30 Ağustos, sadece bir askeri zafer değil, İzmir için zincirlerin kırılacağı günün müjdecisidir.
Dumlupınar’da yakılan o büyük istiklal meşalesi, rotasını doğrudan Ege’nin kalbine çevirmiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “İlk hedefiniz Akdeniz’dir” emri, aslında İzmir’in üç yıllık hasretini bitiren kutlu yürüyüşün başlangıcıdır. Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile kırılan düşman hatları, İzmir’in dağlarında açacak çiçeklerin ilk tohumlarını serpmiştir. Bu yüzden İzmir'de kutlanan her 30 Ağustos aslında 9 Eylül’ün ayak sesleridir.
İşgalcilere karşı ilk kurşunun atıldığı bu topraklarda, zaferin coşkusu her yıl ilk günkü hırs ve gururla yaşanır. Kordonboyu’nu dolduran fener alayları, İzmirlilerin bağımsızlık karakterine olan sarsılmaz bağlılığının birer kanıtıdır. Körfez’de dalgalanan şanlı bayrağımız, 30 Ağustos’ta yazılan o büyük destanın yaşayan en net şahididir. Cumhuriyet’in ve özgürlüğün kalesi olan kentimiz, bu tarihi mirası kimliğinin en değerli parçası olarak taşır. İzmir'de bu nedenle milli bayramlarımızı coşku ile kutlanır ve bu özel günler adeta iple çekilir.
Kurtuluşumuzun son noktası olan bu büyük zafer, İzmir halkı için bir ulusun yeniden doğuş belgesidir. Şehrin her meydanında yankılanan marşlar, geçmişe duyulan minnetin ve geleceğe olan inancın ortak sesidir. İzmir'in tüm ilçelerinde kutlanan Zafer Bayramı, milli duyguların doruğa ulaştığı gündür. İzmir'in dört bir yanı bayraklarla donatıldığında İzmir adeta bir gül bahçesine dönüşür. Vapurdan Alsancak ve Karşıyaka'ya bakarken görülen manzara bir Türk bayrağı tablosudur.
İzmirliler için 30 Ağustos, sadece takvimdeki bir yaprak değil; hürriyetin, onurun ve vatan aşkının ta kendisidir. Bu duyguları şehrin her noktasında hissedebilirsiniz ve görebilirsiniz. Milli duyguların en yoğun yaşandığı şehirlerin başında İzmir gelir. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bize bu özgür gökyüzünü hediye eden tüm şehitlerimizi saygıyla anıyoruz.