İZMİR GENEL

Bulut tohumlama sel getirebilir mi? Uzmanından İzmir için uyarı

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Orman Fakültesi'nden Dr. Öğretim Üyesi Ufuk Özkan, bilimsel temeli bulunan bulut tohumlama yönteminin yağışları anlık ya da mevsimsel olarak artırabildiğini belirtti.

Abone Ol

İKÇÜ Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü Havza Amenajmanı Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Ufuk Özkan, son yılların en kurak dönemlerinden birini yaşayan İzmir’de gündeme gelen bulut tohumlama yöntemiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Dr. Özkan, yöntemin iklim değişikliğinin krize dönüşmesiyle alternatif bir çözüm olarak öne çıktığını ancak yüksek belirsizlik ve riskler barındırdığını vurguladı.

“Bulut tohumlama bilimsel ama belirsizliği yüksek”

Bulut tohumlamanın daha önce 1992–1994 yılları arasında İstanbul’da denendiğini, günümüzde ise Arap Yarımadası’nda uygulandığını hatırlatan Dr. Özkan, yöntemin sıfırdan bulut oluşturmadığını belirtti. Mevcut bulutların yağış taşıma kapasitesini artırmaya yönelik bir uygulama olduğunu ifade eden Özkan, “Bulut yoksa, bulut tohumlama da başarısız olur. Bilimsel temeli olan ancak belirsizliği çok yüksek bir uygulamadan bahsediyoruz” dedi.

“Yağış artışı anlık veya mevsimlik olabilir”

Bulut tohumlamanın mevcut yağış miktarını bilimsel çalışmalara göre yüzde 25’e kadar artırabildiğini aktaran Dr. Özkan, bu artışın yıl geneline yayılan kalıcı bir su kazanımı sağlamadığını söyledi. “Uzun dönemli su bütçesinde anlamlı bir artışa işaret eden güçlü veriler yok. Ancak anlık ya da mevsimlik artışlar mümkün” diyen Özkan, uygulamanın doğru arazi planlaması ve yağmur suyu hasadıyla desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

“Yanlış uygulama sel riskini artırabilir”

Bulut tohumlamada en kritik noktanın doğru bulutun doğru alana yönlendirilmesi olduğunu belirten Dr. Özkan, beklenenden fazla yağışın sel felaketlerine yol açabileceğine dikkat çekti. Yanlış planlama halinde yağışın farklı havzalara kayabileceğini ifade eden Özkan, “Maliyeti yüksek, fayda-maliyet oranı düşük ve ciddi hazırlık gerektiren bir süreç. İzmir’in altyapısının zorlanması ve sel riski ihtimaller arasında” uyarısında bulundu.

“Kısa vadeli tasarruf yetmez, uzun vadeli strateji şart”

İzmir’de geçen yazdan bu yana uygulanan su politikalarının halkın duyarlılığıyla başarılı olduğunu söyleyen Dr. Özkan, artık orta ve uzun vadeli stratejilere geçilmesi gerektiğini belirtti. Gediz Havzası başta olmak üzere ana su havzalarında şehirleşme, kirlilik ve ormansızlaşmanın arttığını kaydeden Özkan, yağmur suyu hasadı, yeşil altyapı, geçirgen yüzeyler ve doğal dere yataklarının önemine işaret etti. Özkan, su yönetiminin belediyeler, kamu kurumları, STK’lar ve vatandaşların ortak katılımıyla yürütülmesi gerektiğini vurguladı.