EKONOMİ

Merkez Bankası faizi indirirse ekonomi nasıl etkilenir?

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın perşembe günü açıklayacağı faiz kararı öncesi piyasaların gözü para politikasına çevrildi. Prof. Dr. Abdulkadir Develi, küresel enflasyonist baskılar, yükselen petrol fiyatları ve Fed’in faiz politikası nedeniyle TCMB’nin faiz indirimine gitmesini zor görürken, TL’deki istikrarın korunmasının kritik olduğunu söyledi.

Abone Ol

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın perşembe günü açıklayacağı politika faizi kararı öncesinde piyasaların gündeminde olası faiz indiriminin ekonomiye etkileri bulunuyor. Prof. Dr. Abdulkadir Develi, enflasyonla mücadele programının sürdüğüne dikkat çekerek mevcut küresel koşullarda faiz indiriminin kolay olmadığını belirtti.

“Faiz indirimini zor buluyorum”

Merkez Bankası’nın faiz politikasında enflasyon görünümünün belirleyici olduğunu belirten Develi, küresel tarafta petrol fiyatlarının yükselmesi ve ABD Merkez Bankası’nın faiz politikasına ilişkin beklentilerin para politikasını zorlaştırdığını söyledi. Develi, reel sektörün yüksek borçlanma maliyetlerinden yorulduğunu ve faizlerin düşmesinin yatırım açısından olumlu sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Ancak mevcut şartlarda olası bir indirimin enflasyon ve kur üzerindeki etkilerinin de dikkate alınması gerektiğini ifade etti. TCMB’nin politika faizini sabit tutmasının güçlü bir ihtimal olduğunu söyleyen Develi, piyasaya mesaj vermek amacıyla 1 puanlık sembolik bir indirim ihtimalinin ise tamamen göz ardı edilemeyeceğini belirtti.

TL’de istikrar vurgusu

Faiz kararında Türk lirasının seyrinin de önemli olduğunu belirten Develi, döviz kurundaki hareketliliğin enerji ve ithal girdi maliyetleri üzerinden enflasyonist baskı oluşturabileceğine dikkat çekti. Dolar ve TL arasındaki hareketin kontrollü şekilde devam etmesi gerektiğini söyleyen Develi, döviz kurundaki hızlı yükselişin enerji fiyatlarının yanı sıra yurt dışından alınan ham madde ve diğer girdilerin maliyetlerini artırarak enflasyonu yeniden baskılayabileceğini ifade etti.

Eylül enflasyonu kritik olacak

Önümüzdeki dönemde açıklanacak eylül ayı enflasyon verisinin faiz politikasının seyri açısından belirleyici olacağını belirten Develi, yüksek bir enflasyon verisinin ilerleyen aylarda faiz indirimi beklentilerini zayıflatabileceğini söyledi. Türkiye’nin kendi ekonomik patikasına odaklanması gerektiğini belirten Develi, küresel gelişmeler nedeniyle uluslararası kuruluşların ekonomik ve piyasa tahminlerini sık sık değiştirdiğine dikkat çekti. Develi, devam eden savaşlar, ticaret savaşları ve enerji fiyatlarındaki hareketliliğin merkez bankalarının karar süreçlerini zorlaştırdığını ifade etti.

Altında gözler Fed’in faiz kararında

Develi, faiz politikasının yanı sıra altın piyasasındaki gelişmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Altının yönünde savaşlar, jeopolitik riskler, doların seyri ve Fed’in faiz politikasının etkili olduğunu belirten Develi, ABD’de açıklanacak enflasyon ve üretici fiyatları verilerinin Fed’in kararında önemli rol oynayacağını söyledi. Fed’in faiz artırımı ihtimalinin güçlenmesi durumunda doların değer kazanabileceğini ve bunun altın üzerinde baskı oluşturabileceğini belirten Develi, son dönemde ons altının 4 bin dolardan 4 bin 440 dolara kadar yükseldiğini, ancak güçlü istihdam verilerinin ardından yeniden baskı gördüğünü ifade etti.

Merkez bankalarının altın talebi sürüyor

Merkez bankalarının altın alımlarının uzun vadede değerli metal fiyatlarını destekleyebileceğini belirten Develi, jeopolitik riskler ve ticaret savaşlarının ülkelerin rezerv politikalarını etkilediğini söyledi. Çin başta olmak üzere bazı ülkelerde merkez bankalarının altın rezervlerini artırdığına dikkat çeken Develi, bazı Avrupa ülkelerinin de ABD’de bulunan altın rezervlerinin bir bölümünü başka merkezlere taşımaya başladığını ifade etti. Bu gelişmelerin altının rezerv varlık olarak öneminin arttığını gösterdiğini belirten Develi, uzun vadede altın talebinin devam edeceğini söyledi.

Ons altında 4 bin ve 5 bin dolar senaryosu

Altının geleceğine ilişkin iki farklı senaryonun öne çıktığını belirten Develi, ons altında yeniden 4 bin dolar seviyesinin gündeme gelebileceği gibi 5 bin dolara doğru hızlı bir yükseliş ihtimalinin de bulunduğunu söyledi. Petrol fiyatları ve jeopolitik gelişmelerin kısa vadede altın üzerinde baskı yaratabileceğini belirten Develi, belirsizliklerin yüksek olması nedeniyle fiyat tahminlerinin sık sık değiştiğini vurguladı. Develi, yatırım değerlendirmelerinde altının daha uzun vadeli düşünülmesi gerektiğini ifade etti.