İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin önceki dönem başkanı Tunç Soyer’in tutuklu bulunduğu kooperatif soruşturmasında yargı sürecinin önemli aşamalarından biri geride kaldı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve Soyer, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ile 63 kişinin daha yer aldığı iddianame, İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesine sunuldu. Soyer’in avukatları ise müvekkillerinin tutukluluğuna tepki göstererek tahliye talebinde bulunacaklarını açıkladı.
65 sanık hakkında 3 yıldan 45 yıla kadar hapis talebi
İddianamede, aralarında Tunç Soyer ve Şenol Aslanoğlu’nun da bulunduğu 11’i tutuklu toplam 65 sanık hakkında 3 yıldan 45 yıla kadar değişen sürelerde hapis cezası talep edildi.
Dosyanın; Örnekköy 3. ve 4. etaplar, Gaziemir-Aktepe/Emrez Mahallesi 1. etap ile Karabağlar 3. ve 4. etapta yürütülen kat karşılığı inşaat çalışmalarına ilişkin suç duyuruları üzerine hazırlanan soruşturma kapsamında oluşturulduğu belirtildi.
İddianamede söz konusu projelere ilişkin usulsüzlük iddialarına yer verilirken, dosyada 449 kişinin mağdur, 7 kişinin ise şikayetçi olarak bulunduğu kaydedildi. Hazine ve Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZBETON A.Ş. de suçtan zarar görenler arasında gösterildi.
Soyer ve Aslanoğlu hakkında nitelikli dolandırıcılık suçlaması
İddianamede Tunç Soyer, Şenol Aslanoğlu ve diğer sanıklar hakkında “iştirak halinde ve zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık” suçlamasına yer verildi.
Sanıkların kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının yanı sıra siyasi parti, vakıf ve dernek tüzel kişiliklerini araç olarak kullandıkları yönündeki iddialar da iddianamede yer aldı.
Soruşturmanın, İZBETON A.Ş.’de taşeron firmalar üzerinden usulsüzlük yapıldığı iddiaları üzerine başlatıldığı; Sayıştay raporları, mülkiye müfettişlerinin incelemeleri ve bilirkişi raporlarının da soruşturma kapsamında değerlendirildiği belirtildi.
Soyer’in avukatlarından açıklama
İddianamenin mahkeme tarafından kabul edilmesinin ardından Tunç Soyer’in avukatları Murat Aydın, İsmet Köymen ve Defne Soyer yazılı açıklama yaptı.
Avukatlar, Soyer’in tutukluluk sürecinin hukuka aykırı olduğunu savunarak, iddianamede müvekkilleriyle ilgili yalnızca bir paragraf bulunduğunu belirtti.
Açıklamada, Soyer’in İzmir genelinde vatandaşları kooperatifleşmeye ve güvenli konutlarda yaşamaya teşvik etmesinin, kooperatiflerdeki zimmet iddialarına “yardım” olarak değerlendirildiği öne sürüldü.
Avukatlar, söz konusu değerlendirmelerin maddi gerçeği yansıtmadığını ve hukuka aykırı olduğunu savunarak, “Bu nedenle artık bu haksız tutukluluğa son verilmesini talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.
‘Yedek tutuklama’ iddiası
Soyer’in avukatları açıklamalarında, müvekkillerinin tutukluluk sürecinin kronolojisine de yer verdi.
Avukatlar, Soyer’in 1 Temmuz 2025’te tutuklandığını, daha sonra tahliye kararı verilmesine rağmen 30 Aralık 2025’te farklı bir hukuki nitelemeyle yeniden tutuklandığını savundu. Açıklamada ayrıca, daha sonra aynı dosyadan ayrılan başka bir dosya üzerinden yeniden tutuklama yapıldığı iddia edildi.
Savunma makamı, aylardır yapılan araştırmalar ve dosyaya giren belgelerin Soyer’in suçsuzluğunu ortaya koyduğunu ileri sürerek tutukluluğun sona erdirilmesini istedi.
Duruşma tarihi gelecek hafta belli olacak
İddianamenin kabul edilmesiyle birlikte dosya yargılama aşamasına geçti. İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nin duruşma tarihini ve tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devam edip etmeyeceğine ilişkin kararını gelecek hafta açıklaması bekleniyor.
Soyer’in avukatlarının ise mahkemenin iddianameyi kabul etmesinin ardından tahliye talebiyle nöbetçi ağır ceza mahkemesine başvurması bekleniyor.