İZMİR

İzmir Emniyet Müdürlüğü açıkladı: Bir haftada 26 bin 478 sürücüye ceza

İzmir Emniyet Müdürlüğü Trafik Birimleri, 19–25 Ocak 2026 tarihleri arasında kent genelinde yapılan denetimlerde 26 bin 478 sürücüye trafik idari para cezası uygulandığını duyurdu. En fazla ihlal yine hız kurallarında yaşandı.

Abone Ol

İzmir Emniyet Müdürlüğü Trafik Birimleri, il genelinde 19–25 Ocak 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen trafik denetimlerinin sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan veriler, trafik kurallarına uyum konusunda yaşanan sorunların devam ettiğini ortaya koydu. Sadece bir haftalık süreçte 26 bin 478 sürücüye ceza uygulanması, denetimlerin kapsamını ve ihlallerin yaygınlığını gözler önüne serdi.

Yetkililer, denetimlerin temel amacının ceza yazmak değil; trafik kazalarını, can kayıplarını ve yaralanmaları azaltmak olduğunu vurguladı. Ancak açıklanan rakamlar, sürücü davranışlarında istenen düzeye henüz ulaşılamadığını gösterdi.

En yaygın ihlal yine hız kuralları

Denetim sonuçlarına göre İzmir genelinde en sık karşılaşılan ihlal, hız sınırlarının aşılması oldu. Bir haftada 4 bin 830 sürücü, hız ihlali nedeniyle cezai işleme tabi tutuldu. Trafik ekipleri, özellikle ana arterler ve çevre yollarında hız kaynaklı ihlallerin yoğunlaştığını belirtti.

Uzmanlar, aşırı hızın kazaların meydana gelmesinde ve kazaların ölümcül sonuçlar doğurmasında belirleyici bir faktör olduğuna dikkat çekerek, hız denetimlerinin önümüzdeki haftalarda da artarak süreceğini ifade etti.

Emniyet kemeri ihmali dikkat çekiyor

Denetimlerde öne çıkan bir diğer başlık ise emniyet kemeri kullanımı oldu. İzmir genelinde 4 bin 330 sürücü, emniyet kemeri takmadığı gerekçesiyle cezalandırıldı. Emniyet yetkilileri, kısa mesafelerde dahi kemer takılmamasının ağır sonuçlara yol açabildiğini hatırlattı.

Yaralanmalı kazalara ilişkin analizlerde, emniyet kemeri kullanımının hayatta kalma oranını ciddi biçimde artırdığına vurgu yapılırken, bu alışkanlığın hâlâ yeterince yaygınlaşmaması dikkat çekti.

Cep telefonu kullanımı trafikte risk oluşturuyor

Seyir halinde cep telefonu kullanımı da denetimlerde ön sıralarda yer aldı. Bir haftada 1 bin 651 sürücünün araç kullanırken cep telefonu kullandığı tespit edilerek cezai işlem uygulandı.

Trafik ekipleri, cep telefonu kullanımının saniyelik dalgınlıklara neden olduğunu ve bu durumun kazaların en önemli nedenlerinden biri olduğunu belirtti. Özellikle kavşaklar ve yoğun trafik noktalarında yapılan kontrollerde bu ihlalin sıkça görüldüğü ifade edildi.

Motosiklet sürücülerinde koruyucu ekipman sorunu

Motosiklet kullanımının arttığı İzmir’de, koruyucu ekipman denetimleri de sıkılaştırıldı. Açıklanan verilere göre 1 bin 330 motosiklet sürücüsü, kask ve benzeri koruyucu tertibat kullanmadığı gerekçesiyle cezaya çarptırıldı.

Yetkililer, motosiklet kazalarında yaralanma ve ölüm riskinin çok daha yüksek olduğuna dikkat çekerek, kask kullanımına yönelik denetimlerde sıfır tolerans uygulandığını vurguladı.

Kırmızı ışık ihlalleri alarm veriyor

Kent içi trafik kazalarının önemli nedenlerinden biri olan kırmızı ışık ihlali, denetimlerde bir kez daha öne çıktı. 1 bin 56 sürücü, kırmızı ışıkta geçtiği gerekçesiyle cezalandırıldı.

Trafik polisleri, bu ihlalin özellikle kavşaklarda zincirleme kazalara ve yayalar için ciddi risklere yol açtığını belirtti. Kırmızı ışık ihlallerinin yoğun olduğu noktalarda kamera destekli denetimlerin artırıldığı bildirildi.

Alkollü sürücülere geçit verilmedi

Denetimler kapsamında alkollü araç kullanımına da izin verilmedi. Bir haftalık süreçte 433 sürücünün alkollü araç kullandığı tespit edilerek trafikten men edildi ve haklarında yasal işlem başlatıldı.

Yetkililer, alkollü araç kullanımının ölümle sonuçlanan kazalarda büyük paya sahip olduğunu belirterek, özellikle gece saatleri ve hafta sonlarında denetimlerin kararlılıkla süreceğini ifade etti.

Diğer ihlaller rakamları yukarı taşıdı

Açıklanan istatistiklerde “diğer ihlaller” başlığı da dikkat çekti. Sinyal vermemek, hatalı park, muayenesiz araç kullanmak gibi farklı nedenlerle 12 bin 848 sürücüye işlem yapıldı. Bu tablo, trafik kurallarına uyumsuzluğun yalnızca birkaç başlıkla sınırlı kalmadığını ve genel bir sorun haline geldiğini ortaya koydu.