İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden tarihi yapılara titiz koruma belediyenin Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı bünyesinde görev yapan restoratörlerin uzman emeğiyle tarihî yapıların gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor.
Her yapının bir hikâyesi var
İzmir, antik dönemden Osmanlı’ya, Levanten kültüründen Cumhuriyet mirasına kadar uzanan çok katmanlı bir tarihsel yapıya sahip. Restoratörler, bu mirası yalnızca fiziksel bir yapı olarak değil, birer belge ve tarihsel tanık olarak ele alıyor. Her yapının kendine özgü dili, malzemesi ve hikâyesi olduğu vurgulanıyor.
Doğru müdahale, sorumluluk ve titizlik
Mirali Çeşmesi, Uray Çeşmesi, Kahraman Asker Çeşmesi, Tarihi Asansör Binası, Nâzım Hikmet Heykeli ve Kültürpark Çinili Çeşme gibi çok sayıda kültür varlığında yürütülen koruma çalışmalarında, “taşa ve zamana saygılı müdahale” ilkesi benimseniyor. En küçük müdahalenin bile geri dönüşü olmayabileceği belirtilerek, restorasyonda hızdan çok doğruluğun esas olduğu ifade ediliyor.
Saha ve hikâyeler bir arada
Çalışmalar sırasında sadece yapıların değil, insan hikâyelerinin de ön plana çıktığı aktarılıyor. Mahalle sakinlerinin ve esnafların aktardığı anılar ile restorasyon süreci, yalnızca teknik bir uygulama değil, kent hafızasının canlandırılması olarak değerlendiriliyor.
Körfezden Kadifekale’ye kapsamlı koruma
Belediyenin koruma yaklaşımının sadece tek bir yapıyla sınırlı kalmadığı; çevre ve kent ölçeğini de kapsadığı vurgulanıyor. Kemeraltı, Kadifekale ve Agora gibi tarihî alanlarda yürütülen çalışmalar, bu bütüncül koruma anlayışının sahadaki yansımaları olarak sunuluyor.