Baro tarafından yapılan değerlendirmede, gözaltı işleminin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, söz konusu müdahalenin yalnızca bireysel bir işlem olmadığı, aynı zamanda anayasal haklarını kullanan yurttaşlara yönelik bir baskı niteliği taşıdığı ifade edildi.
“Gözaltı istisnai bir tedbirdir” vurgusu
Açıklamada, Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre gözaltının istisnai bir koruma tedbiri olduğu hatırlatılarak, ikametgahı belli ve çağrıldığında ifade verebilecek bir kişinin gece yarısı evinden alınmasının ölçülülük ilkesini ihlal ettiği belirtildi.
Baro, bu tür uygulamaların hukuki bir tedbir olmaktan çıkıp “cezalandırma ve yıldırma aracı” haline geldiğini savundu.
Acele kamulaştırma süreci ve devam eden davalar
Açıklamada ayrıca İkizköy’de acele kamulaştırma işlemlerine karşı açılan davaların sürdüğü hatırlatılarak, yurttaşların itiraz süreçleri devam ederken yapılan gözaltıların mülkiyet hakkı ve yargı denetimini zayıflattığı görüşüne yer verildi.
Baro, yaşam alanlarını korumak için mücadele eden yurttaşların anayasal haklarını kullandığını vurguladı.
“Derhal serbest bırakılmalı” çağrısı
İzmir Barosu, Esra Işık’ın derhal serbest bırakılması gerektiğini belirterek İkizköy’de çevre ve yaşam alanlarına yönelik müdahalelerin durdurulması çağrısında bulundu.
Açıklamada, yaşam savunucularına yönelik gözaltı ve adli baskıların sona ermesi gerektiği ifade edilerek, hukuki sürecin takip edileceği bildirildi.