Özgür Özel kanadı: Kurultay yapılmazsa risk oluşur
Özgür Özel yönetiminde MYK’da görev yapan CHP Sözcüsü İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, Temmuz ayına kadar kurultay yapılmaması halinde partinin seçime girme yeterliliğini kaybedebileceğini ileri sürdü. Bu görüş, Siyasi Partiler Kanunu’nda yer alan ve partilerin teşkilatlanma ile kongre süreçlerini düzenleyen hükümlere dayandırılıyor. Özellikle il, ilçe ve büyük kongrelerin düzenli yapılmaması durumunda seçime katılım yeterliliğinin ortadan kalkabileceğini belirten hükümler, Özel kanadının en güçlü hukuki dayanağı olarak gösteriliyor. Özel ekibi bu nedenle olağanüstü kurultay için hızla imza sürecini işletiyor.
Kılıçdaroğlu kanadı: Süreç durdu, risk yok
Kemal Kılıçdaroğlu’na yakın isimler ise bu değerlendirmeye katılmıyor. Kılıçdaroğlu ekibi, “mutlak butlan” kararına karşı yapılan temyiz başvurusu nedeniyle kurultay takviminin hukuken askıda olduğunu savunuyor. Bu nedenle de CHP’nin seçime girme yeterliliği açısından bir risk bulunmadığını ifade ediyorlar. Kılıçdaroğlu’na yakın çevreler, yargı süreci kesinleşmeden olağanüstü ya da olağan kurultay yapılamayacağını, dolayısıyla mevcut durumda hukuki sürecin belirleyici olduğunu vurguluyor.
Hukuki tartışmanın merkezinde Siyasi Partiler Kanunu var
Tartışmanın temelini Siyasi Partiler Kanunu’nun 36’ncı maddesi oluşturuyor. Söz konusu düzenleme, partilerin seçime katılabilmesi için belirli örgütlenme şartlarını yerine getirmesini öngörüyor. Buna göre illerin en az yarısında teşkilatlanma şartı ve büyük kongrelerin düzenli yapılması gerekiyor. Ayrıca ilgili maddede, kongrelerin üst üste iki kez yapılmaması durumunda seçime katılma yeterliliğinin kaybedilebileceği hükmü yer alıyor. Özgür Özel kanadı bu maddeleri “acil kurultay zorunluluğu” olarak yorumlarken, Kılıçdaroğlu ekibi yargı sürecinin bu takvimi dondurduğunu savunuyor.
Kurultay takvimi ve 2020–2023 tartışması
Hukuki tartışmada CHP’nin kurultay geçmişi de önemli bir başlık olarak öne çıkıyor. İstinaf mahkemesinin 4-5 Kasım 2023 tarihli kurultaya ilişkin kararları ve önceki süreçlere dair değerlendirmeleri, parti içi dengeyi etkileyen unsurlar arasında gösteriliyor. Kılıçdaroğlu ekibi, son geçerli kurultay tarihinin 2020 olduğunu ve bu nedenle yasal sürelerin kritik hale geldiğini savunurken, Özel yönetimi ise mevcut yargı sürecinin bu süreleri askıya aldığını ifade ediyor.
“Karar kesinleşmeden kurultay yapılamaz” görüşü
Kılıçdaroğlu’na yakın hukukçu kurmaylar, “mutlak butlan” kararının kesinleşmeden kurultay sürecinin işletilemeyeceğini belirtiyor. Bu görüşe göre, temyiz süreci devam ederken kurultay yapılması hukuki olarak tartışmalı bir durum oluşturuyor. Ayrıca olası bir seçim yeterliliği kararının siyasi sonuçlarının da belirsizlik yaratacağı ifade ediliyor.
“Seçim hakkı tartışması iktidara bırakılmamalı” uyarısı
Kılıçdaroğlu kanadındaki bazı hukukçular ise farklı bir risk uyarısında bulunuyor. Buna göre, “kurultay yapılmadı, seçime girilemez” şeklinde bir kararın yargı ya da Yüksek Seçim Kurulu tarafından verilmesi halinde sürecin siyasi tartışmaya dönüşeceği belirtiliyor. Bu nedenle konunun tamamen yargı süreçlerine bırakılmaması gerektiği savunuluyor.
Karşılıklı restleşme: Temyiz geri çekilebilir
Özgür Özel kanadı ise krizi çözmek için farklı bir yol öneriyor. Buna göre Kılıçdaroğlu’nun kurultay sürecine onay vermesi halinde, temyiz başvurusunun geri çekilebileceği ifade ediliyor. Bu durum, taraflar arasında hem hukuki hem siyasi bir pazarlık alanı oluştuğu yorumlarına neden oluyor.
Parti içi kriz derinleşiyor
CHP’de “mutlak butlan” kararıyla başlayan süreç, yalnızca yönetim tartışması olmaktan çıkarak partinin gelecekteki seçimlere katılım şartlarına ilişkin bir krize dönüşmüş durumda. Özgür Özel ve Kemal Kılıçdaroğlu kanatları arasındaki görüş ayrılığı ise hem hukuki yorum farklılıklarından hem de parti içi güç mücadelesinden besleniyor. Tarafların açıklamaları, CHP içinde kısa vadede uzlaşma ihtimalinin zayıf olduğunu gösteriyor.