<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>İzmir’de Son Dakika Haber</title>
    <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr</link>
    <description>İzmir haberleri ve son dakika gelişmeleri için izmirdesondakika.com.tr. İzmir'den güncel yerel haberler, spor, ekonomi, siyaset, teknoloji, magazin ve daha fazlasını takip edin. İzmir'in en güvenilir ve etkili haber kaynağı.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/rss/yasam" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 27 May 2026 12:02:49 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/rss/yasam"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı’ndan kritik uyarı: Bayramda hayvandan insana geçen hastalıklara dikkat!]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/saglik-bakanligindan-kritik-uyari-bayramda-hayvandan-insana-gecen-hastaliklara-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/saglik-bakanligindan-kritik-uyari-bayramda-hayvandan-insana-gecen-hastaliklara-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, Kurban Bayramı öncesinde vatandaşları beslenme, et saklama ve mutfak hijyeni konusunda uyardı. Açıklamada, kırmızı et tüketiminde porsiyon kontrolü, doğru saklama koşulları ve çapraz bulaşmaya karşı dikkat edilmesi gerektiği vurgulandı. Zoonoz hastalıklara karşı özellikle hijyen kurallarının hayati önem taşıdığı belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">Sağlık Bakanlığı, Kurban Bayramı öncesinde vatandaşlara yönelik beslenme, et saklama ve hijyen konusunda uyarılarda bulundu. Yapılan açıklamada, özellikle kırmızı et tüketiminin arttığı bayram döneminde dengeli beslenmenin korunması, doğru saklama koşullarına uyulması ve zoonoz (hayvandan insana geçen) hastalıklara karşı mutfak hijyenine dikkat edilmesi gerektiği vurgulandı.</section>

<section dir="auto">
<h2>Beslenme düzeni ve porsiyon kontrolü</h2>

<p>Açıklamada, bayram süresince tatlı, hamur işi ve kırmızı et tüketiminin artmasının sağlık açısından risk oluşturabileceğine dikkat çekildi. Hem kronik hastalığı olanların hem de sağlıklı bireylerin porsiyon kontrolüne özen göstermesi gerektiği belirtildi.</p>

<p>Uzmanlar, güne sağlıklı bir kahvaltıyla başlamanın gün boyu dengeli beslenmeyi kolaylaştıracağını ifade ederken, bayram sabahı kahvaltının atlanmaması gerektiğini vurguladı. Ayrıca kırmızı etin sebze ve salata ile birlikte tüketilmesi önerildi.</p>

<h2>Et tüketiminde hijyen ve doğru pişirme</h2>

<p>Kırmızı etin tek başına tüketilmemesi, yanında mutlaka sebze veya salata ile servis edilmesi gerektiği belirtilen açıklamada, tatlı ve hamur işi tüketiminin de sınırlandırılması istendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kurban Bayramı döneminde özellikle kalp-damar hastaları ve kolesterol riski taşıyan bireylerin sakatat tüketiminden kaçınmaları gerektiği ifade edildi. Ayrıca yeni kesilen etlerin sert olabileceği, bu nedenle sindirim problemi yaşayan kişilerin etleri hemen tüketmemesi gerektiği hatırlatıldı.</p>

<h2>Etlerin saklanması ve çözündürme kuralları</h2>

<p>Bakanlık, kurban etlerinin küçük porsiyonlara ayrılarak buzdolabının buzluk kısmında veya derin dondurucuda saklanması gerektiğini bildirdi. Büyük parçalar halinde saklamanın hem hijyen hem de kullanım kolaylığı açısından risk oluşturabileceği ifade edildi.</p>

<p>Açıklamada, dondurulmuş etlerin çözüldükten sonra kesinlikle yeniden dondurulmaması gerektiği vurgulanırken, çözünen etin bekletilmeden pişirilmesi gerektiği kaydedildi.</p>

<h2>Çapraz bulaşmaya karşı uyarılar</h2>

<p>Zoonoz hastalıkların ve bakteriyel bulaşların önlenmesi için mutfakta çapraz bulaşmaya dikkat edilmesi gerektiği belirtildi. Kurban eti doğranan bıçak, kesme tahtası ve yüzeylerin diğer gıdalarla temas ettirilmemesi gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Ayrıca çiğ et için kullanılan mutfak ekipmanlarının çiğ sebze, meyve veya ekmek gibi gıdalarla kesinlikle ortak kullanılmaması gerektiği ifade edildi.</p>

<h2>Risk gruplarına özel uyarılar</h2>

<p>Açıklamada özellikle kronik hastalığı olan bireylerin, yaşlıların ve sindirim problemi yaşayan kişilerin beslenmelerine daha fazla dikkat etmesi gerektiği belirtildi. Bu grupların yağlı et ve sakatat tüketiminden kaçınması, hafif ve dengeli öğünleri tercih etmesi önerildi.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/saglik-bakanligindan-kritik-uyari-bayramda-hayvandan-insana-gecen-hastaliklara-dikkat</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 22:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2025/06/kurban-eti.png" type="image/jpeg" length="75879"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Seyahat uzmanlarının vazgeçemediği tatil bavulu ipuçları]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/seyahat-uzmanlarinin-vazgecemedigi-tatil-bavulu-ipuclari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/seyahat-uzmanlarinin-vazgecemedigi-tatil-bavulu-ipuclari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Seyahat uzmanları ve deneyimli gezginler, tatil bavulunu daha hafif, düzenli ve pratik hazırlamanın yollarını paylaştı. Ayakkabı içi boşluk kullanımından vakumlu poşetlere kadar birçok ipucu öne çıkıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">Yaz tatili yaklaşırken bavul hazırlığı birçok kişi için en stresli aşamalardan biri olmaya devam ediyor. Seyahat uzmanlarına göre doğru planlama, hem fazla eşya taşımayı hem de gereksiz bagaj ücretlerini önleyebiliyor. Deneyimli gezginler, özellikle sık yapılan paketleme hatalarının yolculuk konforunu doğrudan etkilediğini belirtiyor. Bu nedenle seyahatten önce ihtiyaç listesinin netleştirilmesi büyük önem taşıyor.</section>

<section dir="auto">
<h2>Ayakkabı içi ve boş alanlar verimli kullanılmalı</h2>

<p>Uzmanlar, bavulda en çok göz ardı edilen alanlardan birinin ayakkabı içi boşluklar olduğunu vurguluyor. Çorap ve küçük kişisel eşyaların bu alanlara yerleştirilmesi, hem yer kazandırıyor hem de kırılabilir ürünlerin korunmasına yardımcı oluyor. Ayrıca vakumlu poşetler sayesinde kıyafetlerin hacmi ciddi oranda azaltılabiliyor. Bu yöntem, özellikle yalnızca kabin bagajıyla seyahat edenler için avantaj sağlıyor.</p>

<h2>Kapsül gardırop ve çok amaçlı kıyafetler öneriliyor</h2>

<p>Seyahat uzmanları, bavul hazırlarken “çok kıyafet yerine çok yönlü kıyafet” yaklaşımını öneriyor. Kapsül gardırop yöntemiyle birbiriyle uyumlu az sayıda parça seçilerek farklı kombinler oluşturulabiliyor. Hızlı kuruyan kumaşların tercih edilmesi de seyahatte tekrar kullanım kolaylığı sağlıyor. Böylece hem bavul ağırlığı azalıyor hem de uzun tatillerde kıyafet çeşitliliği korunuyor.</p>

<h2>Kişisel bakım ürünlerinde küçük değişiklikler fark yaratıyor</h2>

<p>Uzmanlara göre sıvı ürünler tatil bavulunda en çok sorun yaratan kalemler arasında yer alıyor. Sızdırma riskine karşı kapak altına koruyucu katman eklenmesi önerilirken, katı şampuan ve sabun gibi alternatif ürünlerin kullanımı da artıyor. Küçük şişelere aktarım yöntemi ise hem yer tasarrufu hem de pratik kullanım sağlıyor. Bu yöntemler, özellikle uçak yolculuklarında sıvı kısıtlamalarını da kolaylaştırıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Uçuş konforu için küçük ama etkili hazırlıklar</h2>

<p>Uzmanlar, uçuş sırasında ihtiyaç duyulacak temel eşyaların ayrı bir küçük çantada taşınmasını öneriyor. Kulaklık, atıştırmalık ve kişisel bakım ürünleri gibi eşyaların kolay ulaşılabilir olması yolculuğu daha konforlu hale getiriyor. Ayrıca uçuş sonrası kullanılacak giysilerin bavulun üst kısmına yerleştirilmesi, iniş sonrası süreci kolaylaştırıyor. Bu küçük detaylar, özellikle uzun yolculuklarda büyük fark yaratıyor.</p>

<hr />
<h2>Pratik ekipmanlar ve son kontroller unutulmamalı</h2>

<p>Seyahat profesyonelleri, kompakt uzatma kabloları, yeniden doldurulabilir su şişeleri ve yüz bakım ürünleri gibi küçük ekipmanların önemine dikkat çekiyor. Bavul hazırlamadan önce tüm eşyaların gözden geçirilmesi ve fotoğraflanması da önerilen yöntemler arasında yer alıyor. Bu hem kayıp durumlarında kolaylık sağlıyor hem de unutulan eşyaları önlüyor. Uzmanlara göre doğru hazırlık, tatilin kalitesini doğrudan etkileyen en önemli unsurlardan biri.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>euronews</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/seyahat-uzmanlarinin-vazgecemedigi-tatil-bavulu-ipuclari</guid>
      <pubDate>Sat, 23 May 2026 11:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/05/is-insani-67-2.png" type="image/jpeg" length="23612"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[UNESCO’dan Akdeniz uyarısı: Tsunami kaçınılmaz]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/unescodan-akdeniz-uyarisi-tsunami-kacinilmaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/unescodan-akdeniz-uyarisi-tsunami-kacinilmaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[UNESCO’nun Akdeniz için yaptığı tsunami uyarısı dikkat çekti. Geçmişte Fransa kıyılarında çok sayıda yıkıcı olay yaşanırken, uzmanlar bazı bölgelerde ilk dalgaların kıyıya ulaşma süresinin 10 dakikanın altına düşebileceğini belirterek hızlı tahliye ve erken farkındalığın hayati önem taşıdığına dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akdeniz uzun yıllardır düşük tsunami riski taşıyan bir bölge olarak görülse de geçmişte yaşanan yıkıcı olaylar ve son araştırmalar, tehlikenin sanıldığından daha ciddi olabileceğini ortaya koydu. Özellikle Fransa’nın yoğun turistik Akdeniz kıyılarında hazırlık süresinin hayati önem taşıdığı vurgulandı.</p>

<h2>Fransa kıyılarında çok sayıda tsunami kaydedildi</h2>

<p>UNESCO verilerine göre Akdeniz, Pasifik Okyanusu’nun ardından tarih boyunca en fazla tsunami olayının yaşandığı ikinci bölge olarak dikkat çekiyor. Fransa’nın Cote d’Azur kıyılarında 16. yüzyıldan bu yana yaklaşık 20 tsunami olayının kayıtlara geçtiği belirtildi.</p>

<p>1979 yılında Nice kentinde meydana gelen deniz altı çökmesi sonrası oluşan tsunami nedeniyle 8 kişi hayatını kaybetti. 1887’de Ligurya Denizi’nde yaşanan deprem sonrası oluşan dev dalgaların Cannes ve Antibes kıyılarında yaklaşık iki metre yüksekliğe ulaştığı aktarıldı.</p>

<p>2003 yılında Cezayir’de meydana gelen Boumerdes depremi sonrası oluşan tsunami de Fransa’nın Akdeniz kıyılarında limanlar ile teknelerde hasara yol açtı.</p>

<p>UNESCO ise dikkat çeken değerlendirmesinde, “Önümüzdeki 30 yıl içinde Akdeniz’de en az bir metre yüksekliğinde tsunami yaşanma ihtimali yüzde 100” açıklamasında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Bazı bölgelerde uyarı süresi 10 dakikanın altında</h2>

<p>Uzmanlar, Akdeniz’de meydana gelebilecek bazı tsunamilerde ilk dalgaların kıyıya ulaşma süresinin 10 dakikanın altına kadar düşebileceğini belirtti. Özellikle Korsika ile İtalya arasındaki Ligurya Denizi’nin yüksek risk taşıyan bölgeler arasında yer aldığı ifade edildi.</p>

<p>Fransa’da 2012 yılından bu yana UNESCO koordinasyonunda faaliyet gösteren ulusal tsunami uyarı sistemi bulunuyor. Sistem, tsunami oluşturabilecek depremleri kısa sürede tespit ederek yetkililere uyarı gönderiyor.</p>

<p>Ancak uzmanlar, kıyıya yakın bölgelerde meydana gelen deniz altı heyelanları veya yerel tsunamilerde mevcut sistemlerin yetersiz kalabileceği uyarısında bulundu.</p>

<h2>“Doğal işaretler hayati önem taşıyor”</h2>

<p>Uzmanlara göre, denizin aniden çekilmesi, alışılmadık güçlü sarsıntılar veya kıyıda ani su hareketleri gibi doğal işaretlerin bilinmesi olası bir felakette hayat kurtarıcı olabilir.</p>

<p>Tsunami sırasında en etkili yöntemin hızlı tahliye olduğuna dikkat çeken uzmanlar, özellikle kıyı bölgelerinde yaşayanların ve turistlerin bilinçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Yetkililer ise yoğun turistik bölgelerde tahliye planlarının güncellenmesi ve acil durum eğitimlerinin artırılması gerektiğine işaret etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Sputnik</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/unescodan-akdeniz-uyarisi-tsunami-kacinilmaz</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 15:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/05/tsunami-4.png" type="image/jpeg" length="31338"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilim kurgu gerçeğe mi dönüşüyor? Yapay yumurtadan canlı civcivler çıktı]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/bilim-kurgu-gercege-mi-donusuyor-yapay-yumurtadan-canli-civcivler-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/bilim-kurgu-gercege-mi-donusuyor-yapay-yumurtadan-canli-civcivler-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dallas merkezli Colossal Biosciences, doğal yumurta yapısını taklit eden ilk “kabuksuz inkübasyon sistemi”ni geliştirerek erken dönem kuş embriyolarını yapay ortamda başarıyla geliştirdi. Deneyde 18 gün sonunda sağlıklı civcivler elde edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD’nin Dallas kentinde faaliyet gösteren Colossal Biosciences, doğadaki yumurta kabuğunun işlevini büyük ölçüde taklit eden yeni bir inkübasyon teknolojisi geliştirdi. “Kabuksuz inkübasyon sistemi” olarak adlandırılan bu yöntemle, erken dönem kuş embriyoları yapay bir ortama yerleştirilerek 18 gün boyunca gelişimlerini sürdürdü.</p>

<p>Deneyin sonunda embriyoların normal gelişim gösterdiği ve sağlıklı civcivlerin başarıyla yumurtadan çıktığı bildirildi.</p>

<p><img alt="Civciv Çalışması" height="720" src="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/05/civciv-calismasi.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2>3D baskı ve geçirgen zar teknolojisi</h2>

<p>Şirketin geliştirdiği yapay yumurta sistemi şu temel bileşenlerden oluşuyor:</p>

<ul>
 <li>3D baskıyla üretilmiş dayanıklı dış yapı</li>
 <li>Silikon bazlı geçirgen zar</li>
 <li>Embriyo gelişimini izlemeye olanak tanıyan üst “gözlem penceresi”</li>
</ul>

<p>Bu tasarım sayesinde embriyonun ihtiyaç duyduğu gaz alışverişi, doğal yumurta kabuğuna benzer şekilde sağlanıyor.</p>

<h2>Önceki denemelerdeki sorunlar aşıldı</h2>

<p>Araştırma ekibi, daha önceki yapay yumurta çalışmalarında yüksek oksijen kullanımının DNA hasarı gibi sorunlara yol açabildiğini belirtti. Yeni sistemde ise atmosferik oksijenin doğal porlar üzerinden kontrollü biçimde girişine imkân tanınarak bu riskin azaltıldığı ifade edildi.</p>

<h2>“Hayat bir yolunu bulur” vurgusu</h2>

<p>Şirketten yapılan açıklamada, geliştirilen sistemin biyoteknoloji açısından dönüştürücü bir adım olduğu vurgulandı:</p>

<p>“Bu cihaz her şeyi değiştiriyor. Tüm kuş embriyolarının yumurta kabuğu dışında bir inkübatörde büyüyebileceğini gösteriyoruz. Hayat bir yolunu bulur.”</p>

<p><img alt="Yapay Yumurtadan Canlı Civciv Çıktı" height="720" src="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/05/yapay-yumurtadan-canli-civciv-cikti.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2>Bilim dünyasında temkinli iyimserlik</h2>

<p>Gelişme henüz hakemli bir bilimsel dergide yayımlanmadığı için bazı bilim insanları temkinli yaklaşırken, uzmanların bir bölümü çalışmayı “etkileyici bir biyomühendislik başarısı” olarak değerlendiriyor.</p>

<p>Barcelona Doğa Bilimleri Müzesi’nden Carles Lalueza-Fox, teknolojinin dikkat çekici olduğunu belirtirken; King’s College London’dan Prof. Dusko Ilic ise yöntemin özellikle nesli tükenme riski altındaki türlerin korunmasında daha gerçekçi bir potansiyele sahip olduğunu ifade ediyor.</p>

<p><img alt="Yapay Yumurtadan Canlı Civciv Çıktı2" height="720" src="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/05/yapay-yumurtadan-canli-civciv-cikti2.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Nesli tükenmiş türler için yeni umut mu?</h2>

<p>Şirket, bu teknolojinin gelecekte özellikle dodo kuşu, ulu kurt ve diğer türlerin “geri getirilmesi” üzerine yürütülen çalışmalar için kritik olabileceğini belirtiyor. Ayrıca Güney Adası Dev Moa’sının yeniden canlandırılmasına yönelik projelerde de bu sistemin önemli bir rol oynayabileceği ifade ediliyor.</p>

<p>3,6 metreye kadar uzayabilen ve yaklaşık 230 kilogram ağırlığındaki Moa, bilim dünyasında en dikkat çekici soyu tükenmiş kuş türleri arasında yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Sputnik</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/bilim-kurgu-gercege-mi-donusuyor-yapay-yumurtadan-canli-civcivler-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 17:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/05/yapay-yumurtadan-canli-civciv-cikti1.png" type="image/jpeg" length="25279"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kangal köpekleri depresyona girdi]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/kangal-kopekleri-depresyona-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/kangal-kopekleri-depresyona-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivas’ta Kangal köpekleriyle ilgili iddia dikkat çekti. Ani hava değişimlerinin etkisiyle “depresyon” yaşadıkları öne sürüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sivas’ta hava sıcaklıklarındaki ani değişimlerin dünyaca ünlü Kangal köpeklerini etkilediği öne sürüldü. Yetiştiriciler, hayvanların davranışlarında farklılıklar gözlemlendiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Hava değişimi etkisi</h2>

<p>Bölgede bir gün sıcak bir gün soğuk seyreden hava koşullarının Kangallar üzerinde olumsuz etki yarattığı ifade edildi. Ani değişimlerin hayvanların rutinini bozduğu ileri sürüldü.</p>

<h2>Depresyon iddiası</h2>

<p>Yetiştiriciler, bazı Kangalların huzursuz davrandığını ve tüy dökme gibi belirtiler gösterdiğini belirterek “depresyon” yaşadıklarını iddia etti.</p>

<h2>Uzman açıklaması</h2>

<p>Uzman kangal yetiştiricileri, değişken hava koşullarının hayvanların beslenme düzeni ve fiziksel durumunu etkilediğini, bu durumun davranışlara da yansıdığını söyledi.</p>

<h2>Değerlendirme</h2>

<p>Yetkililer ve yetiştiriciler, sabit olmayan hava döngüsünün tüm canlıları etkileyebileceğini belirterek sürecin yakından takip edilmesi gerektiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Yeni Çağ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/kangal-kopekleri-depresyona-girdi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 17:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/05/kangal.png" type="image/jpeg" length="29665"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye’de elektrik tüketiminde zirve saat açıklandı]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/turkiyede-elektrik-tuketiminde-zirve-saat-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/turkiyede-elektrik-tuketiminde-zirve-saat-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de elektrik tüketiminde dikkat çeken veriler açıklandı. Günlük üretim ve tüketim rakamlarıyla birlikte en yoğun saat şaşırttı. İşte detaylar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de elektrik üretim ve tüketim verilerine ilişkin günlük tablo açıklandı. Saatlik tüketim değerleri ve üretim kaynaklarının dağılımı netleşti.</p>

<h2>En yoğun saat </h2>

<p>Türkiye’de dün en yüksek elektrik tüketimi 12.00’de 44 bin 235 megavatsaat olarak ölçüldü. En düşük tüketim ise 05.00’te 29 bin 881 megavatsaat olarak kaydedildi.</p>

<h2>Günlük üretim ve tüketim dengesi</h2>

<p>Türkiye Elektrik İletim AŞ verilerine göre günlük 924 bin 964 megavatsaat elektrik üretildi. Tüketim ise 919 bin 681 megavatsaat seviyesinde gerçekleşti.</p>

<h2>Kaynaklara göre üretim dağılımı</h2>

<p>Elektrik üretiminde yüzde 34,1 ile barajlı hidroelektrik santralleri ilk sırada yer aldı. Güneş santralleri yüzde 15,7 ile ikinci, doğal gaz santralleri ise yüzde 13,9 ile üçüncü sırada yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Dış ticaret hareketi</h2>

<p>Aynı gün 10 bin 216 megavatsaat elektrik ihracatı yapılırken, 4 bin 847 megavatsaat elektrik ithalatı gerçekleştirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>T24</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/turkiyede-elektrik-tuketiminde-zirve-saat-aciklandi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 16:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/05/is-insani-21-3.png" type="image/jpeg" length="10693"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlar açıkladı: Trafikteki küçük jestin büyük etkisi]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/uzmanlar-acikladi-trafikteki-kucuk-jestin-buyuk-etkisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/uzmanlar-acikladi-trafikteki-kucuk-jestin-buyuk-etkisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre yaya geçidinde sürücüye teşekkür etmek yalnızca nezaket değil, empatiyi artıran ve toplumsal bağları güçlendiren bir sosyal davranış.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Günlük şehir yaşamında yayaların kendilerine yol veren sürücülere el sallaması ya da tebessüm etmesi, basit bir nezaket davranışından öte psikolojik bir etkileşim olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Psikologlar ve davranış bilimciler, yaya geçitlerinde yaşanan bu kısa anlık temasın “prososyal tutum” olarak adlandırılan olumlu sosyal davranışlar kapsamında yer aldığını belirtiyor. Bu davranışın, bireyler arasında görünmez bir sosyal bağ oluşturduğu ifade ediliyor.</p>

<h2>Psikolojik mekanizma</h2>

<p>Uzmanlara göre teşekkür davranışı, sürücünün yasal bir zorunluluğu yerine getirmesini sadece trafik kuralı olmaktan çıkararak insani bir değere dönüştürüyor. Bu durum, karşılıklı farkındalık ve sosyal onay mekanizmasını güçlendiriyor.</p>

<h2>Şehir içi stresin azalmasında katkı</h2>

<p>Araştırmalar, bu tür jestleri düzenli olarak sergileyen bireylerde empati düzeyinin daha yüksek olduğunu, sosyal ilişkilerde daha uyumlu davranışlar görüldüğünü ortaya koyuyor. Ayrıca bu küçük etkileşimlerin şehir içi stresin azalmasına katkı sağladığı belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Genel değerlendirme</h2>

<p>Uzmanlar, teşekkür etmeyen bireylerin ise doğrudan olumsuz etiketlenmemesi gerektiğini vurguluyor. Dikkat dağınıklığı, kültürel farklılıklar ya da anlık koşulların bu davranışı etkileyebileceği ifade ediliyor.</p>
</section>

<aside>
<h3></h3>
</aside></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Onedio</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/uzmanlar-acikladi-trafikteki-kucuk-jestin-buyuk-etkisi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/05/yaya-1.png" type="image/jpeg" length="71888"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Günler önce keşfedilen asteroid Dünya’nın yakınından geçecek]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/gunler-once-kesfedilen-asteroid-dunyanin-yakinindan-gececek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/gunler-once-kesfedilen-asteroid-dunyanin-yakinindan-gececek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birkaç gün önce keşfedilen 2026JH2 adlı asteroidin, Dünya’nın yakınından güvenli bir şekilde geçeceği bildirildi. Bilim insanları, otobüs büyüklüğündeki gök cisminin gezegen için herhangi bir çarpışma riski taşımadığını vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Astronomlar tarafından kısa süre önce keşfedilen 2026JH2 adlı asteroidin salı günü saat 01.00 civarında Dünya’nın yakınından geçeceği bildirildi. Avrupa Uzay Ajansı (ESA) verilerine göre gök cismi, Dünya’ya yaklaşık 91 bin 593 kilometre kadar yaklaşacak. Bu mesafenin, Dünya ile Ay arasındaki ortalama uzaklığın yaklaşık dörtte birine denk geldiği belirtildi.</p>

<h2>Apollo sınıfı yörüngede hareket ediyor</h2>

<p>10 Mayıs’ta Arizona’daki bir gözlemevinde tespit edilen asteroidin, Güneş etrafındaki yörüngesi Dünya’nın yörüngesiyle kesişen “Apollo” sınıfı asteroitler arasında yer aldığı aktarıldı. Bu tür cisimlerin zaman zaman Dünya’nın yakınından geçtiği, çoğunun ise geçmişte tespit edilemeden bu geçişleri gerçekleştirdiği ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Tamamen güvenli geçiş</h2>

<p>Gök bilimciler, 2026JH2’nin Dünya için herhangi bir tehdit oluşturmadığını vurguladı. Yaklaşık bir okul otobüsü büyüklüğünde olduğu değerlendirilen asteroidin, yılda birkaç kez Dünya’ya benzer yakınlıklardan geçtiği belirtildi. Uzmanlar, gelişen gözlem teknolojileri sayesinde bu tür küçük gök cisimlerinin artık çok daha erken ve net şekilde tespit edilebildiğine dikkat çekti.</p>

<h2>Boyutu 15 ila 30 metre arasında tahmin ediliyor</h2>

<p>Asteroidin kesin boyutunun henüz belirlenemediği ifade edildi. Teleskopların yalnızca parlaklık ölçümü yapabilmesi nedeniyle net çap hesaplamasının zor olduğu, kesin veriler için kızılötesi gözlemlere ihtiyaç duyulduğu kaydedildi. Mevcut tahminlere göre 2026JH2’nin çapının 15 ila 30 metre arasında olduğu değerlendiriliyor.</p>

<h2>Gözler Apophis asteroidine çevrildi</h2>

<p>Bilim insanları ayrıca çok daha büyük bir asteroid olan Apophis’in 13 Nisan 2029’da Dünya’ya yaklaşık 32 bin kilometre kadar yaklaşacağını hatırlattı. Bu geçişin çıplak gözle görülebilecek kadar parlak olmasının beklendiği, ancak mevcut hesaplamalara göre Dünya’ya çarpma riski bulunmadığı belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Sputnik</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/gunler-once-kesfedilen-asteroid-dunyanin-yakinindan-gececek</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 18:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/05/dunya-5.png" type="image/jpeg" length="54886"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kurban Bayramı öncesi uzmanlardan uyarı: Kurban eti nasıl muhafaza edilmeli?]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/kurban-bayrami-oncesi-uzmanlardan-uyari-kurban-eti-nasil-muhafaza-edilmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/kurban-bayrami-oncesi-uzmanlardan-uyari-kurban-eti-nasil-muhafaza-edilmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban Bayramı öncesi uzmanlar, kurban kesiminin ehil kişilerce yapılmasının et kaybını önlediğini ve daha hijyenik bir süreç sağladığını vurgularken, etin doğru dinlendirilmesi ve uygun koşullarda saklanmasının bozulmaları engellemede kritik rol oynadığını belirtiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurban Bayramı’na sayılı günler kala uzmanlar, kurban kesiminde ehil kişilerin tercih edilmesi gerektiğini vurguluyor. İstanbul Perakendeci Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Ali Güla, kurbanlıkların mezbaha ve tecrübeli kasaplar tarafından kesilmesinin hem et kaybını önlediğini hem de deri bütünlüğünü koruduğunu belirtti. Güla, “Bunlara kestirilirse hem etleri ziyan olmaz hem derisi parçalanmaz. Bunlar milli servettir. Kızılay gibi kurumlara veriliyor ve onlar da bunları değerlendiriyorlar.” ifadelerini kullandı.</p>

<h2>Etin doğru parçalanması ve kasapta işlenmesi önerisi</h2>

<p>Kurban etinin doğru şekilde parçalanmasının önemine dikkat çeken Güla, hisseleme sonrası etin dinlendirilerek kasaplara götürülmesini önerdi. Kasapların etleri kıyma, kuşbaşı ve farklı pişirme türlerine göre ayırabildiğini söyleyen Güla, “Kasaba geldiğinde bu etin antrikotu, bonfilesi, biftek kısımları eşit şartlarda bölünüyor” dedi. Ayrıca bu yöntemin daha adil dağıtım sağladığını ve etin hijyenik şekilde işlenmesine imkân verdiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>İşleme ücretleri ve kasap hizmetlerine ilişkin detaylar</h2>

<p>Ali Güla, kurban eti işleme ücretlerine de değinerek büyükbaş hayvanlarda kilogram başına 30 ile 50 lira arasında değişen bir ücret uygulandığını söyledi. Küçükbaş hayvanlarda ise işleme ücretinin 1000 ile 2 bin lira arasında olduğunu belirtti. Güla, “Büyükbaş hayvan etinin işleme ücreti 30 ile 50 lira (kilogram başına) arasında değişiyor” sözleriyle oda tavsiyesini paylaştı.</p>

<h2>Etin saklanmasında kritik uyarılar</h2>

<p>Kurban etinin sağlıklı şekilde muhafaza edilmesi için de uyarılarda bulunan Güla, etin sıcak halde poşetlenmemesi gerektiğini vurguladı. Etin birkaç saat dinlendirilmesinin önemine dikkat çekerek, “Etin sıcak buharı olur. Etleri poşete sıcak şekilde koymayın, 2-3 saat dinlenip buharını atması gerekiyor.” dedi. Ayrıca etin doğrudan dolaba konulmasının da bozulmaya yol açabileceğini belirterek, uygun dinlendirme yapılmadan soğuk ortama alınmaması gerektiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Sputnik</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/kurban-bayrami-oncesi-uzmanlardan-uyari-kurban-eti-nasil-muhafaza-edilmeli</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 12:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2025/06/et-kurban-eti-1620067-1-11zon.webp" type="image/jpeg" length="84602"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Köpek sahipleri dikkat: Yüzde 84’ü anksiyete yaşıyor]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/kopek-sahipleri-dikkat-yuzde-84u-anksiyete-yasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/kopek-sahipleri-dikkat-yuzde-84u-anksiyete-yasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’de yapılan yeni araştırma, köpeklerin yüzde 84’ünün günlük yaşamda en az hafif düzeyde anksiyete ve korku belirtileri gösterdiğini ortaya koydu denildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD’de yapılan geniş kapsamlı bir araştırma, köpeklerin önemli bir bölümünün günlük yaşamda korku ve kaygı belirtileri gösterdiğini ortaya koydu. On binlerce evcil hayvanın davranış verileri incelendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Araştırma</h2>

<p>Texas A&amp;M Üniversitesi Veterinerlik ve Biyomedikal Bilimler Fakültesi’nden uzmanların yürüttüğü çalışmada 43 binden fazla köpeğin davranış kayıtları analiz edildi. Veriler, sahip gözlemlerine dayanarak değerlendirildi.<br />
Çalışmaya göre köpeklerin yüzde 84’ünden fazlası, günlük yaşamda en az hafif düzeyde anksiyete veya korku belirtileri sergiliyor. En yaygın tetikleyiciler arasında yabancı insanlar ve diğer köpekler yer aldı.</p>

<h2>Uzman görüşü</h2>

<p>Araştırmacılar, kısa süreli korkunun normal olduğunu ancak bunun kronik hale gelmesinin köpeklerin yaşam kalitesini olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Uzun süreli stresin bağışıklık sistemi ve genel sağlık üzerinde de etkili olabileceği ifade edildi.</p>

<p>Uzmanlar, köpeklerde kaygı belirtilerinin erken fark edilmesinin önemli olduğunu vurgularken, düzenli gözlem ve doğru bakımın hayvanların yaşam kalitesini artırabileceğini bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>T24</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/kopek-sahipleri-dikkat-yuzde-84u-anksiyete-yasiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 18:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/05/kopek-5.png" type="image/jpeg" length="39754"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Londra’dan Atina’ya: Avrupa’nın günübirlik gezi için en ideal şehirleri açıklandı]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/londradan-atinaya-avrupanin-gunubirlik-gezi-icin-en-ideal-sehirleri-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/londradan-atinaya-avrupanin-gunubirlik-gezi-icin-en-ideal-sehirleri-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa’da şehirler artık yalnızca tatil noktası değil, aynı zamanda günübirlik keşiflerin merkezi haline geliyor. Yeni bir araştırma, turistlerin en çok hangi şehirlerden kısa süreli kaçamak yaptığını ortaya koydu. Listenin zirvesinde ise Londra yer aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Avrupa genelinde yapılan analiz, büyük şehirlerin artık sadece kendi sınırları içinde değil, çevresindeki turistik destinasyonlara açılan birer “merkez üs” olarak kullanıldığını gösteriyor. TUI Musement tarafından gerçekleştirilen ve Google arama verilerine dayanan araştırma, 150 binden fazla nüfusa sahip Avrupa şehirlerini inceleyerek “günübirlik gezi” aramalarını analiz etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Londra zirvede yer aldı</h2>

<p>Araştırmaya göre Londra, yaklaşık 260 bin arama ile Avrupa’nın günübirlik gezi için en çok çıkış noktası olan şehri oldu. İngiltere’nin başkenti, özellikle Stonehenge, Bath, Windsor Kalesi ve “Downton Abbey” çekim rotalarıyla öne çıkıyor. Turistler genellikle sabah erken saatlerde Londra’dan ayrılarak akşam yeniden şehre dönüyor.<br />
Bu yoğun ilgi, Londra’nın yalnızca kültürel bir merkez değil, aynı zamanda Avrupa içi turizm akışının da en güçlü başlangıç noktalarından biri olduğunu ortaya koyuyor.</p>

<h2>Paris, Roma ve Barselona da listede</h2>

<p>Londra’yı takip eden şehirler arasında Paris, Roma ve Barselona gibi Avrupa’nın en çok ziyaret edilen destinasyonları yer alıyor. Paris, özellikle Versailles Sarayı, Giverny ve Mont Saint-Michel gibi yakın çevre turlarıyla günübirlik ziyaretlerin merkezi haline gelirken; Roma, Pompeii ve Amalfi kıyıları gibi tarihi ve doğal destinasyonlara açılan kapı olarak öne çıkıyor. Barselona ise Montserrat Dağları, Costa Brava kasabaları ve Andorra gibi rotalara erişim kolaylığı sayesinde listede önemli bir yer tutuyor.</p>

<h2>Floransa ve Edinburgh dikkat çekiyor</h2>

<p>Araştırmada Floransa, Toskana bölgesine açılan bir kapı olarak öne çıkarken; Pisa, Siena ve Chianti şarap bölgesi gibi destinasyonlara yapılan günübirlik turların merkezi konumunda bulunuyor.<br />
Edinburgh ise İskoçya’nın doğasıyla birleşen kültürel yapısı sayesinde, özellikle Highlands, Loch Ness ve Glencoe Vadisi gibi doğa rotalarına yapılan gezilerle öne çıkıyor.</p>

<h2>Günübirlik turizm trendi büyüyor</h2>

<p>Uzmanlara göre Avrupa’da seyahat alışkanlıkları değişiyor. Uzun tatiller yerine kısa, yoğun ve çok duraklı seyahatler daha popüler hale geliyor. Turistler artık tek bir şehirde uzun süre kalmak yerine, bir şehirden birkaç farklı ülke veya bölgeyi keşfetmeyi tercih ediyor. Bu durum, hem ulaşım ağlarının gelişmesi hem de düşük maliyetli uçuş ve tren bağlantılarının artmasıyla daha da kolay hale geliyor. Araştırma, Avrupa şehirlerinin artık yalnızca varış noktası değil, aynı zamanda bir “seyahat merkezi” olarak konumlandığını ortaya koyuyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>euronews</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/londradan-atinaya-avrupanin-gunubirlik-gezi-icin-en-ideal-sehirleri-aciklandi</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 17:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/05/is-insani-46-6.png" type="image/jpeg" length="11376"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sanal medya ile gerçek arasındaki sınır karışıyor: Okullarda çeteleşme ve şiddet artıyor]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/sanal-medya-ile-gercek-arasindaki-sinir-karisiyor-okullarda-cetelesme-ve-siddet-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/sanal-medya-ile-gercek-arasindaki-sinir-karisiyor-okullarda-cetelesme-ve-siddet-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eğitim Reformu Girişimi’nin araştırmasına göre 15 yaşındaki her 4 çocuktan 1’i okulda çeteleşmeye tanık olurken, uzmanlar sanal medyanın şiddet algısını artırdığı uyarısında bulunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Okullarda artan şiddet olayları ve çocuk suçlarındaki yükseliş endişe yaratmaya devam ediyor. Eğitim Reformu Girişimi tarafından hazırlanan araştırma, çocukların önemli bir kısmının okul ortamında çeteleşmeye tanık olduğunu ortaya koydu. Uzmanlar ise sanal medyanın etkisiyle gerçeklik algısının giderek değiştiğine dikkat çekiyor.</p>

<h2>Her 4 çocuktan 1’i okulda çeteleşmeye tanık oluyor</h2>

<p>Eğitim Reformu Girişimi’nin raporuna göre 15 yaşındaki her dört çocuktan biri okul ortamında çeteleşmeye tanık olduğunu belirtiyor. Bu durum, okullarda akran zorbalığı ve şiddet eğilimlerine ilişkin endişeleri artırıyor. Araştırma, çocukların sosyal çevrelerinde örgütlü gruplara dair gözlemlerinin giderek arttığını ortaya koyuyor. Uzmanlara göre bu tablo, eğitim ortamında güvenlik ve psikolojik destek ihtiyacını da öne çıkarıyor.</p>

<h2>Sanal medya şiddet algısını etkiliyor</h2>

<p>Uzmanlar, sosyal medya ve dijital içeriklerin çocukların davranışlarını doğrudan etkilediğine dikkat çekiyor. Şiddet içerikli videoların, gerçek hayattaki davranış kalıplarını normalleştirebildiği ifade ediliyor. Sosyolog Mehmet Görgülü, sanal dünyada görülen şiddetin gerçek hayatta bir iletişim aracına dönüşebildiğini belirtiyor. Bu durumun çocukların şiddeti olağan bir davranış biçimi gibi algılamasına yol açtığı değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Uzmanlardan aile ve eğitim kurumlarına uyarı</h2>

<p>Uzmanlara göre özellikle kendini yalnız ve dışlanmış hisseden çocuklar risk grubunda yer alıyor. Bu çocukların çeteleşme ve şiddet içeren yapılara yönelme ihtimali bulunduğu ifade ediliyor. Sosyolog Görgülü, ailelerin çocuklarıyla güçlü iletişim kurması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca öğretmenler, psikologlar ve pedagoglarla iş birliği içinde hareket edilmesinin önemine dikkat çekiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>cnntürk</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/sanal-medya-ile-gercek-arasindaki-sinir-karisiyor-okullarda-cetelesme-ve-siddet-artiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 13:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/05/cocuk-psikoloji.png" type="image/jpeg" length="44880"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İçişleri Bakanlığı’ndan “Sarı Kodlu” kuvvetli yağış uyarısı: Birçok il risk altında]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/icisleri-bakanligindan-sari-kodlu-kuvvetli-yagis-uyarisi-bircok-il-risk-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/icisleri-bakanligindan-sari-kodlu-kuvvetli-yagis-uyarisi-bircok-il-risk-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, 14 Mayıs Perşembe günü etkili olması beklenen kuvvetli ve gök gürültülü sağanak yağışlar nedeniyle çok sayıda il için “sarı” kodlu meteorolojik uyarı yayımladı. Yetkililer, ani sel ve su baskını riskine karşı dikkatli olunması çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığı, sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı paylaşımda 14 Mayıs Perşembe günü için meteorolojik uyarı haritası yayımlayarak vatandaşları kuvvetli sağanak yağışlara karşı dikkatli olmaya çağırdı.</p>

<p>Yapılan son değerlendirmelere göre Ege’den Karadeniz’e, İç Anadolu’dan Akdeniz’e kadar geniş bir bölgede yerel ve kısa süreli ancak etkili gök gürültülü sağanak yağışların etkili olması bekleniyor.</p>

<h2>Ege ve Marmara’da yerel kuvvetli yağışlar</h2>

<p>Ege ve Marmara Bölgesi’nde özellikle Çanakkale’nin doğusu, Balıkesir’in güney ve batısı ile İzmir’in iç kesimlerinde gök gürültülü sağanak yağışların etkili olacağı tahmin ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca Manisa, Aydın’ın doğusu, Bursa’nın güney ve doğusu, Bilecik, Kütahya, Afyonkarahisar ve Denizli çevrelerinde yaşayan vatandaşların ani hava değişimlerine karşı tedbirli olması istendi.</p>

<h2>İç Anadolu’da Ankara dahil geniş yağış hattı</h2>

<p>İç Anadolu Bölgesi’nde ise başkent Ankara başta olmak üzere Eskişehir, Konya’nın kuzey ve batısı, Çankırı, Yozgat, Sivas, Nevşehir, Aksaray, Kayseri ve Niğde çevresinde aralıklı ancak yerel olarak kuvvetli sağanak yağışlar bekleniyor.</p>

<p>Yetkililer, özellikle ani bastıran yağışların günlük yaşamı ve ulaşımı olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti.</p>

<h2>Karadeniz’de etkili sağanak uyarısı</h2>

<p>Karadeniz Bölgesi’nde Bolu, Düzce, Karabük, Kastamonu, Sinop, Zonguldak ve Bartın’ın iç kesimleri ile Samsun, Amasya, Çorum, Tokat, Ordu ve Giresun çevrelerinde sağanak yağışların hayatı olumsuz etkilemesi bekleniyor.</p>

<p>Bölgede yer yer su baskını ve yıldırım riskine karşı vatandaşların dikkatli olması gerektiği vurgulandı.</p>

<h2>Akdeniz’de iç kesimlerde yağış etkili olacak</h2>

<p>Akdeniz Bölgesi’nde ise Mersin, Adana ve Osmaniye’nin iç ve kuzey kesimleri, Kahramanmaraş’ın batısı ile Burdur’un doğusu ve Isparta çevrelerinde gök gürültülü sağanak yağış geçişleri öngörülüyor.</p>

<p>Özellikle kısa süreli ve kuvvetli yağışların yerel etkiler oluşturabileceği ifade edildi.</p>

<h2>Ulaşım, sel ve yıldırım riskine dikkat</h2>

<p>İçişleri Bakanlığı, yağışlarla birlikte oluşabilecek ani sel, su baskını, yıldırım düşmesi, yerel dolu yağışı ve ulaşımda aksamalar gibi risklere karşı uyarıda bulundu.</p>

<p>Vatandaşların yağış anında açık alanlarda bulunmaması, dere yataklarından uzak durması ve resmi uyarıların takip edilmesi istendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Sputnik</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/icisleri-bakanligindan-sari-kodlu-kuvvetli-yagis-uyarisi-bircok-il-risk-altinda</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 22:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/05/ogle-saatlerinden-sonra-kuvvetli-yagis-bekleniyor.png" type="image/jpeg" length="40920"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kediler sandığınızdan daha konuşkan: İşte 15 davranışının asıl anlamı]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/kediler-sandiginizdan-daha-konuskan-iste-15-davranisinin-asil-anlami</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/kediler-sandiginizdan-daha-konuskan-iste-15-davranisinin-asil-anlami" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kediler bazen gizemli davranışlarıyla dikkat çekse de, yavaş göz kırpmadan av getirmeye, kuyruk hareketlerinden göğüste uyumaya kadar birçok davranışları aslında güven, stres ve sosyal bağlara dair güçlü mesajlar taşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kediler zaman zaman anlaşılması zor, bağımsız ve gizemli canlılar olarak görülse de uzmanlara göre sergiledikleri davranışların büyük bölümü rastgele değil, biyolojik ve içgüdüsel temellere dayanıyor. Yavaş göz kırpmadan gece koşularına, av getirme davranışından kuyruk hareketlerine kadar birçok işaret, aslında güçlü bir iletişim dili oluşturuyor.</p>

<h2>Yavaş göz kırpma: Güven ve rahatlık göstergesi</h2>

<p>Kedilerin sahiplerine bakarak yavaşça göz kırpması, en güçlü güven işaretlerinden biri olarak değerlendiriliyor. Uzmanlara göre kediler tehdit hissetmedikleri ortamlarda göz temasını sürdürüp ardından yavaşça gözlerini kapatıyor. Bu davranış, karşısındaki bireye “güvendeyim” mesajı anlamı taşıyor.</p>

<p><img alt="Kedii-1" height="720" src="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2025/11/kedii-1.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2>Baş sürtme: Sosyal bağ ve aidiyet</h2>

<p>Kedilerin insanlara ya da eşyalara başlarını sürtmesi, sadece sevgi değil aynı zamanda “sahiplenme” davranışı olarak da yorumlanıyor. Yüz bölgesindeki feromon bezleri sayesinde koku bırakan kediler, bu şekilde kendi sosyal alanlarını işaretliyor.</p>

<h2>Patisiyle yoğurma: Yavruluk döneminden kalan refleks</h2>

<p>Battaniye, yastık veya insan kucağını patileriyle yoğuran kediler, aslında yavruluk dönemindeki emme davranışını sürdürüyor. Bu hareket genellikle güven, huzur ve rahatlık hissiyle ilişkilendiriliyor.</p>

<h2>Mırlama her zaman mutluluk değildir</h2>

<p>Kedilerin mırlaması çoğunlukla huzurla bağdaştırılsa da, her zaman mutluluk anlamına gelmiyor. Stresli ya da hasta olduklarında da mırlayabilen kediler, bu ses titreşimleriyle kendilerini sakinleştirmeye çalışabiliyor.</p>

<p><img alt="Kedi1-3" height="720" src="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/02/kedi1-3.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Sesli iletişim: Kısa ve melodik çağrılar</h2>

<p>“Mrrp” veya “brrr” gibi kısa sesler, kedilerde sosyal iletişimin bir parçası olarak kabul ediliyor. Bu sesler genellikle selamlaşma, dikkat çekme veya mama talebi gibi durumlarda ortaya çıkıyor.</p>

<h2>Kuyruk dili: Duyguların açık göstergesi</h2>

<p>Kedilerde kuyruk hareketleri duygusal durumun en net göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor. Dik kuyruk mutluluk ve özgüveni temsil ederken, kabarmış kuyruk korku veya tehdit algısını işaret ediyor.</p>

<h2>Isırma ve sınır koyma davranışı</h2>

<p>Sevgi sırasında gerçekleşen hafif ısırıklar her zaman saldırganlık anlamına gelmiyor. Kediler, aşırı uyarıldıklarında sınırlarını bu şekilde ifade edebiliyor. Davranışın oyun mu yoksa rahatsızlık mı olduğunu beden dili belirliyor.</p>

<p><img alt="Kedi-7" height="720" src="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2025/01/kedi-7.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2>Aşırı yalanma ve stres ilişkisi</h2>

<p>Kediler temizliklerine düşkün canlılar olsa da aşırı yalanma davranışı stres, sıkılma ya da sağlık sorunlarının habercisi olabiliyor. Uzmanlar bu tür durumlarda davranış değişikliklerinin dikkatle izlenmesi gerektiğini belirtiyor.</p>

<h2>Av getirme: İçgüdüsel “hediye”</h2>

<p>Kedilerin eve av veya oyuncak getirmesi, çoğunlukla avcılık içgüdüsünün bir yansıması olarak görülüyor. Bu davranış aynı zamanda sosyal gruba “paylaşım” ya da “öğretme” amacı taşıyabiliyor.<img alt="Evde Kedi Tıraşı (1)" src="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2025/02/evde-kedi-tirasi-1.png" / width="1280" height="720"></p>

<h2>Göğüste uyuma: Güven ve kalp ritmine uyum</h2>

<p>Kedilerin sahiplerinin göğsünde uyuması, sadece sıcaklık arayışı değil aynı zamanda kalp ritmine uyum sağlama davranışı olarak da değerlendiriliyor. Bu durum kedilerde güven hissini artırıyor.</p>

<h2>Gece koşuları: Enerji boşaltma davranışı</h2>

<p>Ev kedilerinde sık görülen ani gece koşuları, gün içinde biriken enerjinin dışa vurumu olarak açıklanıyor. Uzmanlar, düzenli oyun saatlerinin bu davranışı azaltabileceğini belirtiyor.</p>

<p><img alt="Kedi-10" height="720" src="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/01/kedi-10.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2>Sonuç: Kediler düşündüğümüzden daha “konuşkan”</h2>

<p>Uzmanlara göre kediler, miyavlama ve beden diliyle oldukça zengin bir iletişim sistemi kullanıyor. Bu davranışların doğru yorumlanması, hem insan-kedi ilişkisini güçlendiriyor hem de olası sağlık veya stres durumlarının erken fark edilmesini sağlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>onedio</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/kediler-sandiginizdan-daha-konuskan-iste-15-davranisinin-asil-anlami</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 17:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2025/01/kedi6.jpg" type="image/jpeg" length="82621"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye’de yalnız yaşayanların sayısı arttı]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/turkiyede-yalniz-yasayanlarin-sayisi-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/turkiyede-yalniz-yasayanlarin-sayisi-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜİK 2025 verilerine göre Türkiye’de hane halkı küçülürken yalnız yaşayanların oranı arttı. Ortalama hane büyüklüğü 3 kişiye düşerken sosyal yapı değişiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de hane yapısı değişmeye devam ediyor. TÜİK’in 2025 yılı aile istatistiklerine göre ortalama hanehalkı büyüklüğü 3,08 kişiye geriledi.</p>

<h2>Hane yapısında değişim</h2>

<p>Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verilerine göre 2008 yılında 4 kişi olan ortalama hane büyüklüğü yıllar içinde sürekli düşüş gösterdi. Çekirdek aile yapısı öne çıkarken geniş aile oranı geriledi.</p>

<h2>Yalnız yaşayanlar arttı</h2>

<p>Tek kişilik hanelerin oranı yüzde 20,5’e yükseldi. Her 5 haneden biri artık yalnız yaşayan bireylerden oluşuyor. Özellikle yaşlı nüfusta tek başına yaşam oranı dikkat çekici şekilde arttı.</p>

<h2>Gençler aileyle yaşıyor</h2>

<p>25-29 yaş grubunda hiç evlenmemiş bireylerin yaklaşık yüzde 70’i ailesiyle yaşamayı sürdürüyor. Bu durum ekonomik ve sosyal nedenlerle evden ayrılmanın geciktiğini gösteriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Çocuklu haneler</h2>

<p>Hanelerin yüzde 41,9’unda en az bir çocuk bulunuyor. Ancak tek çocuklu aile oranı yüksekliğini korurken, çocuk sayısında artış sınırlı kalıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Nefes</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/turkiyede-yalniz-yasayanlarin-sayisi-artti</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2025/02/izmirde-yalnizlik-rekor-seviyede-2.png" type="image/jpeg" length="44466"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uykusunda karabasan yaşayanlar buraya! Bilimsel açıklama geldi]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/uykusunda-karabasan-yasayanlar-buraya-bilimsel-aciklama-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/uykusunda-karabasan-yasayanlar-buraya-bilimsel-aciklama-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karabasan olarak bilinen uyku felcinin REM uykusundaki senkronizasyon hatasından kaynaklandığı bilimsel olarak açıklandı. İşte detaylar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Uyku sırasında yaşanan ve halk arasında “karabasan” olarak bilinen durumun, doğaüstü değil tamamen nörolojik bir süreç olduğu bilimsel çalışmalarla ortaya kondu. Uzmanlara göre bu durum, uyku evreleri arasındaki geçiş hatasından kaynaklanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Bilimsel açıklama</h2>

<p>Modern tıp literatüründe “uyku felci” olarak adlandırılan bu durumun, REM uykusu sırasında ortaya çıkan bir senkronizasyon bozukluğu olduğu belirtildi. Bu evrede beyin rüya sırasında vücudun hareket etmesini engellerken, uyanıklık anında bu sistemin geçici olarak devam etmesi hareket kaybına yol açıyor.</p>

<h2>Beyin süreci</h2>

<p>Araştırmalara göre REM uykusu sırasında kaslar geçici olarak devre dışı kalıyor. Kişi bu evreden uyanırken bilincin açılması ancak kas kontrolünün geri gelmemesi, yoğun korku ve baskı hissine neden oluyor.</p>

<p>Harvard Üniversitesi’nden psikolog Richard McNally, bu süreçte beynin tehdit algılama merkezinin aşırı aktif hale geldiğini ve bu nedenle halüsinasyonların oluşabileceğini belirtiyor.</p>

<h2>Uzman görüşleri</h2>

<p>California Üniversitesi’nden nörobilimci Baland Jalal ise beynin bu durumda mantıklı bir açıklama üretmeye çalıştığını, göğüs baskısı hissinin ise kas kontrolündeki geçici değişimlerden kaynaklandığını ifade ediyor.</p>

<p>University of Pennsylvania uzmanları ise düzensiz uyku, stres ve sırt üstü yatış pozisyonunun uyku felcini tetikleyen en önemli faktörler arasında yer aldığını vurguluyor.</p>

<h2>Tetikleyici faktörler</h2>

<p>Uzmanlara göre uyku düzeninin bozulması, yoğun stres ve yetersiz uyku bu durumun görülme sıklığını artırıyor. Karabasan olarak bilinen deneyimin tamamen biyolojik bir süreç olduğu özellikle vurgulanıyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/uykusunda-karabasan-yasayanlar-buraya-bilimsel-aciklama-geldi</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 10:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2025/04/karabasan-1.png" type="image/jpeg" length="12319"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[21 gün kuralı ile alışkanlık kazanmak mümkün mü?]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/21-gun-kurali-ile-aliskanlik-kazanmak-mumkun-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/21-gun-kurali-ile-aliskanlik-kazanmak-mumkun-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Psikolog Maxwell Maltz'ın ortaya koyduğu 21 gün kuralı, yeni alışkanlıkların oluşumunda sık kullanılan bir yöntemdir. Düzenli tekrar ve disiplin önemlidir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Yeni bir alışkanlık edinmek veya kötü bir davranışı bırakmak isteyenlerin sıkça başvurduğu yöntemlerden biri olan 21 gün kuralı, günlük yaşamda davranışların kalıcı hale gelmesinde etkili bir yaklaşım olarak öne çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>21 gün kuralı nedir</h2>

<p>21 gün kuralı, bir davranışın düzenli şekilde tekrar edilmesi halinde alışkanlığa dönüşmesi için gereken süreyi ifade ediyor. Psikolog Maxwell Maltz’ın gözlemlerine dayanan bu yaklaşım, kişisel gelişim alanında yaygın olarak kullanılıyor.</p>

<h2>Bilimsel dayanak</h2>

<p>Uzmanlara göre alışkanlık kazanma süresi kişiden kişiye değişiklik gösteriyor. Bazı bireylerde bu süre 21 gün olurken, bazı durumlarda daha uzun sürebiliyor. Bu nedenle kural, kesin bir süre değil, bir başlangıç yöntemi olarak değerlendiriliyor.</p>

<h2>Nasıl uygulanır</h2>

<p>Alışkanlık kazanmak isteyenlerin küçük hedeflerle başlaması, düzenli tekrar yapması ve süreci takip etmesi öneriliyor. Günlük rutine eklenen davranışların sabırla sürdürülmesi önem taşıyor.</p>

<h2>Faydaları</h2>

<p>21 gün kuralı; disiplin kazandırması, motivasyonu artırması ve yeni alışkanlıkların daha kolay benimsenmesini sağlamasıyla öne çıkıyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/21-gun-kurali-ile-aliskanlik-kazanmak-mumkun-mu</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 10:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/05/21gun.png" type="image/jpeg" length="82163"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye’de en çok kullanılan isim ve soyadları belli oldu]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/turkiyede-en-cok-kullanilan-isim-ve-soyadlari-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/turkiyede-en-cok-kullanilan-isim-ve-soyadlari-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de en yaygın kullanılan erkek ismi “Mehmet”, kadın ismi “Fatma” ve soyadı “Yılmaz” 2025 yılında da zirvedeki yerini korudu. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verilerine göre son 8 yılda “Mehmet” ve “Fatma” isimlerinde yaklaşık 175 bin kişilik düşüş yaşanırken, “Yılmaz” soyadını kullananların sayısında artış kaydedildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi’nin 2025 verilerine göre Türkiye’de en çok kullanılan isim ve soyadları açıklandı. Erkeklerde “Mehmet”, kadınlarda “Fatma”, soyadlarında ise “Yılmaz” ilk sıradaki yerini korudu.</p>

<h2>En yaygın soyadı: Yılmaz</h2>

<p>Türkiye genelinde en çok kullanılan soyadı “Yılmaz” oldu. 1 milyon 177 bin 896 kişinin taşıdığı “Yılmaz” soyadı, listenin zirvesindeki yerini sürdürdü.</p>

<p>En yaygın diğer soyadları ise şöyle sıralandı:</p>

<ul>
 <li>Yılmaz: 1 milyon 177 bin 896 kişi</li>
 <li>Kaya: 899 bin 722 kişi</li>
 <li>Demir: 876 bin 934 kişi</li>
</ul>

<p>Listede ayrıca Çelik, Yıldız, Şahin, Yıldırım, Öztürk, Aydın ve Özdemir soyadları da öne çıktı.</p>

<h2>Erkek isimlerinde zirve: Mehmet</h2>

<p>2025 verilerine göre Türkiye’de en yaygın erkek ismi “Mehmet” oldu. 1 milyon 271 bin 896 kişi bu ismi taşıyor.</p>

<p>En çok kullanılan erkek isimleri:</p>

<ul>
 <li>Mehmet: 1 milyon 271 bin 896 kişi</li>
 <li>Mustafa: 1 milyon 57 bin 634 kişi</li>
 <li>Ahmet: 857 bin 105 kişi</li>
</ul>

<p>Listenin devamında Ali, Hüseyin, Hasan, Murat, Yusuf, İbrahim ve İsmail yer aldı.</p>

<h2>Kadın isimlerinde Fatma ilk sırada</h2>

<p>Kadın isimlerinde “Fatma” en yaygın isim olmayı sürdürdü. Türkiye genelinde 1 milyon 152 bin 158 kişi bu ismi taşıyor.</p>

<p>En çok kullanılan kadın isimleri:</p>

<ul>
 <li>Fatma: 1 milyon 152 bin 158 kişi</li>
 <li>Ayşe: 906 bin 873 kişi</li>
 <li>Emine: 776 bin 708 kişi</li>
</ul>

<p>Hatice, Zeynep, Elif, Meryem, Merve, Zehra ve Esra da en yaygın isimler arasında yer aldı.</p>

<h2>İsimlerde dikkat çeken düşüş</h2>

<p>Son 8 yıllık verilere göre bazı geleneksel isimlerde azalma dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>“Mehmet” ismini taşıyanların sayısı 2018’de 1 milyon 361 bin 958 iken 2025’te 1 milyon 271 bin 896’ya düştü.</li>
 <li>“Fatma” ismi ise 1 milyon 235 bin 828’den 1 milyon 152 bin 158’e geriledi.</li>
</ul>

<p>Buna karşın “Yılmaz” soyadını kullananların sayısı artış gösterdi. 2018’de 1 milyon 134 bin 443 olan sayı, 2025’te 1 milyon 177 bin 896’ya yükseldi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Sputnik</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/turkiyede-en-cok-kullanilan-isim-ve-soyadlari-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 17:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/05/kalabalik-2.png" type="image/jpeg" length="86792"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilimsel gerçekler ortaya çıktı: Akşam yemeği uykunuzu nasıl etkiliyor?]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/bilimsel-gercekler-ortaya-cikti-aksam-yemegi-uykunuzu-nasil-etkiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/bilimsel-gercekler-ortaya-cikti-aksam-yemegi-uykunuzu-nasil-etkiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Granada University tarafından yapılan ve European Journal of Nutrition’da yayımlanan araştırma, akşam yemeği, uyku kalitesi ve kahvaltı tercihleri arasında çift yönlü bir etkileşim olduğunu ortaya koydu. Bulgulara göre akşam öğünlerinin içeriği uykuyu, uyku kalitesi ise ertesi gün beslenme davranışlarını doğrudan şekillendiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Granada University tarafından yürütülen ve European Journal of Nutrition dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, günlük beslenme ile uyku arasındaki ilişkinin tek yönlü olmadığını ortaya koydu. Çalışmaya göre akşam yemeği seçimleri uyku kalitesini etkilerken, uyku düzeni de ertesi gün kahvaltı tercihlerini belirliyor.</p>

<h2>Akşam yemeği gece uykusunu şekillendiriyor</h2>

<p>Araştırma bulguları, akşam saatlerinde tüketilen besinlerin uyku kalitesi üzerinde belirleyici olduğunu gösteriyor. Özellikle yağ oranı yüksek kızartmalar, kırmızı et, alkol ve yoğun protein içeren öğünlerin uykuya geçişi zorlaştırdığı ve uykunun daha sık bölünmesine yol açtığı tespit edildi.</p>

<p>Buna karşılık zeytinyağı ağırlıklı, dengeli karbonhidrat içeren ve yağlı balık gibi sağlıklı protein kaynaklarıyla hazırlanan akşam yemeklerinin daha derin ve kesintisiz bir uykuya katkı sağladığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Uyku kalitesi sabah beslenmesini etkiliyor</h2>

<p>Araştırmanın ikinci bölümünde, uyku düzeninin kahvaltı alışkanlıkları üzerindeki etkisi incelendi. Bulgulara göre:</p>

<ul>
 <li>Geç uyanan bireyler daha yüksek kalorili kahvaltılara yöneliyor</li>
 <li>Parçalı ve kalitesiz uyku, şeker tüketimini artırırken lif alımını azaltıyor</li>
 <li>Uzun ve kaliteli uyku ise daha dengeli ve sağlıklı kahvaltı tercihleriyle ilişkilendiriliyor</li>
</ul>

<h2>Beslenme ve uyku arasında görünmez bir döngü</h2>

<p>Uzmanlar, bu etkileşimi “günlük biyolojik döngü” olarak tanımlıyor. Buna göre akşam yemeği, uyku kalitesini; uyku kalitesi ise sabah beslenme kararlarını doğrudan etkileyerek sürekli bir döngü oluşturuyor.</p>

<p>Araştırma ekibi, bu bulguların kilo kontrolü ve metabolik sağlık stratejilerinde yalnızca ne yendiğine değil, aynı zamanda ne zaman yendiğine ve uyku düzenine de odaklanılması gerektiğini gösterdiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>onedio</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/bilimsel-gercekler-ortaya-cikti-aksam-yemegi-uykunuzu-nasil-etkiliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 13:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/02/uykuda-konusma.png" type="image/jpeg" length="79373"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bir zamanlar lüks sofraların gözdesiydi: Şimdi Türkiye “Türk Havyarı” ile global pazarda]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/bir-zamanlar-luks-sofralarin-gozdesiydi-simdi-turkiye-turk-havyari-ile-global-pazarda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/bir-zamanlar-luks-sofralarin-gozdesiydi-simdi-turkiye-turk-havyari-ile-global-pazarda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye, mersin balığından elde edilecek siyah havyarı “Türk Havyarı” markasıyla 2027’de dünya pazarına sunmaya hazırlanıyor. Yıllık 150 milyon dolarlık ihracat hedeflenen proje, ülkenin su ürünleri sektöründe küresel gücünü artırmayı amaçlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Türkiye, gastronomi dünyasında lüks tüketimin simgelerinden biri olarak kabul edilen siyah havyar üretiminde küresel pazara güçlü bir giriş yapmaya hazırlanıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yürüttüğü çalışmalar kapsamında, nesli koruma altındaki mersin balıklarından elde edilecek ürünün 2027 itibarıyla “Türk Havyarı” markasıyla uluslararası sofralara sunulması planlanıyor. Proje kapsamında yıllık 150 milyon dolarlık ihracat geliri hedefleniyor.</p>

<p><img alt="Türk Havyarı" height="720" src="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/05/turk-havyari.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Su ürünlerinde Avrupa liderliği ve planlı üretim modeli</h2>

<p>Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü verilerine göre Türkiye, yetiştiricilik yoluyla su ürünleri üretiminde Avrupa’da ilk sıradaki konumunu sürdürüyor. Ege kıyılarının yanı sıra Adana gibi yeni üretim bölgelerinin de sisteme dahil edilmesiyle çipura ve levrek üretiminde kapasite artışı sağlanıyor.</p>

<p>Uygulanan planlı yetiştiricilik modeliyle hangi bölgede ne kadar üretim yapılacağı önceden belirleniyor. Bu sistem hem arz-talep dengesini koruyor hem de üreticilerin ürünlerini daha öngörülebilir ve değerinde pazarlamasına imkân tanıyor. Aynı zamanda ihracat süreçlerinde istikrar ve süreklilik sağlanması hedefleniyor.</p>

<p><img alt="Havyar" height="720" src="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/05/havyar.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2>Mersin balığıyla yüksek katma değerli üretim dönemi</h2>

<p>Türkiye’nin stratejik adımlarından biri de mersin balığı yetiştiriciliği oldu. Elazığ ve Gaziantep başta olmak üzere baraj göllerinde sürdürülen üretim çalışmaları, yüksek katma değerli su ürünleri segmentine geçişin önemli bir örneği olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Henüz seri üretim aşamasına tam olarak geçilmeden uluslararası pazarlardan yoğun talep geldiği, bazı alıcıların ise peşin ödeme içeren sözleşmelere yöneldiği belirtiliyor. 2027 itibarıyla başlayacak ihracatla birlikte Türkiye’nin su ürünleri sektöründe hem ekonomik hem de marka değeri açısından önemli bir sıçrama yapması bekleniyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>onedio</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/bir-zamanlar-luks-sofralarin-gozdesiydi-simdi-turkiye-turk-havyari-ile-global-pazarda</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 17:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/05/turk-yavyari.png" type="image/jpeg" length="59934"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
