Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Başkanlığı tarafından Kültürpark’taki İzmir Sanat’ta düzenlenen “Milli Savunma Politikaları Paneli”, CHP Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu ve CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’ün katılımıyla gerçekleştirildi. Panele il ve ilçe yöneticileri, partililer, Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği (TEMAD) İzmir Şubesi üyeleri, şehit aileleri ve vatandaşlar katıldı. Panelde, CHP’nin milli savunma alanındaki yol haritası, hazırlanan politika belgeleri ve olası reform başlıkları kamuoyuyla paylaşıldı.
Toplum CHP’yi yönetmeye hazır görmek istiyor
Panelin açılış konuşmasını yapan CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Türkiye’nin hem ekonomik hem de siyasi açıdan zorlu bir süreçten geçtiğini belirtti. CHP’nin artık yalnızca eleştiren değil, ülkeyi nasıl yöneteceğini somut politikalarla anlatan bir parti olması gerektiğini ifade etti. Toplumun CHP’yi güçlü ve hazırlıklı görmek istediğini vurgulayan Güç, parti programlarının sahada daha net anlatılması gerektiğini söyledi.
“Ne yapacağımızı bilen ve ülkeyi yönetmeye hazır bir parti olduğumuzu göstermeliyiz”
diyen Güç, parti içi birlik ve kararlılık mesajı verdi.
130 sayfalık milli güvenlik belgesi hazırlandı
Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu ise 2023 Aralık kurultayının ardından ilk kez “Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı” görevinin tesis edildiğini hatırlattı. Parti programında milli güvenliğin sınırlı yer tuttuğunu ancak bu alanda yaklaşık 130 sayfalık kapsamlı bir “Milli Güvenlik Politika Belgesi” hazırlandığını açıkladı. Cumhurbaşkanlığı aday ofisi bünyesinde hükümet programı çalışmalarının da sürdüğünü belirten Bağcıoğlu, milli savunma konularının diğer politika alanlarına benzemediğini vurguladı. Bağcıoğlu, bu alanın doğrudan ülkenin güvenliğini ilgilendirdiğini belirterek, kullanılan dilin teknik ve dikkatli olması gerektiğini söyledi. Siyasi ya da sivil açıklamaların dahi caydırıcılık ve istihbarat boyutunda değerlendirilebileceğini ifade etti.
15 Temmuz sonrası düzenlemeler gözden geçirilecek
Bağcıoğlu, milli savunma alanında belirledikleri 7 temel başlığı kamuoyuyla paylaştı. Reform planının ilk sırasında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yeniden siyaset dışı bir yapıya kavuşturulması yer aldı. Kurumsal yapının anayasal çerçevede güçlendirileceğini belirten Bağcıoğlu, siyasetin yetki alanının daraltılacağını ifade etti. Personel temini, eğitimi, atama ve terfi süreçlerinde liyakat esaslı bir sistem kurulacağını kaydeden Bağcıoğlu, keyfi uygulamalara son verileceğini söyledi.
“Barışta caydırıcı, savaşta kazanan bir yapı için güçlü insan kaynağı şart”
dedi. 15 Temmuz sonrası yapılan yapısal değişikliklerin yeniden gözden geçirileceğini belirten Bağcıoğlu, askeri sağlık sistemi, askeri eğitim, askeri yargı ve komuta birliği konularında revizyon planladıklarını açıkladı. Reform adı altında yapılan değişikliklerin kurumsal bütünlüğe etkisinin değerlendirileceğini dile getirdi. Jandarma Genel Komutanlığı ile TSK arasındaki yapısal ilişkinin de ele alınacağını belirten Bağcıoğlu, komuta birliğinin güçlendirilmesi ve görev tanımlarının netleştirilmesi gerektiğini söyledi.
Savunma sanayisinde şeffaflık ve denetim vurgusu
Savunma sanayinin partiler üstü bir mesele olduğunu dile getiren Bağcıoğlu, bu alanda geri adım değil sıçrama hedeflediklerini belirtti. Şeffaf ve denetlenebilir bir sistem kurulacağını söyleyen Bağcıoğlu, ihalelerde liyakat ve teknik yeterliliğin esas alınacağını kaydetti. Meclis ve Sayıştay denetiminin etkin hale getirileceğini ifade eden Bağcıoğlu, savunma projelerinde profesyonel proje yönetimi anlayışının benimseneceğini söyledi. İstanbul’daki bazı askeri lojmanların ranta açıldığını savunan Bağcıoğlu, personelin lojman bulmakta zorlandığını ve ekonomik koşulların iyileştirilmesi gerektiğini belirtti.
Şehit aileleri ve gaziler için MSB vurgusu
Şehit aileleri ve gazilerin siyaset üstü bir konu olduğunu belirten Bağcıoğlu, bu alanda hazırlanan kanun tekliflerinin bulunduğunu söyledi. Şehit aileleri ve gazi yakınlarının Milli Savunma Bakanlığı’na bağlanması gerektiğini ifade eden Bağcıoğlu, mevcut yapının yetersiz kaldığını savundu. Görevdeki ve emekli askeri personelin özlük hakları ve ekonomik koşullarına ilişkin iyileştirme yapılması gerektiğini de belirten Bağcıoğlu, modern silah sistemlerinin tek başına yeterli olmadığını, bu sistemleri kullanacak nitelikli personelin güçlendirilmesinin şart olduğunu ifade etti. Panel, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.