25 Şubat 2026 Çarşamba günü itibarıyla dolar kuru 43,86 TL seviyesinden işlem görüyor. Son dönemde artan küresel ekonomik belirsizlikler ve uluslararası piyasalardaki dalgalanmalar, yatırımcıların güvenli liman olarak gördüğü dolara yönelmesine neden oldu. Artan talep ise kur üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturdu.
Küresel gelişmeler ve talep artışı
ABD başta olmak üzere büyük ekonomilerde faiz politikalarına ilişkin belirsizlikler ve jeopolitik riskler, döviz piyasalarında dalgalanmayı artırıyor. Bu süreçte doların küresel ölçekte güç kazanması, gelişmekte olan ülke para birimlerini de etkiliyor.
Türkiye’de ise kurdaki yükseliş hem yatırımcılar hem de reel sektör açısından yakından takip ediliyor.
İthalat maliyetleri ve enflasyon etkisi
Dolar kurundaki artışın en önemli etkilerinden biri ithalat maliyetlerinin yükselmesi olarak öne çıkıyor. Enerji, hammadde ve ara malı ithalatına bağlı sektörlerde maliyet baskısı artarken, bu durumun enflasyon üzerinde yukarı yönlü etki oluşturabileceği belirtiliyor.
Özellikle dövize endeksli borcu bulunan şirketler için kur seviyesi kritik önem taşıyor.
Döviz rezervleri ve ekonomik politikalar
Uzmanlara göre doların 43,86 TL seviyesinde seyretmesi;
-
Merkez Bankası rezerv politikaları,
-
Faiz kararları,
-
Cari açık ve ticaret dengesi,
-
Küresel sermaye hareketleri
gibi faktörlerle doğrudan bağlantılı. Ekonomik politikaların etkinliği ve piyasa güveni, kurun yönü üzerinde belirleyici olmaya devam edecek.
Yatırımcılar için stratejik süreç
Döviz kurlarındaki bu seviyeler, hem bireysel yatırımcılar hem de şirketler açısından stratejik kararların önemini artırıyor. Kur riskine karşı hedge mekanizmaları, maliyet planlaması ve uzun vadeli yatırım stratejileri bu süreçte daha fazla gündeme geliyor.
Ekonomistler, piyasalardaki volatilitenin devam edebileceğini belirterek yatırımcıların anlık gelişmeleri yakından takip etmesi gerektiğini vurguluyor.