiyonu, politik arka planı ve çok katmanlı anlatımıyla One Battle After Another, Akademi’nin yıllardır ödüllendirmeye alışık olduğu “büyük film” profilini birebir karşılıyor. Bu nedenle kulislerde ödüle en yakın yapım olarak gösteriliyor.
Ancak eleştirmen cephesinde ibre farklı yöne dönmüş durumda. Hamnet, sade anlatımı, edebi dili ve duygusal yoğunluğuyla “ödülü hak eden film” olarak öne çıkıyor. Sinema yazarlarının önemli bir bölümü, Akademi’nin bu yıl risk alması halinde tercihini bu yönde kullanması gerektiğini savunuyor.
Listede yer alan Train Dreams ve Marty Supreme ise sürpriz ihtimalini tamamen ortadan kaldırmış değil. Özellikle Train Dreams, sezonun sessiz ama etkili yapımlarından biri olarak anılıyor.
Yönetmenlikte ‘Artık sıra ona mı?’ sorusu
En İyi Yönetmen kategorisi, bu yıl da büyük isimlerin gölgesinde geçecek. One Battle After Another ile yarışan Paul Thomas Anderson, uzun yıllardır bu ödülün en güçlü adayları arasında gösterilmesine rağmen Oscar’a ulaşamayan isimlerden biri. Bu durum, “Akademi artık borcunu ödeme zamanı mı?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
Öte yandan Sinners ile yılın en politik ve en cesur filmlerinden birine imza atan Ryan Coogler, birçok eleştirmen tarafından ödülü hak eden isim olarak gösteriliyor. Hamnet’teki görsel dünyasıyla dikkat çeken Chloe Zhao ise estetik açıdan kategorinin en güçlü adayları arasında yer alıyor.
Oyunculuk dallarında sert rekabet
En İyi Erkek Oyuncu kategorisi, Oscar gecesinin en belirsiz başlıklarından biri olmaya aday. Adaylar arasındaki denge o kadar yakın ki, sürpriz bir ismin sahneye çıkması kimseyi şaşırtmayacak.
Timothée Chalamet, Marty Supreme’deki performansıyla özellikle genç izleyici ve eleştirmenlerin desteğini almış durumda. Wagner Moura ise The Secret Agent’taki daha politik ve sert oyunculuğuyla güçlü bir alternatif olarak öne çıkıyor. Leonardo DiCaprio’nun bu yıl yarışın merkezinde yer almaması ise dikkat çeken ayrıntılardan biri.
En İyi Kadın Oyuncu dalında tablo daha net görünüyor. Hamnet’teki performansıyla Jessie Buckley, sezon boyunca adından en çok söz ettiren isim oldu. Eleştirmenlerin büyük bölümü, bu kategoride ödülün adresinin büyük ölçüde belli olduğu görüşünde. Emma Stone ise her zamanki gibi sürpriz ihtimalini masada tutuyor.
Akademi ne yapacak?
Oscar 2026, yalnızca kazananların değil, Akademi’nin sinemaya bakış açısının da tartılacağı bir gece olacak. Büyük prodüksiyonlar mı ödüllendirilecek, yoksa daha sade ama derin anlatılar mı öne çıkacak? Politik cesaret mi yoksa güvenli tercihler mi ağır basacak?
Bu soruların yanıtı 15 Mart gecesi verilecek. Ancak şimdiden görünen şu: Oscar 2026, uzun süredir bu kadar hararetli tartışılan bir aday listesine sahip olmadı.