15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi’nin akranları tarafından öldürülmesinin ardından çocukların suça sürüklenme nedenlerinin araştırılması amacıyla TBMM bünyesinde kurulan komisyon, çalışmalarında sona yaklaştı. Komisyon tarafından hazırlanan taslak rapor, değerlendirilmek üzere siyasi partilerin temsilcileriyle paylaşılırken, raporda yer alan veriler ve öneriler dikkat çekti.
Raporda, suça sürüklenen çocukların büyük bölümünün şehirlerde yaşadığına işaret edildi. Yapılan değerlendirmelerde, çocukların yaklaşık yüzde 90’ının kent merkezlerinde yaşadığı belirtilirken, kırsal bölgelerde bu oranın yüzde 4 ila yüzde 10 arasında değiştiği ifade edildi. Kentlerdeki yüksek suç oranlarının nedenleri arasında yoğun göç hareketleri, dezavantajlı yaşam koşulları, ekonomik zorluklar ve geleneksel sosyal denetim mekanizmalarının zayıflaması gösterildi.
Kentlerde ekonomik ve sosyal sorunlar öne çıkıyor
Taslak raporda şehir ve kırsal bölgelerde görülen suç türleri arasındaki farklılıklara da yer verildi. Buna göre kırsal alanlarda daha çok geleneksel anlaşmazlıklardan kaynaklanan olaylar görülürken, şehirlerde ekonomik ve sosyal uyum sorunlarının etkisiyle hırsızlık, gasp ve uyuşturucu bağlantılı suçların daha yaygın olduğu kaydedildi.
Raporda ayrıca kırsal bölgelerde aile, akrabalık ve komşuluk ilişkilerinin çocuklar üzerinde daha güçlü bir sosyal denetim oluşturduğu vurgulandı. Kent yaşamında ise bu ilişkilerin zayıflaması nedeniyle çocukların riskli ortamlara daha açık hale gelebildiği belirtildi.
Risk altındaki çocuklar için erken uyarı sistemi önerisi
Komisyonun hazırladığı raporda çocukların suça sürüklenmesini önlemek amacıyla çeşitli politika önerilerine de yer verildi. Bunların başında risk altındaki çocukların erken dönemde tespit edilmesini sağlayacak zorunlu psikososyal tarama sistemi geliyor.
Öneriye göre eğitim kurumları, sağlık kuruluşları ve sosyal hizmet birimleri arasında koordinasyon sağlanarak çocukların yaşadığı sorunlar erken aşamada belirlenebilecek. Böylece çocukların suçla karşı karşıya kalmadan önce gerekli destek mekanizmalarına yönlendirilmesi hedefleniyor.
Çocuk dostu şehir planlaması gündemde
Raporda yer alan bir diğer dikkat çekici öneri ise çocuk dostu şehir planlaması oldu. Komisyon, yerel yönetimlerin çocukların güvenli bir çevrede büyüyebilmesi için mahalle bazında risk analizleri yapmasını ve çocuk güvenliğini merkeze alan projeler geliştirmesini önerdi.
Bu kapsamda oyun alanları, sosyal yaşam merkezleri, spor alanları ve güvenli kamusal mekânların artırılmasının çocukların suç ortamlarından uzak tutulmasına katkı sağlayacağı ifade edildi. Ayrıca belediyelerin düzenli olarak mahalle bazlı çocuk güvenliği ve suç riski değerlendirmeleri yapması gerektiği belirtildi.
Belediyelere bütçe ayırma çağrısı
Taslak raporda yer alan önerilerden biri de belediyelerin çocukların korunmasına yönelik çalışmalara daha fazla kaynak ayırması oldu. Buna göre nüfusu 100 bini aşan belediyelerin bütçelerinin binde 5’ini çocukların korunması, suçun önlenmesi ve sosyal destek programlarına ayırması tavsiye edildi.
Komisyonun nihai raporunun tamamlanmasının ardından TBMM’ye sunulması ve ilgili kurumlarla paylaşılması bekleniyor. Raporda yer alan önerilerin hayata geçirilmesi halinde çocukların suça sürüklenmesini önlemeye yönelik yeni politikaların oluşturulması hedefleniyor.