İZMİR GENEL

İzmir’in doğası madencilik planlarıyla tehdit altında

İzmir’in doğal alanları, yeni madencilik planlarıyla çevre uzmanları ve yerel çevreciler tarafından “risk altında” olarak değerlendiriliyor.

Abone Ol

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından düzenlenen 308. Grup maden arama ihalesi kapsamında, İzmir’in Kiraz ilçesinde bulunan 1 561 hektarlık maden sahasının işletme hakkı özel sektöre devredildi. Bu alanın üzerinde gelecekte altın, gümüş, bakır ve benzeri metalleri içeren maden arama ve çıkarma faaliyetleri yapılması planlanıyor.

İhale sonucunda Ahlatcı Altın İşletmeleri A.Ş., 160 milyon TL’lik teklif ile sahayı işletmek üzere ihale sürecini kazanarak ruhsatı devraldı. Şirketin sahip olacağı maden ruhsat sahası sayısı bu işlemle birlikte 13’e yükselmiş oldu.

İzmir’de madencilik alanları çoğalıyor

Resmî Gazete’de yayımlanan listeye göre yalnızca Kiraz’daki saha değil, İzmir genelinde Bergama, Torbalı, Aliağa, Tire ve Ödemiş ilçelerinde de toplam 13 396 hektarlık alan dördüncü grup maden aramalarına açıldı. Bu rakam, yaklaşık 19 bin futbol sahası büyüklüğüne denk geliyor.

Bergama’daki sahaların bazıları Madra Dağı eteklerinde ve çam fıstığı üretimiyle bilinen Kozak Yaylası civarında yer alıyor; bu durum, yalnızca maden çıkarma faaliyetlerinin değil, tarımsal üretim ve ekosistemler üzerindeki potansiyel etkilerin de gündeme gelmesine yol açtı.

Çevre ve ekonomi arasında denklemler

Yetkililer, madencilik faaliyetlerinin bölgesel ekonomiye katkı sağlayacağını ve yeraltı kaynaklarının değerlendirilmesi ile istihdama katkı sunacağını savunurken; uzmanlar ve çevre örgütleri bu süreçlerin doğal alanlar, su kaynakları ve ekosistemler üzerindeki olası etkilerine dikkat çekiyor. Özellikle Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreçlerinin eksiksiz uygulanması ve madencilik faaliyetlerinin çevreye zarar vermeyecek şekilde planlanması gerektiği vurgulanıyor.

Tarım üreticileri, madencilik faaliyetlerinin tarımsal alanlar ve su kaynakları üzerindeki etkileri konusunda endişelerini dile getirirken, bölgede sürdürülebilir çevre politikaları ile ekonomik kalkınma arasında denge ve denetim ihtiyacını öne çıkarıyor.

Bu gelişmeler, İzmir’in yeşil alanlarının madencilik faaliyetleriyle yeniden şekillendirilebileceği tartışmalarını başlatmış durumda ve doğa ile kalkınma arasında bir denge aranıyor.