İZMİR

İzmir’de kuraklığa karşı yeni dönem: Gri su sistemiyle şebeke suyu kullanımı azalacak

Kuraklıkla mücadele kapsamında duş ve lavabo sularını arıtan İzmir Büyükşehir Belediyesi, geri kazanılan suyu otobüs yıkama ve peyzaj sulamasında kullanarak şebeke suyunda yüzde 50 tasarruf sağlayacak.

Abone Ol

İzmir Büyükşehir Belediyesi, azalan su kaynaklarını korumak ve kuraklıkla mücadele etmek amacıyla gri su geri kazanım projesini hayata geçiriyor. Duş ve lavabo sularının arıtılarak yeniden kullanılmasını sağlayacak sistemle, otobüs yıkama, peyzaj sulaması ve rezervuar ihtiyaçlarında şebeke suyu kullanımının azaltılması hedefleniyor.

İklim değişikliği ve su kaynaklarının azalmasına karşı çalışmalarını sürdüren İzmir Büyükşehir Belediyesi, belediye tesislerinde gri su sistemini uygulamaya başladı. Teknik incelemelerin ardından belirlenen noktalarda hayata geçirilen proje ile atık olarak değerlendirilen duş, lavabo ve küvet suları özel sistemlerle arıtılarak tekrar kullanıma kazandırılacak.

Otobüs yıkamalarında şebeke suyu kullanımı sona erecek

Gri su geri kazanım sisteminin ilk uygulamalarından biri ESHOT Genel Müdürlüğü’nün Buca Gediz Atölye ve Garajı’nda başlatıldı.

ESHOT Enerji ve Çevre Yönetimi Şube Müdürü Serdar Tüccar, tesiste yapılan ölçümlerde günlük yaklaşık 10 ton gri su oluştuğunun belirlendiğini açıkladı. Arıtılan suyun yeniden kullanıma kazandırılmasıyla otobüs yıkamalarında önemli bir tasarruf sağlanacağını belirten Tüccar, mevcut sistemde kullanılan suyun yüzde 80’inin geri kazanıldığını söyledi.

Gri suyun da sisteme dahil edilmesiyle birlikte otobüs yıkamalarında kullanılan suyun tamamının geri kazanılmış sudan karşılanabileceğini ifade eden Tüccar, böylece Buca Gediz Atölye ve Garajı’nda otobüs temizliğinde şebeke suyu kullanımının tamamen ortadan kaldırılmasının hedeflendiğini belirtti.

Şebeke suyu kullanımında yüzde 50 tasarruf hedefleniyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında oluşturulan Gri Su Misyon Ekibi, belediyeye ait bina, tesis ve yerleşkelerde kapsamlı incelemeler gerçekleştirdi.

İklim Değişikliği ve Temiz Enerji Şube Müdürü Yiğit Beydağ, analizlerin ardından uygun noktalar için projelendirme çalışmalarının tamamlandığını ve gri su tesislerinin devreye alınma aşamasına geldiğini söyledi.

Gri suyun, tuvalet atıkları dışında kalan lavabo, duş ve küvet sularından oluştuğunu belirten Beydağ, bu suların daha düşük kirlilik seviyesine sahip olması nedeniyle arıtılmasının daha kolay olduğunu ifade etti.

Bir kişinin günlük su tüketiminin yaklaşık yarısının gri sudan oluşabileceğine dikkat çeken Beydağ, sistem sayesinde şebeke suyu kullanımında yaklaşık yüzde 50’ye varan tasarruf sağlanabileceğini vurguladı.

Arıtılan su peyzaj sulamasında da kullanılacak

Gri su sisteminin tamamen kapalı ve güvenli şekilde çalışacağını belirten Beydağ, gri suyun tuvalet atıklarıyla temas etmeyeceğini söyledi.

Ayrı hatlarda toplanan suların filtrasyon, biyolojik arıtma, ultrafiltrasyon ve UV dezenfeksiyon aşamalarından geçirilerek yeniden kullanılacağını belirten Beydağ, elde edilen suyun ESHOT tesislerinde otobüs yıkamada, belediyeye ait alanlarda peyzaj sulamasında ve rezervuarlarda değerlendirileceğini kaydetti.

Yasemin Kafe ve Eşrefpaşa Hastanesi de projeye dahil edildi

Gri su uygulaması kapsamında Grand Plaza tarafından işletilen Karşıyaka Yasemin Kafe’de ekipman tedarikinin tamamlandığı ve kurulum aşamasına geçildiği açıklandı.

Yeni hizmet binası projelerinde Eşrefpaşa Hastanesi’nin de gri su sistemine dahil edildiğini belirten Yiğit Beydağ, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kamu kurumları arasında bu modeli uygulayan öncü kurumlardan biri olacağını söyledi.

İlk etapta sistemin test edileceğini ifade eden Beydağ, elde edilecek sonuçlara göre uygulamanın belediye tesislerinde yaygınlaştırılacağını ve geliştirileceğini belirtti.

Gri su nedir?

Gri su; duş, lavabo ve küvetlerden gelen, tuvalet atıklarını içermeyen evsel atık sulardır. Özel tesisatlar aracılığıyla ayrı toplanan gri su; filtreleme, biyolojik arıtma ve dezenfeksiyon işlemlerinden geçirildikten sonra peyzaj sulaması, rezervuar kullanımı ve benzeri alanlarda yeniden değerlendirilebiliyor.

Bu sistem sayesinde hem su kaynaklarının korunması hem de çevresel sürdürülebilirliğin desteklenmesi amaçlanıyor.