Proje ile öğrencilerin öğrenme süreçlerinin sınıf ortamının dışına taşınarak müzelerden bilim merkezlerine, üretim tesislerinden kültür ve sanat mekânlarına kadar genişletilmesi hedefleniyor.
Tanıtım toplantısında konuşan Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bugüne kadar öğretmenlerin bireysel çabalarıyla gerçekleştirilen okul dışı etkinliklerin önemli olduğunu ancak bu çalışmaların kurumsal bir çerçeveye kavuşturulmasının gerekliliğine dikkat çekti. Tekin, müze gezileri, bilim merkezleri ziyaretleri, üretim tesislerinde yapılan gözlemler ya da kütüphanelerde gerçekleştirilen derslerin öğrencilerin gelişimi açısından değerli olduğunu belirterek, bu faaliyetlerin sistematik, sürdürülebilir ve bütüncül bir yapıya kavuşmasını önemsediklerini ifade etti.
Bakan Tekin, dünya genelinde birçok ülkede şehirlerin, kültür kurumlarının, doğa ve sanat alanlarının öğrenme sürecinin doğal bir parçası hâline getirildiğini vurguladı. Türkiye’de ise bu yaklaşımın, medeniyet birikimi, şehirlerin tarihsel hafızası ve kültürel değerler doğrultusunda özgün bir eğitim anlayışına dönüştürülmeye çalışıldığını söyledi.
“Okul Dışı Öğrenme Ortamları” projesiyle, öğrencilerin teorik bilgiyi gerçek hayatla ilişkilendirmesi, gözlem yapma, deneyim kazanma ve eleştirel düşünme becerilerinin geliştirilmesi amaçlanıyor. Projenin, öğretmenlere rehberlik edecek planlı uygulamalarla desteklenmesi ve okul dışı öğrenme faaliyetlerinin eğitim programlarının tamamlayıcı bir unsuru hâline getirilmesi hedefleniyor.
Millî Eğitim Bakanlığı yetkilileri, projenin ülke genelinde yaygınlaştırılmasıyla birlikte okul-şehir bütünleşmesini güçlendiren, öğrencilerin çok yönlü gelişimine katkı sunan yeni bir eğitim yaklaşımının oluşturulacağını belirtiyor.