İZMİR GENEL

İzmir’de radyoloji skandalı meclis gündeminde: “Yanlış tanı” iddiaları

Yenigün gazetesinin gündeme getirdiği İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki radyoloji skandalı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşındı.

Abone Ol

Skandalla ilgili Savcılık soruşturması sürerken, DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın, hem Sağlık Bakanlığı’na hem de Hazine ve Maliye Bakanlığı’na kapsamlı soru önergeleri verdi.

Skandalın merkezinde, hastanenin radyoloji hizmetlerini özel şirketlerden hizmet alımı yoluyla sağlaması ve bu süreçte yanlış tanı raporlarının verildiği iddiaları yer alıyor. Bazı hastaların MR ve tomografi sonuçlarının eksik veya hatalı raporlandığı ve bunun ciddi sağlık sorunlarına yol açtığı ileri sürülüyor. Bir hasta, daha önce beyin kitle büyümesini gösteren görüntüsünün son raporda “normal” olarak raporlandığını belirterek büyük mağduriyet yaşadığını dile getirdi.

Akın’ın Sağlık Bakanına yönelttiği sorular

Akın, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na yönelttiği soru önergesinde, skandalın ölçülebilir sonuçları ve mağdur sayısıyla ilgili açıklama talep etti. Sorular arasında şu kritik maddeler yer alıyor:

2023–2026 yılları arasında İzmir’deki kamu hastanelerinde radyoloji hizmetleri için kaç hastanenin hizmet alımı ihalelerine çıktığı ve bu hizmetlerin hangi firmalardan alındığı.

Yanlış tanı nedeniyle mağdur olan yurttaş sayısı ve bu vakaların sağlık durumlarındaki kötüleşmenin sorumluluğunun kime ait olduğu.

Yanlış raporların kaçının hayati risk, kalıcı hasar ya da ölümle sonuçlandığı.

Yanlış raporlar düzenlendiği tespit edilen kişi veya firmalara yönelik idari, mesleki ve cezai işlemler.

Radyoloji hizmetlerinin özel şirketlerden alınmasının hasta güvenliği ve bilimsel etikle nasıl bağdaştığı.

Akın’ın önergesinde ayrıca, hastane hizmetlerinin taşeronlaştırılması sonucu kamu hastanelerinin ticari bir mantıkla işletildiği iddiası da vurgulandı. Akın, hizmet alımı politikalarının sağlık hizmetlerinin niteliğini olumsuz etkilediğini savunarak bu uygulamaların yeniden değerlendirilmesini istedi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı’na sorular

Akın, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e de yönelttiği önergeyle kamu finansmanı ve mali boyutlara dair önemli sorular sordu. Bunlar arasında:

Radyoloji hizmetlerinin ihale yoluyla alınmasının toplam maliyeti ve bu maliyetin kamu bütçesine yükü.

Yanlış tanı nedeniyle yapılan ek tetkikler, tedaviler veya hukuki süreçlerin doğurduğu kamu zararı ve bunun hesaplanıp hesaplanmadığı.

Yetersiz ekipman veya personel nedeniyle sözleşme hükümlerine uymayan firmalara mali yaptırım uygulanıp uygulanmadığı.

Kamu hastanelerinde kadrolu uzman istihdamı yerine özel firmalardan hizmet alımının tercih edilme gerekçelerinin ne olduğu.

Sağlık alanında hizmet alımıyla özel şirketlere aktarılan kamu kaynaklarının “kamu zararı” gerekçesiyle durdurulup durdurulamayacağı.

Skandalın sağlık hizmetlerine etkisi

Skandal kamuoyuna yansıdığından bu yana Savcılık soruşturması devam ediyor ve yetkililer tarafından henüz ayrıntılı bir kamu açıklaması yapılmadı. İddialar arasında, hastalar üzerindeki yanlış tanı uygulamalarının tedavi süreçlerini olumsuz etkilediği, gereksiz tetkikler ve cerrahi müdahalelere yol açtığı belirtiliyor.

Akın’ın soru önergeleri, sadece iddiaların açıklığa kavuşturulmasını değil, aynı zamanda sağlık hizmetlerinin taşeronlaşmasının neden olduğu risklerin siyasi ve hukuki boyutlarının da değerlendirilmesini amaçlıyor.