<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>İzmir’de Son Dakika Haber</title>
    <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr</link>
    <description>İzmir haberleri ve son dakika gelişmeleri için izmirdesondakika.com.tr. İzmir'den güncel yerel haberler, spor, ekonomi, siyaset, teknoloji, magazin ve daha fazlasını takip edin. İzmir'in en güvenilir ve etkili haber kaynağı.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/rss/teknoloji-bilim" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 28 Jun 2026 08:44:59 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/rss/teknoloji-bilim"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Norveç yapay zekayı neden yasaklıyor?]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/norvec-yapay-zekayi-neden-yasakliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/norvec-yapay-zekayi-neden-yasakliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Norveç, ilkokul öğrencilerinin yapay zeka kullanımını sınırlandırmaya hazırlanıyor. Hükümet, erken yaşta yapay zeka kullanımının çocukların temel öğrenme becerilerini olumsuz etkileyebileceği görüşünde.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Norveç’te hükümet, çocukların eğitim sürecinde yapay zeka kullanımına ilişkin yeni bir düzenleme hazırlıyor. Buna göre ilkokul çağındaki öğrencilerin yapay zeka araçlarını kullanması yasaklanacak. Norveç yönetimi, çocukların öncelikle okuma, yazma ve matematik gibi temel becerileri kazanması gerektiğini savunuyor. Norveç Başbakanı tarafından yapılan açıklamalarda, teknolojinin eğitimde tamamen dışlanmadığı ancak çocukların gelişim dönemlerinde temel becerilerin önceliklendirilmesi gerektiği vurgulandı. Yetkililer, yapay zekanın erken yaşta kontrolsüz kullanımının öğrencilerin kendi düşünme, problem çözme ve öğrenme süreçlerine zarar verebileceği endişesini taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Yapay zeka kullanımı yaş gruplarına göre ayrılacak</h2>

<p>Yeni düzenlemeyle birlikte öğrencilerin yapay zeka kullanımı üç farklı yaş grubuna göre değerlendirilecek.6 ila 13 yaş arasındaki ilkokul öğrencilerinin yapay zeka araçlarını kullanmasına izin verilmeyecek. Bu yaş grubunda öğrencilerin teknolojik destek almadan temel akademik becerilerini geliştirmesi hedefleniyor.</p>

<p>14 ila 16 yaş arasındaki öğrenciler ise yapay zekayı yalnızca öğretmen gözetiminde kullanabilecek. Bu dönemde öğrencilerin yapay zekayı bir “hazır cevap aracı” olarak değil, öğrenme sürecini destekleyen bir teknoloji olarak kullanması amaçlanıyor.</p>

<p>17 ila 19 yaş grubundaki öğrenciler için ise daha esnek bir yaklaşım uygulanacak. Bu öğrencilerin hem yükseköğrenim hayatına hem de mesleki yaşama hazırlanırken yapay zekayı bilinçli ve doğru şekilde kullanmayı öğrenmesi planlanıyor.</p>

<h2>Norveç eğitimde geleneksel yöntemlere dönüyor</h2>

<p>Norveç’in bu kararı, ülkede son dönemde yürütülen daha geniş kapsamlı eğitim politikalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Ülkede uzun süredir dijital araçların eğitimdeki etkisi tartışılıyor. Tablet ve bilgisayar kullanımının azaltılması, öğrencilerin daha fazla kitap okuması ve el yazısı çalışmalarına yeniden ağırlık verilmesi için çeşitli adımlar atılıyor. Eğitim yetkilileri, dijitalleşmenin çocukların dikkat süresi, öğrenme alışkanlıkları ve akademik gelişimleri üzerindeki etkilerini incelemeye devam ediyor. Norveç yönetimi daha önce de çocukların dijital dünyadaki etkilerden korunmasına yönelik adımlar açıklamıştı. Ülke, geçtiğimiz aylarda 16 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımına yönelik yeni sınırlamalar getirme planını da gündeme taşımıştı. Yeni yapay zeka düzenlemesinin en geç ağustos ayında yürürlüğe girmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>CNN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ-BİLİM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/norvec-yapay-zekayi-neden-yasakliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 16:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/06/is-insani-93-4.png" type="image/jpeg" length="67592"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çin, ABD’yi tahtından etti: Teknoloji yarışında zirve el değiştirdi]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/cin-abdyi-tahtindan-etti-teknoloji-yarisinda-zirve-el-degistirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/cin-abdyi-tahtindan-etti-teknoloji-yarisinda-zirve-el-degistirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çin’in geliştirdiği “LineShine” isimli süper bilgisayar, performans testlerinde ABD’nin en hızlı sistemi El Capitan’ı geride bırakarak dünyanın en hızlı süper bilgisayarı oldu. Tamamen Çin tasarımı işlemcilerle geliştirilen sistem, teknoloji yarışında yeni bir dönemin işareti olarak değerlendiriliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Teknoloji dünyasında küresel rekabetin en önemli alanlarından biri olan süper bilgisayar yarışında dengeler değişti. Çin tarafından geliştirilen <strong>LineShine</strong> isimli süper bilgisayar, yapılan uluslararası performans testlerinde zirveye çıkarak ABD’nin elindeki “dünyanın en hızlı süper bilgisayarı” unvanını aldı. Şenzen kentindeki Çin Ulusal Süper Bilgisayar Merkezi’nde bulunan sistem, standartlaştırılmış süper bilgisayar testleri sonucunda en yüksek performansa ulaşan bilgisayar olarak kayıtlara geçti.</p>

<h2>Saniyede 2 kentilyondan fazla işlem yapabiliyor</h2>

<p>LineShine’ın ulaştığı performans değeri teknoloji çevrelerinde büyük yankı uyandırdı. Sistem, testlerde <strong>2,198 eksaflops</strong> seviyesine ulaştı. Bu hız, LineShine’ın saniyede <strong>2 kentilyondan fazla hesaplama işlemi</strong> gerçekleştirebildiği anlamına geliyor. Bu sonuçlarla birlikte Çin yapımı süper bilgisayar, daha önce listenin zirvesinde yer alan ABD Enerji Bakanlığı’na bağlı Lawrence Livermore Ulusal Laboratuvarı’ndaki <strong>El Capitan</strong> sistemini geride bıraktı. Uzmanlara göre LineShine, El Capitan’dan yaklaşık yüzde 20 daha yüksek performans gösterdi.</p>

<h2>ABD’nin zirvedeki hakimiyeti sona erdi</h2>

<p>ABD’ye ait El Capitan, Kasım 2024’ten bu yana dünyanın en hızlı süper bilgisayarı olarak gösteriliyordu. Çin ise 2017 yılından bu yana süper bilgisayar sıralamasında ilk sıraya bir sistem yerleştirememişti. Daha önce Japonya’ya ait bir süper bilgisayar da 2020-2022 yılları arasında listenin zirvesinde bulunmuştu. LineShine’ın birinci sıraya çıkmasıyla birlikte teknoloji alanındaki ABD-Çin rekabetinde yeni bir sayfa açıldığı değerlendiriliyor.</p>

<h2>ABD çiplerine bağımlılık yerine Çin teknolojisi</h2>

<p>LineShine’ı diğer süper bilgisayarlardan ayıran en önemli özelliklerden biri, sistemin tamamen Çin tasarımı işlemcilerle geliştirilmiş olması. Dünyanın en güçlü süper bilgisayarlarının büyük bölümü yüksek performanslı hesaplama için ABD merkezli çip teknolojilerinden yararlanırken, LineShine’ın bu bağımlılığı azaltmayı hedefleyen bir mimariyle tasarlandığı belirtiliyor. Sistemde grafik işlem birimleri (GPU) yerine merkezi işlem birimleri (CPU) ağırlıklı bir yapı kullanılması da dikkat çekti. GPU’lar özellikle yapay zeka uygulamaları ve paralel hesaplama gerektiren işlemlerde büyük önem taşıyor. ABD’nin Çin’e yönelik ileri teknoloji çip ihracatına getirdiği kısıtlamaların, Pekin yönetimini alternatif teknolojiler geliştirmeye yönelttiği ifade ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Süper bilgisayarlar neden bu kadar önemli?</h2>

<p>Süper bilgisayarlar yalnızca hız yarışının sembolü değil; bilim, savunma ve teknoloji alanlarında kritik araçlar olarak kullanılıyor.</p>

<p>Bu sistemler;</p>

<ul>
 <li>
 <p>iklim değişikliği modellerinin oluşturulması,</p>
 </li>
 <li>
 <p>hava ve okyanus simülasyonları,</p>
 </li>
 <li>
 <p>ilaç ve tıbbi araştırmalar,</p>
 </li>
 <li>
 <p>yapay zeka geliştirme,</p>
 </li>
 <li>
 <p>uzay araştırmaları,</p>
 </li>
 <li>
 <p>siber güvenlik,</p>
 </li>
 <li>
 <p>nükleer araştırmalar</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi birçok alanda kullanılıyor.</p>

<p>LineShine’ın da atmosfer, okyanus, kara ve buz sistemlerini kapsayan Dünya simülasyonları ile insan beynine yönelik karmaşık modellemelerde kullanılmaya başlandığı belirtiliyor.</p>

<h2>Yapay zeka yarışında yeni güç dengesi</h2>

<p>Uzmanlar, süper bilgisayar kapasitesinin özellikle yapay zeka yarışında ülkeler için stratejik bir avantaj sağladığını belirtiyor. Daha güçlü hesaplama altyapısına sahip ülkeler, daha büyük yapay zeka modelleri geliştirme, bilimsel araştırmaları hızlandırma ve teknolojik üretimde öne çıkma imkanı elde ediyor. Çin’in LineShine hamlesi, yalnızca bir süper bilgisayar başarısı değil, aynı zamanda küresel teknoloji rekabetinde ABD’nin karşısına daha güçlü bir rakip olarak çıktığının göstergesi olarak yorumlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Bloomberght</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ-BİLİM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/cin-abdyi-tahtindan-etti-teknoloji-yarisinda-zirve-el-degistirdi</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/06/cin-abd-1.png" type="image/jpeg" length="52450"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dikkat! Telefonunu gündüz şarj etmeyin]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/dikkat-telefonunu-gunduz-sarj-etmeyin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/dikkat-telefonunu-gunduz-sarj-etmeyin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gece telefon şarj etmenin zararlı olduğu düşünülse de uzmanlar, asıl riskin gün içinde sık sık yapılan hızlı şarj işlemleri olduğunu belirtiyor. Yüksek sıcaklık oluşturan hızlı şarj, bataryanın ömrünü kısaltabiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akıllı telefon kullanıcıları arasında yaygın olan “gece şarj etmek bataryayı bozar” düşüncesi, uzmanların açıklamalarıyla yeniden tartışma konusu oldu. Yapılan değerlendirmelere göre, gün içinde aceleyle uygulanan hızlı şarj yöntemleri, bataryaya gece yapılan standart şarjdan daha fazla zarar verebiliyor.</p>

<h2>Hızlı şarj ısıyı artırıyor</h2>

<p>Uzmanlar, lityum-iyon pillerin yüksek güçle şarj edildiğinde daha fazla ısındığını ve bu durumun pil sağlığını olumsuz etkilediğini belirtiyor. Şarj süresinden çok, bataryada oluşan yüksek sıcaklığın pil kapasitesinin zamanla azalmasına neden olduğu ifade ediliyor.</p>

<p>Laboratuvar verilerine göre, hızlı şarj sırasında iyon hareketlerinin yoğunlaşması cihazın iç sıcaklığını artırıyor. Bu da uzun vadede batarya performansının düşmesine yol açabiliyor.</p>

<h2>Gece şarjı artık daha güvenli</h2>

<p>Modern akıllı telefonlarda bulunan yapay zekâ destekli pil yönetim sistemleri sayesinde gece boyunca şarj işlemi kontrollü şekilde gerçekleştiriliyor. iOS ve Android işletim sistemlerinde yer alan bu özellikler, kullanıcının uyku düzenini analiz ederek cihazı hemen yüzde 100’e ulaştırmak yerine, son aşamayı uyanma saatine yakın tamamlıyor.</p>

<p>Bu sayede telefon gereksiz yere yüksek voltaj altında kalmıyor ve oluşabilecek aşırı ısınmanın önüne geçiliyor.</p>

<h2>Bataryayı korumak için %20-%80 aralığı öneriliyor</h2>

<p>Uzmanlar, pil ömrünü uzatmak için bataryanın sürekli yüzde 0’a düşürülmemesi ve yüzde 100 seviyesinde uzun süre tutulmaması gerektiğini vurguluyor.</p>

<p>Batarya sağlığını korumak için şu öneriler öne çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Telefonu mümkün olduğunca yüzde 20 ile yüzde 80 arasında kullanın.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sürekli hızlı şarj yerine standart şarjı da tercih edin.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Şarj sırasında telefonun aşırı ısınmasına izin vermeyin.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oyun oynarken veya ağır uygulamalar kullanırken şarj etmeyin.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gece şarjında cihazın optimize edilmiş pil şarjı özelliğini aktif tutun.</p>
 </li>
</ul>

<h2>Asıl tehlike süre değil, sıcaklık</h2>

<p>Uzmanlara göre, bataryalar için en büyük düşman uzun süre prizde kalmak değil, yüksek sıcaklık. Bu nedenle gün içinde sık sık hızlı şarj yapmak yerine, dengeli bir şarj alışkanlığı oluşturmak ve cihazın aşırı ısınmasını engellemek, telefonun batarya ömrünü önemli ölçüde uzatabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ-BİLİM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/dikkat-telefonunu-gunduz-sarj-etmeyin</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 15:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/05/sarj-1.png" type="image/jpeg" length="49711"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Apple’dan zam sinyali: iPhone ve MacBook fiyatlarına zam kapıda]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/appledan-zam-sinyali-iphone-ve-macbook-fiyatlarina-zam-kapida</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/appledan-zam-sinyali-iphone-ve-macbook-fiyatlarina-zam-kapida" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Apple CEO’su Tim Cook, yapay zekâ kaynaklı maliyet artışlarının sürdürülemez hale geldiğini belirterek, ürün fiyatlarında artış olabileceğinin sinyalini verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD merkezli teknoloji devi Apple, artan üretim maliyetleri nedeniyle ürün fiyatlarında yükseliş olabileceğinin sinyalini verdi. Şirket CEO’su Tim Cook, özellikle yapay zekâ teknolojilerinin hızla gelişmesiyle birlikte depolama çipleri ve bellek maliyetlerinde ciddi artış yaşandığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Maliyet artışı fiyatları zorladı</h2>

<p>Tim Cook, maliyetlerdeki yükselişin sürdürülebilir olmadığını vurgulayarak, “Bize yansıtılan devasa zamları en aza indirmek için elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz ve müşterilerimizi bu zamlardan korumaya çalışıyoruz, ancak durum sürdürülemez hale geldi” ifadelerini kullandı. Cook’un açıklaması, Apple’ın yakın dönemde ürün fiyat politikasında değişikliğe gidebileceği şeklinde yorumlandı.</p>

<h2>Hangi ürünlere zam geleceği belirsiz</h2>

<p>Şirket, olası fiyat artışlarının hangi ürünleri kapsayacağına veya zam oranlarının ne olacağına ilişkin henüz herhangi bir detay paylaşmadı. Bu nedenle iPhone, iPad, MacBook ve diğer Apple ürünlerinin tamamının mı yoksa belirli modellerin mi etkileneceği belirsizliğini koruyor.</p>

<h2>Türkiye fiyatlarına etkisi merak konusu</h2>

<p>Türkiye’de Apple ürünleri zaten kur farkı ve yüksek vergi yükü nedeniyle birçok ülkeye kıyasla oldukça yüksek fiyatlardan satılıyor. Olası bir küresel zam kararının, Türkiye’deki fiyatlara daha sert yansıması bekleniyor.</p>

<p>Son olarak piyasaya çıkan iPhone 17 modelinin Türkiye’de yaklaşık 120 bin TL seviyesinden satışa sunulduğu bilinirken, genel bir fiyat artışının bu rakamları daha da yukarı çekebileceği değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ-BİLİM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/appledan-zam-sinyali-iphone-ve-macbook-fiyatlarina-zam-kapida</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 13:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/06/iphone-3.png" type="image/jpeg" length="86559"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan kritik uyarı: FROST teknolojisi cihazınıza girmeden sizi izleyebiliyor]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/uzmanlardan-kritik-uyari-frost-teknolojisi-cihaziniza-girmeden-sizi-izleyebiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/uzmanlardan-kritik-uyari-frost-teknolojisi-cihaziniza-girmeden-sizi-izleyebiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Siber güvenlik uzmanları, geleneksel yöntemlerden farklı çalışan FROST teknolojisine karşı uyarıda bulundu. Yapay zekâ destekli sistem, cihazlara doğrudan sızmadan kullanıcı davranışlarını analiz ederek dijital mahremiyeti tehdit edebiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dijital dünyada siber tehditler her geçen gün daha karmaşık hale gelirken, uzmanlar "FROST" adı verilen yeni nesil bir saldırı yöntemi konusunda alarm veriyor. Klasik virüs ve zararlı yazılımlardan farklı olarak çalışan bu teknoloji, cihazlara doğrudan erişim sağlamadan kullanıcıların davranışlarını analiz ederek önemli veriler elde edebiliyor. Uzmanlara göre bu durum, siber güvenlik anlayışında yeni bir dönemin başlangıcına işaret ediyor.</p>

<h2>FROST teknolojisi nasıl çalışıyor?</h2>

<p>Yapay Zekâ ve Siber Güvenlik Uzmanı Dr. Muhammed Muhsin Ramazan, FROST teknolojisinin "yan kanal saldırıları" olarak bilinen yöntemlere dayandığını belirtti.</p>

<p>Bu saldırılar, dosyalara veya şifrelere doğrudan erişmek yerine cihazların çalışma sırasında oluşturduğu teknik verileri analiz ediyor. Özellikle modern depolama birimlerinde meydana gelen okuma ve yazma işlemlerindeki milisaniyelik zaman farkları takip edilerek kullanıcı davranışları hakkında bilgi toplanabiliyor.</p>

<p>Toplanan veriler daha sonra yapay zekâ algoritmalarıyla işlenerek kişinin hangi uygulamaları kullandığı, hangi işlemleri yaptığı ve dijital alışkanlıkları hakkında yüksek doğrulukta tahminler oluşturulabiliyor.</p>

<h2>Bir internet sitesi bile risk oluşturabiliyor</h2>

<p>Uzmanlara göre saldırının en dikkat çekici yönlerinden biri, kullanıcıların farkına varmadan hedef haline gelebilmesi.</p>

<p>Güvenilir olmayan bir internet sitesinin ziyaret edilmesiyle birlikte, cihazın depolama sistemine ilişkin zamanlama verileri ve performans bilgileri dışarıya aktarılabiliyor. Üstelik bu süreçte herhangi bir virüs uyarısı, güvenlik bildirimi ya da klasik saldırı belirtisi görülmeyebiliyor.</p>

<p>Bu nedenle kullanıcılar, cihazlarının güvenli olduğunu düşünürken farkında olmadan dijital izlerini paylaşabiliyor.</p>

<h2>Yapay zekânın yeni kullanım alanı</h2>

<p>Uzmanlar, yapay zekânın yalnızca savunma amaçlı değil, saldırı amaçlı da kullanılabildiğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Yeni nesil sistemler sayesinde saldırganlar artık sadece mevcut verileri ele geçirmeyi değil, kullanıcıların düşünce biçimlerini, alışkanlıklarını ve gelecekteki davranışlarını tahmin etmeyi hedefliyor. Bu durum, siber casusluk faaliyetlerinin kapsamını önemli ölçüde genişletiyor.</p>

<h2>"Amaç artık şifre çalmak değil"</h2>

<p>Mısır İçişleri Bakanlığı'nın eski üst düzey yetkililerinden Tümgeneral Ebu Bekir Abdülkerim de dijital tehditlerin yeni bir boyuta ulaştığını söyledi.</p>

<p>Abdülkerim, günümüzde saldırganların yalnızca şifreleri veya dosyaları ele geçirmekle ilgilenmediğini belirterek, kullanıcıların nasıl düşündüğünü, nasıl çalıştığını ve kararlarını nasıl verdiğini anlamaya çalıştıklarını ifade etti.</p>

<p>Mahremiyetin artık bireysel bir tercih olmanın ötesine geçtiğini vurgulayan Abdülkerim, konunun ulusal güvenlik ve ekonomik güvenlik açısından da büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<h2>Tarayıcılar yeni hedef haline geldi</h2>

<p>Uzmanlara göre internet tarayıcıları artık sadece web sitelerini görüntüleyen araçlar olmaktan çıktı. Bulut sistemleriyle entegre çalışan modern tarayıcılar, saldırganların sistem kaynaklarına ilişkin verileri analiz etmesini kolaylaştırabiliyor.</p>

<p>Bu nedenle yalnızca kamera ve mikrofonu kapatmanın yeterli olmadığı belirtilirken, kullanıcıların internet üzerindeki her hareketinin dijital profil oluşturulmasında kullanılabileceği ifade ediliyor.</p>

<h2>FROST saldırılarına karşı nasıl korunabilirsiniz?</h2>

<p>Uzmanlar, yeni nesil tehditlere karşı bireysel ve kurumsal önlemlerin artırılması gerektiğini belirtiyor. Bu kapsamda şu öneriler öne çıkıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>İşletim sistemi ve tarayıcı güncellemelerini düzenli yapmak</p>
 </li>
 <li>
 <p>Güvenilir olmayan internet sitelerinden uzak durmak</p>
 </li>
 <li>
 <p>Uygulamalara verilen izinleri minimum seviyede tutmak</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sadece antivirüs programlarına güvenmemek</p>
 </li>
 <li>
 <p>Şüpheli veri hareketlerini tespit edebilen gelişmiş güvenlik çözümleri kullanmak</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Kurumsal ağlarda davranış analizi yapan güvenlik sistemlerinden yararlanmak</p>
 </li>
</ul>

<h2>Siber tehditlerde yeni dönem</h2>

<p>Uzmanlar, FROST benzeri teknolojilerin siber güvenlik alanında yeni bir dönemin habercisi olduğunu belirtiyor. Artık hedefin yalnızca veriler değil, kullanıcıların davranışları ve alışkanlıkları olduğuna dikkat çeken uzmanlar, dijital güvenlik konusunda daha bilinçli hareket edilmesi gerektiği uyarısında bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Cumhuriyet</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ-BİLİM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/uzmanlardan-kritik-uyari-frost-teknolojisi-cihaziniza-girmeden-sizi-izleyebiliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 15:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2025/08/siber-guvenlik-2.png" type="image/jpeg" length="12957"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anthropic’in yapay zekası Mythos: Hürmüz Boğazı’ndan daha tehlikeli olabilir mi?]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/anthropicin-yapay-zekasi-mythos-hurmuz-bogazindan-daha-tehlikeli-olabilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/anthropicin-yapay-zekasi-mythos-hurmuz-bogazindan-daha-tehlikeli-olabilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uluslararası finans çevrelerinde, ABD merkezli Anthropic tarafından geliştirildiği belirtilen “Mythos” adlı yapay zeka modelinin siber güvenlik kapasitesi, küresel finans sistemine yönelik potansiyel riskleri yeniden gündeme taşıdı. IMF ve büyük banka yöneticileri, modelin kritik altyapılar için ciddi bir tehdit oluşturabileceği endişesini dile getiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">Washington’da düzenlenen IMF ve Dünya Bankası Bahar Toplantıları, bu yıl yalnızca ekonomik görünüm ve jeopolitik risklerle değil, aynı zamanda yapay zekanın finansal sistem üzerindeki olası etkileriyle de dikkat çekti. Özellikle Orta Doğu’daki gerilimler ve Hürmüz Boğazı üzerinden oluşabilecek enerji arz riskleri tartışılırken, perde arkasında başka bir başlık öne çıktı: gelişmiş yapay zeka sistemlerinin güvenlik etkileri.</section>

<section dir="auto">
<h2>IMF ve finans dünyasında yeni endişe: “Mythos”</h2>

<p>IMF Başkanı Kristalina Georgieva’ya yöneltilen sorular da bu endişeyi yansıtıyordu. “Neden korkuyorlar?” sorusuna Georgieva, siber güvenlik tehditlerinin hızla arttığını belirterek, “Evet, bundan endişeliyiz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Toplantılara katılan birçok merkez bankası yetkilisi ve büyük finans kurumu temsilcisi, enerji krizleri ve jeopolitik gerilimlerin yanı sıra yapay zekanın kontrolsüz kullanımının da sistemik risk yaratabileceğini savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İddialara göre, Anthropic tarafından geliştirilen “Mythos” modeli, özellikle siber güvenlik alanındaki gelişmiş yetenekleri nedeniyle dikkat çekiyor.</p>

<h2>Hürmüz Boğazı ile kıyaslandı</h2>

<p>Kanada Maliye Bakanı François-Philippe Champagne, modelin yarattığı belirsizliği jeopolitik risklerle kıyaslayarak dikkat çekici bir yorum yaptı. Champagne, “Hürmüz Boğazı’nın nerede olduğunu ve ne anlama geldiğini biliyoruz, ancak Mythos’tan kaynaklanan tehlikenin sınırları belirsiz” dedi. Bu değerlendirme, yapay zeka riskinin artık sadece teknoloji gündemi değil, doğrudan küresel ekonomi ve güvenlik meselesi haline geldiği yorumlarını güçlendirdi.</p>

<h2>Mythos nedir?</h2>

<p>Anthropic’in geliştirdiği iddia edilen Mythos modeli, şirketin Claude yapay zeka ailesi içinde konumlandırılıyor ve OpenAI’nin ChatGPT’si ile Google’ın Gemini sistemleriyle rekabet eden bir yapı olarak değerlendiriliyor. Araştırmacılara göre modelin en dikkat çekici özelliği, yazılım sistemlerindeki güvenlik açıklarını tespit etme ve bunlardan yararlanma kapasitesi. Bu yetenek, siber güvenlik uzmanları tarafından hem savunma hem de saldırı açısından kritik bir eşik olarak görülüyor.</p>

<h2>Güvenlik açıklarını tespit etme kapasitesi</h2>

<p>Siber güvenlik alanında çalışan “kırmızı ekip” araştırmacılarının değerlendirmelerine göre Mythos, yazılım kodlarında uzun yıllardır fark edilmemiş güvenlik açıklarını tespit edebiliyor. Bu durum, teorik olarak sistemlerin savunmasız noktalarının yapay zeka tarafından otomatik şekilde analiz edilmesi anlamına geliyor. Uzmanlar, modelin yalnızca modern yazılımları değil, onlarca yıl önce geliştirilmiş sistemleri bile analiz edebildiğini belirtiyor. Bazı raporlara göre model, farklı işletim sistemlerinde ve internet tarayıcılarında kritik açıkları tespit edebilecek düzeyde bir kapasite sergiliyor.</p>

<h2>Finans ve teknoloji şirketlerine sınırlı erişim</h2>

<p>Anthropic’in, Mythos modelini geniş kullanıcı kitlesine açmak yerine sınırlı sayıda teknoloji şirketiyle paylaşmayı tercih ettiği belirtiliyor. Bu kapsamda Amazon Web Services, Apple, Microsoft, Google, Nvidia ve Broadcom gibi şirketlerin de yer aldığı yaklaşık 12 büyük teknoloji firmasına erişim sağlandığı ifade ediliyor. Şirketin amacı, bu sistemin potansiyel olarak kullanılabileceği siber saldırılara karşı kritik altyapıların güçlendirilmesi olarak açıklanıyor.</p>

<h2>“Yanlış ellere geçerse” endişesi</h2>

<p>Uzmanlar, Mythos’un en büyük riskinin yüksek kabiliyetinin kötü niyetli aktörler tarafından kullanılması olduğunu vurguluyor. Bu senaryoya göre model, devlet dışı aktörlerin bile karmaşık siber saldırılar düzenlemesini kolaylaştırabilir ve bankacılık sistemlerinden enerji şebekelerine kadar birçok kritik altyapıyı hedef haline getirebilir. Bazı değerlendirmelerde, yapay zekanın yalnızca saldırı değil, aynı zamanda sistemlerin uzun süre fark edilmeyen şekilde ele geçirilmesine de imkân tanıyabileceği ifade ediliyor.</p>

<h2>IMF ve bankalar neden tedirgin?</h2>

<p>Washington’daki toplantılarda özellikle büyük bankaların yöneticileri, yapay zekanın finansal sistemde yaratabileceği “görünmez risklere” dikkat çekti. Barclays CEO’su C.S. Venkatakrishnan’ın da aralarında bulunduğu bazı isimler, asıl sorunun teknolojinin yaygınlığı ve kontrolsüz entegrasyonu olduğunu belirtti. Uzmanlara göre risk yalnızca siber saldırılarla sınırlı değil; bankacılık altyapısı, ödeme sistemleri ve dijital varlıkların tamamı bu dönüşümden etkilenebilir.</p>

<h2>Kritik altyapılar için küresel uyarı</h2>

<p>Yapay zeka ve siber güvenlik uzmanları, barajlar, enerji şebekeleri, nükleer tesisler ve gıda dağıtım ağları gibi kritik altyapıların hâlâ eski yazılımlara bağımlı olduğunu hatırlatıyor. Bu durum, gelişmiş yapay zeka sistemlerinin potansiyel açıkları daha hızlı tespit etmesi halinde küresel ölçekte ciddi güvenlik riskleri doğurabileceği anlamına geliyor.</p>

<h2>Uzmanlar ikiye bölünmüş durumda</h2>

<p>Her ne kadar bazı uzmanlar Mythos’un yaratabileceği risklere dikkat çekse de, modelin gerçek kapasitesi ve etkisi konusunda tam bir görüş birliği bulunmuyor. Bağımsız siber güvenlik araştırmacılarının önemli bir bölümü henüz modeli kapsamlı şekilde test etmediği için iddiaların bir kısmının abartılı olabileceği de ifade ediliyor. İngiltere Yapay Zeka Güvenliği Enstitüsü ise modelin güçlü olmasına rağmen en büyük riskin teknolojinin kendisinden ziyade, savunmasız sistemlerin varlığı olduğunu belirtiyor.</p>

<h2>Sonuç: Yeni bir güvenlik dönemi mi başlıyor?</h2>

<p>Mythos etrafında oluşan tartışmalar, yapay zekanın artık yalnızca bir teknoloji inovasyonu değil, aynı zamanda küresel güvenlik ve ekonomi politikalarının merkezinde yer alan bir unsur haline geldiğini gösteriyor. Uzmanlara göre asıl soru, bu tür modellerin ne kadar güçlü olduğu değil; insanlığın bu gücü ne kadar kontrollü ve güvenli kullanabileceği.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BBC</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ-BİLİM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/anthropicin-yapay-zekasi-mythos-hurmuz-bogazindan-daha-tehlikeli-olabilir-mi</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 13:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/06/is-insani-19-4.png" type="image/jpeg" length="99184"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Discord Türkiye’de yeniden açılabilir: Bakan Uraloğlu’ndan kritik açıklama]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/discord-turkiyede-yeniden-acilabilir-bakan-uraloglundan-kritik-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/discord-turkiyede-yeniden-acilabilir-bakan-uraloglundan-kritik-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[9 Ekim 2024’te erişime kapatılan Discord’un Türkiye’nin taleplerini karşıladığı belirtilirken, platformun yeniden açılmasına yönelik değerlendirmeler gündeme geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Abdulkadir Uraloğlu, TGRT Haber’de sosyal medya platformlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, Türkiye’de erişime kapalı olan Discord hakkında önemli mesajlar verdi. Uraloğlu, Discord’un içerik çıkarma ve düzenleme süreçlerinde Türkiye’nin beklentilerine yaklaştığını ifade ederek, platformun yeniden erişime açılmasının gündemde olduğunu söyledi.</p>

<h2>“Kriterler karşılanmış durumda”</h2>

<p>Bakan Uraloğlu açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>“Özellikle Discord içerik çıkarma konusunda artık Türkiye'nin istediği kriterlere gelmiş durumda. Bir müddet sonra açalım diye ilgili bakanlarla, kurumlarla konuşuyoruz. Muhtemelen bir müddet sonra açacağız.”</p>
</blockquote>

<h2>Süreç nasıl ilerleyecek?</h2>

<p>Yetkililer, platformun Türkiye’nin taleplerine uyum sürecinin tamamlanmasının ardından ilgili kurumlarla yapılacak değerlendirmeler sonucunda nihai kararın verileceğini belirtiyor. 9 Ekim 2024’te erişime kapatılan Discord’un yeniden açılması halinde, sürecin teknik ve hukuki uyum çerçevesinde ilerlemesi bekleniyor. Discord, Türkiye’de belirli içerik politikaları ve güvenlik kriterleri gerekçe gösterilerek erişime kapatılmıştı. Son açıklamalar, platformun bu kriterlere uyum sağladığı yönünde yeni bir sürecin başladığını gösteriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>NTV</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ-BİLİM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/discord-turkiyede-yeniden-acilabilir-bakan-uraloglundan-kritik-aciklama</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 11:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2025/01/discord-3.jpeg" type="image/jpeg" length="29570"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa Parlamentosu Google’a veda ediyor: Yerini bu arama motoru alacak]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/avrupa-parlamentosu-googlea-veda-ediyor-yerini-bu-arama-motoru-alacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/avrupa-parlamentosu-googlea-veda-ediyor-yerini-bu-arama-motoru-alacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Parlamentosu, kurum bilgisayarlarında Google yerine Fransız arama motoru Qwant’ı varsayılan olarak kullanma kararı aldı. Uygulama, Avrupa’nın dijital bağımsızlık adımları kapsamında değerlendiriliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Avrupa Parlamentosu (AP), kurum içi dijital altyapısında önemli bir değişikliğe giderek Google yerine Fransız arama motoru Qwant’ı kullanmaya başlayacağını açıkladı. Karar, hem milletvekilleri hem de binlerce parlamenter asistanı ve idari personeli kapsayan geniş bir kullanıcı kitlesini doğrudan etkileyecek. Bünyesinde 720 milletvekilinin yanı sıra binlerce çalışanı barındıran Avrupa Parlamentosu, bu adımla birlikte kurum bilgisayarlarında Google’ı varsayılan arama motoru listesinden çıkarıyor. Yerine Avrupa merkezli bir alternatif olan Qwant’ın getirileceği bildirildi.</p>

<h2>Avrupa’nın dijital bağımsızlık hamlesi</h2>

<p>Alınan karar, Avrupa’nın teknoloji alanında ABD merkezli dev şirketlere olan bağımlılığı azaltma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Son yıllarda Avrupa Birliği kurumları, veri güvenliği, dijital egemenlik ve yerli teknoloji kullanımını artırmaya yönelik çeşitli politikalar uygulamaya başlamıştı.</p>

<p>Bu kapsamda Qwant’ın tercih edilmesi, Avrupa içinde geliştirilen dijital çözümlerin kamu kurumlarında daha fazla kullanılmasını hedefleyen yaklaşımın somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Yetkililer, bu tür adımların uzun vadede Avrupa’nın teknoloji ekosistemini güçlendireceğini savunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Qwant varsayılan arama motoru olacak</h2>

<p>Gelişmeye ilişkin açıklama yapan bir yetkili, uygulamanın teknik detaylarını da paylaştı. Yapılan açıklamada, “4 Haziran 2026’dan itibaren Qwant, Avrupa Parlamentosu’nun Microsoft Edge ve Mozilla Firefox tarayıcılarında varsayılan arama motoru olacaktır” ifadeleri kullanıldı.</p>

<p>Bu değişikliğin sistemler üzerinde otomatik olarak uygulanacağı, ancak kullanıcıların isterlerse farklı arama motorlarını seçmeye devam edebileceği de belirtildi. Yani karar zorunlu bir geçişten ziyade varsayılan ayarın değiştirilmesi şeklinde uygulanacak.</p>

<h2>Kullanıcılar için esnek geçiş</h2>

<p>Parlamento içinde yapılacak değişikliğin kullanıcı deneyimini tamamen kısıtlamayacağı vurgulanıyor. Personel ve milletvekilleri, dilerlerse mevcut arama motorlarını manuel olarak değiştirebilecek. Ancak kurum genelinde standart arama motorunun Qwant olmasıyla birlikte veri güvenliği ve kurumsal dijital politika açısından ortak bir altyapı hedefleniyor.</p>

<p>Bu adımın, Avrupa kurumlarının yazılım ve dijital hizmetlerde daha fazla yerli ve bölgesel çözüm kullanma eğilimini güçlendirmesi bekleniyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>CNN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ-BİLİM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/avrupa-parlamentosu-googlea-veda-ediyor-yerini-bu-arama-motoru-alacak</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 17:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/06/google-10.png" type="image/jpeg" length="57860"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Telefon dolandırıcılarından yeni yöntem: “Beni duyabiliyor musun?” tuzağı!]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/telefon-dolandiricilarindan-yeni-yontem-beni-duyabiliyor-musun-tuzagi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/telefon-dolandiricilarindan-yeni-yontem-beni-duyabiliyor-musun-tuzagi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Telefon dolandırıcıları, yeni yöntemlerle vatandaşları hedef alıyor. Uzmanlar, özellikle “Beni duyabiliyor musun?” gibi sorulara karşı dikkatli olunması ve bilinmeyen numaralara kişisel bilgi verilmemesi gerektiği konusunda uyarıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Telefon dolandırıcıları, vatandaşları kandırmak için her geçen gün yeni yöntemler geliştiriyor. Son dönemde ise doğrudan para talep etmek yerine, daha “masum” görünen sorularla kurbanlarını konuşturmaya çalıştıkları belirtiliyor. Uzmanlara göre özellikle “Beni duyabiliyor musun?”, “Sesim geliyor mu?” ve “Orada mısın?” gibi ifadeler, yeni nesil dolandırıcılık girişimlerinin başlangıç noktası olabilir.</p>

<h2>Amaç: “Evet” cevabını kaydetmek</h2>

<p>Kuzey Amerika’da faaliyet gösteren Better Business Bureau (BBB), bu tür aramaların giderek arttığına dikkat çekiyor. Kurum yetkilileri, dolandırıcıların hedefinin karşı taraftan “evet” cevabını almak olduğunu belirtiyor. Uzmanlara göre bu ses kaydı, ilerleyen süreçte farklı sahte işlemler için kullanılabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>BBB yetkilisi Melanie McGovern, Mart 2024’ten bu yana bu tür şikâyetlerde artış yaşandığını ifade ederek dolandırıcıların kendilerini banka görevlisi veya polis gibi tanıtabildiğini aktardı.</p>

<h2>“Evet” cevabı nasıl kullanılabilir?</h2>

<p>Uzmanlar, kaydedilen “evet” yanıtının kötü niyetli kişiler tarafından farklı senaryolara entegre edilebileceğini belirtiyor. Bu kayıtların, kişinin bilgisi dışında sahte onay süreçlerinde kullanılabileceği ifade ediliyor. Bu nedenle tanımadık numaralardan gelen aramalarda dikkatli olunması gerektiği vurgulanıyor.</p>

<h2>Uzmanlardan kritik uyarı: Sakin kalın</h2>

<p>Dolandırıcılık uzmanları, bu tür aramalarda panik yapılmaması gerektiğini belirtiyor. Telefonu açan kişilerin doğrudan “evet” demek yerine soruyu sorgulaması tavsiye ediliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre en doğru yaklaşım, “Neden soruyorsunuz?” gibi karşı sorular yöneltmek ve gereksiz kişisel bilgi paylaşmaktan kaçınmak.</p>

<h2>Tanımadık numaralara karşı dikkatli olun</h2>

<p>Yetkililer, bilinmeyen numaralardan gelen aramaların mümkünse açılmamasını öneriyor. Önemli bir arama olması durumunda kişinin tekrar aranacağı ya da mesaj bırakılacağı ifade ediliyor.</p>

<p>Ayrıca dolandırıcıların sosyal medya ve açık kaynaklardan elde ettikleri bilgilerle güven kazanmaya çalışabileceği belirtiliyor. Bu nedenle sadece telefondaki konuşmaya dayanarak kişisel bilgi paylaşılmaması gerektiği vurgulanıyor.</p>

<p>Dolandırıcıların amacı, kısa bir diyalogla bile olsa karşı tarafı konuşturmak ve ses kaydı elde etmek. Bu nedenle özellikle “evet” gibi onay ifadelerinin dikkatli kullanılmasının önem taşıdığı belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ-BİLİM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/telefon-dolandiricilarindan-yeni-yontem-beni-duyabiliyor-musun-tuzagi</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 18:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2024/11/hacker.png" type="image/jpeg" length="99434"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Elektrikli otomobiller neden giderek birbirine benziyor?]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/elektrikli-otomobiller-neden-giderek-birbirine-benziyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/elektrikli-otomobiller-neden-giderek-birbirine-benziyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elektrikli araçlarda batarya yerleşimi, aerodinamik zorunluluklar ve güvenlik standartları tasarımı belirlerken; Ferrari’den Mercedes-AMG’ye birçok markanın benzer görünümlerle gündeme gelmesi tartışma yarattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">Elektrikli otomobil pazarında son dönemde en çok tartışılan başlıklardan biri, araçların giderek birbirine benzer hale gelmesi oldu. Özellikle Ferrari’nin ilk elektrikli modeli Luce ve Mercedes-AMG’nin yeni elektrikli sedanı, performans değerlerinden çok tasarımları nedeniyle eleştirilerin odağına yerleşti. Otomobil tutkunları, BMW, Jaguar, Porsche ve Hyundai gibi birçok markanın da benzer tasarım çizgilerine yöneldiğini belirterek “kimlik kaybı” tartışmasını gündeme taşıdı.</section>

<section dir="auto">
<h2>Performans güçlü, tartışma tasarımda</h2>

<p>Ferrari Luce ve Mercedes-AMG’nin yeni elektrikli modeli, teknik açıdan oldukça iddialı veriler sunuyor. Mercedes-AMG’nin elektrikli sedanının 1.100 beygirin üzerinde güç ürettiği, Ferrari Luce’un ise 1.000 beygiri aşan performansıyla markanın en güçlü modelleri arasında yer aldığı belirtiliyor. Yüksek hızlı şarj sistemleri, gelişmiş batarya teknolojileri ve performans değerleri öne çıkmasına rağmen, kamuoyundaki tartışma daha çok araçların dış tasarım benzerliği üzerine yoğunlaşıyor.</p>

<h2>Elektrikli dönüşüm tasarımı yeniden şekillendiriyor</h2>

<p>Elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte otomobil mimarisi de köklü bir değişim geçiriyor. İçten yanmalı motorlarda kullanılan uzun kaput ve farklı gövde oranları, elektrikli araçlarda yerini batarya paketlerinin zemine yerleştirildiği farklı bir yapıya bırakıyor. Bu durum araçların genel formunu doğrudan etkiliyor ve tasarım çeşitliliğini sınırlıyor.</p>

<p>Üreticiler, menzil artırmak ve enerji verimliliğini yükseltmek için hava direncini düşürmek zorunda kalıyor. Bu da daha yuvarlak hatlar, daha düşük burun yapıları ve akıcı tavan çizgileri gibi ortak tasarım çözümlerini beraberinde getiriyor.</p>

<h2>Aerodinamik zorunluluklar belirleyici oluyor</h2>

<p>Elektrikli otomobillerde menzil performansını doğrudan etkileyen en önemli faktörlerden biri aerodinamik yapı. Hava sürtünmesindeki küçük iyileştirmeler bile batarya verimliliğine ciddi katkı sağlıyor. Bu nedenle üreticiler rüzgâr tüneli testleriyle şekillenen, daha akıcı ve benzer tasarım dillerine yöneliyor.</p>

<h2>İç mekân beklentileri de tasarımı etkiliyor</h2>

<p>Elektrikli araç kullanıcılarının yalnızca menzil değil, aynı zamanda daha geniş ve ferah iç mekân beklentisi de tasarım üzerinde etkili oluyor. Büyük ekranlar, geniş kabinler ve yeni nesil dijital kokpitler, araç mimarisini yeniden şekillendiriyor. Ayrıca güvenlik standartları da ön bölüm tasarımı ve gövde oranlarında benzerlikleri artıran bir diğer unsur olarak öne çıkıyor.</p>

<h2>Benzer mühendislik hedefleri benzer tasarımlar doğuruyor</h2>

<p>Batarya yerleşimi, aerodinamik verimlilik, güvenlik gereklilikleri ve iç mekân beklentileri gibi ortak mühendislik hedefleri, farklı markaları benzer tasarım çözümlerine yönlendiriyor. Bu durum, geçmişte daha kolay ayırt edilen otomobillerin bugün daha “tek tip” görünmesine neden oluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Premium markalar için yeni rekabet alanı</h2>

<p>Elektrikli otomobil pazarında performans ve menzil farklarının azalması, rekabeti tasarım ve marka değerine kaydırıyor. Ferrari Luce’un yaklaşık 640 bin dolar, Mercedes-AMG elektrikli modelinin ise 200 bin dolara yakın fiyatlarla satışa sunulması bekleniyor. Buna karşılık Xiaomi, Zeekr, Yangwang ve Lucid gibi markalar benzer teknik değerleri daha düşük fiyatlarla sunarak rekabeti artırıyor.</p>

<p>Bu durum, premium üreticiler için tasarım, marka algısı ve kullanıcı deneyiminin daha kritik hale geldiğini gösteriyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>CNN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ-BİLİM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/elektrikli-otomobiller-neden-giderek-birbirine-benziyor</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 16:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/06/elektrikli-arac-10.png" type="image/jpeg" length="52257"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[iPhone 18 Pro'nun yeni renk seçenekleri ortaya çıktı: Siyah geri dönüyor]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/iphone-18-pronun-yeni-renk-secenekleri-ortaya-cikti-siyah-geri-donuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/iphone-18-pronun-yeni-renk-secenekleri-ortaya-cikti-siyah-geri-donuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[iPhone 18 Pro ve iPhone 18 Pro Max'e ait olduğu belirtilen yeni maket görselleri, Apple'ın premium akıllı telefon serisinde sunacağı renk seçeneklerine ilişkin önemli detayları ortaya koydu. Sızıntılara göre şirket, yeni seride Dark Cherry rengini öne çıkarırken, klasik Siyah renk seçeneğini de yeniden kullanıcılarla buluşturmaya hazırlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni paylaşılan iPhone 18 Pro dummy görselleri, Apple'ın bir sonraki premium iPhone serisi için yeni bir renk yelpazesi hazırladığı yönündeki önceki iddiaları destekledi.</p>

<p>Ortaya çıkan son görseller, Kozmik Turuncu rengin iPhone 17 Pro Max'e özel kalacağını ve yeni nesilde yerini Dark Cherry (Koyu Kiraz) rengine bırakacağını gösterdi.</p>

<p>Kısa süre önce sızıntılarıyla bilinen Sonny Dickson tarafından paylaşılan maket görsellerinin iPhone 18 modellerine ait olduğu belirtildi. Ancak cihazlardaki büyük kamera platformu ve üçlü kamera kurulumu, söz konusu prototiplerin iPhone 18 Pro ve iPhone 18 Pro Max modelleri olabileceğine işaret etti.</p>

<h2>Dört farklı renk seçeneği bekleniyor</h2>

<p>Sızıntılara göre iPhone 18 Pro ve iPhone 18 Pro Max modelleri dört farklı renk seçeneğiyle satışa sunulacak.</p>

<p>Yeni seride Siyah, Gümüş, Koyu Kiraz ve Açık Mavi renklerinin yer alması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu seçenekler arasında en dikkat çekici yenilik olarak Koyu Kiraz rengi öne çıkıyor. Apple'ın Pro modellerinde her yıl önceki nesilden ayrışmasını sağlayacak özel bir renk tercih ettiği bilinirken, bu yıl Dark Cherry renginin serinin lansman rengi olması bekleniyor.</p>

<h2>Açık Mavi rengi daha koyu tonda olabilir</h2>

<p>Yeni paylaşılan fotoğraflar, Açık Mavi renk seçeneğinin daha önceki raporlarda belirtilenden biraz daha koyu bir tona sahip olabileceğini gösterdi.</p>

<p>Daha önce ortaya çıkan sızıntıların yalnızca kamera bileşenlerine dayanması nedeniyle cihazın genel görünümü hakkında sınırlı bilgi bulunuyordu. Son dummy modeller ise tasarımın tamamına ilişkin daha net bir fikir verdi.</p>

<h2>Yeni nesil özellikler dikkat çekiyor</h2>

<p>Sızıntılarda yer alan bilgilere göre iPhone 18 Pro ve iPhone 18 Pro Max modellerinin, katlanabilir iPhone Ultra ile birlikte eylül ayında tanıtılması bekleniyor.</p>

<p>Yeni nesil Pro modellerde yüzde 25 ila yüzde 35 oranında daha küçük Dynamic Island tasarımı, değişken diyaframlı yeni ana kamera sistemi, 2 nanometre üretim sürecine sahip A20 Pro işlemci ve yeni Siri ile desteklenen yapay zeka odaklı iOS 27 işletim sistemi gibi yeniliklerin sunulacağı öne sürülüyor.</p>

<p>Apple'ın özellikle yapay zeka tarafındaki geliştirmelere odaklanacağı belirtilirken, yeni Siri deneyiminin ve iOS 27'nin cihazların öne çıkan özellikleri arasında yer alması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ-BİLİM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/iphone-18-pronun-yeni-renk-secenekleri-ortaya-cikti-siyah-geri-donuyor</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 16:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/05/iphone-18-pro-max.png" type="image/jpeg" length="84138"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Arabanız aslında sizi izliyor olabilir: Kişisel verileriniz nasıl toplanıp satılıyor?]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/arabaniz-aslinda-sizi-izliyor-olabilir-kisisel-verileriniz-nasil-toplanip-satiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/arabaniz-aslinda-sizi-izliyor-olabilir-kisisel-verileriniz-nasil-toplanip-satiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Modern otomobiller artık sadece bir ulaşım aracı değil; sürücülerin konumundan alışkanlıklarına kadar pek çok veriyi toplayan mobil veri merkezlerine dönüşmüş durumda. Uzmanlar, bu bilgilerin sigorta şirketlerinden veri aracılarına kadar birçok kuruma satılabildiği uyarısında bulunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bir zamanlar otomobiller özgürlük ve bağımsızlık sembolüydü. Ancak günümüzde araçlar, internet bağlantılı yazılımlar ve sensörlerle donatılmış gelişmiş dijital sistemlere dönüşmüş durumda. Bu dönüşümle birlikte araçlar yalnızca sürüş deneyimini değil, sürücünün kişisel yaşamına dair çok sayıda veriyi de kaydedebiliyor. Konum bilgileri, sürüş alışkanlıkları, hız ve fren davranışları, emniyet kemeri kullanımı gibi temel verilerin yanı sıra bazı modellerde daha hassas bilgilerin de toplanabildiği belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Hangi veriler toplanıyor?</h3>

<p>Uzmanlara göre modern araçlar, sürücüler hakkında oldukça kapsamlı veri setleri oluşturabiliyor. Bunlar arasında; gidilen yerlerin konum bilgisi, sürüş hızı ve fren alışkanlıkları, araç içi yolcu bilgisi, multimedya kullanım tercihleri, telefon ve uygulama bağlantıları ve bazı durumlarda yüz ifadeleri ve sürücü davranış analizleri yer alıyor. Hatta bazı araçlarda sürücüye dönük kameralar ve biyometrik sensörler bulunduğu, bu sistemlerin yorgunluk ve alkol etkisi gibi durumları tespit etmek için geliştirildiği ifade ediliyor.</p>

<h3>Veriler kimlere satılıyor?</h3>

<p>Araştırmalara göre otomobil üreticileri ve yazılım sağlayıcıları, topladıkları verileri çeşitli üçüncü taraflarla paylaşabiliyor. Bu taraflar arasında sigorta şirketleri, veri analiz firmaları, pazarlama ve reklam şirketleri ve bazı durumlarda kamu kurumları yer alabiliyor. Özellikle sigorta şirketlerinin bu verileri kullanarak sürücülere özel fiyatlandırma yaptığı, bazı durumlarda ise prim artışlarına yol açtığı iddia ediliyor.</p>

<h3>Uzmanlardan “mahremiyet” uyarısı</h3>

<p>Uzmanlar, araçların topladığı veri miktarının çoğu kullanıcının farkında olduğundan çok daha yüksek olduğunu belirtiyor. En büyük sorunlardan biri de verilerin kimlerle paylaşıldığının her zaman açık şekilde belirtilmemesi. Bazı şirketler veri topladığını kabul etse de, bu verilerin hangi üçüncü taraflara satıldığı her zaman net şekilde açıklanmıyor.</p>

<h3>“En kötü gizlilik kategorisi” uyarısı</h3>

<p>Uluslararası bazı analizlerde otomobil sektörünün, kullanıcı gizliliği açısından en riskli ürün kategorilerinden biri haline geldiği belirtiliyor. Üreticilerin kullanıcıların kimlik bilgileri, davranış profilleri ve hatta psikolojik eğilimleri hakkında çıkarımlar yapabilecek düzeyde veri toplayabildiği ifade ediliyor.</p>

<h3>Hukuki düzenlemeler yetersiz mi?</h3>

<p>ABD’de federal düzeyde kapsamlı bir veri koruma yasasının bulunmaması, otomotiv sektöründeki veri paylaşımını tartışmalı hale getiriyor. Avrupa’da daha sıkı düzenlemeler bulunsa da uzmanlar bu alanın hâlâ tam anlamıyla kontrol altına alınamadığını vurguluyor. Bazı ülkelerde kullanıcıların verilerini talep etme ve silinmesini isteme hakkı olsa da uygulamada bunun her zaman yeterli olmadığı ifade ediliyor.</p>

<h3>Gelecek daha da kritik olabilir</h3>

<p>Yeni nesil araçlarda sürücü davranışlarını analiz eden sistemlerin yaygınlaşması bekleniyor. Ancak bu teknolojilerin daha fazla kişisel veri toplanmasına yol açabileceği konusunda uyarılar yapılıyor. Özellikle güvenlik amacıyla geliştirilen biyometrik sistemlerin veri mahremiyeti açısından yeni tartışmalar doğurabileceği belirtiliyor.</p>

<h3>Sonuç: Konfor artarken mahremiyet azalıyor</h3>

<p>Uzmanlara göre internet bağlantılı araçlar sürüş güvenliği ve konforu artırsa da kullanıcıların mahremiyeti açısından ciddi riskler barındırıyor. Tüketicilere, araç içi veri paylaşım izinlerini dikkatle incelemeleri ve gizlilik ayarlarını kontrol etmeleri öneriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BBC</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ-BİLİM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/arabaniz-aslinda-sizi-izliyor-olabilir-kisisel-verileriniz-nasil-toplanip-satiliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 23 May 2026 15:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/05/araba-12.png" type="image/jpeg" length="89152"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İş arayanların umuduydu! Dev platform bu kez işten çıkarma kararıyla gündemde]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/is-arayanlarin-umuduydu-dev-platform-bu-kez-isten-cikarma-karariyla-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/is-arayanlarin-umuduydu-dev-platform-bu-kez-isten-cikarma-karariyla-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[LinkedIn, yapay zekâ entegrasyonu ve küresel ekonomik yavaşlamanın etkisiyle iş gücünün yaklaşık yüzde 5’ini kapsayan bir işten çıkarma sürecine hazırlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">LinkedIn, küresel ölçekte planladığı yeni bir işten çıkarma dalgasıyla gündeme geldi. Şirketin, değişen teknoloji dinamikleri ve yapay zeka entegrasyonunun etkisiyle iş gücünü yaklaşık yüzde 5 oranında azaltacağı iddia edildi.</section>

<section dir="auto">
<h2>LinkedIn’de yeniden yapılanma: Yüzde 5’lik küçülme</h2>

<p>Dünya genelinde milyonlarca profesyonelin kullandığı LinkedIn’in, operasyonel yapısını yeniden düzenlemek amacıyla çalışanlarının bir bölümünün işine son vereceği öne sürüldü. Şirket içi kaynaklara dayandırılan bilgilere göre, bu oranın küresel iş gücünün yaklaşık yüzde 5’ine denk geldiği belirtiliyor.</p>

<h2>Ekonomik baskı ve yapay zeka etkisi</h2>

<p>Silikon Vadisi merkezli teknoloji şirketlerini etkileyen ekonomik yavaşlama ve otomasyon süreçleri, LinkedIn’i de yeniden yapılanma sürecine itti. Analistler, alınan kararın yalnızca maliyetleri düşürme hedefiyle değil, aynı zamanda yapay zeka tabanlı sistemlerin operasyonlara daha fazla entegre edilmesiyle de bağlantılı olduğunu ifade ediyor.</p>

<h2>Daha önce de benzer süreçler yaşanmıştı</h2>

<p>LinkedIn’in geçmiş yıllarda da farklı bölgelerde benzer küçülme adımları attığı biliniyor. Ancak bu son kararın, küresel teknoloji sektöründe istihdam üzerindeki baskının arttığını göstermesi açısından daha geniş çaplı bir etki yarattığı değerlendiriliyor.</p>

<h2>LinkedIn nedir?</h2>

<p>2003 yılında kurulan LinkedIn, günümüzde Microsoft çatısı altında faaliyet gösteren bir profesyonel ağ platformu olarak öne çıkıyor. Klasik sosyal medya mecralarından farklı olarak eğlence içeriklerinden ziyade kariyer gelişimi, iş fırsatları ve sektör bağlantılarına odaklanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Platform; iş arayanlar için bir kariyer kapısı, çalışanlar için dijital bir profesyonel kimlik alanı, şirketler için ise yetenek bulma ve kurumsal iletişim aracı olarak kullanılıyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>CNBC-e</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ-BİLİM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/is-arayanlarin-umuduydu-dev-platform-bu-kez-isten-cikarma-karariyla-gundemde</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 20:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/05/linkedin.png" type="image/jpeg" length="99431"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Elon Musk’ın xAI şirketi hakkında çevre tartışması: 50 doğalgaz türbini denetimsiz çalıştırılıyor]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/elon-muskin-xai-sirketi-hakkinda-cevre-tartismasi-50-dogalgaz-turbini-denetimsiz-calistiriliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/elon-muskin-xai-sirketi-hakkinda-cevre-tartismasi-50-dogalgaz-turbini-denetimsiz-calistiriliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elon Musk’ın yapay zeka şirketi xAI’ın Mississippi’de faaliyet gösteren veri merkezinde yaklaşık 50 doğalgaz türbinini çalıştırdığı ve bu türbinlerin mevcut yasal boşluk nedeniyle eyalet denetiminden muaf tutulduğu iddia edildi. Bölgedeki hava kalitesinin olumsuz etkilendiğini savunan ABD’nin en eski sivil toplum kuruluşlarından NAACP, şirket hakkında mahkemeye başvurarak ihtiyati tedbir talebinde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">İddialara göre xAI’ın veri merkezinde kullanılan doğalgaz türbinleri düz yataklı römorklar üzerine yerleştirildiği için Mississippi eyaleti tarafından “mobil enerji sistemi” olarak değerlendiriliyor. Bu sınıflandırma sayesinde söz konusu türbinlerin bir yıl boyunca hava kirliliği düzenlemelerinden muaf tutulduğu belirtildi. NAACP adına dava açan Güney Çevre Hukuk Merkezi ise bu uygulamanın federal çevre mevzuatına aykırı olduğunu savunuyor. Kurumun açıklamasına göre römork üzerine monte edilmiş olsalar bile uzun süre aynı noktada faaliyet gösteren enerji santralleri “sabit tesis” olarak kabul edilmeli ve hava kirliliği denetimlerine tabi tutulmalı. Davada, xAI’ın mevcut uygulamayla çevresel yükümlülüklerden kaçındığı ve bölgedeki emisyon seviyelerini artırdığı ileri sürüldü.</section>

<section dir="auto">
<h2>Bölgedeki hava kalitesinin kötüleştiği öne sürüldü</h2>

<p>NAACP ve çevre örgütleri, doğalgaz türbinlerinden çıkan emisyonların zaten sanayi faaliyetleri nedeniyle kirli kabul edilen bölgede hava kalitesini daha da kötüleştirdiğini savunuyor. Mahkemeye sunulan başvuruda, türbinlerin kontrolsüz şekilde çalıştırıldığı ve gerekli çevresel incelemelerin yapılmadığı iddia edildi. Özellikle azot oksit ve diğer kirletici gazların halk sağlığı açısından risk oluşturabileceği belirtilirken, çevre savunucuları faaliyetlerin durdurulması için ihtiyati tedbir talep etti. Bölge sakinlerinin de hava kirliliği nedeniyle endişe duyduğu aktarılırken, dava sürecinin çevresel denetim uygulamaları açısından emsal niteliği taşıyabileceği değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>xAI yalnızca 15 türbin için izin aldı</h2>

<p>Şirketin bugüne kadar yalnızca 15 doğalgaz türbini için resmi izin aldığı belirtildi. Ancak Greater Memphis Ticaret Odası’nın daha önce yayımladığı açıklamada, Mayıs 2025 itibarıyla bölgede faaliyet gösteren 35 türbinin yaklaşık yarısının sahada kalmaya devam edeceği ifade edilmişti. Yerel basında çıkan son haberlere göre ise xAI’ın yeni türbinler kurmayı sürdürdüğü ve sahada aktif şekilde çalışan türbin sayısının yaklaşık 50’ye ulaştığı öne sürüldü. Çevre örgütleri, izin verilen kapasitenin üzerine çıkıldığı iddialarının da soruşturulmasını isterken, şirket cephesinden davaya ilişkin kapsamlı bir açıklama yapılmadı.</p>

<h2>Yapay zeka veri merkezlerinin enerji ihtiyacı tartışılıyor</h2>

<p>Olay, son dönemde hızla büyüyen yapay zeka veri merkezlerinin yüksek enerji tüketimiyle ilgili küresel tartışmaları da yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar, büyük ölçekli yapay zekâ sistemlerinin çalıştırılması için ciddi miktarda elektrik gerektiğini, bu nedenle teknoloji şirketlerinin alternatif enerji çözümlerine yöneldiğini belirtiyor. Ancak çevre örgütleri, fosil yakıt tabanlı geçici enerji sistemlerinin yaygınlaşmasının karbon salımını artırabileceği uyarısında bulunuyor. xAI’ın Mississippi’deki veri merkeziyle ilgili açılan davanın, teknoloji şirketlerinin enerji altyapıları ve çevresel sorumlulukları konusunda önemli bir hukuki süreç oluşturabileceği değerlendiriliyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Bloomberght</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ-BİLİM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/elon-muskin-xai-sirketi-hakkinda-cevre-tartismasi-50-dogalgaz-turbini-denetimsiz-calistiriliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 14:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/05/elon-musk-14.png" type="image/jpeg" length="88399"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan kritik uyarı: Telefonu gece boyu %100 şarj etmek doğru mu?]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/uzmanlardan-kritik-uyari-telefonu-gece-boyu-100-sarj-etmek-dogru-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/uzmanlardan-kritik-uyari-telefonu-gece-boyu-100-sarj-etmek-dogru-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akıllı telefonlarda lityum-iyon pillerin ömrünü uzatmak için şarjın %100’e kadar doldurulması yerine %20–%80 aralığında tutulması öneriliyor. Uzmanlar, yüksek voltaj ve ısının batarya sağlığını olumsuz etkilediğini belirterek, günlük kullanımda kısa aralıklarla şarj etmenin ve cihazın aşırı ısınmasını önlemenin pil ömrünü önemli ölçüde uzattığını vurguluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akıllı telefon kullanıcılarının yıllardır tartıştığı “telefon %100 şarj edilmeli mi?” sorusu, uzmanların açıklamalarıyla yeniden gündeme geldi. Teknoloji uzmanları ve üretici şirketlerin önerilerine göre, lityum-iyon bataryaların ömrünü uzatmak için şarj seviyesinin %20 ile %80 arasında tutulması daha sağlıklı kabul ediliyor.</p>

<h2>Lityum-İyon piller nasıl çalışıyor?</h2>

<p>Günümüzde kullanılan lityum-iyon (Li-ion) piller, enerji depolama yapısı nedeniyle belirli bir şarj aralığında daha verimli çalışıyor. Uzmanlar bu durumu, “sünger örneği” ile açıklıyor.</p>

<p>Nasıl ki tamamen kuru bir sünger sertleşiyor, tamamen suyla dolu bir sünger de baskı altında kalıyorsa; bataryalar da %100’e yakın dolulukta daha fazla kimyasal stres yaşıyor.</p>

<p><img alt="Telefon Şarj" height="720" src="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/05/telefon-sarj.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2>%80 sınırı pil ömrünü uzatıyor</h2>

<p>Araştırmalara göre bataryanın %80’in üzerine zorlanması, daha yüksek voltaj ve ısı oluşumuna neden oluyor. Bu durum ise pilin kimyasal yapısında zamanla yıpranmaya yol açarak kapasite kaybını hızlandırıyor.</p>

<p>Uzmanlar, özellikle günlük kullanımda telefonun %20–%80 aralığında tutulmasının pil sağlığı açısından ideal olduğunu vurguluyor.</p>

<h2>Isı, pil sağlığını doğrudan etkiliyor</h2>

<p>Sadece şarj seviyesi değil, ısı da batarya ömrünü belirleyen en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Yüksek sıcaklık, pilin daha hızlı yıpranmasına neden oluyor.</p>

<p>Bu nedenle telefonun hem şarj olurken hem de yoğun kullanım sırasında aşırı ısınmaması gerektiği belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Uzmanlardan kullanım önerileri</h2>

<p>Teknoloji uzmanları pil ömrünü korumak için şu uyarılarda bulunuyor:</p>

<ul>
 <li><strong>Şarjdayken oyun oynamayın:</strong> Cihazın aynı anda hem çalışması hem de şarj olması ısıyı artırıyor.</li>
 <li><strong>Kılıf kullanımına dikkat edin:</strong> Kalın kılıflar ısıyı hapsedebilir, şarj sırasında çıkarılması öneriliyor.</li>
 <li><strong>Kablosuz şarjda doğru hizalama:</strong> Yanlış yerleşim, enerji kaybı ve ısı artışına yol açabiliyor.</li>
 <li><strong>Tam boşaltma alışkanlığından vazgeçin:</strong> Eski nesil pillerdeki “tam boşalt–tam doldur” yöntemi artık önerilmiyor.</li>
</ul>

<h2><img alt="Şarjda Telefon" height="720" src="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/05/sarjda-telefon.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></h2>

<h2>Gün içinde küçük şarjlar daha sağlıklı</h2>

<p>Modern batarya teknolojisinde telefonun gün içinde kısa aralıklarla şarj edilmesi, tamamen bitirip doldurmaktan daha avantajlı kabul ediliyor. %40–%70 aralığında yapılan ara şarjların pil sağlığını desteklediği belirtiliyor.</p>

<h2>Sonuç: Pil koruma ayarları öne çıkıyor</h2>

<p>Uzmanlara göre kullanıcıların, cihazlarında bulunan “pil koruma” veya “optimize şarj” gibi özellikleri aktif hale getirmesi uzun vadede önemli fayda sağlıyor. Böylece telefonların hem performansı korunuyor hem de kullanım ömrü birkaç yıl daha uzatılabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>onedio</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ-BİLİM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/uzmanlardan-kritik-uyari-telefonu-gece-boyu-100-sarj-etmek-dogru-mu</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 23:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/05/sarj-1.png" type="image/jpeg" length="72366"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa Birliği, yapay zekada yüksek riskli sistem kurallarını erteledi]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/avrupa-birligi-yapay-zekada-yuksek-riskli-sistem-kurallarini-erteledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/avrupa-birligi-yapay-zekada-yuksek-riskli-sistem-kurallarini-erteledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği, Yapay Zeka Yasası kapsamındaki yüksek riskli sistemlere ilişkin bazı yükümlülükleri 2027-2028’e kadar erteleyerek düzenlemelerde esneklik sağladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Birliği kurumları, Yapay Zekâ Yasası kapsamında yer alan bazı kuralları sadeleştirme ve yüksek riskli sistemlere ilişkin uygulama takvimini erteleme konusunda anlaşmaya vardı. AB Konseyi, Avrupa Parlamentosu ve üye ülkeler arasında yürütülen müzakerelerde uzlaşma sağlandığını açıkladı.</p>

<h2>Yüksek riskli sistemlerde takvim değişti</h2>

<p>Yeni düzenlemeyle birlikte yüksek riskli yapay zekâ sistemlerine yönelik kuralların uygulanma tarihleri ileriye alındı. Buna göre:</p>

<ul>
 <li>Bağımsız yüksek riskli sistemler: 2 Aralık 2027</li>
 <li>Ürünlere entegre yüksek riskli sistemler: 2 Ağustos 2028</li>
</ul>

<p>Önceden bu kuralların 2026’da devreye girmesi planlanıyordu.</p>

<p>Yapay zekâ tarafından üretilen içeriklere yönelik şeffaflık kurallarında da değişikliğe gidildi. Geçiş süresi 6 aydan 3 aya düşürülerek yeni son tarih 2 Aralık 2026 olarak belirlendi. Böylece içeriklerin daha hızlı şekilde uyumlaştırılması hedeflendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Yasaklanan yapay zekâ kullanımları </h2>

<p>Yeni düzenlemeyle küçük ve orta ölçekli işletmelere yönelik bazı yükümlülüklerin azaltılması ve düzenleyici muafiyetlerin genişletilmesi planlanıyor. Ayrıca AB Yapay Zekâ Ofisi’nin yetkilerinin artırılması da teklifler arasında yer aldı.</p>

<p>Düzenleme kapsamında, rıza dışı cinsel içerik üreten, çocuk istismarı materyali oluşturan yapay zekâ uygulamalarının yasaklandığı da açıklandı. Bu adımın, etik dışı kullanımın önüne geçmeyi amaçladığı belirtildi.</p>

<h2>Yasa 2024’te yürürlüğe girmişti</h2>

<p>AB Yapay Zekâ Yasası 1 Ağustos 2024’te yürürlüğe girmişti. Ancak farklı yükümlülükler kademeli olarak uygulamaya alınacaktı. Son anlaşma ile özellikle yüksek riskli sistemlere ilişkin takvim yeniden düzenlenmiş oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ-BİLİM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/avrupa-birligi-yapay-zekada-yuksek-riskli-sistem-kurallarini-erteledi</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2025/12/yapay-zeka-japonya.png" type="image/jpeg" length="17449"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Havalimanlarında yeni dönem başladı]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/havalimanlarinda-yeni-donem-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/havalimanlarinda-yeni-donem-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, HGBS sistemini tüm havalimanlarında devreye aldı. Gümrük işlemleri artık tamamen elektronik ortamda yürütülecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığı, 4 Mayıs itibarıyla uluslararası uçuş trafiği bulunan tüm havalimanlarında Havayolu Gümrük Beyan Sistemi’nin (HGBS) uygulamaya alındığını duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Dijital gümrük süreci başladı</h2>

<p>Bakanlıktan yapılan açıklamada, dijital dönüşüm stratejileri kapsamında geliştirilen HGBS’nin tüm uluslararası havalimanlarında devreye girdiği belirtildi. Sistemle birlikte havayolu taşımacılığında kullanılan beyan formları ve ek dokümanlar artık gümrük idarelerine tamamen elektronik ortamda iletilecek. Böylece gümrükleme süreçlerinin uçtan uca dijital bir yapıya kavuşması hedefleniyor.</p>

<h2>Kağıtsız işlem hedefi</h2>

<p>Yeni uygulama ile birlikte kağıtsız işlem altyapısına geçilerek manuel iş yükünün azaltılması ve uygulama birliğinin sağlanması amaçlanıyor. Veri güvenliği ve veri kalitesinin artırılması da sistemin temel hedefleri arasında yer alıyor.</p>

<h2>Tasarruf ve çevresel katkı</h2>

<p>Bakanlık, sistemin kamu ve özel sektör açısından zaman ve maliyet tasarrufu sağlayacağını belirtti. Ayrıca gümrük işlemlerinin daha etkin hale gelmesi ve ticaretin kolaylaştırılması da bekleniyor. Açıklamada, yıllık yaklaşık 10 milyon sayfa kağıt tasarrufu sağlanarak çevresel sürdürülebilirliğe de önemli katkı sunulacağı ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>T24</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, TEKNOLOJİ-BİLİM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/havalimanlarinda-yeni-donem-basladi</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 13:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/05/havalimaniizmir-1.png" type="image/jpeg" length="11652"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye’de internet neden yavaş: Fiber altyapı ve yatırımlar tartışma konusu]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/turkiyede-internet-neden-yavas-fiber-altyapi-ve-yatirimlar-tartisma-konusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/turkiyede-internet-neden-yavas-fiber-altyapi-ve-yatirimlar-tartisma-konusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de internet hızının Avrupa ve dünya ortalamasının altında kalmasının en önemli nedenleri arasında fiber altyapı yetersizliği ve yatırım politikaları gösteriliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de internet hızı ve kalitesi, yapılan uluslararası ölçümlere göre hem Avrupa hem de dünya ortalamasının gerisinde kalıyor. ABD merkezli Speedtest Küresel Endeksi’nin Ağustos 2025 verilerine göre Türkiye, sabit internet hızında 154 ülke arasında 100’üncü sırada yer alıyor. Ortalama indirme hızı 56,17 mbps olarak ölçülürken, küresel ortalamanın 104,43 mbps seviyesinde olduğu belirtiliyor. Bu veriler, Türkiye’de internet kullanım deneyiminin küresel ortalamaya kıyasla daha yavaş olduğunu ortaya koyuyor. Örneğin 6 GB büyüklüğünde iki saatlik bir filmin indirilmesi Türkiye’de ortalama 14 dakika sürerken, dünya ortalamasında bu süre yaklaşık 8 dakikaya kadar düşüyor.</p>

<h2>Fiber altyapı eksikliği öne çıkıyor</h2>

<p>Uzman değerlendirmelerine göre Türkiye’de internet hızının düşük olmasının en temel nedenlerinden biri fiber altyapının yeterince yaygın olmaması. Teknoloji stratejisti Füsun Sarp Nebil, ülkedeki bakır kablo altyapısının uzun yıllardır kullanıldığını ve fiber dönüşümün yeterli hızda gerçekleşmediğini ifade ediyor. Bakır kabloların veri iletiminde sınırlı kapasiteye sahip olduğunu belirten Nebil, bu altyapının modern internet ihtiyacını karşılamakta yetersiz kaldığını dile getiriyor. DSL teknolojisi ile bu eksikliğin giderilmeye çalışıldığını ancak fiber hızlarına ulaşılamadığını vurguluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Mevcut altyapı ve abone yapısı</h2>

<p>Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) verilerine göre Türkiye’de toplam fiber optik kablo uzunluğu 637 bin kilometreye ulaştı. Bunun 244 bin kilometresi omurga, 393 bin kilometresi ise erişim hattı olarak kullanılıyor. 2025 yılı itibarıyla Türkiye’de 18 milyondan fazla sabit genişbant abonesi bulunuyor ve bunların yaklaşık 8,77 milyonu fiber internet kullanıyor. Bu da fiber kullanım oranının yüzde 42 seviyesinde olduğunu gösteriyor. OECD ortalamasında ise fiber abone oranı yüzde 44,6 seviyesinde yer alıyor. Bu durum Türkiye’nin oran olarak ortalamaya yakın olduğunu gösterse de altyapı kalitesindeki farklılıkların hız üzerinde etkili olduğu belirtiliyor.</p>

<h2>Bakır ve fiber altyapının birlikte kullanımı etkili oluyor</h2>

<p>Uzmanlara göre internet hızının düşük kalmasının bir diğer nedeni, fiber ve bakır altyapının birlikte kullanılması. Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği (TELKODER) Başkanı Halil Nadir Teberci, fiberin bina girişine kadar gelip sonrasında bakır kablolarla dağıtıldığı durumların yaygın olduğuna dikkat çekiyor.</p>

<p>Bu modelin internet hızını sınırladığını belirten Teberci, gerçek anlamda uçtan uca fiber altyapının yaygınlaşmadığını ifade ediyor. Bu durumun hız artışını doğrudan engellediği değerlendiriliyor.</p>

<h2>Rekabet ve yatırım tartışmaları</h2>

<p>Türkiye’de fiber altyapının büyük bölümünün tek bir şirket tarafından sağlandığına yönelik değerlendirmeler de dikkat çekiyor. Bazı uzmanlar, altyapı alanındaki sınırlı rekabetin yatırım hızını etkilediğini savunuyor. Bu görüşe göre alternatif altyapı sağlayıcılarının sınırlı olması, yeni yatırımların yavaşlamasına neden olabiliyor. Ancak bazı uzmanlar ise altyapının parçalanmasının verimsizliğe yol açabileceğini ve kırsal bölgelerde eşitsizlik yaratabileceğini belirtiyor.</p>

<h2>Daha hızlı internet için çözüm arayışları</h2>

<p>Uzmanlar, internet hızının artırılması için en kritik adımın fiber altyapı yatırımlarının genişletilmesi olduğunu vurguluyor. Ayrıca altyapının daha planlı ve uzun vadeli bir stratejiyle geliştirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Türk Telekom’un gelecek yıllarda fiber hızını artırma ve abone sayısını yükseltme hedefleri bulunduğu da açıklanmış durumda. Şirket, 2030 yılına kadar fiber internet hızını önemli ölçüde artırmayı planlıyor.</p>

<h2>Sonuç: Dijital dönüşümün en kritik eşiği</h2>

<p>Türkiye’de internet hızının düşük kalması yalnızca teknik bir sorun olarak değil, aynı zamanda altyapı yatırımları, rekabet yapısı ve planlama eksiklikleriyle birlikte değerlendiriliyor. Uzmanlara göre hızlı ve kesintisiz internet erişimi, günümüz koşullarında bir ihtiyaçtan öte temel bir gereklilik haline gelmiş durumda. Bu nedenle altyapı yatırımlarının artırılması ve fiber dönüşümün hızlandırılması, dijitalleşme sürecinin en önemli adımlarından biri olarak görülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BBC</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ-BİLİM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/turkiyede-internet-neden-yavas-fiber-altyapi-ve-yatirimlar-tartisma-konusu</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 12:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/05/is-insani-2026-05-05t122115693.png" type="image/jpeg" length="53115"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Apple Türkiye’den zam kararı: Yeni fiyatlar belli oldu]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/apple-turkiyeden-zam-karari-yen-fiyatlar-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/apple-turkiyeden-zam-karari-yen-fiyatlar-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Apple Türkiye, iPhone 17 serisi başta olmak üzere akıllı telefon, kulaklık ve saat ürünlerine yüzde 10’un üzerinde zam yaptı. Güncellenen fiyatlar bugünden itibaren geçerli olurken, iPhone 17 Pro Max 132 bin 999 TL’ye kadar yükseldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Apple Türkiye, en çok tercih edilen akıllı telefon serileri arasında yer alan iPhone 17 modellerinin fiyatlarını artırdı. Yeni fiyatlar bugünden itibaren geçerli olacak şekilde güncellendi.</p>

<p>Şirketin güncel akıllı telefon serisi olan iPhone 17 ailesinde tüm modellere yüzde 10 ve üzeri oranında zam yapıldığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>iPhone 17 modellerinde yeni fiyatlar</h2>

<p>Yapılan güncelleme ile birlikte iPhone 17 serisinin Türkiye fiyatları şu şekilde değişti:</p>

<ul>
 <li>iPhone 17 (128 GB): 77.999 TL’den 84.999 TL’ye</li>
 <li>iPhone 17 Pro (256 GB): 107.999 TL’den 119.999 TL’ye</li>
 <li>iPhone 17 Pro Max (256 GB): 119.999 TL’den 132.999 TL’ye</li>
 <li>iPhone Air (256 GB): 97.999 TL’den 107.999 TL’ye</li>
</ul>

<h2>AirPods modellerine de zam geldi</h2>

<p>Fiyat artışı yalnızca telefonlarla sınırlı kalmadı. Apple’ın ses ürünleri kategorisinde de yeni fiyatlar belirlendi.</p>

<ul>
 <li>AirPods 4: 8.999 TL</li>
 <li>AirPods Pro 3: 15.499 TL</li>
</ul>

<h2>Apple Watch serisinde yeni etiketler</h2>

<p>Akıllı saat tarafında da fiyat güncellemesine gidildi. Apple Watch modellerinin yeni satış fiyatları şöyle oldu:</p>

<ul>
 <li>Apple Watch SE 3: 15.499 TL</li>
 <li>Apple Watch Series 11: 23.999 TL</li>
 <li>Apple Watch Ultra 3: 65.999 TL</li>
</ul>

<p>Apple’ın gerçekleştirdiği bu fiyat güncellemesiyle birlikte iPhone, AirPods ve Apple Watch ürün gruplarında Türkiye satış fiyatları yeniden şekillenmiş oldu.</p>

<p><img alt="Apllre" height="727" src="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/05/apllre.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="572" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ-BİLİM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/apple-turkiyeden-zam-karari-yen-fiyatlar-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 11:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2025/08/apple-a-rekabet-sorusturmasi-acildi-app-store-detayi.jpg" type="image/jpeg" length="21870"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Elektrik faturasının görünmeyen kalemi: Vampir cihazlar faturayı yüzde 20 artırıyor]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/elektrik-faturasinin-gorunmeyen-kalemi-vampir-cihazlar-faturayi-yuzde-20-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/elektrik-faturasinin-gorunmeyen-kalemi-vampir-cihazlar-faturayi-yuzde-20-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere’de yapılan bir araştırma, “vampir cihaz” olarak adlandırılan ve kapalıyken bile elektrik tüketen elektroniklerin hane faturalarını ciddi oranda artırdığını ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<section dir="auto">İngiltere’de yapılan bir araştırma, “vampir cihaz” olarak adlandırılan ve kapalıyken bile elektrik tüketmeye devam eden elektroniklerin hane faturalarını ciddi oranda artırdığını ortaya koydu. British Gas tarafından hazırlanan çalışma, bu cihazların toplam elektrik tüketimini yaklaşık yüzde 20 oranında artırabildiğini gösteriyor. Özellikle artan enerji fiyatlarıyla birlikte bu görünmeyen tüketim kalemi, tüketicilerin bütçesinde daha belirgin hale gelmiş durumda.</section>

<section dir="auto">
<h2>Vampir cihazlar nedir</h2>

<p>“Vampir cihaz” ifadesi, kullanılmadığı ya da kapalı olduğu halde elektrik çekmeye devam eden elektronik cihazları tanımlamak için kullanılıyor. Bu cihazlar genellikle bekleme modunda çalışıyor ve tamamen kapanmak yerine düşük seviyede enerji tüketmeyi sürdürüyor. Modern evlerde teknoloji kullanımının artmasıyla birlikte bu durum daha yaygın hale gelmiş durumda. Televizyonlar, modemler, akıllı hoparlörler ve oyun konsolları bu gruba en sık giren cihazlar arasında yer alıyor. Kullanıcı fark etmeden günün 24 saati enerji tüketimi devam edebiliyor.</p>

<h2>Hanelere yansıyan maliyet</h2>

<p>Araştırmaya göre vampir cihazlar, İngiltere genelinde yıllık yaklaşık 2,2 milyar sterlinlik elektrik tüketimine neden oluyor. Bu durum, hane başına ortalama 147 sterlinlik ek bir maliyet anlamına geliyor. Söz konusu rakam, ülkedeki ortalama elektrik faturasıyla kıyaslandığında yaklaşık iki aylık ödeme tutarına denk düşüyor. Enerji fiyatlarındaki artış, bu gizli tüketimi daha görünür ve hissedilir hale getiriyor. Böylece küçük gibi görünen enerji kayıpları, yıl sonunda önemli bir ekonomik yük oluşturuyor.</p>

<h2>En çok tüketim yapan cihazlar</h2>

<p>Araştırmada en yüksek gizli tüketim oluşturan cihazlar da sıralandı. Televizyonlar ve dijital yayın kutuları listenin başında yer alırken, oyun konsolları ve mikrodalga fırınlar da önemli tüketim kalemleri arasında gösterildi. TV’nin uzaktan kumandayla açılmasının yıllık maliyetinin yaklaşık 24 sterlin olduğu hesaplandı. Dijital yayın kutuları 23,10 sterlin, mikrodalgalar 16,37 sterlin ve oyun konsolları 12,17 sterlin civarında ek tüketim oluşturuyor. Daha düşük seviyede olsa da bilgisayarlar, yazıcılar ve telefon şarj cihazları da toplam faturaya katkı sağlıyor.</p>

<h2>Tasarruf için öneriler</h2>

<p>Enerji uzmanları, bu tür gizli tüketimi azaltmak için basit ama etkili yöntemlerin uygulanabileceğini belirtiyor. Kullanılmayan cihazların tamamen kapatılması ve fişten çekilmesi en temel öneriler arasında yer alıyor. Çoklu prizler ve açma kapama düğmeli sistemler sayesinde birden fazla cihazın tek hamlede kontrol edilmesi mümkün oluyor. Akıllı prizler ise tüketimin anlık olarak takip edilmesine imkân tanıyor. Ayrıca cihazların gereksiz yere şarjda bırakılmaması hem enerji tasarrufu sağlıyor hem de batarya ömrünü olumlu etkiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Sonuç görünmeyen tüketim, gerçek fatura</h2>

<p>Vampir cihazlar, günlük yaşamda çoğu zaman fark edilmeyen ancak sürekli enerji tüketen elektronikler olarak öne çıkıyor. Yapılan araştırmalar, bu görünmeyen kullanımın hem bireysel faturaları hem de ülke genelindeki enerji maliyetlerini artırdığını gösteriyor. Basit alışkanlık değişiklikleriyle bu kaybın önemli ölçüde azaltılabileceği ifade ediliyor. Enerji kullanımında küçük önlemler, uzun vadede hem ekonomik tasarruf hem de daha verimli bir tüketim düzeni sağlayabiliyor.</p>
</section>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BBC</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ-BİLİM</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/elektrik-faturasinin-gorunmeyen-kalemi-vampir-cihazlar-faturayi-yuzde-20-artiriyor</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 13:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/05/is-insani-21-3.png" type="image/jpeg" length="59694"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
