İZMİR GENEL

Nasuh Mahruki: Depremlerde ölmek takdiri siyasi

Kıyı Ege Belediyeler Birliği (KEBB) tarafından ‘Kent Söyleşileri’ kapsamında Tepekule Kongre Merkezi’nde düzenlenen “İzmir’de Afet” çalıştayında konuşan Nasuh Mahruki, afetlere hazırlık ve deprem yönetimiyle ilgili çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

Abone Ol

Çalıştaya İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, KEBB ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, AKUT kurucusu Nasuh Mahruki, Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Hasan Sözbilir ve gazeteci İsmail Küçükkaya konuşmacı olarak katıldı.

“Afetlerle mücadelede 4 aşamalı model”

Panelde konuşan Mahruki, afetlerle mücadelede herkesin hazırlıklı olması gerektiğini belirterek şunları söyledi:

“Hepimizin her an deprem olacakmış gibi hazır olmasında fayda var. Hepimiz gezip turizm faaliyeti yapıyoruz, deprem her an hepimizi yakalayabilir. O yüzden hepimizin hazır olması gerekiyor. Afetlerle mücadelenin temel bileşeni 4 aşamalı bir model: Risk ve kriz yönetimi olarak ikiye ayrılıyor. Hazırlık ve önlem yapmak gerekiyor; kriz yönetiminde ise artık o kriz kucağınızda. Bundan sonra yapabileceğiniz tek şey etkin ve doğru müdahale. Kriz yönetimin son safhası da iyileştirme. Kriz yönetimi çok pahalı bir safha. Risk yönetiminde harcadığınız bir birim lira, kriz sonrası 36 birim liradan sizi kurtarıyor. Risk yönetimine kaynak aktarmak bu işin en doğrusu.”

“Tabut binaları amasız fakatsız yıkmak gerek”

Kentsel dönüşümün önemine dikkat çeken Mahruki, riskli yapıların gecikmeden ortadan kaldırılması gerektiğini vurgulayarak şöyle konuştu:

“İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay mikro bölgelendirme ve riskli yapıların dönüşümünden bahsetti. Bu çok önemli. Bazı apartmanlar kesin yıkılacak hatta kendi kendine yıkılan binalar var. Bu tür binalar tabut binalar, yapılması gereken şey o binaları tespit edip amasız ve fakatsız onları yıkmak. Biz bu işi yapmazsak deprem o binaları insanlar içindeyken kesin yıkacak. Kentsel dönüşüme ihtiyacımız var, güçlendirme yapmanın yüzde 40’ı üzerinde çıkıyorsa güçlendirme değil yıkmayı tercih ediyorlar. Güçlendirmede ne kadar hasar alırsa alsın binanın taşıyabilir yapısı ayakta kalsın ve insanlar o binadan yürüyerek çıksın. Dolayısıyla tabut binaları yıkacak, birçok binayı da güçlendirip insanların yürüyerek çıkmasını sağlayacağız.”

“Depremlerde ölmek takdiri siyasi”

Afetlere hazırlıkta merkezi ve yerel yönetimlerin sorumluluğuna değinen Mahruki, şu ifadeleri kullandı:

“Depreme hazırlık aşaması hükümetin işidir. Vergiyi toplayan o. Meclis yapacak o işi. Yerel yönetimler de sorumluluk üstlenmeli. 6 Şubat’ın trajediye dönmesinin sebebinin bir sebebi de ulaşımdır. İletişim de olmazsa olmazdır. Basit bir depremde bile GSM operatörleri çöktü. Devletin operatörlere baskı kurması lazım. Bu afet anında iletişim bir kamusal hizmettir. Sadece kar odaklı olmamalı. O gün geldiğinde her şeyin kitlendiği an dijital ekiz oluşursa veri odaklı bir şekilde ilerleyebilirsiniz. 2009 yılında 3 kurum kapatıldı. 50-60 yıllık veri havuzu yok edildi ve yetkiler AFAD’a verildi. Çadır kurmaktan sorumlu bir AFAD yaptılar. AFAD’ın başındaki diyanetten getirildi. Ne anlar? Nasıl becerir? Afetlerle mücadele ordularla yapılır. Afetin için hazırlanan tüm unsurların kapasitesi yetmiyor. TSK destek grubuna iletildi. Orada Diyanet işleri ve TOKİ var. Afetlerle mücadelede TSK ortak bir grupta destek haline geldi. 6 Şubat’ın trajediye dönüşmesi engellenemedi. TSK’nın yeniden başa getirilmesi lazım. Asker barış zamanında afetler için mücadele eder. Savaş koşulları ve afet koşulları birbirine benzer. Depremlerde ölmek takdiri siyasi.”

“Afet planları çöpe atıldı”

Mahruki, yapılaşma ve afet yönetimine ilişkin eleştirilerini şu sözlerle sürdürdü:

“6 Şubat’ta bu kadar çok sayıda enkazın olmasının bir sebebi de tarım alanlarının imara açılması. Oraya 12 katlı bina yaparsanız bina çöker. Bizim son yönetmeliğimiz Japonya ile aynı ama uygulanıyor mu? İmar barışıyla bir bina affedildi. Af insanlar için geçerli. Binanın nesini affediyorsunuz, bağış adı altında ruhsat veriyorsunuz? Tek adamın dar kadroları bizi buraya getiriyor. Birey artık devlet için çalışıyor. Devletin birey için çalışması gerekirdi. 2001 yılında ekonomik krizin bahanesiyle erken genel seçime gidildi. Yüzde 10 seçim garabeti ile AKP bir daha gitmemek üzere geldi. Afetlerde depremden sonraki ilk saniyeler, dakikalar, saatler ve günler çok önemli. Depremler yangınları tetikler. Hazırlıklı olmak lazım. En çok insan ilk gün kurtarılır. İlk 3 gün kritiktir. TSK’nın doğal afet yardım taburları, planları vardı. Bunların hepsi çöpe atıldı. Asker sahaya çıktı ama plansız çıktı. Geç çıktı ve az sayıda çıktı.”