Resmî verilere göre 65 yaş ve üzeri nüfus son beş yılda yaklaşık %20,7 oranında artarak 9 milyon 112 bin 298 kişiye ulaştı, yaşlıların toplam nüfus içindeki oranı ise yüzde 10,6’ya çıkmış durumda. Bu artış, toplumda ve bakım sistemlerinde önemli yansımalar yaratıyor.
Uzmanlar, doğum hızındaki düşüş, çekirdek aile yapısının yaygınlaşması ve yalnız yaşayan yaşlı sayısındaki artışın huzurevlerine olan talebi her geçen yıl yükselttiğini vurguluyor. Resmî ve yerel basın kuruluşlarının yayımladığı haberlere göre, huzurevlerinde sıra bekleyen yaşlı sayısı 2024 itibarıyla yaklaşık 23 bine ulaştı. Bu rakamın 2030’da 33 bin, 2050’de ise 71 bine yaklaşması bekleniyor.
Türkiye’nin hızla yaşlanan nüfus yapısı, yalnızca bakım kurumlarında değil sağlık sisteminde, sosyal hizmetlerde ve aile yapısında da etkisini gösteriyor. Uzmanlar, evde bakım hizmetlerine ulaşımın güçlüğü ve sınırlı kapasite nedeniyle huzurevleri ile kurumsal bakım taleplerinin artmaya devam edeceğini öngörüyor.
Yaşlı nüfusun bu kadar hızlı artması, hem kamu hem özel sektör bakım hizmetlerinde kapasite ihtiyacını gündeme getiriyor. Ayrıca toplumun genel yapısı ve ailelerin yaşlı bakımını evde sürdürme kapasitesi üzerindeki baskı da artıyor. Bu tablo, yaşlı bakımı ve huzurevlerinin kapasitesinin genişletilmesi tartışmasını daha da ön plana çıkarıyor.