Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş, Türkiye’nin iklim geleceğine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Türkeş, hem kısa vadede aşırı sıcaklık riskine hem de uzun vadede ciddi kuraklık tehlikesine işaret etti.
Ege’de rekor sıcaklık ihtimali
Uzman değerlendirmesine göre, bu yıl etkili olması beklenen El Nino ile birlikte sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerine çıkması bekleniyor. Özellikle haziran sonundan itibaren sıcak hava dalgalarının etkisini artıracağı belirtiliyor.
İzmir başta olmak üzere Manisa, Aydın ve Denizli gibi illerde zaman zaman Güneydoğu Anadolu’dan bile daha yüksek sıcaklık değerlerinin ölçülebileceği ifade ediliyor.
İç bölgelerde sıcaklık rekorları bekleniyor
Türkeş, özellikle İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’da yeni sıcaklık rekorlarının kırılabileceğini vurguladı. Karasal iç bölgelerde yüzey sıcaklıklarının “normallerin çok üzerine” çıkabileceği uyarısı yapıldı.
Asıl tehlike: 2040 sonrası kuraklık
Uzmanın en çarpıcı değerlendirmesi ise Türkiye’nin uzun vadeli iklim yapısına ilişkin oldu. Kötümser senaryolara göre, bugün Suriye’nin kuzeyinde görülen kurak ve çöl benzeri iklimin 2040’lı yıllardan itibaren Türkiye’ye doğru yayılabileceği belirtildi.
Risk altındaki bölgeler arasında Konya Havzası, Güneydoğu Anadolu, İç Anadolu’nun orta ve güney kesimleri, İç Batı Anadolu ve Trakya yer alıyor.
Yangın ve su krizi uyarısı
Artan sıcaklıkların yalnızca hava durumunu değil, birçok alanı etkilediğine dikkat çekildi. Sıcak hava dalgalarının;
- Orman yangınlarının sıklığını ve şiddetini artırdığı
- Su kaynakları üzerinde ciddi baskı oluşturduğu
- Toprak nemini düşürerek kuraklaşmayı hızlandırdığı
vurgulandı.
Tarım ve gıda güvenliği riski
Uzun süreli kuraklık ve aşırı sıcaklıkların birleşmesi durumunda tarımsal üretimde ciddi sorunlar yaşanabileceği ifade edildi. Özellikle sulama suyu ihtiyacının karşılanamaması, gıda güvenliği açısından risk oluşturabilir.
Çözüm için uyarı
Türkeş, bu risklerin etkisini azaltmak için bütünleşik su yönetimi, kuraklıkla mücadele politikaları ve orman yangını yönetim sistemlerinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Tarımda ise sürdürülebilir ve iklime dayanıklı üretim modellerine geçilmesinin kritik olduğu ifade edildi.