Küresel piyasalarda geçen hafta, jeopolitik gelişmeler, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikası beklentileri, enerji fiyatlarındaki hareketlilik ve teknoloji sektörüne yönelik endişeler öne çıktı. Yatırımcıların odağı ise gelecek hafta açıklanacak ABD tarım dışı istihdam verisi, merkez bankası yetkililerinin açıklamaları ve küresel ekonomiye ilişkin yeni sinyallere çevrildi. Piyasalarda özellikle ABD-İran arasındaki gelişmeler, petrol fiyatlarının seyri ve Fed’in faiz politikasına ilişkin beklentiler fiyatlamalar üzerinde belirleyici oldu. Enflasyon baskılarının devam ettiğine yönelik açıklamalar, yatırımcıların merkez bankalarının önümüzdeki dönemde atacağı adımlara ilişkin tahminlerini yeniden şekillendirdi.
Fed’in faiz politikası piyasaların ana gündemi oldu
ABD’de açıklanan ekonomik veriler ve Fed yetkililerinin açıklamaları, piyasalarda faiz beklentilerini etkileyen en önemli başlıklar arasında yer aldı. Fed’in enflasyon göstergesi olarak yakından takip ettiği çekirdek kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi, mayıs ayında aylık bazda yüzde 0,3, yıllık bazda ise yüzde 3,4 arttı. Yıllık artış oranı, Ekim 2023’ten bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Analistler, verinin beklentiler doğrultusunda gelmesinin fiyatlama davranışlarında ciddi bir bozulmaya işaret etmediğini belirtti. Ancak enflasyonun Fed’in yüzde 2’lik hedefinin üzerinde kalmaya devam etmesi, para politikasında gevşeme beklentilerini sınırladı. Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari’nin açıklamaları da piyasaların gündemindeydi. Kashkari, enflasyon baskılarının geniş bir alana yayıldığını belirterek, bu durumun Fed’in bu yıl için faiz artışı ihtimalini değerlendirmesinde etkili olduğunu söyledi. Piyasalarda daha önce Fed’in yıl sonuna kadar iki faiz artışı yapabileceği beklentileri güçlenirken, son verilerin ardından ilk faiz artışının zamanlamasına ilişkin beklentiler değişmeye başladı.
ABD’de kritik veri haftası
Yatırımcılar gelecek hafta ABD ekonomisine ilişkin önemli verileri yakından izleyecek. Özellikle tarım dışı istihdam verisi, Fed’in önümüzdeki dönem faiz kararları açısından kritik bir gösterge olarak değerlendiriliyor.
Hafta boyunca takip edilecek başlıca veriler şöyle:
- ABD’de tüketici güven endeksi
- ADP özel sektör istihdam raporu
- S&P Global imalat PMI verisi
- ISM imalat sanayi endeksi
- İşsizlik oranı
- Tarım dışı istihdam rakamları
- Haftalık işsizlik maaşı başvuruları
- Fabrika siparişleri ve dayanıklı mal siparişleri
Ayrıca Fed Başkanı Kevin Warsh’ın Avrupa Merkez Bankası (AMB) Forumu kapsamında yapacağı konuşma da piyasaların odağında olacak.
Teknoloji hisselerinde dalgalanma arttı
Küresel piyasalarda teknoloji sektörü de haftanın önemli gündemlerinden biri oldu. Yapay zeka yatırımlarındaki hızlı büyüme, çip talebindeki artış ve yükselen maliyetler yatırımcıların teknoloji şirketlerinin kârlılıklarını yeniden değerlendirmesine neden oldu. Özellikle büyük teknoloji şirketlerinden oluşan “Muhteşem Yedi” grubu olarak adlandırılan şirketlerde satış baskısı görüldü. Apple’ın artan çip maliyetleri nedeniyle bazı ürünlerinde fiyat artışına gitmesi, teknoloji sektöründe maliyet baskılarının daha görünür hale gelmesine yol açtı. Ayrıca OpenAI’nin olası halka arzına ilişkin beklentilerin ertelenebileceği yönündeki haberler de yapay zeka bağlantılı hisselerde dalgalanmayı artırdı.
Petrol fiyatları geriledi
Orta Doğu’daki gelişmeler nedeniyle haftaya yükselişle başlayan petrol fiyatları, Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin yeniden hız kazanması ve bölgedeki gerilimin azalacağı beklentileriyle düşüşe geçti. Brent petrolün varil fiyatı haftayı yaklaşık yüzde 8,5 kayıpla 73,5 dolar seviyesinde tamamladı. Petrol fiyatlarındaki gerileme, enerji maliyetlerinin düşebileceği beklentisini artırırken, küresel enflasyon üzerindeki baskıların azalabileceği yorumlarına neden oldu.
ABD tahvil faizleri ve dolar güçlendi
Piyasalardaki gelişmelerin ardından ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi haftayı yaklaşık 10 baz puan düşüşle yüzde 4,37 seviyesinde tamamladı. Dolar endeksi ise güçlü seyrini sürdürerek 101,5 seviyesine yükseldi ve Mayıs 2025’ten bu yana en yüksek seviyelerini test etti. Güçlü dolar, küresel piyasalarda özellikle gelişmekte olan ülke varlıkları üzerinde baskı oluşturdu. Altının ons fiyatı ise faizlerin uzun süre yüksek kalabileceği beklentisiyle geriledi. Altın haftayı yüzde 1,8 düşüşle 4 bin 81 dolardan tamamladı.
Avrupa piyasalarında satış baskısı
Avrupa borsalarında geçen hafta negatif görünüm hakim oldu. Almanya ekonomisine ilişkin veriler yatırımcıların dikkatini çekti. Almanya’da imalat ve hizmet sektörlerini kapsayan bileşik PMI verisi haziranda 48 seviyesine gerileyerek büyüme eşiği olan 50 puanın altında kaldı. Euro Bölgesi’nde de imalat PMI verilerinde gerileme görüldü. Gelecek hafta Avrupa tarafında Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde’ın açıklamaları ve Euro Bölgesi enflasyon verileri takip edilecek.
Asya piyasalarında teknoloji satışları etkili oldu
Asya borsalarında da teknoloji hisselerindeki hareketlilik ve jeopolitik gelişmeler belirleyici oldu. Güney Kore’de teknoloji ağırlıklı Kospi endeksi haftalık bazda yüzde 7,08 düşerken, Hong Kong Hang Seng endeksi yüzde 5,24 değer kaybetti. Japonya’da ise dolar/yen paritesi son 40 yılın en yüksek seviyelerini test etti. Japonya Merkez Bankası’nın faiz politikası ve kur hareketleri yatırımcıların takip ettiği başlıklar arasında yer aldı.
Borsa İstanbul haftayı düşüşle tamamladı
Yurt içinde ise Borsa İstanbul’da satış ağırlıklı bir seyir izlendi. BIST 100 endeksi haftayı yüzde 3,13 düşüşle 14 bin 274 puandan tamamladı. Yatırımcıların gelecek hafta en önemli takip edeceği veri ise haziran ayı enflasyon rakamları olacak. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın açıklamaları da piyasaların gündemindeydi. Karahan, küresel ekonomide bölünmenin arttığı dönemde merkez bankalarının iletişiminin önem kazandığını vurguladı. Dolar/TL ise haftayı önceki haftaya göre yüzde 0,4 yükselişle 46,6210 seviyesinde tamamladı.
Yeni haftada piyasaların gündemi yoğun
Küresel piyasalarda gelecek hafta; ABD istihdam verileri, Fed yetkililerinin açıklamaları, Avrupa enflasyonu, Asya ekonomik verileri ve yurt içinde açıklanacak enflasyon rakamları yakından takip edilecek. Analistler, jeopolitik gelişmelerin yanı sıra merkez bankalarının faiz politikalarına ilişkin sinyallerin piyasaların yönü üzerinde belirleyici olmaya devam edeceğini belirtiyor.