İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Meslek Fabrikası binasının tahliye edilme girişimi üzerine yapı önünde yurttaşlarla bir araya geldi. Tugay, burada yaptığı açıklamada, “Ben bundan sonra 24 saat buradayım. Neyi mi bekliyorum? Birilerinin aklını başına toplamasını bekleyeceğim. Birilerinin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’nı muhatap alıp, dinleyip hukuku uygulamasını bekleyeceğim” dedi.
Başkan Tugay, Meslek Fabrikası binasının mülkiyeti belediyeye ait olmasına rağmen tahliye girişiminde bulunulmasını eleştirerek, İzmir’in dört köşesinde yaşanan hukuksuzluklara dikkat çekti. Tugay, herkesi seferberliğe davet ederek, “Bu mücadeleye inanın. Kazanacağınıza inanın. Bu vatanı yalnız bırakmayın. Bu halk kenetlenecek ve bunları devirecek. Buna inanıyorum. Meslek Fabrikası burada, polis arkadaşlar orada. Ben hiç kimsenin polislerle çatışmasını istemem. İzmir Büyükşehir Belediyesi çalışanı olan arkadaşlarımdan rica ediyorum; lütfen hiç kimse görevini aksatmasın. Ne trafikte sıkıntıya ne de belediye hizmetlerinde gerilemeye yol açalım. Ben bundan sonra 24 saat buradayım. Benimle konuşmak isteyen yurttaşları dinlemek için burada olacağım. Cemil Tugay bundan sonra bu bina İzmir halkına geri verilene kadar buradadır, burada olacaktır. İçinizi karartmayın” ifadelerini kullandı.
"İzmir adına utanç günü"
Tugay, yaşanan durumu “Çok kötü ve şanssız bir gün yaşıyoruz. İzmir adına utanç günü diyebileceğimiz bir gün yaşıyoruz” sözleriyle değerlendirdi. Hukuki süreçler işletilmeden sabahın erken saatlerinde polislerin getirildiğini belirten Tugay, “Ben bir toplantı için yurt dışına gitmiştim. Gitmeden önce hukukçu arkadaşlarıma ‘Burada yokken böyle olay olabilir mi?’ dedim. ‘Olmaz, çünkü bir tahliye gerçekleşecekse önce tebligat yapılır, süre verilir, süre sonunda tahliye edilir’ dediler. Ama başından beri ne yazık ki kamu idaresinin bütün etik kurallarını yerle bir edecek şekilde hukuk ve ahlak dışı yöntemler kullanıyorlar” dedi.
Kanun maddelerini aktardı
Yaşanan hukuki süreci anlatan Tugay, “Bir kanun var. O yeni çıkan kanun diyor ki ‘Herhangi bir bina Vakıflar tarafınca yapılmışsa ve tapuda binayla ilgili şerh varsa o binayı vakıflar alabilir.’ Buna dayanarak Meslek Fabrikası’nı almaya çalışıyorlar ama yanlış olan çok şey var. Kanun diyor ki ‘Eğer bina vakıflar tarafınca yapıldıysa.’ Bu bina, tamamen İzmirli iki vatandaşın un fabrikası olarak yaptığı bir yapıdır. Hiçbir vakıf burasının yapımında emek ve para harcamadı. 1926 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün cumhurbaşkanı olduğu dönemin bakanlar kurulu parasını vererek bu binayı kamulaştırıyor. Bizim Egemenlik binasına da el koydular. Henüz orasını tahliye etmeye girişmediler ama yarın öbür gün bir şey yapılacağını biliyorum. Egemenlik binasını İzmir halkı yapmış. İzmir halkı kendi arasında para toplayıp belediye binası olarak inşa etmiş. Bu binalar o çok eski tarihlerde kamulaştırıldıktan sonra yine bakanlar kurulu ve Atatürk’ün imzasıyla İzmir’in yerel yönetimine verilmiş” diye konuştu.
Belgeler ortaya çıkarıldı
Tugay, binanın tarihi geçmişine değinerek şunları söyledi: “1937 yılında binada Halk Ekmek Fabrikası hizmet verdi. Yıllar geçince bunlar unutuluyor ama tarih unutmaz. Tüm belgeler mevcut. Ekim 2025’te bu binaların bize sorulmadan Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetine geçirildiği söylenince tüm belgeler araştırıldı ve ortaya çıkarıldı. 2007 yılında dönemin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, tapuda bir şerh gördü. Bu şerh mülkiyetle alakalı değildi. ‘Buradan gelir elde edilecekse vakıflara pay verilsin’ diye konmuş. Kocaoğlu 1 milyon 600 bin lira ödeyip şerhi kaldırttı. Böylece tapuda vakıfların şerhi yok. 2007 yılında bina dökük haldeyken İZSU ve Büyükşehir çalışanlarımız büyük emek ve 40 milyon lira harcayarak burayı restore etti.”
DGM binası olarak da kullanıldı
Başkan Tugay, binanın bir süre Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) olarak kullanıldığını hatırlattı ve “Bina bir süre DGM olarak kullanıldıktan sonra kapatıldı, terk edilmiş binaya dönüştü. İzmir Büyükşehir Belediyesi binayı kendi imkanlarıyla kullanılabilir hale getirdi ve 2017’de Aziz Kocaoğlu tarafından Meslek Fabrikası olarak halkın hizmetine açıldı” dedi.
"Bu, İzmir halkının malına çökmek"
Tugay, Meslek Fabrikası’nda meslek eğitimi verilen insanlara da dikkat çekerek, “Böyle hikayesi olan bir yapının tapu dairesinden habersiz Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetine geçirilmesi büyük bir hukuksuzluk ve kelimenin tam anlamıyla İzmir halkının ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin malına çökmektir. Mahkemeler devam ediyor. Ocak ayında tapu devrinin habersiz yapıldığını öğrendiğimizden beri hukuk mücadelesi veriyoruz. Davalar açıldı, yürütmeyi durdurma kararları alındı ama güç gösterisi meraklıları var” dedi.
“Öyle bir vakıf yok”
Tugay, “Tapu senedinde yazan Bayazıt Vakfı, 1800’lü yıllarda kapatılmış ve mülkleri devlete geçmiş. Yani böyle bir vakıf yok. Uydurulmuş bir vakıf üzerinden el koyuyorlar. Mahkemeler adil davranıp İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İzmir halkı lehine karar verecektir. Sadece zaman istiyor” diye konuştu.
Tam buradayım
Başkan Tugay, alanda bulunan ilçe belediye başkanları, meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşu temsilcilerine de seslenerek, “Bundan sonra buradayım. Öyle sizden korkmamızı beklemeyin. İzmir yıkılmaz bir cumhuriyet şehridir. Hak ve adalet mücadelesinde olan, baskıya boyun eğmemiş bir şehirdir. Sabrını zorlarsanız insanlar hiç beklemediğiniz bir cevap verebilir” dedi.
Kanunsuz düzen eleştirisi
Tugay, belediyelere yapılan baskılara dikkat çekerek, “Elimizi kolumuzu tutmak, kaynaklarımızı kısmak için yapmadığınız kalmadı. Bıktık sizden, bu kanunsuz düzeninizden bıktık. Ben bir öğretmen çocuğuyum. Pazarcılık ve işportacılıkla büyüdüm, gurur duyuyorum. Bu halkın içinden geliyorum. Buralarda konuşmaktan korkmayacağım” ifadelerini kullandı.
Cesur insanlar bir kere ölür
Başkan Tugay, arbedede gaz ve fiziki müdahale gören yurttaşlara değinerek, “Bu insanlar tertemiz, yurtsever, halkını seven insanlar. Cesur insanlar bir kere ölür, korkaklar bin kere ölür. Ülkemizde çok yolsuzluk var, adalet tecelli etmiyor. Halkın sesi olan siyasetçiler olmazsa kimse hakkı hukukunu savunamaz” dedi.
İzmir, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şehridir
Tugay, gençlere ve yurttaşlara seslenerek, “Başınızı kuma gömmeyin, umutsuzluğa kapılmayın. Burası İzmir. Burası vatanını, demokrasiyi ve cumhuriyet değerlerini koruyan bir şehir. Atatürk’ün ilkelerinden güç alacağız, vatanımızı seveceğiz, insanlara saygı göstereceğiz” ifadelerini kullandı.
Başkan Tugay ve alandaki yurttaşlar, açıklamanın ardından hep bir ağızdan “Güzel günler göreceğiz” şarkısını söyledi.
Nöbete başladı
Açıklamanın ardından Tugay, Meslek Fabrikası’ndaki polis barikatının önünde oturarak nöbete başladı. Belediye başkanları, milletvekilleri, meclis üyeleri ve vatandaşlar Başkan Tugay’ı yalnız bırakmadı.