İzmir’de görülen ve kamuoyunda yakından takip edilen davanın 4’üncü duruşması, kimlik tespitlerinin ardından başladı. Duruşmaya, tutuklu sanıklar Tunç Soyer ile Heval Savaş Kaya’nın yanı sıra zimmet soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Şenol Aslanoğlu, tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları katıldı.
Mahkeme başkanı, önceki celsede istenen bilirkişi raporunun dosyaya eklendiğini açıkladı. Bunun üzerine Tunç Soyer’in avukatı Murat Aydın, duruşmanın SEGBİS üzerinden kayıt altına alınması talebinde bulundu. Kısa süreli tartışmanın ardından heyet, talebi kabul etti.
“Heyet sürekli değişiyor, bu bir ihlaldir”
Söz alan Avukat Murat Aydın, mahkeme heyetinde sık sık değişiklik yapıldığını belirterek,
“Tutuksuz yargılama isteyen üyeniz bugün burada yok. Heyette beşinci kez değişiklik yapılıyor. Bu durum, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi içtihatlarına göre açık bir ihlaldir”
dedi.
Bilirkişilerin tarafsızlığı tartışma konusu oldu
Bilirkişi heyetine yapılan itiraz hakkında mahkemenin henüz karar vermediğini belirten Aydın, bilirkişilerin Hazine ve Maliye Bakanlığı’nda görevli kişiler arasından seçildiğini öğrendiklerini söyledi. Aydın,
“Hazine ve Maliye Bakanlığı, suçtan zarar gören sıfatıyla davaya müdahil olmak istiyor. Aynı kurumda çalışan kişilerin bilirkişi olarak atanması tarafsızlık açısından sorunludur. Bunun netleştirilmesi gerekir”
ifadelerini kullandı.
Mahkeme başkanı ise bilirkişilerin sistem tarafından otomatik olarak görevlendirildiğini, mahkemenin özel bir araştırma yapmadığını belirtti.
“Bilirkişi raporu dosyaya yenilik katmamış”
Sanıklara bilirkişi raporuna karşı savunma için söz verildi. Heval Savaş Kaya, rapora sert tepki göstererek,
“Altı aydır ve dört duruşmadır söylenen hiçbir şeyin raporda karşılığı yok. Bilirkişi raporu, iddianamenin aynısı. Dosyaya en ufak bir yenilik katmamış. Bu durum, bilirkişilerin görevlerini kötüye kullandığının göstergesidir. Bu davanın bu noktaya gelmesinin sebebi kumpasla yapılan mühürlemelerdir”
dedi.
Tunç Soyer: ‘Bu rapor dolandırıcılık yapmadığımızın kanıtıdır’
Kaya’nın ardından söz alan Tunç Soyer ise bilirkişi raporunun kendileri açısından suçsuzluk göstergesi olduğunu savundu. Soyer, raporun iddianamedeki tespitlerle yüzde 98 oranında birebir örtüştüğünü belirterek şunları söyledi:
“İnşaatların tamamlanamaması suç değildir. Suçun oluşması için fiil ve kast gerekir. Pandemi, deprem ve artan inşaat maliyetleri olmasaydı bu projeler durmazdı. İnşaatlar durdurulmasaydı mevzuata aykırılık tespiti yapılacak mıydı? İZBETON protokol yapmasaydı kamu zararı oluşacak mıydı? Bu kararlar mecliste oy birliğiyle alındı. O zaman tüm meclis üyelerinin sanık sandalyesinde olması gerekir.”
Soyer ayrıca, bilirkişi raporunda haksız menfaat elde ettiği belirtilen 98 artı 161 olmak üzere toplam 259 kişinin, suç ortağı olarak mahkemeye çağrılması ve elde ettikleri menfaatin iadesinin talep edilmesi gerektiğini savundu.
“Eğer bu rapor kabul edilirse, bu kişiler de yargılanmalıdır. Bu rapor, dolandırıcılık yapmadığımızın kanıtıdır”
dedi.
Aslanoğlu’ndan ek süre talebi
Bilirkişi raporuna ilişkin savunma yapan Şenol Aslanoğlu ise raporda savunmalarına hiç yer verilmediğini öne sürerek,
“Günlerce anlattık ama raporda anlattıklarımızdan tek kelime yok. Demek ki boşuna konuştuk. Lehimize en küçük bir gelişme olduğunda hakimler değiştiriliyor. Bu böyle olmaz”
ifadelerini kullandı. Aslanoğlu, rapora karşı savunma yapmak için ek süre talebinde bulunduğunu, raporu henüz okumadığını söyledi.
Mahkeme, taleplerin ardından duruşmaya öğle arası verdi. Duruşmada tutukluluk ve diğer taleplerle ilgili ara kararın daha sonra açıklanması bekleniyor.