İZMİR

Egeli bilim insanlarından TÜBİTAK destekli yenilik: Daha dayanıklı et ürünleri geliştiriliyor

İzmir’de bilim dünyası, gıda teknolojisinde önemli bir yeniliğe imza atmaya hazırlanıyor. Ege Üniversitesi öğretim üyeleri, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından desteklenen yeni bir proje ile et ürünlerinin raf ömrünü uzatacak ve daha sağlıklı üretim modelleri geliştirmeyi hedefliyor.

Abone Ol

Projeyi yürüten Ege Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Fatma Meltem Serdaroğlu, çalışmaların “tüketime hazır et ürünlerinde kalite ve dayanıklılık parametrelerini iyileştirme” odaklı olduğunu belirtti. Proje, TÜBİTAK 2515 – COST Aksiyon Üyeleri Ar-Ge Destek Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı.

Çalışmanın en dikkat çeken yönü, doğal bitkisel kaplama sistemleri kullanarak et ürünlerinin daha uzun ömürlü hale getirilmesine odaklanması. Sentetik katkı maddeleri yerine kabak çekirdeği proteini, keten tohumu müsilajı ve avokado çekirdeği ekstraktı gibi bitkisel kaynaklardan elde edilen bileşenlerle doğal bir koruyucu kaplama oluşturulacak. Bu kaplamanın tüketime hazır hindi göğüs etinde kullanılması planlanıyor. Böylece ürünlerin bozulma süresi uzayacak, renk ve lezzet kaybı azalacak.

Proje aynı zamanda sürdürülebilir üretim anlayışını da gözetiyor. Normalde atık kabul edilen kabak ve avokado çekirdekleri, yenilebilir doğal kaplama bileşenlerine dönüştürülerek gıda atıklarının değerlendirilmesine katkı sağlayacak.

Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, TÜBİTAK desteğiyle yürütülen çalışmanın hem akademik literatüre katkı yapacağını hem de gıda sanayisine uygulamalı çözümler sunacağını ifade ederek proje ekibini tebrik etti.

Araştırmada yer alan ekipte Gıda Mühendisliği Bölümü’nden Doç. Dr. Burcu Öztürk Kerimoğlu ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nden Ar. Gör. Dr. Pelin Barış Kavur gibi isimler de bulunuyor. Projenin ilerleyen aşamalarında elde edilen bulguların, Türkiye’de ve uluslararası alanda gıda üreticilerinin daha dayanıklı ve doğal içerikli et ürünleri geliştirmesine olanak tanıyacağı öngörülüyor.

Bu bilimsel girişim, İzmir’deki akademik çevrelerin yenilikçi gıda çözümleri geliştirme kapasitesini artırma yolunda önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.