SAĞLIK

Evdeki görünmez tehlike: Ev tozu akarları çocuklarda astımı tetikliyor

Basit bir soğuk algınlığı sanılıyor, aylarca geçmiyor… Uzmanlar uyarıyor: Halıdan yastığa kadar evin her köşesinde bulunan ev tozu akarları, çocuklarda alerjik rinitten astıma kadar ciddi hastalıklara yol açabiliyor.

Abone Ol

Çocuk İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ömer Akçal, gözle görülmeyen ancak ev ortamında yaygın olarak bulunan ev tozu akarlarının, çocuklarda ciddi solunum yolu sorunlarına yol açabildiğini söyledi. Halıdan yastığa, yorgandan perdeye kadar evin her noktasında bulunan ev tozu akarlarının, özellikle alerjik bünyeye sahip çocuklar için önemli bir risk oluşturduğunu vurguladı.

Ailelerin bu durumu çoğu zaman üst solunum yolu enfeksiyonu ile karıştırdığını belirten Akçal, sonbahar ve kış aylarında şikayetlerin belirgin şekilde arttığını ifade etti.

Üst ve alt solunum yollarını etkiliyor

Ev tozu akarlarının solunum yoluyla alınan alerjenler olduğunu dile getiren Doç. Dr. Akçal,

“Sağlıklı bireyler bu alerjenleri solusa da herhangi bir sorun yaşamazken, duyarlı çocuklarda zamanla çeşitli alerjik belirtiler ortaya çıkabiliyor. Üst solunum yollarında burun tıkanıklığı, akıntı, hapşırık ve kaşıntı görülüyor. Bu tablo alerjik rinit olarak adlandırılıyor. Alt solunum yolları tutulduğunda ise öksürük, hırıltı ve nefes darlığı gibi bulgularla alerjik astım gelişebiliyor”

dedi.

Yaşla birlikte sıklığı artıyor

Ev tozu akarı alerjisinin genellikle 3 yaşından sonra ortaya çıktığını belirten Akçal,

“5 yaşından sonra görülme sıklığı belirgin şekilde artıyor. Ev içi bir alerjen olduğu için belirtiler çoğunlukla ev ortamında ortaya çıkar ve yıl boyunca devam edebilir. Kapı ve pencerelerin daha az açıldığı kış aylarında şikayetler şiddetleniyor. Üst solunum yolu enfeksiyonları da tabloyu ağırlaştırabiliyor”

diye konuştu.

Tedavi üç basamakta yapılıyor

Ev tozu akarı alerjisinde tedavinin üç aşamada ele alındığını anlatan Doç. Dr. Akçal, ilk basamağın korunma önlemleri olduğunu vurgulayarak,

“Çocuğun odasında mümkün olduğunca az eşya bulunmalı, ev tozu tutan materyaller azaltılmalı. Gerekli durumlarda hava temizleme cihazlarından da faydalanılabilir”

dedi.

İkinci basamakta alerjik rinit, astım ya da egzama gibi mevcut hastalıklara yönelik medikal tedavilerin uygulandığını ifade eden Akçal, ilaç ihtiyacının yoğun olduğu ve yaşam kalitesinin etkilendiği durumlarda üçüncü basamak olan alerji aşısının gündeme geldiğini söyledi.

Alerji aşısı uzun soluklu bir tedavi

Halk arasında alerji aşısı olarak bilinen alerjen spesifik immünoterapinin kısa süreli bir uygulama olmadığını belirten Doç. Dr. Akçal,

“Bu tedavi tek dozluk bir aşı değildir. En az 3, en fazla 5 yıl süren ve düzenli takip gerektiren bir tedavi sürecidir. Mutlaka çocuk alerji ve immünoloji uzmanları tarafından planlanmalıdır”

ifadelerini kullandı.