İZMİR

Ege Üniversitesinde Türk Dünyası nevruz şöleni coşkusu yaşandı

Baharın müjdecisi ve yeniden doğuşun simgesi Nevruz Bayramı, Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsünün düzenlediği geniş kapsamlı bir şölenle kutlandı. Ergenekon'dan çıkışın ruhunu yaşatan etkinlik; bilimsel konferanslardan geleneksel ezgilere uzanan renkli programıyla katılımcılara eşsiz bir kültürel miras yolculuğu sundu.

Abone Ol

Ege Üniversitesi(EÜ) Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü (TDAE) ile Türk Dünyası ile İlişkiler ve Orhun Koordinatörlüğü iş birliğiyle "Türk Dünyasında Nevruz Şöleni" düzenlendi. TDAE Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen etkinliğe; EÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Boyacı, TDAE Müdürü Prof. Dr. Atıf Akgün, Enstitü yönetimi, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Türk dünyasının ortak kültürel mirasını yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla hazırlanan şölende, Yunus Rajabiy Özbek Ulusal Müzik Sanatı Enstitüsü Özbek Halk Müziği Topluluğu ile TDAE Türk Dünyası Öğretim Birimi (TÖBİR) Öğr. Gör. Hasan Kağan Yayla'nın sahne aldığı "Türk Dünyası Müzikleri Konseri" izleyicilerden büyük alkış topladı. TDAE Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Alimcan İnayet, "Türk Dünyasında Nevruz" başlıklı konferansıyla, Nevruz'un önemini katılımcılara aktardı.

"Nevruz ortak değerimiz ve bereketin simgesidir"

Etkinliğin açılışında konuşan EÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Boyacı, toplulukları bir arada tutan bağlara dikkat çekerek, "İbn-i Haldun'un bir sözü artık yeni bir motto oldu: Toplulukları bir arada tutan iki gerekçe var; nesep ve sebep. Nesep; soy ve kan bağıdır. Sebep ise kültürel, ekonomik veya siyasi kazanımlar, yani iş birlikleridir. Bu açıdan baktığımızda, Türk dünyasında hem güçlü bir kan bağımız hem de ortak kazanımlarımız var. Bizi bir arada tutan kültürel miraslar, iş birliğimizi ve birbirimizi anlamamızı da güçlendiriyor. Bu somut olmayan kültürel miras, Türk halklarıyla birlikte bizlerin ortak değeridir. Orhun Kitabelerine kadar uzanan bu kadim mirasın, 21 Mart'la başlayan doğanın uyanışı süreciyle birlikte hepimize bereket, sağlık, huzur ve başarı getirmesini temenni ediyorum" dedi.

"30 yıldır Türk dünyasına hizmet ediyoruz"

TDAE Müdürü Prof. Dr. Atıf Akgün, "Türk Dünyası tarihinde 1990 ve sonrası, adeta bir baharın başlangıcıydı. 1992 yılında kurulan enstitümüz, otuz yılı aşkın faaliyetleriyle Türk dünyasında baharın gelişine hizmet etmiş, kültür köprülerinin kurulmasına, yeniden inşasına ve sağlamlaştırılmasına katkıda bulunmuştur. 21 Mart'ın resmî tatil ilan edilmesi, bu ortak zeminde birleşmemize sunulan önemli bir katkıdır. Enstitü olarak bu özel günü her yıl çeşitli etkinliklerle kutlamaya özen gösteriyoruz. Ayrıca Mayıs ayında Hıdırellez kutlamaları için de hazırlıklarımıza başladık. Herkesin Nevruz Bayramı'nı tebrik ediyorum. Nevruz'un Türk dünyasına ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini temenni ediyorum" diye konuştu.

"Nevruz Türk dünyasının ortak değeridir"

"Türk Dünyasında Nevruz" başlıklı konferansında Nevruz'un diplomatik ve stratejik boyutuna dikkat çeken TDAE Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Alimcan İnayet, "Nevruz, Adriyatik'ten Çin'e kadar uzanan geniş coğrafyada birleştirici bir karaktere sahiptir. Türk Dünyasının ortak değeridir. Bir doğa bayramıdır. Bu kadim miras, dost ve kardeş halklar arasında iş birliğini tesis etmede stratejik bir 'yumuşak güç işlevi görmektedir. Hâlihazırda önemli bir ortak kültürel miras ve değer olan Nevruz'un stratejik güce dönüştürülmesi gerekmektedir. Bunun için Nevruz'un kökeni, kaynakları, anlamı, içerdiği ortak unsurların tespiti ve ona yüklenen anlam katmanlarının analizi gibi alanlarda karşılaştırmalı çalışmaların yapılması elzemdir" diye konuştu.

Geleneksel ezgiler ve oyunlarla kültürel miras yansıtıldı

Konuşmaların ardından TÖBİR Öğr. Gör. Hasan Kağan Yayla, bağlama eşliğinde Türk dünyasından eserler seslendirdi. Ardından Yunus Rajabiy Özbek Ulusal Müzik Sanatı Enstitüsü Özbek Halk Müziği Topluluğunun verdiği mini konser kulakların pasını sildi. Alper ve Deniz İlker kardeşler ise "Altay Dağlarına Övgü" isimli eseri, geleneksel enstrümanlarla icra ettiler.

Etkinlik kapsamında fuaye alanına kurulan çeşitli stantlarla sergilenen "Geleneksel Türk Çocuk Oyunları" örnekleri, eğlenceli anlara sahne oldu.