DÜNYA

İran yönetiminde kimler öldü, ülke nasıl etkilendi?

ABD ve İsrail’in üst düzey İranlı liderlere yönelik saldırıları, ülkede derin bir güç boşluğu yarattı. Hangi isimler öldü, yönetim nasıl şekillendi ve olası diplomatik süreçler nasıl etkileniyor? İşte ayrıntılar…

Abone Ol

Son haftalarda ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonları, ülkenin siyasi ve askeri kadrosunu hedef almasıyla öne çıkıyor. İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, ordunun artık ek bir onaya gerek duymadan üst düzey İranlı yetkilileri hedef alabileceğini açıkladı. Bu açıklama, İsrail ordusunun son dönemde öldürdüğünü belirttiği üst düzey isimler listesine yeni isimler eklemesinden sadece günler sonra geldi.

Üst düzey kayıplar ve etkileri

İran’da yaşanan kayıpların en dikkat çekeni, ülkenin 37 yıldır dini liderliğini yapan Ali Khamenei’nin suikast sonucu öldürülmesi oldu. Hamaney, yalnızca dini lider değil, aynı zamanda silahlı kuvvetlerin başkomutanı ve devletin fiili denetleyicisi konumundaydı. Karar alma süreçlerinde son söz sahibi olan Hamaney’in ölümü, ülkede hem siyasi hem de dini otoritede boşluk yarattı. Yerine geçen oğlu Mojtaba Khamenei henüz kamuoyuna çok görünmedi. Bazı kaynaklar yeni liderin 28 Şubat saldırılarında yaralandığını ve yüzünün deforme olduğunu iddia etse de, resmi bir görüntü veya kamuoyu açıklaması bulunmuyor. Bu durum, İran’ın liderliğinin görünmezliği ve şeffaf olmayan yönetim süreciyle birleşince, hem halkta hem de uluslararası arenada belirsizlik yaratıyor.

Hedef alınan diğer kritik isimler

ABD ve İsrail’in saldırıları yalnızca dini liderle sınırlı kalmadı. İran’ın güvenlik ve istihbarat yapısında kilit roller üstlenen birçok isim hayatını kaybetti:

  • Ali Larijani: Hamaney’in güvenlik danışmanı ve Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi sekreteri. 17 Mart’ta ABD-İsrail operasyonunda öldürüldü.
  • Ali Shamkhani: Hamaney’in yakın danışmanı ve güvenlik konseyinde etkili bir isim.
  • Mohammad Pakpour: Devrim Muhafızları Kara Kuvvetleri Komutanı.
  • Ismail Hatib: İstihbarat Bakanı, İsrail saldırısında hayatını kaybetti.
  • Abdulrahim Mousavi: Silahlı Kuvvetler Genelkurmay Başkanı.

Bu isimlerin ölümü, İran’ın hem askeri hem de istihbarat kapasitesinde ciddi bir boşluk yaratmış durumda. Operasyonlar, yönetimde hızlı karar almayı ve saha operasyonlarını zorlaştırırken, İran yönetimi yeni isimlerle bu boşlukları doldurmaya çalışıyor.

İran yönetiminde yeni denge

Kayıplara rağmen, ülkede yönetim tamamen felç olmuş değil. Cumhurbaşkanı Masoud Pezeshkian, özellikle uluslararası mesajlarda ön plana çıkan isimlerden biri. Reformcu çizgide olan Pezeşkian, İran’ın dünyadan izole edilmesini eleştiriyor ve barışçıl bir yaklaşım sinyali veriyor. Parlamento Başkanı Mohammad Bagher Ghalibaf ve diğer sertlik yanlısı isimler ise daha agresif bir duruş sergiliyor. Kalibaf ve bazı komutanlar, “göze göz, dişe diş” yaklaşımıyla sahadaki operasyonları yönlendiriyor ve ülkenin güvenliğini sert tedbirlerle sağlamaya çalışıyor. İran’daki iç güvenlik yapısı, protestoları ve olası iç karışıklıkları bastırmak için aktif durumda. Tuğgeneral Ahmad Reza Radan gibi isimler, polis ve Besic gücünü yöneterek sokaklarda kontrolü sağlıyor.

Diplomasi ve masaya oturma ihtimali

Üst düzey liderlerin hedef alınması, ABD ile olası müzakereleri de etkiliyor. İran, saldırıların devam ettiği bir ortamda diplomasiye sıcak bakmadığını belirtiyor. Bununla birlikte dolaylı temaslar sürüyor; Dışişleri Bakanı Abbas Arakchi ile ABD’li yetkililer arasında görüşmeler olduğu iddiaları var, ancak bu sürecin henüz başlangıç aşamasında olduğu belirtiliyor. Uzmanlar, saldırıların İran yönetimini zayıflatmak yerine direnci artırdığını ve “şehitlik” kültürüyle halkta birlik mesajı verildiğini söylüyor. Bu nedenle, kısa vadede ABD ve İsrail’in beklentisi olan rejim değişikliği ihtimali oldukça düşük görünüyor.

Sonuç: Belirsizlik devam ediyor

ABD ve İsrail’in operasyonları, İran yönetiminde hem boşluk hem de yeni güç dengeleri yarattı. Diplomatik temaslar ve masaya oturma olasılığı hâlâ tartışılırken, İran’ın sert yanıt verme kapasitesi ve liderlerin direnci, bölgedeki belirsizliği artırıyor. Önümüzdeki haftalarda hem askeri hem de diplomatik hamlelerin yakından izlenmesi bekleniyor.