İzmir’in Çiğli ilçesinde 15 Ekim 2025 tarihinde meydana gelen ve kamuoyunda büyük tepki çeken kadına yönelik şiddet davasında mahkeme kararını verdi. İş ortağı S.Ç.’yi darp ederek yüzünde üç ayrı kemik kırığı oluşmasına neden olan eski AK Parti Çiğli Belediyesi Meclis Üyesi Erdal E., kasten yaralama suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.
Karar duruşması Karşıyaka Adliyesi’nde görüldü
Tutuklu sanık Erdal E.’nin yargılandığı davanın 3’üncü duruşması, 15 Ocak 2026 tarihinde İzmir Karşıyaka Adliyesi’nde görüldü. Saat 13.30’da başlayan duruşmada mahkeme heyeti, sanığın üzerine atılı kasten yaralama suçunun sabit olduğuna hükmetti. Mahkeme, sanığa 2 yıl 6 ay hapis cezası verirken, Ekim ayından bu yana tutuklu bulunması nedeniyle tahliyesine karar verdi.
Şiddet gören kadın bilinci kapalı halde hastaneye kaldırılmıştı
Olay, 15 Ekim 2025 tarihinde Çiğli’de bir iş yerinde meydana gelmişti. İddiaya göre eski meclis üyesi Erdal E., iş ortağı S.Ç.’yi darp etti. Aldığı darbeler sonucu yere düşen S.Ç.’nin yüzünde üç ayrı kemik kırığı oluştu, bilinci kapandı. Ambulansla hastaneye kaldırılan kadın uzun süre tedavi gördü. S.Ç., olaydan önce iş yerinde mobbing ve baskıya maruz kaldığını, yasal haklarını aradığı için tehdit edildiğini belirtmişti. Şikâyeti üzerine iş yerinin ticari faaliyetlerinin durdurulduğu, saldırının bu sürecin ardından yaşandığı ifade edilmişti.
Kadın örgütlerinden tahliyeye tepki
Karar sonrası Karşıyaka Adliyesi önünde Mor Dayanışma tarafından basın açıklaması yapıldı. Mor Dayanışma adına konuşan Deniz Uslu, verilen hapis cezasını olumlu bulduklarını ancak tahliye kararının kadının can güvenliğini riske attığını belirtti.
Uslu, “Kız kardeşimiz hem iş etiğine aykırı davranışlara zorlandı, hem iş yerinden uzaklaştırıldı, hem de şiddete maruz bırakıldı. Yüzünde üç kemik kırığı oluşacak şekilde hastanelik oldu. Bugün fail 2 yıl 6 ay hapis cezası aldı ancak tahliye edildi. Bu durum kadınların yaşam hakkını tehdit ediyor” dedi.
“Adalet salonlarında bile kadınlar güvende değil”
Kadınların defalarca uzaklaştırma kararı aldırmalarına rağmen öldürüldüğünü hatırlatan Uslu, adalet mekanizmalarında dahi kadınların can güvenliğinin sağlanamadığını vurgulayarak faillerin korunmadığı, kadınların yaşam hakkının esas alındığı bir yargılama sistemi çağrısında bulundu.