Cumhuriyet Gazetesi'nden Ece İçmez'in haberine göre ; davanın 26 Mart Perşembe günü Aliağa Şakran Cezaevi Yerleşkesi’ndeki mahkeme salonunda görüleceği öğrenildi. Öte yandan dosyaya iki yıldır bakan savcının görevden alınması da sürece ilişkin dikkat çeken gelişmeler arasında yer aldı.
“Suçlama teknik olarak mümkün değil”
Cumhuriyet gazetesine konuşan Defne Soyer, ikinci dosyadaki suçlamaların hem hukuken hem de mantıken geçersiz olduğunu savunarak, “Bu dosyada Tunç Soyer ‘zimmet’ değil, ‘zimmete yardım’ suçlamasıyla soruşturuluyor. Ancak bu teknik olarak mümkün olmayan bir iddia” dedi.
“İddialar gerçeklikle örtüşmüyor”
Soyer, İzmir Büyükşehir Belediyesi gibi geniş yapıya sahip bir kurum üzerinden yöneltilen suçlamaların gerçekçi olmadığını belirterek, “30 binin üzerinde çalışanı ve çok sayıda iştiraki olan bir belediyede, bir kooperatifte olduğu iddia edilen usulsüzlük nedeniyle belediye başkanının tutuklanması kabul edilemez” ifadelerini kullandı.
“Dosyada tanık ya da şikâyetçi yok”
Dosyada suçlamayı destekleyen somut bir delil bulunmadığını ileri süren Defne Soyer, “MASAK verileri, HTS kayıtları ve diğer incelemeler para ilişkisi olmadığını gösteriyor. Ayrıca dosyada ne gizli tanık ne itirafçı ne de şikâyetçi var” diye konuştu.
“Kooperatiflere dışarıdan müdahale mümkün değil”
Kooperatiflerin işleyişine de değinen Soyer, ilgili mevzuata göre dışarıdan kişilerin kooperatiflerin mali süreçlerine müdahale edemeyeceğini vurguladı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün kooperatifleri denetlediğini ve ibra ettiğini hatırlatan Soyer, suçlamaların hukuki dayanağı olmadığını ifade etti.
“Haksız tutukluluk son bulmalı”
Tahliye talebini yineleyen Defne Soyer, “9 aydır bir şey bulur muyuz diye araştırıyorlar ama bir şey bulamayacaklar, çünkü yok. Olmayan bir şeyi kimse var edemez. Artık bu haksız tutukluluğun sona ermesi gerekiyor” dedi.
Dava süreci kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.