Anayasa Mahkemesi, evlilik nedeniyle kadının nüfus kaydının eşinin hanesine taşınmasını düzenleyen hükme ilişkin başvuruyu karara bağladı. İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan başvuruda, uygulamanın kadın ve erkek arasında cinsiyete dayalı ayrımcılık oluşturduğu savunularak düzenlemenin iptali talep edilmişti. AYM, 10 Ağustos'ta Resmi Gazete'de yayımlanan kararında, Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun “Evlenen kadının kaydı kocasının hanesine taşınır” hükmünün Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verdi. Karar, 10'a karşı 5 oyla alındı.
AYM: Nüfus kütüğü teknik bir kayıt sistemi
AYM'nin gerekçesinde, nüfus kütüklerinin kişilerin hukuki veya toplumsal kimliğini doğrudan belirleyen bir unsur olmadığı, kamu hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla tutulan teknik bir kayıt sistemi niteliğinde bulunduğu belirtildi. Mahkeme, nüfus olaylarının hangi sistemle kaydedileceğini belirleme konusunda kanun koyucunun geniş bir takdir yetkisine sahip olduğunu değerlendirdi. Kadının kaydının evlilik nedeniyle eşinin hanesine taşınmasının, kadının özel hayatına, hukuki statüsüne veya somut bir menfaatine doğrudan ve belirleyici bir etkisinin bulunmadığı sonucuna varıldı. Bu nedenle düzenlemenin Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı olmadığına hükmedildi.
Karar ne anlama geliyor?
Kararla birlikte evlenen kadınların nüfus kaydının eşinin aile kütüğüne taşınmasına ilişkin mevcut uygulamada bir değişiklik yapılmadı. Yani evlilik sonrasında kadının nüfus kaydının eşinin hanesine geçirilmesini öngören düzenleme yürürlükte kalmaya devam edecek. AYM'nin incelemesi yalnızca evlenen kadının kaydının eşinin hanesine taşınmasını düzenleyen ilk cümleyle sınırlı kaldı. Kocası ölen kadının yeniden evlenmemesi halinde ölen eşinin aile kütüğünde kalması ve isterse babasının kütüğüne dönebilmesine ilişkin diğer hükümler ise somut davada uygulanma imkanı bulunmadığı gerekçesiyle esastan incelenmedi.
Beş AYM üyesi karşı oy kullandı
Karara beş AYM üyesi karşı çıktı. Karşı oy gerekçelerinde, evlilik sonrasında yalnızca kadının nüfus kaydının değiştirilmesine, erkek eşin ise kendi aile kütüğünde kalmaya devam etmesine dikkat çekildi. Karşı oy kullanan üyeler, nüfus kaydının teknik ve idari bir kayıt olmasının uygulamanın eşitlik ilkesi bakımından incelenmesine engel olmadığını savundu. Kadın ile erkeğin aile bağlarının gösterilmesi için kadının mutlaka kocasının hanesine taşınmasının gerekli olmadığı, bireyi esas alan ve cinsiyet ayrımı yapmayan farklı bir kayıt sisteminin kurulabileceği belirtildi. Karşı oy gerekçelerinde ayrıca düzenlemenin Anayasa'nın 10. maddesinde yer alan eşitlik ilkesi ile 41. maddesinde düzenlenen evliliğin eşler arasında eşitliğe dayanması ilkesine aykırı olduğu görüşü dile getirildi.
Kadın örgütlerinden karara tepki
AYM'nin kararına kadın örgütlerinden de tepki geldi. Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), yaptığı açıklamada nüfus kaydının erkek üzerinden oluşturulmasının kadınların özerkliği ve kimliği açısından sorun oluşturduğunu savundu. Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü de karara tepki göstererek, eşitliğin kadının erkek üzerinden konumlandırılması anlamına gelmediğini ifade etti. Kısacası: AYM, mevcut nüfus kayıt sisteminin kadın-erkek eşitliği açısından Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verdi. Böylece evlenen kadının nüfus kaydının eşinin hanesine taşınması uygulaması değişmeden devam edecek.