TEKNOLOJİ-BİLİM

Elektriğe bağlı olmadan deniz suyunu tatlı suya dönüştüren güneş enerjili sistem geliştirildi

Güney Kore’deki Ulsan Ulusal Bilim ve Teknoloji Enstitüsü (UNIST) araştırmacıları, merkezi su şebekesine erişimi olmayan bölgeler için çığır açacak bir güneş enerjili deniz suyu arıtma sistemi geliştirdi.

Abone Ol

Sistem, deniz suyunu doğrudan içme suyuna dönüştürebiliyor ve dünyanın en hızlı oksit bazlı buharlaştırıcılarından biri olarak kayıtlara geçti.

Fototermal malzeme ile hızlı buharlaştırma

Yeni buharlaştırıcının temel özelliği, güneş ışığını doğrudan ısıya dönüştüren fototermal malzemeye sahip olması. Araştırmacılar, korozyona dayanıklı manganez oksit üzerinde yaptıkları özel bir modifikasyonla, manganın bir kısmını bakır ve krom ile değiştirerek malzemenin güneş spektrumunu daha geniş bir alanda emmesini sağladı. Bu sayede cihaz, deniz suyunu çok daha hızlı bir şekilde buharlaştırabiliyor ve enerji kullanımını tamamen güneş ışığı ile sınırlayarak elektrik gereksinimini ortadan kaldırıyor.

Deneysel kurulum ve performans

Deneysel kurulumlarda, 1 metrekarelik cihazın saatte yaklaşık 4,1 litre saf içme suyu üretebildiği gözlemlendi. Bu verimlilik, geleneksel doğal buharlaşma yöntemlerinin yaklaşık yedi katı seviyesinde. Araştırmacılar, cihazın özellikle uzak ada toplulukları, kurak bölgeler ve elektrik altyapısı olmayan yerleşim yerleri için büyük önem taşıdığını belirtiyor.

Kullanım alanları ve küresel potansiyel

Bilim insanları, bu sistemin temiz suya erişimin sınırlı olduğu bölgelerde güvenilir ve sürdürülebilir bir çözüm sunabileceğini vurguluyor. Özellikle, iklim değişikliği ve su kıtlığı yaşayan ülkelerde, güneş enerjili buharlaştırıcılar ile milyonlarca insanın içme suyu ihtiyacının karşılanabileceği öngörülüyor. Araştırmacılar, sistemin ölçeklendirilebilir ve ekonomik olarak uygulanabilir hale getirilmesi için çalışmalarını sürdürüyor.

Gelecek adımlar

UNIST ekibi, cihazın endüstriyel ölçekli üretimi ve günlük kullanım için optimize edilmesi üzerinde çalışmalarını hızlandırdı. Araştırmacılar, gelecekte bu teknolojinin tarım sulamasında ve acil durumlarda mobil su üretim ünitelerinde de kullanılabileceğini belirtiyor. Bu yenilik, özellikle enerji altyapısının yetersiz olduğu ve temiz su kaynaklarının sınırlı olduğu bölgeler için hayati öneme sahip bir çözüm olarak değerlendiriliyor.