DÜNYA

Küresel ekonomide yeni kriz alarmı: 2008 benzeri risklere dikkat

Uzmanlar, özel kredi piyasalarından enerji şoklarına ve yapay zekâ balonuna kadar uzanan çoklu risklerin aynı anda tetiklenmesi halinde küresel ekonominin yeni bir krize sürüklenebileceği uyarısında bulunuyor. 2008 finansal krizine benzer kırılganlıkların yeniden oluştuğu ancak bu kez müdahale araçlarının daha sınırlı olduğu belirtiliyor.

Abone Ol

2008 yılında Lehman Brothers’ın çöküşüyle başlayan küresel finansal kriz, bugün hâlâ ekonomi tarihinin en derin sarsıntılarından biri olarak kabul ediliyor. O dönemde Londra’daki ofisine sabah erken saatlerde gelen finans çalışanı Bobby Seagull gibi binlerce kişi, bir anda kendini işsiz ve belirsizlik içinde bulmuştu. Aradan geçen yıllara rağmen, küresel ekonomide benzer bir kırılganlık oluştuğuna dair uyarılar yeniden artıyor. Uzmanlar özellikle finansal sistemin görünmeyen katmanlarında biriken risklere dikkat çekiyor ve “yeni bir şok dalgası” ihtimalinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söylüyor. İngiltere Merkez Bankası dahil birçok kurum, son 15–20 yılda hızla büyüyen özel kredi piyasasının risk oluşturabileceğini belirtiyor. Bankacılık sisteminin dışında gelişen bu alanın büyüklüğünün trilyonlarca dolara ulaştığı ifade ediliyor. Yetkililere göre en büyük sorunlardan biri şeffaflık eksikliği ve borç katmanlarının giderek karmaşık hale gelmesi. Finans uzmanları, “borcun üzerine borç eklenmesi” durumunun kriz anında zincirleme bir çöküşü tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor. Bazı ekonomistler, bu piyasaların henüz büyük bir finansal stres testi yaşamadığını ve bu nedenle gerçek dayanıklılığının bilinmediğini vurguluyor.

“2008’in yankıları” yeniden hissediliyor

Allianz başekonomisti ve PIMCO eski CEO’su Mohamed El-Erian, mevcut tabloyu 2007–2008 dönemine benzeten isimler arasında yer alıyor. El-Erian’a göre finans sistemindeki bazı kırılganlıklar geçmiş krizle dikkat çekici benzerlikler taşıyor. Ekonomist, piyasaya çok fazla likidite girmesinin yatırım davranışlarını bozabileceğini ve bunun da riskli kararları artırabileceğini belirtiyor. Ona göre asıl tehlike, birçok yatırımcının aynı anda nakde dönmek istemesi durumunda ortaya çıkacak likidite sıkışması.

Enerji krizi ve jeopolitik gerilimler baskıyı artırıyor

Küresel ekonomi üzerindeki riskler yalnızca finansal sistemle sınırlı değil. Orta Doğu’daki gerilimler ve özellikle enerji arzına yönelik endişeler de tabloyu karmaşıklaştırıyor. Petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar, 2008 öncesi dönemi hatırlatan bir başka unsur olarak görülüyor. Uzmanlar, enerji arzında yaşanabilecek bir kesintinin küresel enflasyonu yeniden yükseltebileceği uyarısında bulunuyor. Uluslararası Enerji Ajansı yetkilileri ise Hürmüz Boğazı gibi kritik geçiş noktalarındaki gerilimlerin “tarihin en ciddi enerji güvenliği sorunlarından biri” haline gelebileceğini ifade ediyor.

Yapay zeka yatırımları yeni bir balon tartışması yaratıyor

Küresel risk listesindeki bir diğer başlık ise yapay zekâ sektörü. Son yıllarda bu alana yapılan trilyon dolarlık yatırımlar, bazı ekonomistler tarafından “dotcom balonu” ile karşılaştırılıyor. ABD borsasında teknoloji devlerinin ağırlığının artması, piyasanın belirli şirketlere aşırı bağımlı hale geldiği yorumlarını beraberinde getiriyor. Uzmanlar, olası bir değer kaybının sadece yatırımcıları değil, tüketici güvenini ve istihdamı da etkileyebileceğini belirtiyor.

Hükümetlerin müdahale alanı daralıyor

2008 krizinde devletler ve merkez bankaları, büyük bankaları kurtarmak için geniş çaplı müdahaleler yapabilmişti. Ancak bugün birçok ülkenin kamu borcunun ciddi şekilde artmış olması, benzer ölçekli bir müdahaleyi zorlaştırıyor. Ekonomistler, “politik manevra alanının daraldığı” bir döneme girildiğini ve bu nedenle olası bir krizde devletlerin daha sınırlı araçlara sahip olabileceğini söylüyor.

Uluslararası iş birliği zayıflıyor

Bir diğer kritik fark ise küresel iş birliği kapasitesindeki düşüş. 2008 krizinde büyük ekonomiler ortak hareket ederek koordineli adımlar atmıştı. Ancak günümüzde ABD-Çin gerilimi, Avrupa’daki siyasi ayrışmalar ve genel jeopolitik tansiyon, benzer bir ortak müdahale ihtimalini zayıflatıyor. IMF de son raporlarında uluslararası iş birliğinin önceki yıllara göre daha zayıf olduğuna dikkat çekiyor.

Uzmanlardan ortak mesaj: Riskler aynı anda tetiklenebilir

Ekonomistler, tek bir krizin değil, birden fazla riskin aynı anda gerçekleşmesinin en büyük tehdit olduğunu vurguluyor. Özel kredi piyasasındaki kırılma, enerji şoku, yapay zekâ kaynaklı piyasa düzeltmesi ve jeopolitik gerilimlerin eşzamanlı yaşanması halinde küresel ekonominin ciddi bir sarsıntı yaşayabileceği ifade ediliyor. Ancak bazı büyük yatırımcılar ise bu endişelere katılmıyor ve mevcut finans sisteminin 2008’e kıyasla daha dayanıklı olduğunu savunuyor. Uzmanlara göre küresel ekonomi şu anda “yüksek kırılganlık ama yüksek likidite” döneminde bulunuyor. Bu da hem büyüme hem de ani şok riski taşıyan ikili bir yapı oluşturuyor. Tüm bu göstergeler, yeni bir finansal krizin kaçınılmaz olduğunu değil; ancak risklerin geçmişe kıyasla daha karmaşık ve birbirine bağlı hale geldiğini ortaya koyuyor.