8 yıldır aynı okulda görev yapan Müdür Yardımcısı Burcu Gökçe, öğrencilerine sadece müfredatı değil, hayatın en önemli dersi olan merhameti yaşayarak öğretiyor.
Okul bahçesinde küçük bir hayvan krallığı
Burcu Gökçe’nin kişisel çabaları ve öğrencilerin katılımıyla şekillenen “hayvan sever okul” modelinde, tam bir ekosistem hakim. Gökçe süreci şöyle özetliyor:
"Yaklaşık 20 kedi, 4 köpek, 5 papağan ve 3 keçimiz var. Hepsiyle tek tek ilgileniyorum, çocuklarımızla birlikte onları besliyoruz. Biz sadece bir okul değil, hayvan sever bir aileyiz."
Merhametli nesiller yetişiyor
Bu uygulama, öğrencilerin sadece hayvanlarla bağ kurmasını sağlamıyor; aynı zamanda sorumluluk alma, empati kurma ve doğayı sevme gibi temel değerleri küçük yaşta içselleştirmelerine yardımcı oluyor. Çocuklar, teneffüslerde kantine koşmak yerine minik dostlarının mama ve su kaplarını kontrol etmeyi tercih ediyor.
Örnek bir eğitim modeli
Burcu Gökçe’nin 8 yıllık emeğiyle yeşeren bu model, Türkiye genelindeki diğer okullar için de ilham verici bir örnek oluşturuyor. Eğitimde başarının sadece sınav notlarıyla değil, çevreye ve canlıya duyulan saygıyla ölçüldüğünü gösteren Muzaffer Taşdemir İlkokulu, “hayvan sever okul” unvanını sonuna kadar hak ediyor.