Trabzon Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebru Demircioğlu, yaklaşık 15 yıldır yürüttüğü akademik çalışmalarla Türk kadınının tarih sahnesindeki görünmeyen izlerini ortaya koyuyor. Doktora tezinde tarih ders kitaplarını toplumsal cinsiyet perspektifiyle incelediğini anlatan Demircioğlu, kadınların çoğunlukla geri planda bırakıldığını fark ettiğini belirterek,
"Tarihte kadınlar her zaman vardı. Özellikle Türk kadınlarının başarıları vardı ve bunların peşine düştüm,"
diye konuştu.
Demircioğlu, eserlerinde yalnızca kadınların isimlerini aktarmadığını, cemiyetler kurduklarını ve toplumsal dönüşüme katkı sağladıklarını vurguladı.
Bal yapan kelebekler ve öncü kadınlar
İlk kitabı “Bal Yapan Kelebekler”, Osmanlı döneminden Cumhuriyet’e uzanan süreçte kadınların toplumsal ve kültürel alanlardaki öncü rollerini ele alıyor. Prof. Dr. Demircioğlu,
"İlk kitabımda geçmişten günümüze kadınların hangi alanlarda başarı gösterdiğini ortaya koymaya çalıştım,"
ifadelerini kullandı.
2022’de yayımlanan “Osmanlı Kadın Cemiyetleri” kitabında, kadınların cemiyetler kurarak toplum üzerindeki etkilerini aktardığını belirten Demircioğlu,
"Tarih kitaplarında kadın cemiyetleri çoğunlukla görünmez. Osmanlı’da 100’ü aşkın kadın cemiyeti vardı ve bunların nasıl kurulduğunu herkesin öğrenmesini istedim,"
diye ekledi.
Milli mücadelede kadınların rolü
Üçüncü kitabı “Kurtuluşa Giden Yolda Türk Kadını”, Milli Mücadele döneminde kadınların mitingleri yönettiğini ve halkı bilinçlendirdiğini gösteriyor. Demircioğlu,
"Halide Edip gibi dönemin okumuş, kültürlü, aydın kadınları halkı nasıl yönlendirdi, milli mücadele ruhunu perçinledi, bunların bilinmesi çok önemli,"
ifadelerini kullandı.
Dördüncü kitabı “Osmanlı Kadınının Sesi”nde, Tanzimat’tan II. Meşrutiyet’e kadar kadınların basındaki aktif rolünü ele alan Demircioğlu
"Osmanlı’da kadınların sesi çok gürdü. Toplumun bilinçlenmesi için 100 yıl öncesinden çalışıyorlardı,"
diye belirtti.
Yaygın yanlışlar ve doğrular
Demircioğlu, çalışmaları sırasında bazı yanlış bilgileri de düzeltti:
"Fatma Aliye Hanım’ın ilk kadın roman yazarı olduğu söylenir; oysa Züleyha Zafer Hanım’dır. Safiye Hanım’ın ilk kadın doktor olduğu söylenir, aslında Serope Kavalcıyan’dır,"
Türk kadınının mirası
Prof. Dr. Demircioğlu, Türk kadınının üretken mirasını anlatmaya devam edeceğini vurguladı:
"Osmanlı’da kadın yoktu demek yanlış. Kadın bir mücevherdi; parlatılmayı bekliyordu. Biz bu eserlerde, herkesin Türk kadının asaletini ve başarısını öğrenmesini sağlayacak bir görev üstlendik."