DÜNYA

Hürmüz Boğazı’nda tansiyon yükseliyor: İran’dan ABD’ye daha yeni başladık mesajı

Hürmüz Boğazı’nda İran ile ABD arasında gerilim tırmanıyor. İran’dan “daha yeni başladık” mesajı gelirken, ABD’nin “Özgürlük Projesi” kapsamında bölgedeki askeri varlığını artırması tansiyonu yükseltti. Karşılıklı saldırı iddiaları ve ticari gemilerin sıkışması küresel enerji piyasalarını da sarsarken, petrol fiyatları sert yükseliş gösterdi.

Abone Ol

İran ile ABD arasında Hürmüz Boğazı üzerinden tırmanan gerilim yeni açıklamalarla daha da sertleşti. İran adına Pakistan’da yürütülen görüşmelere liderlik eden Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, mevcut durumun devam edeceğini belirterek “Mevcut durumun devamının Amerika için tahammül edilemez olduğunu çok iyi biliyoruz. Ve biz daha yeni başladık” ifadelerini kullandı. Kalibaf’ın açıklaması, bölgede artan askeri hareketlilik ve ticari gemi trafiğinde yaşanan aksaklıkların ardından geldi. Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik krizi, enerji piyasalarından küresel ticarete kadar geniş bir alanı etkilerken, taraflar arasındaki söylem de giderek sertleşiyor.

İran’dan ABD ve bölge ülkelerine uyarı

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de yaptığı açıklamada ABD’yi “kötü niyetli aktörler tarafından yeniden bataklığa sürüklenmemesi” konusunda uyardı. Arakçi, Pakistan’ın arabuluculuk çabalarına dikkat çekerek görüşmelerin ilerlediğini ancak ABD’nin bölgesel gerilimi tırmandırabilecek adımlardan kaçınması gerektiğini söyledi. Arakçi ayrıca Birleşik Arap Emirlikleri’ne de çağrıda bulunarak, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin daha geniş bir çatışmaya dönüşmemesi gerektiğini vurguladı. İranlı bakan, ABD’nin bölgede yürüttüğü askeri planı ise “Özgürlük Projesi değil, Çözümsüzlük Projesi” olarak nitelendirdi.

ABD’nin “Özgürlük Projesi” devrede

ABD Başkanı Donald Trump’ın duyurduğu “Özgürlük Projesi”, Hürmüz Boğazı’nda mahsur kalan ticari gemilerin ABD donanmasının koruması eşliğinde bölgeden çıkarılmasını öngörüyor. Plan kapsamında ABD ordusu, bölgedeki askeri varlığını artırdı. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), bölgede güdümlü füze destroyerleri, 100’den fazla hava ve deniz unsuru, insansız hava araçları ve yaklaşık 15 bin askerin görev yaptığını açıkladı. Ayrıca 87 ülkeye ait gemilerin Körfez’de sıkıştığı bilgisi paylaşıldı. CENTCOM komutanı Amiral Brad Cooper, boğazda çift yönlü güvenli geçiş koridoru oluşturulmasının hedeflendiğini ancak bunun yalnızca askeri refakatle sınırlı olmayan daha geniş bir güvenlik operasyonu gerektirdiğini belirtti.

Karşılıklı saldırı iddiaları ve çelişkili açıklamalar

Bölgede askeri gerilim yalnızca açıklamalarla sınırlı kalmadı. ABD, 4 Mayıs’ta iki tankerin Hürmüz Boğazı’ndan geçirilerek güvenli şekilde çıkış yaptığını duyurdu. Taşımacılık şirketi Maersk de ABD bayraklı bir geminin donanma eşliğinde bölgeden geçtiğini doğruladı. Ancak İran tarafı, ABD savaş gemisinin hedef alındığını ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne ait bir petrol tankerinin vurulduğunu açıkladı. Ayrıca BAE’deki büyük bir petrol tesisinin de saldırıya uğradığı öne sürüldü. Bu iddiaların ardından ABD eski Başkanı Donald Trump, İran’a ait yedi sürat teknesinin vurulduğunu açıklarken, Tahran yönetimi bu iddiayı reddetti. CENTCOM ise İran’ın ABD gemilerine ve ticari hedeflere füze ve insansız hava araçlarıyla saldırı düzenlediğini öne sürdü.

Deniz trafiği felç oldu: binlerce denizci mahsur

Uluslararası Denizcilik Örgütü verilerine göre, çatışmaların başlamasından bu yana Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı çevresinde yaklaşık 2.000 gemi ve 20.000 denizci mahsur kaldı. Bölgedeki lojistik sıkışıklık, hem ticaret akışını hem de denizcilik güvenliğini ciddi şekilde etkiliyor. Erzak sıkıntısı ve uzun süreli bekleyişin, gemi personelinin psikolojik durumunu da olumsuz etkilediği belirtiliyor. Uzmanlar, krizin uzamasının insani riskleri artırabileceği uyarısında bulunuyor.

Petrol fiyatlarında sert yükseliş

Gerilimin etkisi küresel enerji piyasalarına da yansıdı. Brent petrol fiyatı, gelişmelerin ardından kısa sürede varil başına 4 dolardan fazla yükselerek 114 dolar seviyesine çıktı. Bu artış günlük bazda yüzde 5’in üzerinde bir yükselişe karşılık geliyor. Analistler, Hürmüz Boğazı’ndaki her askeri hareketin doğrudan enerji arz güvenliğini etkilediğini ve fiyatlarda oynaklığı artırdığını belirtiyor.

“Çatışma riski kalıcı hale geliyor”

Ortadoğu uzmanları, bölgedeki gelişmelerin kısa vadeli bir kriz olmaktan çıkıp daha uzun süreli bir gerilim döngüsüne dönüşebileceğini ifade ediyor. Eski ABD danışmanlarından Grant Rumley, boğazda tüm gemiler için güvenli geçiş sağlamanın son derece zor olduğunu belirterek, “Genel kanı, çatışmanın başlayıp başlamayacağı değil, ne zaman yeniden başlayacağı yönünde” değerlendirmesinde bulundu.

Gerilim küresel ticareti tehdit ediyor

Hürmüz Boğazı, dünya petrol taşımacılığının en kritik geçiş noktalarından biri olarak kabul ediliyor. Bölgedeki her kriz, yalnızca bölgesel değil küresel ölçekte ekonomik etkiler yaratıyor. Artan askeri hareketlilik ve karşılıklı tehditler, enerji güvenliği endişelerini daha da derinleştiriyor. Tarafların açıklamaları ise krizin kısa vadede yumuşama ihtimalinin zayıf olduğunu gösteriyor. Bölgede diplomatik çabalar sürerken, askeri gerilimin seyri küresel piyasalar tarafından yakından takip ediliyor.