2025 yılının son çeyreğine ilişkin işgücü tablolarına göre, iş bulma ümidi olmadığı için iş aramayanlarla birlikte toplamda yaklaşık 4 milyon 900 bine yakın kişi işgücü piyasasının dışında kaldı. Bu grupta yer alan ve doğrudan “iş bulma ümidi olmayanlar” olarak sınıflandırılanların sayısı ise 2,6 milyonun üzerine çıktı.
Son dört yıllık dönemde bu kategorideki artışın yüzde 50’nin üzerinde olduğu hesaplanıyor.
Kadın istihdamında gerileme
Aynı dönemde istihdamın cinsiyet dağılımı incelendiğinde erkek istihdamında sınırlı bir artış görülürken, kadın istihdamında düşüş yaşandığı dikkat çekti. Verilere göre yılın son bölümünde yaklaşık 150 bin civarında erkek istihdama katılırken, kadın istihdamında on binler seviyesinde azalma kaydedildi.
Geniş tanımlı işsizlik 12 milyona yaklaştı
İşgücü piyasasını daha geniş bir çerçevede ele alan DİSK-AR hesaplamalarına göre ise tablo daha ağır. Kurumun TÜİK verilerinden yaptığı analizde, zamana bağlı eksik istihdam, ümitsizler ve çalışmaya hazır olup iş aramayanların da dahil edilmesiyle geniş tanımlı işsiz sayısı 11 milyon 800 binin üzerine çıktı.
Bu hesaplama, Türkiye’de işgücü piyasasının yalnızca dar tanımlı işsizlik oranıyla okunmasının yeterli olmadığını, potansiyel işsiz kitlenin çok daha büyük olduğunu ortaya koyuyor.
Ekonomistler, iş aramaktan vazgeçenlerin artmasının üç temel nedeni olduğuna dikkat çekiyor:
Uzayan işsizlik süreleri
düşük ücret beklentisi
kadınlar için bakım yükü ve kayıt dışı çalışma baskısı
Bu eğilimin sürmesi halinde, işgücüne katılım oranının gerileyebileceği ve resmi işsizlik oranlarının gerçeği tam yansıtmayabileceği değerlendiriliyor.