Amerika’da futbol, yani dünyanın büyük kısmında “football” olarak bilinen association football, 19. yüzyılın ortalarında Avrupa’dan gelen göçmenlerle birlikte kıtaya ulaştı. Modern kurallarla oynanan ilk organize maçlardan biri 11 Ekim 1866’da Wisconsin’in Waukesha kentinde Carroll College öğrencileri ile yerel bir takım arasında gerçekleşti ve bu maç Londra Futbol Federasyonu’nun 1863 kurallarına dayanıyordu. 1869’da Princeton ve Rutgers üniversiteleri arasında oynanan maç, genellikle Amerika’daki ilk intercollegiate soccer maçı olarak kabul edilir; Rutgers 6-4 kazanmıştı. O dönemde New Orleans gibi liman şehirlerinde İskoç, İrlandalı, Alman ve İtalyan göçmenler oyunu erken dönemde yaygınlaştırdı. 1860’larda Harvard, Yale gibi okullarda çeşitli futbol varyasyonları oynanıyordu ancak association kuralları yavaş yavaş hâkim oldu. 1883’te St. Louis’de Western Football Association kuruldu ve bu, Amerika’daki ilk soccer ligi olarak tarihe geçti. 1884 yılında American Football Association Newark’ta kuruldu, kuralları standartlaştırmaya çalıştı ve Britanya Adaları dışındaki ikinci ulusal federasyon oldu. 1885’te AFA Cup başladı, Kearny’deki ONT takımı ilk şampiyon oldu ve aynı yıl ABD milli takımı Kanada’ya karşı ilk uluslararası maçını oynadı. 19. yüzyıl sonlarında göçmen toplulukları etrafında kulüpler çoğaldı, spor özellikle Kuzeydoğu’da sanayi bölgelerinde kök saldı. 1900’lerin başında İngiliz amatör takımları Pilgrims ve Corinthians ABD’ye turneye geldi, bu ziyaretler oyunu popülerleştirmek için yapıldı. 1921’de American Soccer League kuruldu; Fall River Marksmen, Bethlehem Steel gibi takımlar dönemin en güçlüleriydi ve uluslararası yıldızları çekti. Ancak Büyük Buhran ASL’yi vurdu ve 1930’larda profesyonel yapı çöktü. Amerikan futbolu yani gridiron, 19. yüzyıl sonlarında hızla popülerleşti ve “football” kelimesini domine etti. “Football” terimi İngiltere’de rugby ve association arasında ayrım yapmak için farklılaşmıştı; association football’a “assoc” kısaltmasıyla “soccer” lakabı takıldı. Bu “soccer” ifadesi 1880’ler-1890’larda Oxford ve Cambridge öğrencilerinin argo kullanımıyla yaygınlaştı. Britanya’da rugby popülerliği azaldıkça “football” association’a geçti ancak ABD’de tam tersi oldu. ABD’de gridiron football kolejlerde ve sonra profesyonel olarak büyüdüğü için “football” o spora ayrıldı. Association football oynayanlar karışıklığı önlemek için “soccer”ı benimsedi; bu kullanım 1910’lar ve 1920’lerde standart hale geldi. United States Football Association 1913’te kuruldu, 1945’te adını United States Soccer Football Association yaptı ve sonunda “football”u çıkardı. Böylece “soccer” ABD’de kalıcı oldu; Kanada, Avustralya gibi ülkelerde de benzer ayrım nedeniyle kullanıldı. 1994 Dünya Kupası ABD’de düzenlenince spor büyük bir sıçrama yaptı ve MLS 1996’da kuruldu. MLS’in başarısı, kadın milli takımının zaferleri ve Messi gibi yıldızların gelişiyle soccer artık ana akım bir spor haline geldi. Yine de “soccer” kelimesi hâlâ Avrupa’da “Amerikanizm” gibi algılansa da aslında İngiliz kökenlidir. Amerika’da futbolun geç başlaması ve Amerikan futbolunun hâkimiyeti, bu isim ayrımını kalıcı kıldı. Bugün ABD’de milyonlarca çocuk soccer oynuyor; her ne kadar “football” deseler de dünya futbolu için “soccer” hâlâ en net ayrıştırıcı terim olarak yaşıyor.