İZMİR

Basmane Arsası’nda niyet protokolü: Başkan Vekili Yıldır’dan açıklama

İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır, Başkan Aziz Kocaoğlu’nun Basmane Arsası protokolü eleştirilerinin eksik bilgiye dayandığını belirterek, yeni niyet protokolünün İzmir halkı ve esnafının lehine olduğunu açıkladı.

Abone Ol

İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır, Başkan Aziz Kocaoğlu’nun Basmane Arsası’na ilişkin TMSF ile sulh protokolü imzalanmasına yönelik eleştirilerine açıklık getirdi. Yıldır, eleştirilerin Başkan Kocaoğlu’nun eksik bilgilendirilmesinden kaynaklandığını belirtti ve İzmir kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla açıklama yaptı.

Önceki protokoller ve yeni niyet protokolü

Başkan Vekili Yıldır, Aziz Kocaoğlu’nun “yeni protokol ‘çırak çıkma’ protokolüdür, TMSF tarafına kıyak çeken bir anlaşma” yorumunun eksik veya yanlış bilgiye dayandığını vurguladı. Yıldır, yeni niyet protokolünün 2009 ve 2014 yıllarında imzalanan protokollerin eki ve ayrılmaz parçası olarak düzenlendiğini açıkladı.

İmzalanacak protokol, belediyenin hâlihazırdaki yüzde 11 oranındaki mülkiyet payını yüzde 30 olarak TMSF Kurulu kararı ve imzası ile güvence altına alıyor. Bu sayede önceki mutabakattan geri bir adım atılmadığı gibi, “iktisadî ticarî bütünlük” de TMSF Kurulu’nun onayıyla sağlanmış oluyor.

TMSF’nin rolü ve esnafın hakları

Yıldır, TMSF’nin bugüne kadarki rolünün, Basmane Arsası’ndaki diğer pay sahipleri olan Güç Yapı ve EGS Ortak Girişimi’nin “amme alacaklısı” sıfatına dayandığını hatırlattı. Başkan Vekili, “TMSF tarafına kıyak çeken anlaşma” ifadesinin yanlış olduğunu belirterek, protokolün esas faydasının 1000’e yakın İzmirli esnaf ve tacire olacağını vurguladı.

Kamuoyuna çağrı

Yıldır, Haberlerdeki hatalı bilgilerin önüne geçilmesi için Başkan Aziz Kocaoğlu’nun doğrudan belediye yetkilileriyle iletişim kurmasının önemine dikkat çekti. Yıldır, yeni niyet protokolünün:

  • Belediye Meclisi tarafından oybirliğiyle kabul edildiğini,

  • TMSF’nin muvafakatıyla yürütüldüğünü,

  • Önceki protokollerin eki ve ayrılmaz parçası olduğunu,

  • İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin haklarını güvence altına aldığını,

  • İzmir halkının hukukî haklarını koruduğunu

ve tüm bu süreçlerin İzmir kamuoyunun ve belediyenin lehine sonuçlanacağını belirtti.