ABD’nin İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan süreç, Tahran yönetiminin misilleme açıklamalarıyla karşılıklı bir askeri gerilime dönüştü. İran Devrim Muhafızları, bölgedeki bir Amerikan üssünü hedef aldıklarını açıklarken, Kuveyt’te hava saldırısı sirenlerinin çaldığı bildirildi. Aynı saatlerde İran medyası, Bender Abbas’ın doğusunda patlama sesleri duyulduğunu aktardı. ABD Merkez Komutanlığı ise İran’ın stratejik liman kenti Bender Abbas’taki bir askeri tesise yeni saldırılar düzenlediklerini açıkladı. Saldırıların “meşru müdafaa” kapsamında gerçekleştirildiği savunulurken, operasyonların son üç gün içinde İran’a yönelik ikinci dalga saldırılar olduğu kaydedildi. CENTCOM ayrıca Hürmüz Boğazı çevresinde tehdit oluşturduğu değerlendirilen dört insansız hava aracının düşürüldüğünü de duyurdu.
Bölgede alarm seviyesi yükseldi
Karşılıklı saldırı açıklamaları sonrası bölgede güvenlik alarmı yükselirken, özellikle Körfez ülkelerinde endişe arttı. Kuveyt’te sirenlerin çalması, bölgedeki olası genişleme riskine dikkat çekti. İran basını ise saldırıların ardından liman kenti Bender Abbas ve çevresinde patlama sesleri duyulduğunu yazdı. Söz konusu gelişmeler, ABD ile İran arasında yürütülen müzakere süreci devam ederken yaşandı. Tarafların diplomatik temaslarda bazı ilerlemeler kaydettiği ifade edilse de, kalıcı bir anlaşmaya henüz yakın olunmadığı belirtiliyor.
Müzakereler sürerken askeri gerilim arttı
İran Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin önceki saldırılarını “ateşkes ihlali” olarak nitelendirirken, Washington yönetimi operasyonların İran’ın askeri tehditlerine karşılık gerçekleştirildiğini savundu. İranlı yetkililer, bazı konularda ilerleme sağlandığını ancak nihai bir anlaşmanın yakın olmadığını ifade etti. ABD tarafında ise eski Başkan Donald Trump’ın süreçle ilgili yaptığı açıklamalar dikkat çekti. Trump, tarafların anlaşmaya yakın olduğunu öne sürerken, daha sonra müzakerecilere “acele edilmemesi” yönünde talimat verdiği iddia edildi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise bir anlaşmaya kısa süre içinde ulaşılabileceğini söylemişti.
Hürmüz Boğazı ve nükleer gerilim öne çıkıyor
Müzakerelerde en kritik başlıklar arasında İran’ın nükleer programı, dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması ve yaptırımların kaldırılması yer alıyor. İran’ın yüzde 60 saflığa kadar zenginleştirilmiş yaklaşık 440 kilogram uranyuma sahip olduğu değerlendirilirken, bunun nükleer silah seviyesine yakın olduğu ifade ediliyor. Öte yandan ABD medyasında yer alan iddialara göre, İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in güvenlik gerekçesiyle gizli bir yerde bulunduğu ve bu durumun müzakere sürecini zorlaştırdığı öne sürüldü.
Bölgesel savaş riski endişesi
Son gelişmeler, daha önceki İsrail ve ABD saldırılarıyla başlayan geniş çaplı gerilimin yeni bir aşamaya geçtiği yorumlarına neden oldu. İran’ın Körfez’deki deniz taşımacılığı üzerinde etkili olduğu Hürmüz Boğazı’nda yaşanan hareketlilik ise küresel enerji piyasalarında endişe yarattı. İran’ın daha önce İsrail ve Körfez’deki ABD müttefiki ülkeleri hedef aldığı, buna karşılık ABD ve İsrail’in de İran’a yönelik saldırılar düzenlediği hatırlatılıyor. Bölgedeki son gelişmeler, diplomatik çözüm arayışlarına rağmen askeri gerilimin hız kesmediğini ortaya koyuyor.