CHP İzmir Milletvekili Av. Sevda Erdan Kılıç, Adalet Bakanlığı’nın “şüpheli cinayetleri araştırmak üzere özel ekip kurulması” kararına ilişkin açıklama yaparak, sürecin Meclis gündemine taşındığını ve konunun yakından takip edileceğini belirtti.
"Geç kalınmış ama gerekli bir adım"
CHP’li Kılıç, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, söz konusu kararın yıllardır adalet arayan ailelerin mücadelesini haklı çıkardığını ifade etti. Kılıç, bu adımın geç kalınmış bir sorumluluğun yerine getirilmesi olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Rabia Naz Vatan’dan Gülistan Doku’ya, Burak Oğraş’tan Rojin Kabaiş’e, Nadira Kadirova’dan Yeldana Kaharman’a ve kayıp Veli Eren Atay’a kadar adalet bekleyen birçok dosyada verilen mücadele bugün bir kez daha haklılığını göstermiştir. Ancak bu adım, çoktan atılması gereken gecikmiş bir adımdır.”
"Bu sadece hukuki değil, vicdani de bir sınavdır"
Türkiye’de çocukların ve gençlerin şüpheli ölümler, ihmaller ve karartıldığı iddia edilen dosyalar arasında kaybolduğunu söyleyen Kılıç, ailelerin uzun yıllardır yalnız bırakıldığını ifade etti. Kurulacak özel ekibin önemine dikkat çeken CHP’li Kılıç, “Bugün kurulacak her masa, açılacak her dosya, verilecek her karar yalnızca hukuki değil, aynı zamanda vicdani bir sınavdır” dedi.
"Sadece birkaç dosya değil, tüm facialar da sorgulanmalı"
Kılıç, açıklamasında yalnızca şüpheli ölüm dosyalarının değil, Türkiye’nin yakın tarihinde yaşanan büyük toplumsal olayların da kapsamlı şekilde ele alınması gerektiğini belirtti.
“Ankara Gar Katliamı’nda, Soma’da 301 madencinin hayatını kaybettiği faciada, Çorlu Tren Katliamı’nda, İliç’teki maden felaketinde, Kartalkaya’da ve deprem felaketlerinde on binlerce yurttaşımızı kaybettik. Bu olaylarda ortak soru hâlâ yanıtsızdır: İhmal kimdedir, sorumluluk kimdedir ve neden gerçek sorumlular yargı önüne çıkarılmamıştır?”
Kılıç, adaletin yalnızca alt kademedeki görevlilerle sınırlı kalamayacağını belirterek, “Eğer hukuk devleti isek; ihmal varsa, görevini kötüye kullanan kamu görevlileri, üst düzey bürokratlar, milletvekilleri ya da bakanlar fark etmeksizin herkes adalet önüne çıkarılmalıdır” ifadelerini kullandı.
"Bu sürecin takipçisi olmaya devam edeceğim"
TBMM’de Rabia Naz Vatan başta olmak üzere şüpheli çocuk ölümlerini araştıran komisyonda görev yaptığını hatırlatan Kılıç, sürecin yalnızca başlatılmasıyla yetinilmemesi gerektiğini söyledi.
“Bu mesele yalnızca birkaç dosyanın yeniden açılması değildir. Asıl mesele, bu ülkenin çocukları için gerçekten adalet isteyip istemediğimizdir. Kayıpların ve şüpheli ölümlerin üzerindeki sis perdesini kaldıracak cesareti gösterip göstermeyeceğimizdir.”
TBMM'ye sunulan soru önergesi
CHP’li Kılıç’ın Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na sunduğu soru önergesinde şu sorular yer aldı:
- Şüpheli cinayetleri araştırmak üzere kurulduğu açıklanan özel ekip hangi somut dosyalar üzerinde çalışma yürütecektir? Bu dosyaların belirlenmesinde hangi kriterler esas alınmıştır?
- Söz konusu ekipte görev alacak personelin unvanları, sayısı ve uzmanlık alanları nelerdir? Ekipte daha önce ilgili dosyalarda görev almış kişiler bulunmakta mıdır?
- Özel ekibin bağımsızlığı ve tarafsızlığı nasıl güvence altına alınacaktır? Çalışmaların denetimi hangi mekanizmalar aracılığıyla sağlanacaktır?
- Bu ekip, çalışmalarını yürütürken Adli Tıp Kurumu, emniyet birimleri, üniversiteler veya bağımsız uzmanlardan destek alacak mıdır?
- Daha önce sonuçlandırılmış veya takipsizlik kararı verilmiş dosyalar yeniden açılacak mıdır? Açılacaksa hangi usul ve esaslar uygulanacaktır?
- Delil karartma, ihmal veya görevi kötüye kullanma iddialarına ilişkin ayrıca inceleme yapılacak mıdır?
- Rabia Naz Vatan, Gülistan Doku, Burak Oğraş, Rojin Kabaiş ve benzeri dosyalar kapsamda yer alacak mıdır?
- Çalışmalar kamuoyuna düzenli olarak açıklanacak mıdır? Açıklama periyodu ne olacaktır?
- İhmali tespit edilen kamu görevlileri hakkında hangi idari ve adli süreçler işletilecektir?
- Çalışmanın belirli bir takvimi var mıdır, ne zaman tamamlanması öngörülmektedir?
Açıklamasını sürdüren Kılıç, Türkiye’nin artık geciken adaletin yeni ihmallerle gölgelenmesine izin vermemesi gerektiğini belirterek, “Bu süreç Türkiye’nin hukuk devleti olup olmadığının ve vicdan sahibi bir toplum olarak kalıp kalmadığının da sınavı olacaktır” dedi.