MAGAZİN

Fatih Ürek'in okul vasiyeti borçlara takıldı!

Fatih Ürek'in adına okul yaptırılması yönündeki vasiyetinin, sanatçının geride bıraktığı borçlar ve aile içindeki fikir ayrılıkları nedeniyle hayata geçirilemeyeceği ortaya çıktı. Ablası Selvi Ürek, servet iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek kalan borçları ödemeye çalıştıklarını açıkladı.

Abone Ol

Ünlü şarkıcı Fatih Ürek'in 30 Ocak'ta hayatını kaybetmesinin ardından mirası gündeme gelmişti. Ünlü ismin adına okul yaptırılması yönündeki vasiyetinin ise kalan borçlar ve aile arasındaki fikir ayrılıkları nedeniyle rafa kaldırıldığı ortaya çıktı.

Milyonlarca liralık miras iddiası

Ürek'in, Bodrum'da yaklaşık 170 milyon TL değerinde bir malikane, Ataşehir'de 5 daire, bankada nakit varlık, yaklaşık 6 milyon TL değerinde otomobil ile pırlanta ve mücevherlere sahip olduğu iddia edilmişti. Sanatçının mirası kız kardeşleri Sevli Ürek ve Nurgül Fırat arasında bölüşülmüştü.

"Borçlarını kapatmaya çalışıyoruz"

Ablası Selvi Ürek, şarkıcının ardında bıraktığı borçlar ve aile içindeki fikir ayrılıkları nedeniyle okul vasiyetini yerine getiremeyeceklerini açıkladı. Ürek, kaybettiği kardeşinin sanıldığı gibi büyük bir servete sahip olmadığını, ondan kalan borçları kapatmaya çalıştıklarını söyledi.

Esra Ceyhan'ın YouTube programına konuk olan Selvi Ürek, "Bir gazeteci servetini abartarak anlattı. Kardeşimin şanı, şöhreti ve itibarı korunsun diye 'Beş dediyse öyle kalsın' diyerek ses çıkarmadım. İki evi var, henüz satmadık. Kredi, kredi kartı ve avans borçları çoktu. Biriktirdiği altın ve dövizle borçlarını kapatmaya çalıştık. Çalışanlarının sigortaları ve vergileri de ödendi. Şu an çok az bir borcu kaldı. Okul yaptırmak istemişti, ancak kardeşlerim ve yeğenlerim bu fikre çok sıcak bakmıyor. Onlar da normal memur insanlar, öyle bir paramız yok." ifadelerini kullandı.

Vasilik kararı aile dostuna verildi

Selvi Ürek, kardeşler arasında yanlış anlaşılma yaşanmaması için vasilik görevini aileye yakın bir iş insanına verdiklerini de açıkladı.

Ürek, "Çok fazla mücevheratı yoktu çünkü sürekli değiştiriyormuş. Biz kardeşleri olarak da onlara dokunmadık. Vasi olarak ise Fatih'in çok yakın, iş kadını olan bir aile dostunu tayin ettik. Kardeşlere laf gelmesin diye böyle bir karar aldık. Kardeşler arasında da vasilik konusunda tam anlamıyla güven oluşmamıştı. Bu nedenle Fatih'in çok sevdiği aile dostunu vasi olarak belirledik." dedi.