İzmir Kadın Platformu, yaptığı basın açıklamasında soruşturmaya ilişkin şaibe iddialarına dikkat çekerek yetkilileri şeffaf ve etkin bir soruşturma yürütmeye çağırdı. Açıklamada, olayın ilk anlarından itibaren kamuoyunun yanlış yönlendirildiği öne sürüldü.
“Rapor çıkmadan ölüm nedeni açıklandı”
Platformun açıklamasında, henüz Adli Tıp Kurumu raporu açıklanmamışken ve ölüm nedeni tıbbi olarak kesinleşmemişken, Taş’ın yanında bulunan patronu T.T.’nin sahibi olduğu şirket tarafından ölümün “kalp krizi” olarak duyurulduğu iddia edildi. Bu durum, “soruşturma tamamlanmadan yapılan yönlendirici açıklamalar” olarak değerlendirildi.
“İfadelerde çelişki var”
Bahar Taş’ın ailesi ve avukatları ise dosyada ciddi şüpheler bulunduğunu savundu. Açıklamada, Adli Tıp Kurumu ya da savcılık tarafından aileye resmi bir tebligat yapılmadığı, şüpheli sıfatıyla gözaltına alınan tekne sahibinin delil karartma ihtimali bulunmasına rağmen serbest bırakıldığı belirtildi. Avukatların ifadelerde çelişkiler tespit ettiği bilgisi de paylaşıldı.
“Cezasızlık politikasına izin vermeyeceğiz”
Türkiye’de bazı şüpheli kadın ölümlerinin “adli vaka” olarak kapatıldığını vurgulayan platform, “Bahar Taş’ın ölümü ‘doğal’ bir ölüm değildir. Şüpheli kadın ölümleri, etkin ve bağımsız soruşturma yürütülmediğinde gerçeğe ulaşılamıyor ve cezasızlık politikası derinleşiyor. Bizler susmayacağız. Her dosyada olduğu gibi Bahar Taş dosyasında da gerçeğin ortaya çıkması için sürecin takipçisi olacağız” açıklamasını yaptı.
Delillerin incelenmesi talep edildi
Platform, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için soruşturma makamlarına çağrıda bulunarak; soruşturmanın şeffaf ve tarafsız yürütülmesini, avukatların talep ettiği HTS ve baz istasyonu kayıtlarının incelenmesini, güvenlik kamerası görüntüleri ile dijital yazışmaların dosyaya eklenmesini ve tüm adli raporların kamuoyuyla paylaşılmasını istedi.
Kadınlar, “Bahar Taş’a ne oldu?” sorusunun yanıtı verilene kadar davanın takipçisi olacaklarını belirtti.