Bu durum özellikle hassas grupların dışarıda zaman geçirirken daha dikkatli olması gerektiğini ortaya koydu.
PM2.5 partiküllerinde artış
Ölçümlerde en büyük riskin PM2.5 olarak adlandırılan ince partikül maddelerde görüldüğü belirtildi. Bu kirleticilerin yoğunluğu 24 mikrogram/metreküp seviyesine ulaşarak hava kalitesinin kötü sınıfa girmesine neden oldu. PM2.5 partikülleri çok küçük oldukları için kolaylıkla akciğerlere ulaşabiliyor ve solunum sistemine zarar verebiliyor.
Sağlık üzerine etkileri
Uzmanlar, yüksek PM2.5 seviyesinin insan sağlığı üzerinde çeşitli olumsuz etkiler yaratabileceğine dikkat çekiyor. Bu kirleticiler akciğerlere kadar ulaşarak:
Nefes darlığı,
Boğazda tahriş,
Öksürük,
Astım ataklarında artış
gibi sorunlara yol açabiliyor. Özellikle çocuklar, yaşlılar, hamileler ve kronik rahatsızlığı bulunanlar gibi hassas grupların bu dönemde dış mekân aktivitelerini sınırlandırmaları öneriliyor.
Diğer kirleticiler orta düzeyde
Kentte ölçülen diğer hava kirleticilerinin seviyeleri ise daha ılımlı çıktı:
PM10 (çevresel partiküller): Orta seviye
Azot dioksit (NO₂): Orta seviye
Ozon (O₃), kükürt dioksit (SO₂) ve karbon monoksit (CO): Daha iyi seviyelerde kaydedildi.
Bu sonuçlar, özellikle gün içinde rüzgârın azalması ve hava hareketlerinin sınırlı olduğu dönemlerde kirliliğin artabileceğini gösteriyor. Uzmanlar, yüksek kirleticilerin hava kalitesini kötüleştirdiği durumlarda vatandaşların pencereleri kapalı tutmaları, uzun süre açık havada kalmamaları ve gerekirse maske takmaları konusunda da uyarıda bulunuyor.