İZMİR

İzmir Doğal Yaşam Parkı’nda sıra dışı dostluk: Öksüz zebra Gözde’ye zürafalar sahip çıktı

İzmir Doğal Yaşam Parkı’nda baharla birlikte yeni doğumların sevinci yaşanırken, annesini kaybeden yavru zebra Gözde’nin hikâyesi dikkat çekti. Küçük zebra, kendi sürüsü yerine zürafalarla kurduğu bağla hem uzmanları hem ziyaretçileri şaşırttı.

Abone Ol

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İzmir Doğal Yaşam Parkı, baharın gelişiyle birlikte yalnızca doğanın canlanmasına değil, aynı zamanda dikkat çekici hayvan hikâyelerine de sahne oluyor. Parkta yeni doğan yavruların oluşturduğu hareketlilik, ziyaretçilere umut ve neşe verirken, bazı hikâyeler ise duygusal yönüyle öne çıkıyor. Bu yılın en çarpıcı örneklerinden biri, henüz üç aylıkken annesini kaybeden zebra yavrusu Gözde oldu. Gözde’nin yaşadığı kayıp ve ardından kurduğu sıra dışı bağ, parkta farklı bir hikâyenin doğmasına neden oldu.

Baharın gelişiyle birlikte parkta yeni yaşamlar çoğalıyor

Doğal Yaşam Parkı’nda bahar aylarının gelmesiyle birlikte birçok türde doğum gerçekleşti ve park adeta yeni hayatların buluşma noktası haline geldi. Özellikle ayı “Şımarık”ın kış uykusu sürecinde doğum yapması, parkın en dikkat çeken gelişmelerinden biri oldu. Yaklaşık 300 gram ağırlığında dünyaya gelen iki yavru, ilk haftalarını tamamen korunaklı bir ortamda geçirerek annelerinin bakımında büyümeye başladı. Yetkililer, ayıların doğumdan sonraki süreçte oldukça hassas olduklarını ve bu nedenle doğal yaşam koşullarına en yakın ortamın sağlanmasına özen gösterildiğini belirtiyor. Yavruların gelişimi düzenli olarak takip edilirken, baharla birlikte dış ortama uyum sağlamaları için kontrollü bir süreç yürütülüyor. Aynı zamanda ilerleyen dönemlerde diğer ayılarla kademeli bir adaptasyon sürecinin planlandığı ifade ediliyor. Bu süreçte hayvanların birbirini tanıması için koku ve ses gibi doğal iletişim yöntemlerinin kullanılacağı vurgulanıyor. Park yetkilileri, bu tür uygulamaların hayvanların stres yaşamadan sosyal yapıya dahil olmalarını sağladığını belirtiyor.

Annesini kaybeden Gözde’ye insan eliyle hayat verildi

Henüz yaşamının en hassas döneminde annesini kaybeden zebra yavrusu Gözde için park ekipleri hızlı bir şekilde harekete geçti. Veteriner hekimler, bakıcılar ve teknikerler tarafından oluşturulan özel bakım programı sayesinde yavrunun hayatta kalması sağlandı. Gözde, özel biberonlarla düzenli olarak beslendi ve günün her saatinde kontrol altında tutuldu. Bu süreçte yalnızca fiziksel ihtiyaçları değil, aynı zamanda psikolojik gelişimi de göz önünde bulunduruldu. Uzmanlar, annesini erken kaybeden yavru hayvanların sosyal gelişimlerinde eksiklikler yaşanabileceğine dikkat çekiyor. Bu nedenle Gözde’nin mümkün olan en sağlıklı şekilde büyümesi için hem insan teması hem de kontrollü sosyal etkileşimler sağlandı. Zamanla güçlenen yavru zebranın, kendi sürüsüne katılarak doğal yaşam döngüsüne dahil olması hedeflendi. Ancak bu süreçte beklenmedik bir gelişme yaşandı ve Gözde, farklı bir yönelim gösterdi.

Gözde kendi sürüsü yerine zürafaları tercih etti

Doğal ortamına bırakılan Gözde’nin ilk tepkisi, kendi türünün bulunduğu alana yönelmek yerine zürafaların olduğu bölgeye gitmek oldu. Daha önce tel arkasından gözlemlediği zürafalarla kurduğu bağın bu tercihte etkili olduğu düşünülüyor. Gözde’nin özellikle Kamili ve Radost isimli zürafalarla yakın temas kurduğu ve zamanla onların yanında vakit geçirmeye başladığı gözlemlendi. Bu durum, park çalışanları için de şaşırtıcı ancak bir o kadar anlamlı bir gelişme oldu. Zürafaların Gözde’yi dışlamak yerine sahiplenmesi ise bu hikâyeyi daha da özel kıldı. Birlikte hareket eden ve aynı alanı paylaşan hayvanlar arasında güçlü bir bağ oluştuğu gözlendi. Uzmanlar, sosyal canlılar olan zebraların genellikle kendi sürülerini tercih ettiğini ancak güven duygusunun bu tür davranışlarda belirleyici olabileceğini ifade ediyor. Bu nedenle Gözde’nin kendini güvende hissettiği grubu seçmiş olmasının doğal bir refleks olduğu değerlendiriliyor.

Sosyal bağlar hayatta kalmada belirleyici

Gözde’nin zürafalarla kurduğu ilişki, parkta dikkat çeken gelişmelerden biri olarak öne çıkıyor. Yalnız kalmak yerine bir grup içinde hareket etmesi, onun daha sakin ve dengeli bir süreç geçirmesine katkı sağlıyor. Bu durum, hayvanlar arasında zaman zaman farklı türler arasında da bağ kurulabildiğini gösteren örneklerden biri olarak değerlendiriliyor. Parkta gözlemlenen bu yakınlık, ziyaretçilerin de ilgisini çeken bir tablo ortaya koyuyor. Gözde’nin ilerleyen süreçte kendi sürüsüne uyum sağlaması beklenirken, bu sürecin zamana yayılarak ilerleyeceği ifade ediliyor. Şu aşamada bulunduğu ortamda kendini güvende hissetmesi öncelikli görülüyor. Bu nedenle hayvanın doğal davranışlarını sürdürebilmesi için müdahaleler sınırlı tutuluyor. Park yetkilileri, bu hikâyenin doğada yalnızca rekabetin değil, aynı zamanda uyum ve birlikte yaşamın da güçlü bir şekilde var olduğunu gösterdiğini belirtiyor.