<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>İzmir’de Son Dakika Haber</title>
    <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr</link>
    <description>İzmir haberleri ve son dakika gelişmeleri için izmirdesondakika.com.tr. İzmir'den güncel yerel haberler, spor, ekonomi, siyaset, teknoloji, magazin ve daha fazlasını takip edin. İzmir'in en güvenilir ve etkili haber kaynağı.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/rss/teknoloji-bilim" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 13 May 2026 09:37:05 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/rss/teknoloji-bilim"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa Birliği, yapay zekada yüksek riskli sistem kurallarını erteledi]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/avrupa-birligi-yapay-zekada-yuksek-riskli-sistem-kurallarini-erteledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/avrupa-birligi-yapay-zekada-yuksek-riskli-sistem-kurallarini-erteledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği, Yapay Zeka Yasası kapsamındaki yüksek riskli sistemlere ilişkin bazı yükümlülükleri 2027-2028’e kadar erteleyerek düzenlemelerde esneklik sağladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Birliği kurumları, Yapay Zekâ Yasası kapsamında yer alan bazı kuralları sadeleştirme ve yüksek riskli sistemlere ilişkin uygulama takvimini erteleme konusunda anlaşmaya vardı. AB Konseyi, Avrupa Parlamentosu ve üye ülkeler arasında yürütülen müzakerelerde uzlaşma sağlandığını açıkladı.</p>

<h2>Yüksek riskli sistemlerde takvim değişti</h2>

<p>Yeni düzenlemeyle birlikte yüksek riskli yapay zekâ sistemlerine yönelik kuralların uygulanma tarihleri ileriye alındı. Buna göre:</p>

<ul>
 <li>Bağımsız yüksek riskli sistemler: 2 Aralık 2027</li>
 <li>Ürünlere entegre yüksek riskli sistemler: 2 Ağustos 2028</li>
</ul>

<p>Önceden bu kuralların 2026’da devreye girmesi planlanıyordu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yapay zekâ tarafından üretilen içeriklere yönelik şeffaflık kurallarında da değişikliğe gidildi. Geçiş süresi 6 aydan 3 aya düşürülerek yeni son tarih 2 Aralık 2026 olarak belirlendi. Böylece içeriklerin daha hızlı şekilde uyumlaştırılması hedeflendi.</p>

<h2>Yasaklanan yapay zekâ kullanımları </h2>

<p>Yeni düzenlemeyle küçük ve orta ölçekli işletmelere yönelik bazı yükümlülüklerin azaltılması ve düzenleyici muafiyetlerin genişletilmesi planlanıyor. Ayrıca AB Yapay Zekâ Ofisi’nin yetkilerinin artırılması da teklifler arasında yer aldı.</p>

<p>Düzenleme kapsamında, rıza dışı cinsel içerik üreten, çocuk istismarı materyali oluşturan yapay zekâ uygulamalarının yasaklandığı da açıklandı. Bu adımın, etik dışı kullanımın önüne geçmeyi amaçladığı belirtildi.</p>

<h2>Yasa 2024’te yürürlüğe girmişti</h2>

<p>AB Yapay Zekâ Yasası 1 Ağustos 2024’te yürürlüğe girmişti. Ancak farklı yükümlülükler kademeli olarak uygulamaya alınacaktı. Son anlaşma ile özellikle yüksek riskli sistemlere ilişkin takvim yeniden düzenlenmiş oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ-BİLİM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/avrupa-birligi-yapay-zekada-yuksek-riskli-sistem-kurallarini-erteledi</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2025/12/yapay-zeka-japonya.png" type="image/jpeg" length="70706"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Havalimanlarında yeni dönem başladı]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/havalimanlarinda-yeni-donem-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/havalimanlarinda-yeni-donem-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, HGBS sistemini tüm havalimanlarında devreye aldı. Gümrük işlemleri artık tamamen elektronik ortamda yürütülecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığı, 4 Mayıs itibarıyla uluslararası uçuş trafiği bulunan tüm havalimanlarında Havayolu Gümrük Beyan Sistemi’nin (HGBS) uygulamaya alındığını duyurdu.</p>

<h2>Dijital gümrük süreci başladı</h2>

<p>Bakanlıktan yapılan açıklamada, dijital dönüşüm stratejileri kapsamında geliştirilen HGBS’nin tüm uluslararası havalimanlarında devreye girdiği belirtildi. Sistemle birlikte havayolu taşımacılığında kullanılan beyan formları ve ek dokümanlar artık gümrük idarelerine tamamen elektronik ortamda iletilecek. Böylece gümrükleme süreçlerinin uçtan uca dijital bir yapıya kavuşması hedefleniyor.</p>

<h2>Kağıtsız işlem hedefi</h2>

<p>Yeni uygulama ile birlikte kağıtsız işlem altyapısına geçilerek manuel iş yükünün azaltılması ve uygulama birliğinin sağlanması amaçlanıyor. Veri güvenliği ve veri kalitesinin artırılması da sistemin temel hedefleri arasında yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Tasarruf ve çevresel katkı</h2>

<p>Bakanlık, sistemin kamu ve özel sektör açısından zaman ve maliyet tasarrufu sağlayacağını belirtti. Ayrıca gümrük işlemlerinin daha etkin hale gelmesi ve ticaretin kolaylaştırılması da bekleniyor. Açıklamada, yıllık yaklaşık 10 milyon sayfa kağıt tasarrufu sağlanarak çevresel sürdürülebilirliğe de önemli katkı sunulacağı ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>T24</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, TEKNOLOJİ-BİLİM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/havalimanlarinda-yeni-donem-basladi</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 13:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/05/havalimaniizmir-1.png" type="image/jpeg" length="78120"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye’de internet neden yavaş: Fiber altyapı ve yatırımlar tartışma konusu]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/turkiyede-internet-neden-yavas-fiber-altyapi-ve-yatirimlar-tartisma-konusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/turkiyede-internet-neden-yavas-fiber-altyapi-ve-yatirimlar-tartisma-konusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de internet hızının Avrupa ve dünya ortalamasının altında kalmasının en önemli nedenleri arasında fiber altyapı yetersizliği ve yatırım politikaları gösteriliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de internet hızı ve kalitesi, yapılan uluslararası ölçümlere göre hem Avrupa hem de dünya ortalamasının gerisinde kalıyor. ABD merkezli Speedtest Küresel Endeksi’nin Ağustos 2025 verilerine göre Türkiye, sabit internet hızında 154 ülke arasında 100’üncü sırada yer alıyor. Ortalama indirme hızı 56,17 mbps olarak ölçülürken, küresel ortalamanın 104,43 mbps seviyesinde olduğu belirtiliyor. Bu veriler, Türkiye’de internet kullanım deneyiminin küresel ortalamaya kıyasla daha yavaş olduğunu ortaya koyuyor. Örneğin 6 GB büyüklüğünde iki saatlik bir filmin indirilmesi Türkiye’de ortalama 14 dakika sürerken, dünya ortalamasında bu süre yaklaşık 8 dakikaya kadar düşüyor.</p>

<h2>Fiber altyapı eksikliği öne çıkıyor</h2>

<p>Uzman değerlendirmelerine göre Türkiye’de internet hızının düşük olmasının en temel nedenlerinden biri fiber altyapının yeterince yaygın olmaması. Teknoloji stratejisti Füsun Sarp Nebil, ülkedeki bakır kablo altyapısının uzun yıllardır kullanıldığını ve fiber dönüşümün yeterli hızda gerçekleşmediğini ifade ediyor. Bakır kabloların veri iletiminde sınırlı kapasiteye sahip olduğunu belirten Nebil, bu altyapının modern internet ihtiyacını karşılamakta yetersiz kaldığını dile getiriyor. DSL teknolojisi ile bu eksikliğin giderilmeye çalışıldığını ancak fiber hızlarına ulaşılamadığını vurguluyor.</p>

<h2>Mevcut altyapı ve abone yapısı</h2>

<p>Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) verilerine göre Türkiye’de toplam fiber optik kablo uzunluğu 637 bin kilometreye ulaştı. Bunun 244 bin kilometresi omurga, 393 bin kilometresi ise erişim hattı olarak kullanılıyor. 2025 yılı itibarıyla Türkiye’de 18 milyondan fazla sabit genişbant abonesi bulunuyor ve bunların yaklaşık 8,77 milyonu fiber internet kullanıyor. Bu da fiber kullanım oranının yüzde 42 seviyesinde olduğunu gösteriyor. OECD ortalamasında ise fiber abone oranı yüzde 44,6 seviyesinde yer alıyor. Bu durum Türkiye’nin oran olarak ortalamaya yakın olduğunu gösterse de altyapı kalitesindeki farklılıkların hız üzerinde etkili olduğu belirtiliyor.</p>

<h2>Bakır ve fiber altyapının birlikte kullanımı etkili oluyor</h2>

<p>Uzmanlara göre internet hızının düşük kalmasının bir diğer nedeni, fiber ve bakır altyapının birlikte kullanılması. Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği (TELKODER) Başkanı Halil Nadir Teberci, fiberin bina girişine kadar gelip sonrasında bakır kablolarla dağıtıldığı durumların yaygın olduğuna dikkat çekiyor.</p>

<p>Bu modelin internet hızını sınırladığını belirten Teberci, gerçek anlamda uçtan uca fiber altyapının yaygınlaşmadığını ifade ediyor. Bu durumun hız artışını doğrudan engellediği değerlendiriliyor.</p>

<h2>Rekabet ve yatırım tartışmaları</h2>

<p>Türkiye’de fiber altyapının büyük bölümünün tek bir şirket tarafından sağlandığına yönelik değerlendirmeler de dikkat çekiyor. Bazı uzmanlar, altyapı alanındaki sınırlı rekabetin yatırım hızını etkilediğini savunuyor. Bu görüşe göre alternatif altyapı sağlayıcılarının sınırlı olması, yeni yatırımların yavaşlamasına neden olabiliyor. Ancak bazı uzmanlar ise altyapının parçalanmasının verimsizliğe yol açabileceğini ve kırsal bölgelerde eşitsizlik yaratabileceğini belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Daha hızlı internet için çözüm arayışları</h2>

<p>Uzmanlar, internet hızının artırılması için en kritik adımın fiber altyapı yatırımlarının genişletilmesi olduğunu vurguluyor. Ayrıca altyapının daha planlı ve uzun vadeli bir stratejiyle geliştirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Türk Telekom’un gelecek yıllarda fiber hızını artırma ve abone sayısını yükseltme hedefleri bulunduğu da açıklanmış durumda. Şirket, 2030 yılına kadar fiber internet hızını önemli ölçüde artırmayı planlıyor.</p>

<h2>Sonuç: Dijital dönüşümün en kritik eşiği</h2>

<p>Türkiye’de internet hızının düşük kalması yalnızca teknik bir sorun olarak değil, aynı zamanda altyapı yatırımları, rekabet yapısı ve planlama eksiklikleriyle birlikte değerlendiriliyor. Uzmanlara göre hızlı ve kesintisiz internet erişimi, günümüz koşullarında bir ihtiyaçtan öte temel bir gereklilik haline gelmiş durumda. Bu nedenle altyapı yatırımlarının artırılması ve fiber dönüşümün hızlandırılması, dijitalleşme sürecinin en önemli adımlarından biri olarak görülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BBC</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ-BİLİM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/turkiyede-internet-neden-yavas-fiber-altyapi-ve-yatirimlar-tartisma-konusu</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 12:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/05/is-insani-2026-05-05t122115693.png" type="image/jpeg" length="74691"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Apple Türkiye’den zam kararı: Yeni fiyatlar belli oldu]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/apple-turkiyeden-zam-karari-yen-fiyatlar-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/apple-turkiyeden-zam-karari-yen-fiyatlar-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Apple Türkiye, iPhone 17 serisi başta olmak üzere akıllı telefon, kulaklık ve saat ürünlerine yüzde 10’un üzerinde zam yaptı. Güncellenen fiyatlar bugünden itibaren geçerli olurken, iPhone 17 Pro Max 132 bin 999 TL’ye kadar yükseldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Apple Türkiye, en çok tercih edilen akıllı telefon serileri arasında yer alan iPhone 17 modellerinin fiyatlarını artırdı. Yeni fiyatlar bugünden itibaren geçerli olacak şekilde güncellendi.</p>

<p>Şirketin güncel akıllı telefon serisi olan iPhone 17 ailesinde tüm modellere yüzde 10 ve üzeri oranında zam yapıldığı belirtildi.</p>

<h2>iPhone 17 modellerinde yeni fiyatlar</h2>

<p>Yapılan güncelleme ile birlikte iPhone 17 serisinin Türkiye fiyatları şu şekilde değişti:</p>

<ul>
 <li>iPhone 17 (128 GB): 77.999 TL’den 84.999 TL’ye</li>
 <li>iPhone 17 Pro (256 GB): 107.999 TL’den 119.999 TL’ye</li>
 <li>iPhone 17 Pro Max (256 GB): 119.999 TL’den 132.999 TL’ye</li>
 <li>iPhone Air (256 GB): 97.999 TL’den 107.999 TL’ye</li>
</ul>

<h2>AirPods modellerine de zam geldi</h2>

<p>Fiyat artışı yalnızca telefonlarla sınırlı kalmadı. Apple’ın ses ürünleri kategorisinde de yeni fiyatlar belirlendi.</p>

<ul>
 <li>AirPods 4: 8.999 TL</li>
 <li>AirPods Pro 3: 15.499 TL</li>
</ul>

<h2>Apple Watch serisinde yeni etiketler</h2>

<p>Akıllı saat tarafında da fiyat güncellemesine gidildi. Apple Watch modellerinin yeni satış fiyatları şöyle oldu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Apple Watch SE 3: 15.499 TL</li>
 <li>Apple Watch Series 11: 23.999 TL</li>
 <li>Apple Watch Ultra 3: 65.999 TL</li>
</ul>

<p>Apple’ın gerçekleştirdiği bu fiyat güncellemesiyle birlikte iPhone, AirPods ve Apple Watch ürün gruplarında Türkiye satış fiyatları yeniden şekillenmiş oldu.</p>

<p><img alt="Apllre" height="727" src="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/05/apllre.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="572" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ-BİLİM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/apple-turkiyeden-zam-karari-yen-fiyatlar-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 11:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2025/08/apple-a-rekabet-sorusturmasi-acildi-app-store-detayi.jpg" type="image/jpeg" length="96311"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Elektrik faturasının görünmeyen kalemi: Vampir cihazlar faturayı yüzde 20 artırıyor]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/elektrik-faturasinin-gorunmeyen-kalemi-vampir-cihazlar-faturayi-yuzde-20-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/elektrik-faturasinin-gorunmeyen-kalemi-vampir-cihazlar-faturayi-yuzde-20-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere’de yapılan bir araştırma, “vampir cihaz” olarak adlandırılan ve kapalıyken bile elektrik tüketen elektroniklerin hane faturalarını ciddi oranda artırdığını ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<section dir="auto">İngiltere’de yapılan bir araştırma, “vampir cihaz” olarak adlandırılan ve kapalıyken bile elektrik tüketmeye devam eden elektroniklerin hane faturalarını ciddi oranda artırdığını ortaya koydu. British Gas tarafından hazırlanan çalışma, bu cihazların toplam elektrik tüketimini yaklaşık yüzde 20 oranında artırabildiğini gösteriyor. Özellikle artan enerji fiyatlarıyla birlikte bu görünmeyen tüketim kalemi, tüketicilerin bütçesinde daha belirgin hale gelmiş durumda.</section>

<section dir="auto">
<h2>Vampir cihazlar nedir</h2>

<p>“Vampir cihaz” ifadesi, kullanılmadığı ya da kapalı olduğu halde elektrik çekmeye devam eden elektronik cihazları tanımlamak için kullanılıyor. Bu cihazlar genellikle bekleme modunda çalışıyor ve tamamen kapanmak yerine düşük seviyede enerji tüketmeyi sürdürüyor. Modern evlerde teknoloji kullanımının artmasıyla birlikte bu durum daha yaygın hale gelmiş durumda. Televizyonlar, modemler, akıllı hoparlörler ve oyun konsolları bu gruba en sık giren cihazlar arasında yer alıyor. Kullanıcı fark etmeden günün 24 saati enerji tüketimi devam edebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Hanelere yansıyan maliyet</h2>

<p>Araştırmaya göre vampir cihazlar, İngiltere genelinde yıllık yaklaşık 2,2 milyar sterlinlik elektrik tüketimine neden oluyor. Bu durum, hane başına ortalama 147 sterlinlik ek bir maliyet anlamına geliyor. Söz konusu rakam, ülkedeki ortalama elektrik faturasıyla kıyaslandığında yaklaşık iki aylık ödeme tutarına denk düşüyor. Enerji fiyatlarındaki artış, bu gizli tüketimi daha görünür ve hissedilir hale getiriyor. Böylece küçük gibi görünen enerji kayıpları, yıl sonunda önemli bir ekonomik yük oluşturuyor.</p>

<h2>En çok tüketim yapan cihazlar</h2>

<p>Araştırmada en yüksek gizli tüketim oluşturan cihazlar da sıralandı. Televizyonlar ve dijital yayın kutuları listenin başında yer alırken, oyun konsolları ve mikrodalga fırınlar da önemli tüketim kalemleri arasında gösterildi. TV’nin uzaktan kumandayla açılmasının yıllık maliyetinin yaklaşık 24 sterlin olduğu hesaplandı. Dijital yayın kutuları 23,10 sterlin, mikrodalgalar 16,37 sterlin ve oyun konsolları 12,17 sterlin civarında ek tüketim oluşturuyor. Daha düşük seviyede olsa da bilgisayarlar, yazıcılar ve telefon şarj cihazları da toplam faturaya katkı sağlıyor.</p>

<h2>Tasarruf için öneriler</h2>

<p>Enerji uzmanları, bu tür gizli tüketimi azaltmak için basit ama etkili yöntemlerin uygulanabileceğini belirtiyor. Kullanılmayan cihazların tamamen kapatılması ve fişten çekilmesi en temel öneriler arasında yer alıyor. Çoklu prizler ve açma kapama düğmeli sistemler sayesinde birden fazla cihazın tek hamlede kontrol edilmesi mümkün oluyor. Akıllı prizler ise tüketimin anlık olarak takip edilmesine imkân tanıyor. Ayrıca cihazların gereksiz yere şarjda bırakılmaması hem enerji tasarrufu sağlıyor hem de batarya ömrünü olumlu etkiliyor.</p>

<h2>Sonuç görünmeyen tüketim, gerçek fatura</h2>

<p>Vampir cihazlar, günlük yaşamda çoğu zaman fark edilmeyen ancak sürekli enerji tüketen elektronikler olarak öne çıkıyor. Yapılan araştırmalar, bu görünmeyen kullanımın hem bireysel faturaları hem de ülke genelindeki enerji maliyetlerini artırdığını gösteriyor. Basit alışkanlık değişiklikleriyle bu kaybın önemli ölçüde azaltılabileceği ifade ediliyor. Enerji kullanımında küçük önlemler, uzun vadede hem ekonomik tasarruf hem de daha verimli bir tüketim düzeni sağlayabiliyor.</p>
</section>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BBC</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ-BİLİM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/elektrik-faturasinin-gorunmeyen-kalemi-vampir-cihazlar-faturayi-yuzde-20-artiriyor</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 13:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/05/is-insani-21-3.png" type="image/jpeg" length="94203"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şarj kablonuzu daha uzun süre kullanmanın yolları]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/sarj-kablonuzu-daha-uzun-sure-kullanmanin-yollari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/sarj-kablonuzu-daha-uzun-sure-kullanmanin-yollari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şarj kablolarının neden bozulduğu ve nasıl daha uzun ömürlü kullanılabileceği üzerine yapılan araştırmalar, günlük alışkanlıkların sanıldığından çok daha kritik olduğunu ortaya koyuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şarj kabloları çoğu kullanıcı için sıradan bir aksesuar gibi görünse de, aslında en sık bozulan teknoloji parçalarından biri olarak öne çıkıyor. Maryland Üniversitesi’ndeki İleri Yaşam Döngüsü Mühendisliği Merkezi’nde yürütülen çalışmalar, kabloların neden arızalandığını anlamak için oldukça sert testlere dayanıyor. Ezilme, çekilme, bükülme ve defalarca takıp çıkarma gibi işlemlerle kablolar dayanıklılık sınavına tabi tutuluyor. Uzmanlar, kablo ömrünü belirleyen en önemli faktörün kullanıcı alışkanlıkları olduğunu vurguluyor. Özellikle fişten çekme biçimi, kablonun gerilim altında kalması ve yanlış kullanım şekilleri kabloların sandığımızdan çok daha hızlı bozulmasına neden olabiliyor. Buna rağmen kabloların sarılma şeklinin sanıldığı kadar kritik olmadığı da dikkat çeken bir bulgu olarak öne çıkıyor.</p>

<h2>Kablolar neden bozuluyor?</h2>

<p>Araştırmalara göre şarj kablolarının en hassas noktası kablonun uç kısmı yani bağlantı bölgesi. Kablo ne kadar kaliteli olursa olsun en çok hasar bu noktada meydana geliyor. Bunun temel nedeni kullanım sırasında tüm fiziksel baskının bu bölgeye yoğunlaşmasıdır. Malzeme mühendislerine göre metal teller sürekli bükülme ve gerilme altında kaldığında mikroskobik düzeyde deformasyonlar oluşuyor. Bu deformasyonlar zamanla birikerek kopmalara yol açıyor. Yani kablonun iç yapısı her kullanımda küçük hasarlar alıyor ve bu hasarlar zamanla büyüyerek kablonun tamamen işlevsiz hale gelmesine neden oluyor.</p>

<h2>Günlük alışkanlıklar sandığınızdan daha önemli</h2>

<p>Uzmanlar, kabloyu prizden çıkarırken doğrudan kablodan çekmenin en büyük hatalardan biri olduğunu belirtiyor. Bu hareket bağlantı noktasına ekstra yük bindirerek kablonun iç yapısında hızlı yıpranmaya yol açıyor. Benzer şekilde telefon şarjdayken kabloyu gererek kullanmak, cihazı hareket ettirmek veya kabloyu zorlayacak açılarda bırakmak da ciddi risk oluşturuyor. Özellikle kablonun uzunluğunun yetersiz kaldığı durumlarda kullanıcılar farkında olmadan kabloyu sürekli gerilim altında bırakıyor. Uzmanlara göre bu tür küçük görünen davranışlar kablonun ömrünü ciddi şekilde kısaltan temel faktörler arasında yer alıyor.</p>

<h2>Kablo sarma yöntemi sanıldığı kadar önemli değil</h2>

<p>Yıllardır yaygın olan “kabloları gevşek şekilde sarma” alışkanlığının sanıldığı kadar belirleyici olmadığı ortaya konmuş durumda. Özellikle kablonun düzgün şekilde sarılması tek başına arıza riskini ciddi ölçüde artırmıyor. Uzmanlar, asıl problemin sarma tekniğinden çok kablonun uç kısmının zorlanması olduğunu vurguluyor. Eğer kablo aşırı keskin açılarla katlanmıyor, bağlantı noktası zorlanmıyor ve fiziksel baskı altında bırakılmıyorsa sarma biçimi büyük bir sorun oluşturmuyor.</p>

<h2>Kalite farkı ve malzeme seçimi</h2>

<p>Kablo ömrünü etkileyen bir diğer önemli unsur ise ürün kalitesi. Ucuz ve düşük kaliteli kablolar yapısal olarak daha zayıf oldukları için çok daha hızlı bozuluyor. Özellikle ince plastik kaplamaya sahip kablolar zamanla çatlama ve kopmalara daha yatkın hale geliyor. Buna karşılık örgülü kablolar dış kaplamaları sayesinde daha dayanıklı bir yapı sunuyor. Son dönemde birçok üreticinin bu tür kabloları tercih etmeye başlaması da bu dayanıklılık avantajından kaynaklanıyor. Uzmanlar, uzun vadede daha dayanıklı bir kabloya yatırım yapmanın hem ekonomik hem de çevresel açıdan daha doğru bir tercih olduğunu belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Sonuç: küçük önlemler, daha uzun ömür</h2>

<p>Şarj kabloları günlük hayatın en basit teknolojik parçalarından biri gibi görünse de, doğru kullanılmadığında sık sık değiştirilmek zorunda kalıyor. Yapılan araştırmalar kabloların ömrünü uzatmanın aslında oldukça basit alışkanlıklara bağlı olduğunu gösteriyor. Kabloyu zorlamadan kullanmak, prizden çekerken dikkatli olmak ve kaliteli ürünleri tercih etmek en temel koruma yöntemleri arasında yer alıyor. Uzmanlara göre kablolara gösterilen küçük bir özen hem cihazların ömrünü uzatıyor hem de gereksiz elektronik atık oluşumunu azaltıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BBC</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ-BİLİM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/sarj-kablonuzu-daha-uzun-sure-kullanmanin-yollari</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 13:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/05/sarj-kablosu.png" type="image/jpeg" length="12573"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yurt dışı telefon kullanıcılarına kritik uyarı: Verilen süre doluyor]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/yurt-disi-telefon-kullanicilarina-kritik-uyari-verilen-sure-doluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/yurt-disi-telefon-kullanicilarina-kritik-uyari-verilen-sure-doluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yurt dışından kaçak yollarla getirilen ve IMEI kaydı yapılmayan cep telefonları için tanınan 120 günlük kullanım süresi sona eriyor. Sürenin dolmasıyla birlikte kayıt altına alınmayan cihazlar iletişime kapatılacak. BTK’nın gönderdiği SMS tarihi ise kullanıcılar için başlangıç noktası olarak kabul ediliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’ye yurt dışından kaçak yollarla getirilen ve IMEI kaydı bulunmayan cep telefonları için tanınan 120 günlük kullanım süresinde sona gelindi. Sürenin dolmasıyla birlikte kayıt altına alınmayan cihazların iletişime kapatılacağı bildirildi.</p>

<h2>120 günlük kullanım süresi tamamlanıyor</h2>

<p>Türkiye’ye giriş yapan ve SIM kart üzerinden sinyal aldığı tespit edilen, ancak Türkiye’de kayıtlı olmayan IMEI numarasına sahip cihazlar için verilen 120 günlük kullanım hakkı sona eriyor. Ocak 2026 itibarıyla başlayan uygulama kapsamında verilen sürenin dolmasına 2 gün kaldı.</p>

<p>Bu süre içinde kayıt işlemi yapılmayan cihazların mobil şebeke erişimi kesilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>BTK’dan gelen SMS tarihi belirleyici olacak</h2>

<p>Kaçak telefon kullanıcıları için sürenin başlangıç noktası, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından gönderilen SMS bildirimi tarihi olacak.</p>

<p>Örneğin 5 Ocak 2026’da kayıt uyarısı alan bir kullanıcı, cihazını 5 Mayıs 2026 tarihine kadar kullanmaya devam edebiliyor. Bu tarihten sonra kayıt yapılmaması durumunda telefon iletişime kapatılıyor.</p>

<h2>e-SIM ile kullanım süresi 240 güne çıkabiliyor</h2>

<p>Yeni nesil cihazlarda e-SIM teknolojisinin de bulunması nedeniyle kullanım süresi farklılık gösterebiliyor. Fiziki SIM kartla 120 gün kullanım sağlanırken, e-SIM ile birlikte bu süre 120 gün daha uzayabiliyor.</p>

<p>Bu durumda cihaz toplamda 240 gün boyunca şebeke erişimini sürdürebiliyor. Sürenin sonunda ise kayıt yapılmayan telefonlar tamamen kullanıma kapanıyor.</p>

<h2>IMEI kayıt ücreti 54 bin lirayı aştı</h2>

<p>Yurt dışından getirilen telefonların Türkiye’de kullanılmaya devam edebilmesi için IMEI kaydı zorunlu tutuluyor. Güncel IMEI kayıt ücreti ise 54 bin 258 lira olarak uygulanıyor.</p>

<p>Kayıt işlemi yapılmayan cihazların ise süre sonunda mobil iletişime erişimi engelleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Sputnik</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ-BİLİM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/yurt-disi-telefon-kullanicilarina-kritik-uyari-verilen-sure-doluyor</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 14:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/03/adsiz-tasarim-2026-03-05t212041086.png" type="image/jpeg" length="79780"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Telefonlarda donma sorununa dev çözüm: Çinli üreticiler güçlerini birleştirdi]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/telefonlarda-donma-sorununa-dev-cozum-cinli-ureticiler-guclerini-birlestirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/telefonlarda-donma-sorununa-dev-cozum-cinli-ureticiler-guclerini-birlestirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akıllı telefonlarda yıllardır çözüm bekleyen donma ve performans sorununa karşı dev bir iş birliği başlatıldı. Çinli üreticilerin geliştirdiği yeni bellek yönetim standardı, Android cihazlarda daha akıcı ve stabil bir deneyimin kapısını aralamaya hazırlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akıllı telefon kullanıcılarının yıllardır en çok şikayet ettiği sorunlardan biri olan donma ve performans düşüşü için dikkat çeken bir adım atıldı. Çinli teknoloji devleri, Android cihazlarda kronik hale gelen yavaşlama sorununu çözmek için güçlerini birleştirdi.</p>

<p><img alt="Telefonlarda Donma Sorununa Dev Çözüm1" height="720" src="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/04/telefonlarda-donma-sorununa-dev-cozum1.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2>Donma ve kasma sorununa ortak çözüm arayışı</h2>

<p>Akıllı telefonlar her geçen yıl daha güçlü işlemciler ve gelişmiş özelliklerle donatılıyor. Ancak özellikle yapay zeka destekli uygulamaların yaygınlaşmasıyla birlikte yazılımlar da ağırlaşmaya başladı. Bu durum, özellikle orta ve giriş segment cihazlarda donma, kasma ve uygulama çökmesi gibi sorunları beraberinde getiriyor.</p>

<p>Kullanıcı deneyimini olumsuz etkileyen bu tabloyu değiştirmek isteyen Çinli üreticiler, önemli bir iş birliğine imza attı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Dev üreticiler aynı çatı altında</h2>

<p>Çin'in “Altın Standart İttifakı” çatısı altında bir araya gelen Xiaomi, Vivo, Oppo, Lenovo ve Honor gibi markalar, Android cihazlarda performans istikrarını sağlamak için yeni bir girişim başlattı. Bu girişim, yalnızca gecikmeleri azaltmayı değil, aynı zamanda aşırı ısınma ve rastgele uygulama çökmelerini de ortadan kaldırmayı hedefliyor.</p>

<h2>Yeni nesil bellek yönetimi geliyor</h2>

<p>İttifakın üzerinde çalıştığı en kritik yenilik ise “birleşik bellek yönetim standardı” oldu. Geliştiriciler için hazırlanacak bu sistemin, Android 17 ile uyumlu şekilde sunulması planlanıyor.</p>

<p>Yeni standart sayesinde uygulamaların RAM kullanımı daha kontrollü ve verimli hale getirilecek. Böylece cihazlar, hangi marka olursa olsun daha stabil çalışacak. Mevcut sistemde uygulamaların kontrolsüz bellek tüketimi, performans sorunlarının en büyük nedenlerinden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<h2>Google da sürece dahil</h2>

<p>Google da Android 17 ile birlikte bu soruna çözüm getirmeye hazırlanıyor. Yeni sürümde, cihazın RAM kapasitesine göre uygulamalara daha net sınırlar getirilecek. Ayrıca bellek sızıntıları gibi performansı düşüren kritik sorunlara karşı sistem seviyesinde önlemler alınacak.</p>

<p>Çinli üreticilerin geliştirdiği “adil bellek kullanımı” yaklaşımı ise bu sistemi daha da ileri taşımayı amaçlıyor.</p>

<h2>Gözler Samsung ve Apple’da</h2>

<p>Yeni standardın Android ekosisteminin geneline yayılıp yayılmayacağı ise merak konusu. Özellikle Samsung gibi büyük üreticilerin bu girişime katılıp katılmayacağı yakından takip ediliyor.</p>

<p>Öte yandan Apple cephesinde de performans tartışmaları gündemde. Son yıllarda iOS güncellemeleri sonrası pil ve hız konusunda eleştiriler artarken, şirketin iOS 27 ile bu sorunlara odaklanması bekleniyor.</p>

<p>Eğer geliştirilen bu yeni sistem tüm üreticiler tarafından benimsenirse, Android cihazlarda donma ve kasma sorunlarının büyük ölçüde tarihe karışabileceği değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Ekonomim</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ-BİLİM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/telefonlarda-donma-sorununa-dev-cozum-cinli-ureticiler-guclerini-birlestirdi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 21:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/04/telefonlarda-donma-sorununa-dev-cozum.png" type="image/jpeg" length="18956"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[WhatsApp’ta yeni dönem: Ücretli abonelik modeli geliyor]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/whatsappta-yeni-donem-ucretli-abonelik-modeli-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/whatsappta-yeni-donem-ucretli-abonelik-modeli-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ücretsiz kullanım devam ederken, WhatsApp kullanıcılarına özel yeni abonelik modeli yolda. “WhatsApp Plus” ile kişiselleştirmeden yapay zekâ destekli mesaj özetlemeye kadar birçok gelişmiş özellik ücretli olarak sunulacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">Dünyanın en yaygın mesajlaşma uygulamalarından WhatsApp, uzun süredir sürdürdüğü ücretsiz hizmet modelinde önemli bir değişikliğe hazırlanıyor. Meta çatısı altında faaliyet gösteren platform, gelir modelini çeşitlendirmek amacıyla ücretli abonelik sistemini test etmeye başladı. Ancak ilk etapta temel özelliklerin ücretsiz kalacağı açıklandı.</section>

<section dir="auto">
<h2>WhatsApp tamamen ücretli mi oluyor?</h2>

<p>Kullanıcıların en çok merak ettiği konuya platformdan net yanıt geldi. WhatsApp, mevcut mesajlaşma, arama ve temel kullanım özelliklerini ücretsiz sunmaya devam edecek. Yeni model, yalnızca ek özellikler isteyen kullanıcıları kapsayan “premium” bir yapı üzerine kurulacak.</p>

<h2>WhatsApp Plus ile yeni dönem</h2>

<p>Test sürecine giren yeni abonelik modelinin adı “WhatsApp Plus” olarak duyuruldu. Özellikle Android kullanıcılarını hedefleyen sistemin, uygulamayı daha yoğun kullanan kişiler için geliştirildiği belirtiliyor.</p>

<p>Sektör kaynaklarına göre abonelik ücretinin aylık yaklaşık 2,50 dolar seviyesinde olması bekleniyor. Türk Lirası karşılığı ise kur bazlı olarak değişiklik gösterecek. Bu hamle, Meta’nın uygulamayı daha kapsamlı bir dijital platforma dönüştürme stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.</p>

<h2>Kişiselleştirme seçenekleri genişliyor</h2>

<p>Yeni abonelik paketinde en dikkat çeken başlıklardan biri kişiselleştirme özellikleri oldu. Kullanıcılara 18 farklı renk teması ve 14 farklı uygulama ikonu seçeneği sunulacak.</p>

<p>Standart arayüzden sıkılan kullanıcılar için geliştirilen bu özelliklerin, özellikle uygulamayı uzun süre aktif kullanan kişiler için cazip olması bekleniyor.</p>

<h2>Sohbet yönetiminde büyük kolaylık</h2>

<p>Yeni sistemle birlikte sohbet yönetimi de önemli ölçüde değişecek. Mevcut sistemde sınırlı olan sabitleme özelliği genişletilerek kullanıcıların aynı anda 20 sohbeti sabitlemesine imkân tanınacak.</p>

<p>Bu yenilik, özellikle iş amaçlı kullanımda ve çok sayıda grup yöneten kullanıcılar için ciddi bir kolaylık sağlayacak. Ayrıca animasyonlu çıkartmalar ve özel içerikler de abonelere sunulan ayrıcalıklar arasında yer alacak.</p>

<h2>Yapay zekâ destekli mesaj özetleme</h2>

<p>Platformun dikkat çeken bir diğer yeniliği ise yapay zekâ destekli mesaj özetleme sistemi oldu. Meta AI ile geliştirilen bu özellik sayesinde kullanıcılar, uzun süre okunmamış mesajları kısa özetler halinde görüntüleyebilecek.</p>

<p>Yoğun mesaj trafiği yaşayan kullanıcılar için tasarlanan sistemin, gizliliği koruyacak şekilde cihaz içinde çalıştığı ifade ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Bildirim baloncuklarıyla hızlı yanıt</h2>

<p>Android 11 ve üzeri cihazlar için geliştirilen bildirim baloncukları da yeni güncellemeler arasında yer alıyor. Bu özellik sayesinde kullanıcılar, farklı bir uygulama kullanırken bile mesajlara hızlı şekilde yanıt verebilecek.</p>

<p>Çoklu görev yapan kullanıcılar için zaman kazandıran bu sistemin özellikle iş dünyasında aktif kullanım sağlayacağı belirtiliyor.</p>

<h2>İstenmeyen mesajlara tek dokunuş çözümü</h2>

<p>Kullanıcıların uzun süredir şikayet ettiği reklam ve kampanya mesajları için de yeni bir düzenleme geliyor. Güncellemeyle birlikte işletmelerden gelen pazarlama içerikli mesajlar, sohbet ekranı üzerinden tek dokunuşla engellenebilecek.</p>

<p>Bu adımın, kullanıcı deneyimini artırmaya yönelik önemli bir iyileştirme olduğu değerlendiriliyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ-BİLİM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/whatsappta-yeni-donem-ucretli-abonelik-modeli-geliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 15:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2025/12/wp1.png" type="image/jpeg" length="50264"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzay yolculuğu insan vücudu ve zihnini nasıl etkiliyor?]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/uzay-yolculugu-insan-vucudu-ve-zihnini-nasil-etkiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/uzay-yolculugu-insan-vucudu-ve-zihnini-nasil-etkiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzay görevlerinin süresi ve kapsamı arttıkça, bilim insanları insan bedeninin Dünya dışındaki ortamlara verdiği tepkileri daha ayrıntılı şekilde incelemeye devam ediyor. Özellikle Ay ve Mars gibi daha uzak hedeflere yönelik planlar, astronotların karşılaştığı fiziksel ve psikolojik risklerin daha iyi anlaşılmasını zorunlu hale getiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>NASA’nın verilerine göre uzay uçuşları; radyasyon, izolasyon, Dünya’dan uzaklık, yer çekimi değişimi ve kapalı ortam koşulları gibi beş temel risk üzerinden değerlendiriliyor. Bu faktörler, kısa süreli görevlerde bile insan vücudunda değişimlere neden olurken, uzun süreli yolculuklarda etkiler çok daha belirgin hale geliyor.</p>

<h2>Uzayda insan bedeni nasıl tepki veriyor?</h2>

<p>Uzay ortamında yer çekiminin olmaması ya da çok düşük olması, insan vücudunda önemli biyolojik değişimlere yol açıyor. Özellikle kemik yoğunluğu zamanla azalırken, kas kaybı da yaygın şekilde görülüyor. NASA’nın değerlendirmelerine göre, birkaç aylık görevlerde kemik yoğunluğu her ay yaklaşık yüzde 1 ila 1,5 oranında düşebiliyor. Bununla birlikte sıvıların vücut içinde yeniden dağılması, kalp ve damar sistemini de etkiliyor. Kan akışındaki değişimler nedeniyle tansiyon düşüklüğü, ritim bozuklukları ve bazı durumlarda pıhtılaşma riskleri ortaya çıkabiliyor. Uzun süreli görevlerde bu etkilerin daha da belirgin hale geldiği belirtiliyor.</p>

<h2>Görme, denge ve günlük yaşam üzerindeki etkiler</h2>

<p>Uzayda sıvı dengesindeki değişimler sadece iç organları değil, göz sağlığını da etkileyebiliyor. Uzay uçuşuna bağlı nöro-oküler sendrom olarak bilinen durum, görme bozukluklarına ve kafa içi basıncında değişimlere yol açabiliyor. Ayrıca yer çekimi değişimi, astronotların denge algısını da etkileyerek hareket hastalığına neden olabiliyor. Bu durum özellikle görevin ilk günlerinde daha sık görülüyor ve adaptasyon sürecini zorlaştırıyor.</p>

<p><img height="720" src="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/04/is-insani-2026-04-11t173637606-2.png" width="1280" /></p>

<h2>Uyku düzeni ve günlük yaşamın değişimi</h2>

<p>Uzayda zaman algısı da Dünya’dan oldukça farklı işliyor. Uluslararası Uzay İstasyonu’nda bulunan astronotlar, bir günde 16 kez gün doğumu ve gün batımı yaşayabiliyor. Bu durum, biyolojik ritmin bozulmasına ve uyku problemlerine yol açabiliyor. Bunun yanında beslenme düzeni de değişiyor. Astronotlar, sınırlı gıda seçenekleri içinde dengeli beslenmeye çalışırken, enerji, sıvı ve bazı mineral eksiklikleri yaşanabiliyor. Uzmanlar bu nedenle uzay menülerinin hem besleyici hem de uzun süre dayanıklı olacak şekilde planlandığını belirtiyor.</p>

<h2>Ruh sağlığı uzay görevlerinde kritik önemde</h2>

<p>Uzay yolculuğunun yalnızca fiziksel değil, psikolojik etkileri de dikkat çekiyor. Kapalı ortamda uzun süre yaşamak, Dünya’dan uzak kalmak ve sosyal izolasyon; stres, kaygı ve motivasyon kaybı gibi sorunlara neden olabiliyor. NASA, astronotların ruh sağlığını korumak için düzenli egzersiz, iletişim desteği, günlük tutma ve müzik gibi yöntemler öneriyor. Uzmanlara göre bu psikolojik destekler, uzun süreli görevlerin başarısı açısından en az fiziksel hazırlık kadar önemli görülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="720" src="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/04/is-insani-2026-04-25t180352499-1.png" width="1280" /></p>

<h2>Hastalık ve acil durumlara karşı hazırlık</h2>

<p>Uzayda tıbbi müdahale imkanları sınırlı olduğu için, görev öncesinde kapsamlı sağlık taramaları yapılıyor ve astronotlar karantina süreçlerinden geçiriliyor. Olası sağlık sorunlarına karşı ise çok amaçlı ilaçlar ve önleyici tedbirler hazırlanıyor. NASA, uzay görevlerinde en sık görülebilecek sağlık sorunlarının önceden tahmin edilerek tıbbi sistemlerin buna göre planlandığını belirtiyor. Ancak yine de acil durumlarda tedavi seçeneklerinin sınırlı olması, her görevi daha riskli hale getiriyor.</p>

<h2>Uzay araştırmalarının geleceği</h2>

<p>Bilim insanları, Ay ve Mars görevleri gibi uzun süreli keşifler için insan vücudunun uzaya uyum sürecini daha iyi anlamaya çalışıyor. Bu çalışmalar, hem sağlık risklerini azaltmayı hem de gelecekte daha güvenli uzay yolculukları yapılmasını hedefliyor. Uzmanlara göre uzay araştırmaları ilerledikçe, insan bedeninin sınırları da daha net ortaya çıkacak ve yeni koruyucu sistemler geliştirilmesi kaçınılmaz olacak.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>euronews</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ-BİLİM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/uzay-yolculugu-insan-vucudu-ve-zihnini-nasil-etkiliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 18:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2024/12/nasa-ay3.png" type="image/jpeg" length="50560"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Apple’da tarihi değişim: Tim Cook görevi John Ternus’a devrediyor]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/appleda-tarihi-degisim-tim-cook-gorevi-john-ternusa-devrediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/appleda-tarihi-degisim-tim-cook-gorevi-john-ternusa-devrediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Apple, 15 yıldır CEO koltuğunda oturan Tim Cook’un görevi John Ternus’a bırakacağını açıkladı. Şirket için bu adım, uzun süredir devam eden liderlik döneminin sonu ve yeni bir yönetim anlayışının başlangıcı olarak değerlendiriliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">Apple’da üst yönetimde beklenen değişim resmiyet kazandı. Şirketin CEO’su Tim Cook, yaklaşık 15 yıllık görev süresinin ardından koltuğunu 1 Eylül itibarıyla John Ternus’a devredecek. Cook’un, geçiş sürecinde yaz boyunca Ternus ile birlikte çalışmaya devam edeceği ve sonrasında da Apple’a belirli alanlarda destek sunmayı sürdüreceği açıklandı. Cook, 2011 yılında Steve Jobs’ın sağlık sorunları nedeniyle görevden ayrılmasının ardından CEO olmuştu. O tarihten bu yana Apple’ın küresel büyümesinde kritik rol oynayan Cook, şirketin piyasa değerini ve ürün ekosistemini önemli ölçüde genişletmişti.</section>

<section dir="auto">
<h2>Tim Cook dönemi: Büyüme, istikrar ve tartışmalar</h2>

<p>Tim Cook liderliğinde Apple, finansal açıdan tarihinin en güçlü dönemlerinden birini yaşadı. Şirketin yıllık kârı katlanırken, ürün ve hizmet çeşitliliği de ciddi şekilde arttı. Apple bugün yaklaşık 4 trilyon dolar piyasa değeriyle dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden biri konumunda bulunuyor. Ancak bu dönem, bazı çevreler tarafından “yenilikçilikte yavaşlama” eleştirileriyle de değerlendirildi. Özellikle Steve Jobs dönemindeki devrim niteliğindeki ürün çıkışlarının azalması, Apple’ın daha çok mevcut ürünleri geliştiren bir çizgide ilerlediği yorumlarına neden oldu.</p>

<p><img height="720" src="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/04/is-insani-2026-04-22t173006759.png" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>John Ternus kimdir?</h2>

<p>Apple’da yaklaşık 25 yıldır görev yapan John Ternus, şu anda şirketin donanım mühendisliğinden sorumlu üst düzey yöneticisi olarak görev yapıyor. iPhone ve iPad’in farklı nesillerinden AirPods ve Apple Watch’un geliştirilmesine kadar birçok önemli projede aktif rol aldı. Ternus ayrıca Apple’ın Intel işlemcilerden kendi özel silikon mimarisine geçiş sürecinde de kilit isimlerden biri olarak öne çıktı. Şirket içindeki teknik geçmişi, onun “donanım odaklı CEO” olarak Apple’ın geleceğinde yeni bir yön çizebileceği yorumlarını beraberinde getiriyor.</p>

<h2>Yeni dönem beklentileri</h2>

<p>Uzmanlara göre Ternus’un CEO olarak atanması, Apple’ın ürün stratejisinde daha yenilikçi ve donanım merkezli bir döneme işaret ediyor. Katlanabilir telefonlar, artırılmış gerçeklik gözlükleri ve yeni nesil giyilebilir teknolojilerin şirketin öncelikleri arasında yer alabileceği değerlendiriliyor. Öte yandan Apple, son yıllarda yapay zeka alanında rakiplerine kıyasla daha yavaş ilerlediği yönünde eleştirilerle de karşı karşıya kalmıştı. Yeni yönetimin bu alanda daha agresif adımlar atıp atmayacağı merak konusu.</p>

<h2>Apple’da güç dengeleri değişiyor</h2>

<p>Şirketin en büyük hissedarları arasında Vanguard, BlackRock ve Berkshire Hathaway gibi büyük fonlar yer alıyor. Yönetim yapısında ise Arthur Levinson bağımsız baş direktör, Tim Cook ise icra kurulu başkanı olarak görevini sürdürecek. Apple’daki bu liderlik değişimi, sadece bir koltuk devri değil; aynı zamanda şirketin gelecek 10 yıllık stratejisinin de yeniden şekillenmesi olarak görülüyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BBC</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ-BİLİM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/appleda-tarihi-degisim-tim-cook-gorevi-john-ternusa-devrediyor</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 17:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/04/is-insani-2026-04-22t172902400.png" type="image/jpeg" length="17299"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kablolu kulaklıklar neden yeniden popüler oldu?]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/kablolu-kulakliklar-neden-yeniden-populer-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/kablolu-kulakliklar-neden-yeniden-populer-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir dönem “eski teknoloji” olarak görülen kablolu kulaklıklar, son dönemde artan satışları ve kullanıcı tercihlerindeki değişimle yeniden gündemde. Uzmanlara göre bu dönüşün arkasında yalnızca ses kalitesi değil, aynı zamanda kültürel ve teknolojik faktörler de bulunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Akıllı telefon üreticilerinin kulaklık girişlerini kaldırmasıyla geri planda kalan kablolu kulaklıklar, son dönemde yeniden yükselişe geçti. Özellikle 2025’in ikinci yarısından itibaren satışlarda dikkat çekici bir artış yaşanırken, 2026’nın ilk haftalarında gelirlerin yüzde 20 yükseldiği belirtiliyor. Bu dönüş, yalnızca teknik avantajlarla değil, kullanıcı alışkanlıklarındaki değişimle de açıklanıyor.</p>

<h2>Ses kalitesi ve kullanım kolaylığı öne çıkıyor</h2>

<p>Uzmanlara göre kablolu kulaklıkların en büyük avantajı, sunduğu ses kalitesi. Aynı fiyat aralığında kablosuz modellere kıyasla daha temiz ve güçlü bir ses deneyimi sağladığı ifade ediliyor. Ayrıca bağlantı sorunlarının yaşanmaması ve “tak-çalıştır” kolaylığı, kullanıcılar için önemli bir tercih sebebi haline geliyor. Kablosuz kulaklıklarda yaşanan bağlantı kopmaları ve uyumsuzluk problemleri de kullanıcıları yeniden kablolu modellere yönlendiriyor.</p>

<h2>Teknolojiye karşı bir tepki mi?</h2>

<p>Kablolu kulaklıkların geri dönüşü, bazı uzmanlara göre daha geniş bir “teknoloji yorgunluğu” eğiliminin parçası. Kullanıcılar, sürekli bağlantı halinde olmanın getirdiği yoğunluktan uzaklaşmak isterken daha basit ve kontrol edilebilir teknolojilere yöneliyor. Bu durum, analog deneyimlere olan ilginin artmasıyla birlikte değerlendiriliyor. Eski teknolojilere yönelik bu ilgi, kasetlerden DVD’lere kadar birçok alanda kendini gösteriyor.</p>

<h2>Moda ve kültürel bir simgeye dönüştü</h2>

<p>Kablolu kulaklıklar yalnızca işlevsel bir araç değil, aynı zamanda bir stil unsuru olarak da öne çıkıyor. Sosyal medyada ve popüler kültürde kablolu kulaklık kullanan ünlü isimlerin artması, bu ürünleri bir moda aksesuarına dönüştürdü. Bazı kullanıcılar için kablolu kulaklıklar, bireysel tercih ve kimlik göstergesi haline gelirken, bu durumun zaman zaman “sınıfsal bir sembol” olarak yorumlandığı da görülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Kablosuz rahatlığına rağmen geri dönüş sürüyor</h2>

<p>Kablosuz kulaklıklar hâlâ sundukları hareket özgürlüğüyle önemli bir avantaj sağlıyor. Ancak pil ömrü, kaybolma riski ve bağlantı sorunları gibi dezavantajlar kullanıcı deneyimini etkileyebiliyor. Buna karşılık kablolu kulaklıklar, daha basit yapılarıyla güvenilir bir alternatif sunuyor. Uzmanlara göre önümüzdeki dönemde her iki teknolojinin de kullanıcı tercihlerine göre varlığını sürdürmesi bekleniyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BBC</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ-BİLİM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/kablolu-kulakliklar-neden-yeniden-populer-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 15:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/04/is-insani-2026-04-13t151833854.png" type="image/jpeg" length="69983"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[iPhone 18 Pro için geri sayım başladı: Apple’ın yeni modeline dair 12 iddia]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/iphone-18-pro-icin-geri-sayim-basladi-applein-yeni-modeline-dair-12-iddia</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/iphone-18-pro-icin-geri-sayim-basladi-applein-yeni-modeline-dair-12-iddia" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Apple’ın eylül ayında tanıtması beklenen iPhone 18 Pro modelleriyle ilgili sızıntılar teknoloji dünyasında heyecan yaratmaya devam ediyor. Henüz tanıtıma aylar olsa da ortaya çıkan bilgiler, cihazlarda önemli tasarım ve donanım değişikliklerinin gündemde olduğunu gösteriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sızıntılara göre yeni iPhone 18 Pro serisi, önceki nesillere kıyasla daha küçük bir Dinamik Ada tasarımına sahip olabilir. Face ID sisteminde kullanılan bazı bileşenlerin ekran altına taşınmasıyla bu değişimin mümkün olacağı belirtiliyor. Ancak tamamen ekran altı Face ID yerine kısmi bir geçiş yapılacağı iddia ediliyor.</p>

<p>Cihazların tasarımında büyük bir değişiklik beklenmezken, 6,3 inç ve 6,9 inç ekran seçeneklerinin korunacağı ifade ediliyor. Bunun yanında Apple’ın LTPO+ ekran teknolojisi ile daha yüksek enerji verimliliği sunarak pil ömrünü artırmayı hedeflediği konuşuluyor.</p>

<p>Kamera tarafında ise dikkat çeken en önemli yeniliklerden biri değişken diyafram sistemi olabilir. Bu özellik sayesinde kullanıcıların ışık kontrolü üzerinde daha fazla hakimiyet kurması ve fotoğraf kalitesinin artırılması hedefleniyor. Ancak küçük sensörler nedeniyle bu özelliğin ne kadar etkili olacağı merak konusu.</p>

<p>Performans tarafında Apple’ın yeni nesil A20 Pro çipi öne çıkıyor. TSMC’nin 2 nm üretim süreciyle geliştirileceği belirtilen çipin, hem hız hem de enerji verimliliğinde önemli iyileştirmeler sunması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bağlantı teknolojilerinde de önemli yenilikler gündemde. Apple’ın geliştirdiği yeni nesil C2 modem ile daha hızlı ve daha verimli mobil bağlantı sağlanabileceği konuşulurken, Wi-Fi ve Bluetooth performansı için N2 çipinin kullanılacağı tahmin ediliyor.</p>

<p>Sızıntılara göre Apple ayrıca kamera kontrol düğmesini sadeleştirebilir, MagSafe yapısında tasarım değişikliklerine gidebilir ve uydu üzerinden internet bağlantısı gibi yeni bir özelliği de kullanıma sunabilir.</p>

<p>Bunlara ek olarak, iPhone 18 Pro Max modelinin daha büyük batarya için biraz daha kalın bir tasarıma sahip olabileceği öne sürülüyor. Yeni seride özel bir kırmızı renk seçeneğinin de yer alabileceği iddialar arasında bulunuyor.</p>

<p>Apple’ın iPhone 18 Pro serisini eylül ayında tanıtması beklenirken, standart iPhone 18 ve bazı diğer modellerin ise 2027 başında piyasaya çıkabileceği belirtiliyor. Sızıntılar doğru çıkarsa, Apple’ın yeni nesil iPhone serisi önemli bir teknoloji sıçramasına işaret edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Gazete Oksijen</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ-BİLİM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/iphone-18-pro-icin-geri-sayim-basladi-applein-yeni-modeline-dair-12-iddia</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 22:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/04/is-insani-36-2.png" type="image/jpeg" length="19151"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[5G var ama hız yok mu? Nedeni sandığınızdan farklı]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/5g-var-ama-hiz-yok-mu-nedeni-sandiginizdan-farkli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/5g-var-ama-hiz-yok-mu-nedeni-sandiginizdan-farkli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[5G’ye geçilmesine rağmen internet hızının düşük kalmasının nedeni çoğu zaman telefon değil, operatörlerin kullandığı NSA ve SA ağ modları. Gerçek hız için altyapı tercihi belirleyici oluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni nesil bağlantı teknolojisi 5G, 1 Nisan itibarıyla Türkiye’de aktif hale geldi. Ancak kullanıcıların önemli bir bölümü, 5G simgesini görmesine rağmen beklediği yüksek hızlara ulaşamadığını ifade ediyor. Bu durumun arkasında çoğu zaman cihaz değil, operatörlerin tercih ettiği ağ mimarisi yer alıyor.</p>

<h2>NSA ve SA farkı hızları etkiliyor</h2>

<p>Telekom operatörleri, 5G hizmetlerini sunarken genellikle “Bağımsız Olmayan” (NSA) olarak adlandırılan modeli kullanıyor. Bu yöntemde sistem, hâlâ 4G çekirdek altyapısına bağlı çalışıyor. Radyo erişim kısmı 5G olsa da kimlik doğrulama ve mobilite gibi temel işlevler 4G üzerinden yürütülüyor.</p>

<p>Bu nedenle ekranda 5G ibaresi görünse bile bağlantı hızları sınırlı kalabiliyor. Özellikle gecikme süreleri ve sistem verimliliği, tam 5G deneyimi sunamıyor.</p>

<h2>Gerçek 5G için SA altyapısı gerekiyor</h2>

<p>Uzmanlara göre “gerçek 5G” deneyimi, Bağımsız (SA) mod ile mümkün. Bu modelde hem radyo erişim ağı hem de çekirdek ağ tamamen 5G standartlarında kuruluyor. Bu da daha yüksek hız, düşük gecikme ve daha fazla cihaz bağlantısı anlamına geliyor.</p>

<p>Ancak SA altyapısının kurulumu daha maliyetli olduğu için operatörler ilk etapta NSA modelini tercih ediyor. Bu da kullanıcıların beklediği gigabit seviyesindeki hızların henüz yaygınlaşmamasına neden oluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Internet Neden Yavaş" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/04/internet-neden-yavas.png" width="1280" /></p>

<p>Kısacası, telefonunuzda 5G simgesi görünse bile düşük hız almanızın nedeni büyük ihtimalle kullanılan ağ mimarisi. Gerçek performans için operatörlerin SA altyapısına geçmesi gerekiyor</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ-BİLİM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/5g-var-ama-hiz-yok-mu-nedeni-sandiginizdan-farkli</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 16:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/03/adsiz-tasarim-2026-03-05t212041086.png" type="image/jpeg" length="92386"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Egeli akademisyenden yerli zeolitle korozyona karşı çevreci çözüm]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/egeli-akademisyenden-yerli-zeolitle-korozyona-karsi-cevreci-cozum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/egeli-akademisyenden-yerli-zeolitle-korozyona-karsi-cevreci-cozum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Canan Uraz’ın yürütücülüğünü yaptığı "Modifiye Edilmiş Zeolit ile Çinko Kaplama Prosesinin Antikorozif Özelliğinin Arttırılması" başlıklı proje ile yerli sanayiye katkı sunulacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Proje ile yerli ve doğal bir kaynak olan zeolitin modifiye edilerek kaplama prosesine dahil edilmesiyle, sanayide korozyon direncini artırmayı, maliyetleri düşürmeyi ve çevre dostu bir teknolojik dönüşüm sağlamayı amaçlıyor. Doç. Dr. Uraz’ın İleten Mühendislik Kaplama San.Tic.A.Ş. ile yürüttüğü bu proje, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Ödül Töreni"nde Teşekkür Plaketi aldı.</p>

<p>Proje hakkında bilgi veren Doç. Dr. Canan Uraz, "Bu çalışma ile, ülkemizde birçok bölgede bulunan doğal zeolitin farklı kimyasallarla modifikasyonun ardından alkali çinko kaplama prosesine eklenmesiyle prosesin korozyon direncinin yükseltilmesini, maliyetinin azaltılmasını ve daha çevre dostu hale getirilmesini hedefledik. Korozyon; ekipman arızası, malzeme arızası ve değerli kaynakların israfı gibi ciddi sorunlara neden olmakta. Alkali çinko kaplama prosesinde kaplanan malzemeler için kırmızı pas beklenme süresi ortalama 96 saat. Projemiz kapsamında, modifiye edilmiş doğal zeolitin kaplama banyosuna eklenmesiyle birlikte bu sürenin artırılmasını amaçladık. Böylece hem korozyon direncini artırmayı hem de prosesi daha ekonomik ve çevreci bir yapıya kavuşturmayı hedefledik" dedi.</p>

<h2>Geleneksel yöntemlere yerli ve çevreci alternatif</h2>

<p>Geliştirdikleri teknolojinin sektöre sunduğu yenilikleri aktaran Doç. Dr. Canan Uraz, "Projemiz, alkali çinko kaplama proseslerinde kullanılan geleneksel katkı maddelerine alternatif olarak; modifiye zeolit temelli, çevre dostu ve fonksiyonel bir teknoloji geliştirmesi açısından özgün bir yaklaşım sunuyor. Literatürde zeolitlerin farklı kullanım alanları olsa da alkali çinko kaplama banyolarında sistematik, proses odaklı ve endüstriyel uygulamayı hedefleyen çalışmalar son derece sınırlı; projemiz bu alandaki boşluğu dolduruyor. Geleneksel katkıların aksine, doğal ve yerli kaynaklı zeolitleri düşük toksisiteye sahip yöntemlerle fonksiyonelleştiriyoruz. Bu sayede tehlikeli kimyasal kullanımını azaltan, yeşil kimya ilkeleriyle uyumlu ve sürdürülebilir bir yenilik sunuyoruz" diye konuştu.</p>

<h2>Gördes zeoliti ve bölgesel ekonomik katkı</h2>

<p>Projenin bölgesel kalkınma ve ekonomik katma değer boyutuna dikkat çeken Doç. Dr. Canan Uraz, şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"Projemizde kullandığımız doğal zeolit, Ege Bölgesi’nin bir yerleşkesi olan Manisa’nın Gördes ilçesine aittir. Bu doğal maddenin bölgemize ait olması, sürdürülebilirliğe sağladığı katkının yanı sıra kimyasalın temini ve nakliyesinde de büyük bir ekonomik avantaj sunuyor. Ülkemizin ikinci büyük sanayi kolu olan metal sektörü açısından bu çalışma, Ege Bölgesi’ni diğer sanayi bölgelerinin önüne geçirecek bir potansiyele sahip. Özellikle İzmir ve çevresi; metal kaplama, otomotiv yan sanayi, beyaz eşya, savunma ve makine imalatı gibi alanlarda Türkiye’nin en yoğun merkezlerinden biri. Geliştirdiğimiz bu teknoloji sayesinde, mevcut alkali çinko kaplama prosesleri büyük ekipman yatırımı gerektirmeden iyileştirilebilecek; böylece KOBİ ölçeğindeki firmalarımızın ürün kalitesi ve ihracat potansiyeli yükselecek" </p>
</blockquote>

<h2>Geleceğe ışık tutan bilimsel yenilik</h2>

<p>"Dünyadaki doğal kaynakları kullanarak korozyona karşı daha dayanıklı malzemelerin üretilmesine basamak olacak bu çalışma, gelecekteki yeni bilimsel fikirlerin şekillenmesine de ışık tutacak" diyen Doç. Dr. Uraz, projenin hem sektörel hem de akademik açıdan önemli bir örnek teşkil ettiğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İZMİR GENEL, TEKNOLOJİ-BİLİM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/egeli-akademisyenden-yerli-zeolitle-korozyona-karsi-cevreci-cozum</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 10:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/04/egeli-akademisyenden-yerli-zeolitle-korozyona-karsi-cevreci-cozum.png" type="image/jpeg" length="71055"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapay zekaya kibar davranmak fark yaratır mı?]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/yapay-zekaya-kibar-davranmak-fark-yaratir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/yapay-zekaya-kibar-davranmak-fark-yaratir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Araştırmacılar, yapay zekaya karşı kibar olmanın doğruluk oranını artırıp artırmadığını test etti, ilginç sonuçlar ortaya çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yapay zeka ile iletişimde nezaketin etkili olup olmadığı uzun süredir merak edilen bir konu. ABD’deki araştırmacılar, ChatGPT gibi büyük dil modellerine (LLM) sorular sorarken onları “zekisin” diyerek teşvik ettiler, hatta sorularını “Bu çok eğlenceli olacak!” gibi ifadelerle bitirdiler. Denemelerin çoğu, beklenen farkı yaratmasa da ilginç bir yöntem öne çıktı: Yapay zekayı Star Trek evrenindeymiş gibi rol yapmaya zorlamak, temel matematikte daha doğru sonuçlar verdi.</p>

<h2>Farklı stratejiler denendi</h2>

<p>İnsanlar, LLM’lerden daha iyi yanıt almak için türlü stratejiler geliştiriyor. Kimi, tehdit ederek yapay zekanın daha iyi performans gösterdiğini iddia ediyor; kimi, nazik olmanın sohbet botlarını daha işbirlikçi hâle getirdiğini düşünüyor; bazıları da robotları uzman rolünde yönlendirmeyi tercih ediyor. Bu stratejiler, “prompt engineering” veya “context engineering” adıyla anılan, yapay zekadan daha iyi yanıt almak için talimatların farklı biçimde kurulmasını kapsayan bir tür modern mitolojinin parçası. Ancak uzmanlar, çoğu yöntemin işe yaramadığını ve bazılarının tehlikeli olabileceğini belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Nezaket sonuçları sistematik olarak etkilemiyor</h2>

<p>Vanderbilt Üniversitesi’nde üretken yapay zeka üzerine çalışan Prof. Jules White, birçok kişinin LLM’lerin performansını artıracak sihirli kelime setleri olduğunu düşündüğünü söylüyor. Oysa Prof. White’a göre esas mesele kelimeler değil, “Ne yapmak istediğinizi temel olarak nasıl ifade ettiğiniz.” Örneğin 2024’te yapılan bir çalışma, bazı modellerin kibarca sorulduğunda daha iyi yanıt verdiğini gösterdi. Ancak başka küçük testler, ChatGPT’nin hakaret edildiğinde daha doğru yanıt verdiğini ortaya koydu. Yani sistematik ve güvenilir bir kural yok. Star Trek rolü çalışmasının yazarlarından Rick Battle, modern LLM’lerin komutların en önemli kısımlarını yakalamada çok daha başarılı olduğunu, küçük dilsel değişikliklerden tutarlı biçimde etkilenmelerinin pek olası olmadığını vurguluyor.</p>

<h2>Yapay zekayla daha verimli konuşma yöntemleri</h2>

<p>Uzmanlar, yapay zekadan en iyi sonucu almak için bazı pratik yöntemler öneriyor: Birden fazla seçenek isteyin: Tek bir yanıt yerine üç-beş farklı yanıt talep etmek, kullanıcının sürece daha fazla dahil olmasını sağlıyor. Örnek verin: Yapay zekaya stilinizi veya önceki çalışmalarınızı göstererek örnek sunmak, yanıtların sizin beklentinize uygun olmasını kolaylaştırıyor. Mülakat yaptırın: İş ilanı ya da bilgi toplama gibi süreçlerde, yapay zekanın tek tek sorular sormasını ve yanıtlar doğrultusunda ilerlemesini sağlamak etkili olabiliyor. Rol yapma konusunda dikkatli olun: Tek doğru cevabı olan sorularda yapay zekayı uzman rolüne sokmak hatalı yanıt riskini artırabilir. Ancak ucu açık yaratıcı görevlerde rol yapma faydalı olabiliyor. Tarafsız kalın: Yapay zekaya yönlendirme vermemek, daha dengeli ve objektif yanıtlar alınmasına yardımcı oluyor.</p>

<h2>Nezaket sizi daha rahat hissettirebilir</h2>

<p>Pew Research Center ve Future araştırmalarına göre, kullanıcıların çoğu yapay zekaya kibar davranıyor. Nezaketin doğruluk oranını artırması garanti değil, ama kullanıcı deneyimini iyileştiriyor ve etkileşim sırasında rahatlık sağlıyor. Filozof Immanuel Kant’ın hayvanlara karşı davranışlara dair savı hatırlatıyor ki, kaba olmak sizi de sert bir insan haline getirebilir. Yapay zekanın duyguları yok; yine de nazik davranmak, hem kendi alışkanlıklarınız hem de iletişim deneyiminiz açısından faydalı olabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BBC</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ-BİLİM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/yapay-zekaya-kibar-davranmak-fark-yaratir-mi</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 15:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/03/is-insani-2026-03-30t152412508.png" type="image/jpeg" length="92703"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Uraloğlu: Türkiye’de haftalık sosyal medya kullanım süresi 25 saat 4 dakikaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/bakan-uraloglu-turkiyede-haftalik-sosyal-medya-kullanim-suresi-25-saat-4-dakikaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/bakan-uraloglu-turkiyede-haftalik-sosyal-medya-kullanim-suresi-25-saat-4-dakikaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’de sosyal medya ve çevrim içi medya kullanım sürelerinin dünya ortalamasının çok üzerinde olduğunu açıkladı. Bakan, Instagram, YouTube ve TikTok kullanımına dair detaylı verileri paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, sosyal medya kullanımına ilişkin çarpıcı verileri kamuoyu ile paylaştı. ‘We Are Social 2026’ raporuna göre dünya genelinde haftalık sosyal medya kullanım süresi 18 saat 36 dakika iken, Türkiye’de bu süre 25 saat 4 dakikaya yükseldi. Çevrim içi medya kullanımında ise dünya ortalaması 33 saat 27 dakika olurken, Türkiye’de bu süre 41 saat 37 dakikaya ulaştı. Bakan, özellikle genç nüfusun sosyal medyada geçirdiği zamanın hızla arttığını vurguladı.</p>

<p><img height="720" src="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/03/is-insani-2026-03-28t134849605.png" width="1280" /></p>

<h2>Sosyal medya kullanımındaki artış</h2>

<p>Bakan Uraloğlu, Türkiye’de sosyal medya kullanımının giderek arttığını ve kullanıcıların günlük alışkanlıklarının değiştiğini söyledi. Instagram kullanıcılarının günlük ortalama 1 saat 53 dakika, YouTube kullanıcılarının 1 saat 28 dakika ve TikTok kullanıcılarının 1 saat 25 dakika sosyal medya platformlarında vakit geçirdiğini açıkladı. Uraloğlu, bu artışın hem bireylerin iletişim alışkanlıklarını hem de dijital ekonomi ve içerik üretim trendlerini etkilediğini belirtti. Bakan, dijital platformlarda geçirilen sürenin, toplumsal ve kültürel yaşam üzerinde de önemli yansımaları olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Çevrim içi medyanın önemi ve etkisi</h2>

<p>Uraloğlu, çevrim içi medyada geçirilen sürenin dünya ortalamasının Türkiye’de çok daha yüksek olduğuna dikkat çekti. Çevrim içi medya kullanımının 41 saat 37 dakikaya ulaşmasının, özellikle internet altyapısı ve mobil cihaz erişimi açısından Türkiye’nin gelişimini gösterdiğini kaydetti. Bakan, kullanıcıların dijital içerik tüketimi ve sosyal medya etkileşimlerinin, reklamcılık ve pazarlama sektörleri için de kritik veri oluşturduğunu dile getirdi. Bu durumun ayrıca gençlerin gündelik alışkanlıklarını, iletişim biçimlerini ve sosyal ilişkilerini etkilediğini vurguladı.</p>

<h2>Dijitalleşme ve toplumsal etkiler</h2>

<p>Bakan, sosyal medya kullanımının artmasının hem avantajlar hem de zorluklar getirdiğini belirtti. Uraloğlu, dijital dünyada fazla zaman geçirmenin sosyal ilişkiler ve zihinsel sağlık üzerinde etkiler yaratabileceğini söyledi. Bu nedenle dijital okuryazarlık ve bilinçli kullanımın önemine dikkat çekti. Bakan ayrıca, gençlerin sosyal medya ve çevrim içi platformları güvenli ve verimli şekilde kullanmalarını sağlamak için eğitim ve bilinçlendirme programlarının artırılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2>Teknolojik gelişim ve geleceğe bakış</h2>

<p>Uraloğlu, Türkiye’nin sosyal medya ve çevrim içi medya kullanımında dünya genelinde önemli bir konuma yükseldiğini belirterek, bu trendin teknolojik gelişim ve dijital altyapı yatırımlarını da hızlandırdığını söyledi. Bakan, sosyal medya ve çevrim içi medya verilerinin, hem kamu politikalarının şekillendirilmesinde hem de ekonomik ve kültürel stratejilerin belirlenmesinde yol gösterici olacağını ifade etti. Türkiye’nin bu alandaki artışını, genç nüfusun teknolojik adaptasyonu ve dijital içerik üretimi ile ilişkilendiren Uraloğlu, önümüzdeki yıllarda sosyal medyanın etkisinin daha da artacağını öngördü.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ-BİLİM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/bakan-uraloglu-turkiyede-haftalik-sosyal-medya-kullanim-suresi-25-saat-4-dakikaya-cikti</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Mar 2026 13:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/03/is-insani-2026-03-28t134813519.png" type="image/jpeg" length="70802"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Zombi hücre’ deneyi ile tekrar hayata döndürüldüler]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/zombi-hucre-deneyi-ile-tekrar-hayata-dondurulduler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/zombi-hucre-deneyi-ile-tekrar-hayata-dondurulduler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, ölü bir bakteriyi farklı bir organizmanın genetik materyaliyle canlandırmayı başardı. Ortaya çıkan ‘zombi hücreler’in, gelecekte tıp ve enerji sektöründe önemli fırsatlar sunabileceği vurgulandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanlarının, ölü bir bakteriyi yeniden ‘canlandırmayı’ başardığı ve ortaya çıkan hücrelerin ‘zombi hücre’ olarak tanımlandığı aktarıldı. Araştırmada, önce bir bakterinin genetik yapısının etkisiz hale getirildiği, ardından başka bir bakteriye ait tam genomun hücreye yerleştirildiği belirtildi. Bu işlem sonrası bazı hücrelerin yeniden büyümeye ve bölünmeye başladığı ifade edildi.</p>

<h2>Hayat ve ölüm arasındaki sınır tartışılıyor</h2>

<p>Araştırmaya katılan bilim insanlarından biri, "Bir hücreyi genomu olmadan aldığınızda işlevsel olarak ölüdür. Ama yeni bir genom eklediğinizde yeniden hayata döner" dedi. Uzmanlar, bu gelişmenin ‘yaşam nedir?’ sorusunu yeniden gündeme getirdiğini belirtti. Başka bir bilim insanı ise, "Bu çalışma, yaşam ile yaşam olmayan arasındaki sınırı bulanıklaştırıyor" değerlendirmesinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Yeni teknolojinin potansiyeli ve güvenlik tartışmaları</h2>

<p>Bu yöntemin, gelecekte özel amaçlı mikroorganizmalar üretmek için kullanılabileceği ifade edildi. Bilim insanları, teknolojinin ilaç üretimi, çevre temizliği ve enerji alanında potansiyel taşıdığını belirtti. Ayrıca yöntemin genetik materyalin hücrelere aktarımını daha kontrollü ve güvenilir hale getirebileceği vurgulandı. Uzmanlar, bu tür çalışmaların biyogüvenlik açısından dikkatle izlenmesi gerektiğini belirtti. Araştırmada kullanılan bakterilerin hayvanlarda hastalığa yol açabildiği ancak değişikliklerin tehlikeyi artırmasının beklenmediği ifade edildi. Laboratuvar ortamında uygulanan güvenlik önlemleri sayesinde riskin düşük tutulduğu aktarıldı. Araştırma, ABD’nin California eyaletinde bulunan J. Craig Venter Institute (JCVI) bünyesinde gerçekleştirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Sputnik</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ-BİLİM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/zombi-hucre-deneyi-ile-tekrar-hayata-dondurulduler</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 20:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/03/bakteri.png" type="image/jpeg" length="26244"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Instagram’da kritik değişiklik: 8 Mayıs’tan sonra uçtan uca şifreleme sona eriyor]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/instagramda-kritik-degisiklik-8-mayistan-sonra-uctan-uca-sifreleme-sona-eriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/instagramda-kritik-degisiklik-8-mayistan-sonra-uctan-uca-sifreleme-sona-eriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyanın en popüler sosyal medya platformlarından Instagram, mesajlaşma sisteminde önemli bir değişikliğe gidiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Platformun resmi yardım sayfasında yer alan bilgilere göre, uçtan uca şifrelenmiş mesajlaşma desteği 8 Mayıs 2026 itibarıyla kaldırılacak.</p>

<p>Instagram kullanıcıları, bu tarihten sonra şifreli sohbetleri kullanamayacak. Ancak platform, değişikliğin nedenine dair detaylı bir açıklama yapmadı.</p>

<h2>Mesajlarını saklamak isteyenler için uyarı</h2>

<p>Platform, uçtan uca şifreleme özelliği bulunan sohbetlerdeki mesaj ve medya içeriklerini kaydetmek isteyen kullanıcıları uyardı. Kullanıcılar, belirtilen tarihe kadar sohbetlerini indirebilecek. Bunun için Instagram’ın yardım sayfasında adım adım talimatlar bulunuyor.</p>

<h2>Uygulama güncellemesi gerekebilir</h2>

<p>Özellikle eski sürüm uygulamayı kullanan kullanıcıların, sohbetlerini indirmeden önce Instagram’ı güncellemeleri tavsiye edildi. Platform, kullanıcıların verilerini kaybetmemesi için gerekli önlemleri almasını öneriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Instagram’dan yapılan açıklamada, “Uçtan uca şifrelenmiş mesajlaşma 8 Mayıs 2026’dan sonra desteklenmeyecek. Saklamak istediğiniz mesaj ve medya içeriklerini indirmenizi sağlayacak talimatları yardım sayfamızda bulabilirsiniz” ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Bu değişiklik, milyonlarca Instagram kullanıcısını doğrudan ilgilendiriyor ve şifreli sohbetlerini korumak isteyenlerin önlem almasını zorunlu kılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>gzt</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ-BİLİM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/instagramda-kritik-degisiklik-8-mayistan-sonra-uctan-uca-sifreleme-sona-eriyor</guid>
      <pubDate>Mon, 16 Mar 2026 23:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/03/is-insani-2026-03-16t232141071.png" type="image/jpeg" length="81670"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ayda tarım mümkün mü? Bilim insanlarından yeni deney]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/ayda-tarim-mumkun-mu-bilim-insanlarindan-yeni-deney</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/ayda-tarim-mumkun-mu-bilim-insanlarindan-yeni-deney" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’de yürütülen bir araştırma, nohudun Ay toprağı benzeri karışımlarda yetiştirilebileceğini ortaya koydu. Çalışma, gelecekte Ay’da uzun süre görev yapacak astronotlar için gıda üretiminin mümkün olabileceğine dair umut verici bir adım olarak değerlendiriliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ay görevleri yeniden gündeme gelirken, bilim insanları yalnızca roketleri değil, astronotların uzayda nasıl besleneceğini de araştırıyor. ABD’de yürütülen yeni bir çalışma, nohudun Ay’da yetiştirilebilecek ilk gıdalardan biri olabileceğini ortaya koydu.<br />
Teksas Üniversitesi Austin kampüsündeki araştırmacılar, Ay toprağını taklit eden özel bir toprak karışımında nohut yetiştirildiğini ve hasat alındığını aktardı. Araştırmanın Teksas A&amp;M Üniversitesi ile iş birliği içinde yürütüldüğü belirtildi.<br />
Bilim insanları, bu sonucun Ay yüzeyinde tarım yapılabileceğini gösteren önemli bir adım olarak değerlendirildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Ay toprağında tarım mümkün mü?</h2>

<p>Ay’ın yüzeyini kaplayan tozlu maddeye bilim insanları regolit adını veriyor. Ancak bu madde Dünya’daki topraklardan oldukça farklı; içinde bitkilerin büyümesini sağlayan organik maddeler ve mikroorganizmalar bulunmuyor.<br />
Araştırmacılar bu sorunu aşmak için Ay toprağını taklit eden özel bir karışım kullandı. Bu karışımın, Apollo görevleri sırasında getirilen Ay örneklerinin özelliklerine benzetilerek hazırlandığı aktarıldı.<br />
Toprağın daha verimli hale gelmesi için karışıma solucanların ürettiği kompost eklendi ve bunun bitkiler için gerekli besinleri sağladığı belirtildi.</p>

<h2>Nohutlar ay toprağında büyüdü</h2>

<p>Araştırmada nohut tohumları farklı oranlarda hazırlanan toprak karışımlarına ekildi. Sonuçlara göre bitkiler, Ay toprağı benzeri karışımın yüzde 75’ine kadar olan ortamlarda büyüyebildi. Daha yüksek oranlarda ise bitkilerin zorlandığı ve daha erken öldüğü aktarıldı.<br />
Araştırmacılar ayrıca bazı faydalı mantarların bitkilerin gelişimini desteklediğini, zararlı metalleri daha az emmelerini ve besinleri daha iyi kullanmalarını sağladığını belirtti.<br />
Çalışmayı yürüten Sara Santos, araştırmanın Ay’da tarımın mümkün olup olmadığını anlamak için önemli bir adım olduğunu söyledi.</p>

<p>Bilim insanları bu çalışmanın, gelecekte Ay’da uzun süre görev yapacak astronotlar için gıda üretimi konusunda önemli bilgiler sağlayabileceğini belirtti. Ancak yetiştirilen bitkilerin topraktaki ağır metalleri emip emmediği ve ürünlerin astronotlar için güvenli ve besleyici olup olmadığı gibi soruların hâlâ cevaplanması gerektiği vurgulandı. Araştırmanın sonuçları <em>Scientific Reports</em> dergisinde yayımlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Sputnik</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ-BİLİM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/ayda-tarim-mumkun-mu-bilim-insanlarindan-yeni-deney</guid>
      <pubDate>Thu, 12 Mar 2026 17:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/03/ay-topragi.png" type="image/jpeg" length="96002"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
