<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>İzmir’de Son Dakika Haber</title>
    <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr</link>
    <description>İzmir haberleri ve son dakika gelişmeleri için izmirdesondakika.com.tr. İzmir'den güncel yerel haberler, spor, ekonomi, siyaset, teknoloji, magazin ve daha fazlasını takip edin. İzmir'in en güvenilir ve etkili haber kaynağı.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/rss/dunya" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 15 Aug 2026 04:00:54 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/rss/dunya"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Rusya resti çekti: AB ülkelerinin gemileri hedefte]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/rusya-resti-cekti-ab-ulkelerinin-gemileri-hedefte</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/rusya-resti-cekti-ab-ulkelerinin-gemileri-hedefte" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Avrupa Birliği’nin Rus ticari gemilerine yönelik denetim kararına tepki göstererek, AB ülkelerinin çıkarları doğrultusunda faaliyet gösteren gemilerin hedef alınabileceğini söyledi. Lavrov, “Hedefleri kendimiz belirleyeceğiz” ifadelerini kullandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Rusya Devlet Televizyon ve Radyo Kurumuna verdiği röportajda Avrupa Birliği’nin Rus ticari gemilerine yönelik politikası, Ukrayna savaşı, ABD ile ilişkiler ve Türkiye’nin olası arabuluculuk rolü hakkında değerlendirmelerde bulundu. Lavrov, AB’nin Rusya’nın ticari faaliyetlerini sınırlandırmaya yönelik adımlarını eleştirerek, Brüksel’in Rusya’nın küresel pazarlardan gelir elde etmesini engellemeye çalıştığını savundu.</p>

<h2>“Hedefleri kendimiz belirleyeceğiz”</h2>

<p>AB tarafından kurallara uymadığı gerekçesiyle “gölge filo” olarak nitelendirilen gemilere yönelik uygulamaları değerlendiren Lavrov, söz konusu gemilerin durdurulması ve yüklerine el konulması ihtimalinin uluslararası hukuk açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini öne sürdü. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in bu adımlara karşılık verileceğini daha önce açıkladığını hatırlatan Lavrov, Moskova’nın olası karşı hamlesine ilişkin dikkat çeken ifadeler kullandı. Lavrov,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>“Hedefleri kendimiz belirleyeceğiz. Soygunculuk ve korsanlığı resmi politika olarak ilan eden ülkelerin çıkarları doğrultusunda faaliyet gösteren gemiler hedef alınacak.”</p>
</blockquote>

<p>dedi.</p>

<h2>ABD’den yanıt beklediklerini söyledi</h2>

<p>Lavrov, ABD Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’ın Rusya’yı ziyaret etme ihtimaline ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Rusya’nın ABD’li temsilcilerle görüşme ihtimalini dışlamadığını belirten Lavrov, Witkoff ve Kushner’ın Moskova’ya gelmeleri halinde Vladimir Putin tarafından kabul edileceklerini söyledi. Lavrov,</p>

<blockquote>
<p>“Neyle gelecekleri önemli”</p>
</blockquote>

<p>diyerek görüşmelerin içeriğine işaret etti. ABD’nin Ukrayna’ya Rusya’daki sivil altyapılara yönelik saldırılar konusunda istihbarat desteği sağladığını öne süren Lavrov, Washington’a bu konuda sorular yönelttiklerini ve yanıt beklediklerini ifade etti. Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik Batı desteğinin sona erdirilmesini istediğini belirten Lavrov, savaşın ancak uzun vadeli, güvenilir ve sürdürülebilir bir çözüm bulunduğunda sona erdirilmesi gerektiğini savundu.</p>

<h2>Türkiye’nin rolüne dikkat çekti</h2>

<p>Lavrov, Türkiye’nin Ukrayna krizinin çözümünde yeniden arabulucu rolü üstlenmesi ihtimaline ilişkin de açıklamalarda bulundu. Ankara’nın Rusya ile iyi ilişkilerini sürdürme niyetinde olduğunu belirten Lavrov, iki ülke arasındaki ekonomik ve siyasi ilişkilerin geniş bir zemine sahip olduğunu söyledi. Karadeniz’in istikrarının önemine dikkat çeken Lavrov, Türkiye’nin bölgede gemilerin saldırılara hedef olmaması yönündeki yaklaşımını desteklediğini ifade etti. Lavrov,</p>

<blockquote>
<p>“Türkiye, gerçekten Karadeniz’in istikrarlı olmasından yana. Türk meslektaşlarımız yine, gemilerin saldırılara hedef olmaması konusunda anlaşmaya varılması gerektiğini söylüyor. Ancak bunu başlatan biz değiliz.”</p>
</blockquote>

<p>dedi. Rus Bakan ayrıca, Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarının daha önce Türk yük gemileri ile Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu’nun (CPC) altyapısına yönelik saldırılar düzenlediğini öne sürdü. Amerikan enerji şirketlerine ait gemilerin de hedef alındığını belirten Lavrov, Türkiye ve ABD’nin Kiev yönetimine yönelik uyarılarda bulunduğunu savundu.</p>

<h2>“Türkiye ile Rusya’nın gündemi oldukça geniş”</h2>

<p>Lavrov, Ukrayna savaşı başta olmak üzere Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerin çok sayıda başlık içerdiğini belirterek, NATO üyeliği ve Avrupa Birliği ile ilişkilerin de ikili ilişkiler üzerinde etkili olduğunu söyledi. Rusya ile Türkiye arasında ekonomi alanında çok sayıda ortak proje bulunduğunu hatırlatan Lavrov, iki ülkenin Kafkaslar ve Karadeniz başta olmak üzere tarihsel açıdan da birçok ortak noktaya sahip olduğunu ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Bloomberght</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/rusya-resti-cekti-ab-ulkelerinin-gemileri-hedefte</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 18:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/08/rusya-disisleri-bakani-sergey-lavrov.png" type="image/jpeg" length="33975"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Letonya hava sahasına İHA girdi: Türk F-16’ları müdahale etti]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/letonya-hava-sahasina-iha-girdi-turk-f-16lari-mudahale-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/letonya-hava-sahasina-iha-girdi-turk-f-16lari-mudahale-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Letonya hava sahasına giren bir insansız hava aracı, NATO hava unsurlarının müdahalesiyle düşürüldü. Operasyona Estonya’da görev yapan Türk F-16’ları ile Litvanya’da konuşlu İtalyan Eurofighter savaş uçakları katıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Letonya’da hava sahasına giren bir insansız hava aracı nedeniyle alarm verildi. Letonya Silahlı Kuvvetleri, Augsdaugava, Preili, Rezekne ve Balvi belediyelerini kapsayan bölgelerde hava tehdidi uyarısı yayımlarken, vatandaşlardan alçaktan uçan veya şüpheli nesnelere yaklaşmamaları istendi. Yetkililer, şüpheli bir nesne görülmesi halinde güvenlik güçlerine haber verilmesi çağrısında bulunurken, ilerleyen saatlerde tehdidin sona erdiği açıklandı. Letonya Silahlı Kuvvetleri, NATO savaş uçaklarının hava sahasına giren İHA’yı başarıyla düşürdüğünü duyurdu.</p>

<h2>Türk ve İtalyan savaş uçakları havalandı</h2>

<p>NATO Sözcüsü Allison Hart da olayın ardından yaptığı açıklamada, Letonya hava sahasına giren İHA’ya Türk ve İtalyan hava unsurlarının müdahale ettiğini bildirdi. Hart, Litvanya’da konuşlu İtalyan Eurofighter’ları ile Estonya’da görev yapan Türk F-16’larının İHA nedeniyle havalandığını belirterek, NATO’nun hava sahasına yönelik olası tehditlere karşı hazırlıklı olduğunu vurguladı.</p>

<p><img class="" height="720" src="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/08/turk-f16-1.png" width="1280" /></p>

<h2>NATO’dan “7 gün 24 saat hazırız” mesajı</h2>

<p>NATO Sözcüsü Hart, bir gün önce de Romanya ve İspanya’ya ait F-16 savaş uçaklarının, Ukrayna sınırı yakınlarında Romanya hava sahasına giren İHA’lar nedeniyle harekete geçtiğini hatırlattı. Baltık ve Doğu Avrupa hava sahasındaki gelişmelerin yakından takip edildiğini belirten Hart, NATO’nun olası tehditlere karşı 7 gün 24 saat hazır olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Türk F-16’ları dört ay boyunca Baltık semalarında görev yapacak</h2>

<p>Türk Hava Kuvvetleri, NATO’nun Hava Polisliği görevi kapsamında Estonya’daki Amari Hava Üssü’nde konuşlandırılan 181. Jet Filo Komutanlığı ile Baltık hava sahasının güvenliğine katkı sağlıyor. Ağustos-Kasım döneminde devam edecek görev kapsamında Türk pilotlar, Baltık hava sahasında 7 gün 24 saat alarm-reaksiyon nöbeti tutarak olası hava sahası ihlallerine karşı hazır bekleyecek. NATO Hava Polisliği görevi, müttefik ülkelerin hava sahasının güvenliğini sağlamak amacıyla yürütülen daimi bir barış zamanı görevi olarak uygulanıyor. Bu kapsamda savaş uçağı kapasitesine sahip ülkeler, kendi hava kuvvetleri bulunmayan veya ek desteğe ihtiyaç duyan müttefiklerin hava sahasının korunmasına katkı sağlıyor. Estonya, Letonya ve Litvanya’nın 2004 yılında NATO’ya katılmasının ardından Baltık hava sahasının güvenliği de ittifak ülkelerinin dönüşümlü olarak yürüttüğü Hava Polisliği görevi kapsamında sağlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ntv</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/letonya-hava-sahasina-iha-girdi-turk-f-16lari-mudahale-etti</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 16:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/08/turk-f16-2.png" type="image/jpeg" length="32780"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Afganistan’da beslenme krizi büyüyor: 3,7 milyon çocuk açlıkla karşı karşıya]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/afganistanda-beslenme-krizi-buyuyor-37-milyon-cocuk-aclikla-karsi-karsiya</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/afganistanda-beslenme-krizi-buyuyor-37-milyon-cocuk-aclikla-karsi-karsiya" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Afganistan’da çocuklar arasındaki akut yetersiz beslenme alarm verici boyutlara ulaştı. 2026’da 3,7 milyon 5 yaş altı çocuk bu durumdan etkilenirken, ülkede yaklaşık 600 temel sağlık merkezinin finansman yetersizliği nedeniyle kapanması krizi derinleştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Birleşik Krallık merkezli uluslararası yardım kuruluşu Save the Children, Afganistan’da küçük çocuklar arasındaki yetersiz beslenmenin giderek arttığına dikkat çekti. Birleşmiş Milletler verilerine dayandırılan açıklamaya göre, ülkede 5 yaşından küçük yaklaşık her 10 çocuktan biri yetersiz beslenmeyle karşı karşıya.</p>

<p>Akut yetersiz beslenme oranlarının 2026’nın ikinci çeyreğinde, geçen yılın aynı dönemine kıyasla Afganistan’daki vilayetlerin üçte ikisinde kötüleştiği belirtildi. Son dört yılda 5 yaşından küçük çocuklarda akut yetersiz beslenme oranı yüzde 14 artarken, bu durumdan etkilenen çocukların sayısı 2026’da 3,7 milyona ulaştı.</p>

<h2>Akut yetersiz beslenme hayati risk taşıyor</h2>

<p>Akut yetersiz beslenme, çocuğun kısa süre içerisinde ciddi kilo kaybetmesi ve boyuna göre tehlikeli derecede düşük kiloya sahip olması anlamına geliyor. Yetersiz gıda tüketimi veya ağır hastalıklar nedeniyle ortaya çıkabilen durum, çocukların kısa sürede yağ ve kas kaybetmesine neden olabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tedavi edilmediğinde hayati tehlike oluşturabilen akut yetersiz beslenmenin Afganistan’da özellikle küçük çocuklar üzerindeki etkisinin giderek ağırlaştığına dikkat çekildi.</p>

<h2>Yaklaşık 600 sağlık merkezi kapandı</h2>

<p>Ülkedeki sağlık hizmetlerine yönelik finansman sıkıntısı da krizi derinleştiriyor. Finansman eksikliği nedeniyle yaklaşık 600 temel sağlık merkezinin kapandığı, söz konusu merkezlerden daha önce yaklaşık yarısı çocuk olmak üzere 4 milyon kişinin yararlandığı bildirildi.</p>

<p>Afganistan’a sağlanan insani yardım da son dört yılda yaklaşık yüzde 70 azaldı. 2022’de 3,27 milyar dolar seviyesinde bulunan yardım miktarı, 2025’te 1 milyar dolara geriledi.</p>

<p>2026’nın yarısından fazlasının geride kalmasına rağmen insani yardım için yalnızca 438 milyon dolar sağlandı. Bu rakam, ihtiyaç duyulan finansmanın yüzde 74’ünün henüz karşılanmadığını ortaya koydu.</p>

<p>Save the Children, sağlık hizmetlerindeki kapasite kaybı ve insani yardım finansmanındaki düşüşün, Afganistan’daki çocukların beslenme krizine karşı daha savunmasız hale gelmesine yol açtığına dikkat çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Sputnik</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/afganistanda-beslenme-krizi-buyuyor-37-milyon-cocuk-aclikla-karsi-karsiya</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 15:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/08/afganistan-1.webp" type="image/jpeg" length="32959"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İspanya-İsrail gerilimi büyüyor: Ceuta krizinin arkasında ne var?]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/ispanya-israil-gerilimi-buyuyor-ceuta-krizinin-arkasinda-ne-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/ispanya-israil-gerilimi-buyuyor-ceuta-krizinin-arkasinda-ne-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazze savaşı sonrası gerilen İspanya-İsrail ilişkileri, Ceuta ve Melilla tartışmasıyla yeni bir boyut kazandı. Uzmanlar, Ceuta'daki düzensiz göç hareketinin olası bir istihbarat müdahalesi olup olmadığına ilişkin iddiaların henüz kesinleşmiş bir gerçek olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İspanya ile İsrail arasında Ceuta ve Melilla üzerinden yaşanan diplomatik gerilim, Gazze savaşı sonrasında iki ülke arasındaki ilişkilerde yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi. İsrail'in Ceuta krizinin ardından İspanya'nın bu bölgelerdeki egemenliğini “sömürgecilik” çerçevesinde değerlendiren açıklamaları Madrid'in tepkisini çekerken, Birleşmiş Milletler'in yaklaşımının bu söylemi doğrudan desteklemediği belirtiliyor.</p>

<h2>Ceuta tartışması nasıl başladı?</h2>

<p>İsrail'in Ceuta ve Melilla'ya ilişkin açıklamaları, İspanya'da sert tepkiyle karşılandı. Avrupa Dış İlişkiler Konseyi'nden kıdemli politika uzmanı Hugh Lovatt, The Telegraph'a yaptığı değerlendirmede, İsrail'in bu tartışmayı Avrupa ülkelerini “çifte standart” uygulamakla suçlamak için kullandığını savundu. Lovatt'a göre Tel Aviv yönetimi, Filistin konusunda kendisine yöneltilen eleştirileri başka ülkelerdeki toprak anlaşmazlıklarıyla karşılaştırarak bu eleştirilerin etkisini azaltmaya çalışıyor. Avrupa Parlamentosu Başkan Yardımcısı Javi Lopez ise İsrail'in Ceuta ve Melilla konusundaki açıklamalarını, Avrupa Birliği üyesi bir ülkenin egemenliğine yönelik “hibrit saldırı” olarak nitelendirdi.</p>

<h2>Uzman: Asimetrik bir girişim olduğu düşünülüyor</h2>

<p>İstanbul Aydın Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Hazar Vural, Ceuta'da kısa sürede on binlerce kişinin dahil olduğu düzensiz göç hareketinin yalnızca anlık bir gelişme olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Vural, İspanya'nın Gazze konusunda İsrail'e karşı aldığı tutumun iki ülke arasındaki gerilimin önemli nedenlerinden biri olduğunu belirtti. Vural, Ceuta'daki göç hareketine ilişkin değerlendirmesinde, “Ceuta'da bir anda başlayan, on binlerce insanın dahil olduğu düzensiz göç hareketinin, büyük ölçüde istihbarat müdahalesiyle gerçekleştirilen asimetrik bir girişim olduğu düşünülüyor” ifadelerini kullandı. Ancak bu değerlendirme, doğrulanmış bir bulgu değil, uzmanın yorumuna dayanan bir iddia niteliği taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>İspanya seçim dönemine girerken baskı artıyor</h2>

<p>Dr. Vural, Ceuta krizinin İspanya'nın iç siyaseti açısından da etkileri olabileceğini belirtti. Başbakan Pedro Sanchez'in iç politikada farklı baskılarla karşı karşıya olduğunu hatırlatan Vural, düzensiz göç hareketinin güvenlik ve ekonomi tartışmalarını yeniden gündeme taşıdığını ifade etti. Vural'a göre, Ceuta'daki gelişmeler yalnızca sınır güvenliği meselesi olarak değil, aynı zamanda İspanya'nın Avrupa'daki konumunu etkileyebilecek bir unsur olarak da değerlendiriliyor. İtalya'dan Schengen Bölgesi tartışmalarına yönelik bazı çağrıların gündeme gelmesi de bu çerçevede dikkat çekiyor.</p>

<h2>Göçün siyasi araç olarak kullanılması tartışılıyor</h2>

<p>Ceuta krizi, düzensiz göçün uluslararası siyasette baskı unsuru olarak kullanıldığı yönündeki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Daha önce Polonya ve Norveç, Rusya'yı göçmenleri Avrupa sınırlarına yönlendirmekle suçlamış, ABD'de de Donald Trump benzer iddiaları Venezuela yönetimine karşı dile getirmişti. Uzmanlar ise Ceuta örneğinde de siyasi iddialarla doğrulanmış olguların birbirinden ayrılması gerektiğini vurguluyor. Göç hareketinin arkasında belirli bir devletin bulunduğuna ilişkin iddiaların, kesinleşmiş gerçekler gibi değerlendirilmemesi gerektiği ifade ediliyor.</p>

<h2>İddiaların hukuki zemine taşınması gerekiyor</h2>

<p>Dr. Hazar Vural, Ceuta'daki gelişmelerin İsrail ile ilişkilendirilmesi için somut hukuki delillere ihtiyaç bulunduğunu söyledi. Vural'a göre İspanya'nın resmî olarak böyle bir iddiada bulunması ve olayın hukuki zeminde araştırılması halinde, elde edilecek bulguların uluslararası hukuk açısından önem taşıyabileceğini belirtti. Vural, uluslararası hukuk mekanizmalarının her zaman anlık sonuç üretmese de benzer iddiaların kayıt altına alınmasının gelecekteki süreçler açısından önem taşıdığı görüşünü dile getirdi.</p>

<h2>Gerilim Avrupa'ya da yayılıyor</h2>

<p>Ceuta tartışması, İsrail ile İspanya arasındaki ikili ilişkilerin ötesinde Avrupa'daki daha geniş diplomatik ayrışmanın bir parçası olarak değerlendiriliyor. Gazze savaşının başlamasından bu yana İsrail'in Avrupa kamuoyundaki algısına ilişkin tartışmalar sürerken, İspanya hükümetinin Filistin konusundaki sert tutumu da dış politikanın öne çıkan başlıklarından biri haline geldi. Hugh Lovatt'a göre İsrail'de, uluslararası alanda yaşanan itibar kaybının temel nedeninin kendi politikalarından ziyade Filistin tarafının daha etkili bir iletişim yürütmesi olduğu yönünde bir yaklaşım bulunuyor. Ceuta krizi de bu tartışmanın Avrupa ayağındaki yeni başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>hürriyet</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/ispanya-israil-gerilimi-buyuyor-ceuta-krizinin-arkasinda-ne-var</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 15:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/08/ispanya-israil.png" type="image/jpeg" length="50936"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trafikte en agresif sürücüler hangi ülkelerde? Türkiye'nin sırası belli oldu]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/trafikte-en-agresif-suruculer-hangi-ulkelerde-turkiyenin-sirasi-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/trafikte-en-agresif-suruculer-hangi-ulkelerde-turkiyenin-sirasi-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyanın en büyük araç kiralama karşılaştırma platformlarından DiscoverCars.com tarafından gerçekleştirilen küresel bir araştırma, turistlerin direksiyon başında karşılaştığı sürüş deneyimlerini mercek altına aldı. Ankette farklı ülkelerdeki sürüş alışkanlıkları ve sürücülerin trafikte en fazla rahatsız olduğu davranışlar incelendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<section dir="auto">
<p>Araştırmaya katılanların yüzde 23'ü İtalya'da kural ihlali ve tehlikeli sürüşle karşılaştığını belirtti. İkinci sırada yüzde 11 ile İngiltere yer alırken, başkent Londra sürüş açısından en zorlayıcı kentler arasında öne çıktı. Listenin üçüncü sırasında yüzde 9 ile ABD bulunurken, Fransa ve Avustralya yüzde 5'er oranla dördüncü sırayı paylaştı. Araştırmada İtalya'ya ilişkin dikkat çeken sonuçlardan biri de değerlendirmelerin yalnızca turistlerle sınırlı kalmaması oldu. İtalya'da yaşayan katılımcılar da ülkelerindeki sürüş tarzını en agresif bulan gruplar arasında yer aldı. İtalya'da Napoli ikinci, Roma ise üçüncü sırada en fazla adı geçen şehirler olurken, ABD'de New York öne çıktı.</p>

<h2>Türkiye beşinci sırada</h2>

<p>Türkiye, katılımcıların yüzde 4'ünün olumsuz sürüş deneyimi bildirmesiyle İspanya'yla birlikte listenin beşinci sırasında yer aldı. Böylece Türkiye, araştırmada sürüş davranışları açısından en fazla şikâyet bildirilen ülkeler arasında yer aldı. Katılımcılardan kendi ülkelerindeki sürücüleri 1 ile 5 arasında puanlamalarının istendiği araştırmada, dünya genelindeki ortalama puan 3 olarak ölçüldü. Bu ölçekte 1 çok sakin, 5 ise çok agresif sürüş anlamına geldi.</p>

<p><img height="720" src="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/08/izmir-trafik-13.png" width="1280" /></p>

<h2>Sürücüler ne sıklıkla sinirleniyor?</h2>

<p>Araştırmada sürücülerin trafikte birbirlerine karşı ne sıklıkla öfkelendiği de incelendi. Katılımcıların yüzde 68'i diğer sürücülere "ara sıra" sinirlendiğini belirtirken, yüzde 17'si bunu "sık sık" yaşadığını söyledi. Katılımcıların yüzde 5'i her gün rahatsız olduğunu ifade ederken, yüzde 10'u trafikte diğer sürücülere hiç sinirlenmediğini belirtti.,</p>

<p><img height="663" src="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/08/image-21.png" width="531" /></p>

<h2>En agresif sürüş BMW ile ilişkilendirildi</h2>

<p>Araştırmada sürüş tarzı ile otomobil markaları arasındaki ilişki de dikkat çekti. Katılımcıların yüzde 58'i agresif sürüşü BMW ile ilişkilendirdi. BMW'yi yüzde 14 ile Land Rover, yüzde 12 ile Tesla ve yüzde 11 ile Volkswagen takip etti. DiscoverCars.com Büyüme Departmanı Başkanı Aleksandrs Buraks, ilk beş markanın dördünün yüksek fiyatlı premium markalar olmasına dikkat çekti. Buraks, bu durumun sürüş kültürü ile otomobil markalarının kamuoyundaki itibarı arasında güçlü bir bağlantı bulunduğuna işaret ettiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>En çok şikayet edilen sürüş hataları</h2>

<p>DiscoverCars.com'un anketine göre sürücüleri trafikte en fazla rahatsız eden davranışların başında sinyal vermemek geliyor. Katılımcıların yüzde 56'sı dönüşlerde veya şerit değiştirirken sinyal kullanılmamasını en sinir bozucu sürüş davranışı olarak tanımladı. Bunu yüzde 46 ile öndeki aracı yakın takip etmek, yüzde 43 ile sol şeritte yavaş seyretmek ve yüzde 20 ile aniden veya gereksiz şekilde fren yapmak izledi.</p>
</section>
</section>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DiscoverCars.com</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/trafikte-en-agresif-suruculer-hangi-ulkelerde-turkiyenin-sirasi-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 13:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/08/surucu-6.png" type="image/jpeg" length="65211"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mekke İttifakı’nda Hürmüz etkisi: Türkiye enerji merkezine dönüşüyor]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/mekke-ittifakinda-hurmuz-etkisi-turkiye-enerji-merkezine-donusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/mekke-ittifakinda-hurmuz-etkisi-turkiye-enerji-merkezine-donusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hürmüz Boğazı’ndaki riskler enerji taşımacılığında yeni güzergâh arayışlarını hızlandırırken, Türkiye’nin bölgesel denklemdeki rolü de yeniden şekilleniyor. Uzman değerlendirmesine göre Basra, Hazar, Akdeniz ve Karadeniz hatları enerji ve lojistik açısından kritik önem taşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında hayata geçirilen Mekke İttifakı, enerji güvenliği açısından da yeni bir bölgesel denklem oluşturuyor. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan riskler alternatif enerji güzergâhlarının önemini artırırken, Türkiye’nin yalnızca bir geçiş ülkesi olmaktan çıkarak enerji merkezi olma yolunda ilerlediği değerlendirmesi yapılıyor.</p>

<h2>Hürmüz’deki riskler alternatif güzergahları öne çıkarıyor</h2>

<p>Enerji güvenliğinin küresel sistem açısından temel başlıklardan biri olduğunu belirten Doç. Dr. Merve Suna Özcan, enerji akışının kesintiye uğramasının ekonomik ve stratejik sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. Özcan, enerji güvenliğinin yalnızca Hürmüz Boğazı veya Rusya-Ukrayna Savaşı gibi güncel krizlerle sınırlı olmadığını, enerji kaynaklarının ortaya çıkmasından bu yana küresel rekabetin önemli unsurlarından biri olduğunu söyledi. Suudi Arabistan’ın enerji üretimindeki gücü ile Türkiye’nin jeopolitik konumunun bölgesel denklemde birbirini tamamlayan unsurlar olduğu belirtildi. Özcan,</p>

<blockquote>
<p>“Suudi Arabistan petrol devi olmasının yanı sıra Türkiye ise dört bölgeyi birleştiren bir merkez haline geldi”</p>
</blockquote>

<p>değerlendirmesinde bulundu. Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin ardından enerji taşımacılığında alternatif güzergâhların daha fazla gündeme geldiğini belirten Özcan, Ortadoğu ve Hazar bölgesinden uzanan yeni enerji hatlarının önem kazandığını ifade etti.</p>

<h2>Deniz yollarının güvenliği enerji arzını da etkiliyor</h2>

<p>Enerji güvenliğinin sağlanmasının yanı sıra sürdürülebilir olmasının da önem taşıdığını vurgulayan Özcan, deniz ticaret yollarının güvenliğinin enerji arzıyla doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi. Deniz güzergâhlarında yaşanabilecek güvenlik sorunlarının enerji taşımacılığını da etkileyebileceğine dikkat çekildi. Bu nedenle bölgesel ittifaklarda enerji akışının güvenliğinin stratejik başlıklardan biri haline geldiği ifade edildi. Özcan,</p>

<blockquote>
<p>“Bugün küresel sistemde en önemli başlıklardan biri güvenliği sağlamak değil, güvenliği sürdürülebilir olarak sağlamak”</p>
</blockquote>

<p>dedi. Deniz ticaret yollarının güvenliğinin aynı zamanda enerji tedariki için güvenli alan oluşturduğunu belirten Özcan, enerji akışının sürekliliğinin küresel sistem açısından kritik olduğunu dile getirdi.</p>

<h2>Türkiye geçiş alanından enerji merkezine dönüşüyor</h2>

<p>Hürmüz Boğazı’nın dünya enerji taşımacılığındaki ağırlığına dikkat çeken Özcan, bölgedeki enerji akışının büyüklüğünün alternatif güzergâh arayışlarını daha önemli hale getirdiğini söyledi. Türkiye’nin jeopolitik konumu sayesinde farklı enerji havzaları arasında bağlantı sağlayabildiği belirtildi. Bu durumun Türkiye’nin enerji politikalarındaki rolünü de değiştirdiği değerlendirmesi yapıldı. Özcan,</p>

<blockquote>
<p>“Türkiye bugüne kadar zaten enerji alanının merkezi haline gelmeye başladı. Yani bir geçiş alanı değiliz biz. Biz merkez haline gelmeye başladık”</p>
</blockquote>

<p>ifadelerini kullandı. Türkiye’nin enerji güzergâhlarının kesiştiği konumunun, bölgesel enerji güvenliği açısından da stratejik avantaj sağladığı belirtildi.</p>

<h2>Dört deniz hattı enerji ve lojistikte öne çıkıyor</h2>

<p>Programda bölgesel enerji ve lojistik açısından dört farklı hattın önemine de dikkat çekildi. Basra Körfezi ve Hazar Denizi enerji üretimi açısından öne çıkarken, Akdeniz’in enerji taşımacılığının yanı sıra lojistik bağlantıları açısından da kritik olduğu belirtildi. Karadeniz ise özellikle Rusya-Ukrayna Savaşı nedeniyle güvenlik boyutunun yanı sıra enerji taşımacılığı bakımından da stratejik bölgeler arasında değerlendirildi. Özcan,</p>

<blockquote>
<p>“Basra dediğimiz zaman enerji üretimi diyeceğim. Hazar dediğimiz zaman enerji üretimi. Akdeniz dediğimiz zaman sadece enerji üretimi değil aynı zamanda lojistiğin sağlanması. Bu nedenle buna lojistik artı enerji diyeceğim. Ve Karadeniz”</p>
</blockquote>

<p>ifadelerini kullandı. Karadeniz’in enerji taşımacılığındaki öneminin de göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Özcan, bölgedeki gelişmelerin enerji güvenliği açısından yakından takip edildiğini söyledi.</p>

<h2>Enerji denkleminde merkez Türkiye vurgusu</h2>

<p>Türkiye’nin bölgesel enerji denklemindeki konumunun geçmişe göre değiştiğini belirten Özcan, enerji güvenliği açısından yeni merkezlerden birinin Türkiye olduğunu ifade etti. Türkiye’nin Suriye, Pakistan ve Suudi Arabistan gibi ülkelerle ilişkilerinin yanı sıra daha geniş bir bölgesel enerji ağı içerisinde değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Bu konumun Türkiye’ye yalnızca ekonomik değil, stratejik bir ağırlık da kazandırabileceği değerlendirildi. Özcan,</p>

<blockquote>
<p>“Bugün bunun merkezi Türkiye oldu”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p>diyerek Türkiye’nin enerji alanındaki rolüne dikkat çekti. Türkiye’nin gelecekte yalnızca bölgesel enerji güvenliğine değil, küresel enerji arzının güvenliğine de katkı sağlayabilecek bir merkez ülke konumuna gelebileceğini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>CNN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/mekke-ittifakinda-hurmuz-etkisi-turkiye-enerji-merkezine-donusuyor</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 11:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/08/mekke.png" type="image/jpeg" length="95257"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kolombiya'da depremde can kaybı 230'u aştı: 3 günlük yas ilan edildi]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/kolombiyada-depremde-can-kaybi-230u-asti-3-gunluk-yas-ilan-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/kolombiyada-depremde-can-kaybi-230u-asti-3-gunluk-yas-ilan-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kolombiya'da 10 Ağustos'ta meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki depremde can kaybı 230'u aşarken, hükümet 3 günlük ulusal yas ilan etti. Enkazlarda arama kurtarma çalışmaları sürerken, Pereira'da 30 yaşındaki bir kadın 7 saatlik çalışmanın ardından sağ kurtarıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kolombiya'da 10 Ağustos'ta meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki depremde can kaybı 230'u aşarken, hükümet tarafından 3 günlük ulusal yas ilan edildi. Arama kurtarma ekiplerinin enkaz altındaki kişilere ulaşmak için çalışmaları aralıksız sürüyor.</p>

<h2>3 günlük ulusal yas ilan edildi</h2>

<p>Kolombiya hükümeti, 10 Ağustos'ta meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki depremin ardından hayatını kaybedenler için 3 günlük ulusal yas ilan edildiğini açıkladı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Abelardo de la Espriella'nın imzaladığı kararname kapsamında, yas süresince ülke genelindeki kamu binalarında ve Kolombiya'nın yurt dışındaki diplomatik temsilciliklerinde ulusal bayrakların yarıya indirileceği bildirildi.</p>

<p>Hükümet açıklamasında depremde hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı dilenirken, felaketten etkilenen vatandaşlarla dayanışma içinde olunduğu belirtildi.</p>

<h2>Arama kurtarma çalışmaları sürüyor</h2>

<p>Cumhurbaşkanı De la Espriella, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada arama kurtarma çalışmalarının aralıksız devam ettiğini duyurdu.</p>

<p>Kurtarma ekipleri ve eğitimli arama köpeklerinin enkaz altında olabilecek kişileri bulmak için çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi.</p>

<p>De la Espriella ayrıca Pereira kentinde 30 yaşındaki Daniela Andrea Largo Sanchez'in 7 saat süren çalışmaların ardından enkazdan sağ çıkarıldığını açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Can kaybı 230'u geçti</h2>

<p>Kolombiya'da 10 Ağustos'ta meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki deprem, ülkenin farklı bölgelerinde ağır hasara yol açtı.</p>

<p>Depremde hayatını kaybedenlerin sayısının 230'u aştığı bildirildi. Enkaz altında kalan kişilerin bulunması için çalışmalar sürerken, ekipler bölgelerde arama ve kurtarma faaliyetlerine devam ediyor.</p>

<h2>Hükümetten dayanışma mesajı</h2>

<p>Kolombiya hükümeti, depremde yaşamını yitirenler nedeniyle duyduğu üzüntüyü dile getirerek, hayatını kaybedenlerin aileleri ve yakınlarıyla dayanışma içinde olduğunu bildirdi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı De la Espriella da kurtarma çalışmalarının, daha fazla kişinin sağ bulunarak ailelerine kavuşması umuduyla sürdürüldüğünü belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Sputnik</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/kolombiyada-depremde-can-kaybi-230u-asti-3-gunluk-yas-ilan-edildi</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 16:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/08/kolombiya-deprem1.webp" type="image/jpeg" length="74777"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İran’dan “ABD ile ateşkes uzatıldı” iddiasına yalanlama]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/irandan-abd-ile-ateskes-uzatildi-iddiasina-yalanlama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/irandan-abd-ile-ateskes-uzatildi-iddiasina-yalanlama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tahran ile Washington arasındaki ateşkesin geleceğine ilişkin çelişkili açıklamalar gündeme geldi. Tarafların yeni bir süre konusunda anlaştığı iddiasının ardından İran cephesinden dikkat çeken bir açıklama geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran, ABD ile ateşkesin süresinin uzatıldığı yönündeki iddiaları yalanladı. Adı açıklanmayan üst düzey bir İranlı yetkili, iki ülke arasında ateşkesin uzatılmasına yönelik herhangi bir görüşme yapılmadığını belirtti. Reuters da taraflar arasında uzatma konusunda görüşme gerçekleşmediğini bildirdi. ABD ve İran’ın, İslamabad Mutabakat Zaptı kapsamında 17 Ağustos’ta sona ermesi beklenen 60 günlük ateşkesin süresini uzatma konusunda anlaşmaya vardığı öne sürülmüştü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>İran’dan uzatma iddiasına net yanıt</h2>

<p>İranlı yetkili, Tahran ile Washington arasında ateşkesin süresinin uzatılması konusunda herhangi bir görüşme gerçekleştirilmediğini söyledi. İran’ın ateşkesin başlangıç tarihine ilişkin farklı bir değerlendirmeye sahip olduğunu belirten kaynak, bu nedenle mevcut durumda uzatılacak bir sürenin de bulunmadığını ifade etti. Açıklamayla birlikte ABD ve İran’ın ateşkes konusunda anlaşmaya vardığı yönündeki iddialar İran tarafından resmi olarak reddedilmiş oldu.</p>

<h2>Ateşkesin süresi 17 Ağustos’ta doluyor</h2>

<p>ABD ve İran arasında ateşkesin uzatılacağı yönündeki iddialar, 60 günlük sürenin sona ermesine günler kala gündeme geldi. İslamabad Mutabakat Zaptı kapsamında belirlenen ateşkesin 17 Ağustos’ta sona ermesi bekleniyor. Tarafların sürenin uzatılması konusunda anlaşmaya vardığı yönündeki iddia kısa süre içinde İran tarafından yalanlanırken, ateşkesin geleceğine ilişkin belirsizlik devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Bloomberght</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/irandan-abd-ile-ateskes-uzatildi-iddiasina-yalanlama</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 16:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/04/is-insani-2026-04-04t142531539.png" type="image/jpeg" length="59675"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mısır neden Mekke Paktı’na katılmadı: Kahire’nin çekinceleri tartışılıyor]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/misir-neden-mekke-paktina-katilmadi-kahirenin-cekinceleri-tartisiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/misir-neden-mekke-paktina-katilmadi-kahirenin-cekinceleri-tartisiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın imzaladığı anlaşmanın ardından gözler bölgenin önemli aktörlerinden Mısır’a çevrildi. Kahire’nin dışında kalması, ittifakın geleceğinden bölgesel dengelere kadar birçok başlık üzerinden değerlendiriliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın 7 Ağustos’ta Mekke’de imzaladığı ortak savunma anlaşmasına Mısır’ın katılmaması, Arap basınında ve Kahire’de tartışılmaya başlandı. “Mekke Paktı” olarak anılan anlaşmanın tarafları, düzenlemenin herhangi bir ülkeyi hedef almadığını ve diğer ülkelerin katılımına açık olduğunu belirtirken, Mısır’ın neden ilk aşamada anlaşmanın dışında kaldığı merak konusu oldu. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da Mısır’ın üç ülkenin “doğal ortağı” olduğunu belirterek Kahire’nin ilerleyen dönemde pakta dahil olabileceği mesajını verdi. Fidan’ın 13-14 Ağustos’ta Mısır’da gerçekleştireceği temaslar da bu açıdan önem taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Kahire’nin kararı “hesaplı” olarak değerlendiriliyor</h2>

<p>Arap basınında yer alan değerlendirmeler, Mısır’ın anlaşmaya mesafeli yaklaşımında bölgesel dengelerin ve dış politika hesaplarının etkili olduğunu gösteriyor. BBC Monitoring’in aktardığına göre Al-Shorouk gazetesi editörü Emadeddin Hüseyin, Kahire’nin aylardır anlaşmadan haberdar olduğunu ve mevcut şartlarda tüm seçenekleri değerlendirdiğini yazdı. Hüseyin, bölgedeki çatışmanın taraflarının Mısır’ı sürece dahil etmek istediğine dikkat çekerek Kahire’nin herhangi bir adım atmadan önce dikkatli hareket edeceğini savundu. Mada Masr ise Mısır’ın anlaşmaya davet edildiğini ancak bu teklifi reddettiğini öne sürdü. Haberde görüşlerine yer verilen Pakistanlı bir kaynak, Kahire’nin anlaşmayı yalnızca savunma iş birliği olarak değil, aynı zamanda bir “siyasi hizalanma” olarak değerlendirdiğini belirtti. Mısır’ın Suudi Arabistan liderliğindeki bir siyasi bloğa katılmasının bölgesel konularda bağımsız hareket etme kapasitesini sınırlayabileceği ifade edildi.</p>

<h2>Türkiye ve Pakistan dengesi etkili olabilir</h2>

<p>Mısır’ın kararında Türkiye ve Pakistan ile ilişkilerinin de etkili olabileceği değerlendiriliyor. Arap diplomatların görüşlerine yer verilen değerlendirmelerde, Kahire’nin Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti ile ilişkilerinin Türkiye ile kapsamlı bir savunma anlaşması imzalamasını zorlaştırabileceği belirtildi. Bunun yanında Mısır ile Hindistan arasında son dönemde gelişen ekonomik ilişkilerin de Pakistan’la yapılacak bir savunma iş birliğini daha karmaşık hale getirebileceği ifade edildi. Rus RT Arabic kanalına konuşan askeri uzman Muhammed al-Shahawi, Mısır’ın pakta katılmamasını “bilinçli ve hesaplı” bir karar olarak nitelendirdi. Al-Shahawi, Kahire’nin bölgedeki çatışmaların daha fazla büyümesini engellemeye yönelik girişimlerine dikkat çekerek Mısır’ın İran ve ABD arasında arabuluculuk yapma çabalarını hatırlattı.</p>

<h2>Yemen ve İran faktörü öne çıkıyor</h2>

<p>Mısır’ın anlaşmaya katılmamasına ilişkin en önemli başlıklardan biri Yemen ve İran olarak öne çıkıyor. Al-Araby al-Jadeed’e konuşan ismi açıklanmayan Mısırlı bir kaynak, Kahire’nin Körfez ülkeleriyle güvenlik çıkarlarının örtüştüğünü ancak mevcut aşamada Mekke Paktı’na katılmayı planlamadığını söyledi. Kaynak, Mısır’ın anlaşmaya dahil olması halinde Yemen’de İran destekli Husiler ve Irak’taki İran yanlısı gruplarla doğrudan çatışmaya sürüklenmekten endişe ettiğini belirtti. Suudi Arabistan’ın Yemen’de Husilere karşı oluşturulan askeri koalisyona liderlik etmesi de Kahire’nin hesaplarında önemli bir unsur olarak değerlendiriliyor. Mısır’ın eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Masum Merzuk ise Kahire’nin Mekke Paktı ülkeleriyle 21 Haziran’da toplantı yaptığını hatırlatarak, ülkesinin anlaşmaya katılmamasının açıklanması gereken sorular ortaya çıkardığını söyledi.</p>

<h2>Kahire’nin kapısı tamamen kapanmış değil</h2>

<p>Mısır’ın ilk aşamada anlaşmaya imza atmaması, ilerleyen dönemde pakta katılmayacağı anlamına gelmiyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Mısır’ı üç imzacı ülkenin “doğal ortağı” olarak tanımlaması ve anlaşmanın diğer ülkelere açık olduğunun belirtilmesi, Kahire için kapının açık tutulduğunu gösteriyor. Buna karşın Mısır’ın bölgesel çatışmalara doğrudan taraf olma ihtimali, Türkiye ile ilişkileri, Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti ile yürüttüğü politikalar ve Hindistan-Pakistan dengesi gibi başlıkların kararında etkili olduğu değerlendiriliyor. Bu nedenle Kahire’nin şimdilik gelişmeleri izlemeyi tercih ettiği, ilerleyen süreçte ise bölgedeki dengelere göre tutumunu yeniden değerlendirebileceği yorumları yapılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>bbc</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/misir-neden-mekke-paktina-katilmadi-kahirenin-cekinceleri-tartisiliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 15:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/08/mustafa-medbuli-misir-basbakani.jpg" type="image/jpeg" length="58600"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fransa’da tüketiciyi rahatlatacak karar: Pazarlama aramalarına yasak]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/fransada-tuketiciyi-rahatlatacak-karar-pazarlama-aramalarina-yasak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/fransada-tuketiciyi-rahatlatacak-karar-pazarlama-aramalarina-yasak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Telefon başında tüketicilerin sabrını zorlayan satış aramalarına ilişkin Fransa’da dikkat çeken bir düzenleme hayata geçirildi. Yeni uygulamayla birlikte şirketlerin tüketicilere ulaşabilmesi için uyması gereken kurallar önemli ölçüde sıkılaştırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fransa’da istenmeyen pazarlama aramalarına yönelik yeni dönem 11 Ağustos itibarıyla başladı. Düzenlemeyle birlikte bazı istisnalar dışında işletmelerin tüketicileri pazarlama amacıyla telefonla araması yasaklandı. Şirketlerin arama yapabilmesi için ya kişinin mevcut bir sözleşmesiyle bağlantılı bir konu bulunması ya da tüketiciden önceden açıkça izin alınmış olması gerekecek.</p>

<h2>Tüketici gruplarından düzenlemeye destek</h2>

<p>Fransız tüketici hakları savunuculuğu grubu Que Choisir Ensemble, düzenlemeyi tüketicilerin günlük yaşamını koruma açısından önemli bir adım olarak değerlendirdi. Grup, istenmeyen taleplerin sona erdirilmesi gerektiğini vurgulayarak tüketicilerin evlerinde ve özel yaşamlarında sürekli potansiyel müşteri olarak görülmesine tepki gösterdi. Grubun başkanı Marie-Amandine Stévenin de yeni uygulamanın, satış aramalarını almak istemeyen geniş bir kesim açısından önemli bir kazanım olduğunu belirtti. Stévenin, çevrim içi ortamdan sokaklara kadar tüketicilerin yoğun ticari mesajlarla karşı karşıya kaldığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Çağrı merkezi sektöründe iş kaybı endişesi</h2>

<p>Düzenleme, tüketici örgütlerinin yanı sıra bazı iş dünyası temsilcilerinin tepkisini de beraberinde getirdi. Özellikle Fransa pazarına hizmet veren çağrı merkezi sektörünün yoğun olduğu Fas’ta, yeni kuralların istihdam üzerindeki etkisine ilişkin endişeler gündeme geldi. Fas basınında yer alan değerlendirmelerde bir hükümet bakanı, tele-pazarlama kısıtlamalarının 50 bine kadar iş kaybına yol açabileceği öngörüsünde bulundu. Fransa’daki doğrudan satış sektörünü temsil eden Fédération de la Vente Directe (FVD) ise düzenlemenin şirketler açısından ilave idari yük oluşturacağını savundu. FVD Başkanı Frédéric Billon, şirketlerin müşterilerinden yazılı onay almak zorunda kalacağını ve bu onayın kanıtını da saklaması gerekeceğini belirterek yeni sistemin işletmeler açısından süreci zorlaştıracağını söyledi.</p>

<h2>Fransızların yüzde 97’si pazarlama aramalarından rahatsız</h2>

<p>Düzenlemenin arkasındaki en önemli gerekçelerden biri de ülkedeki tüketicilerin tele-pazarlama aramalarına yönelik tepkisi oldu. 2025 tarihli bir parlamento raporuna göre Fransızların yüzde 97’si pazarlama amacıyla yapılan telefon aramalarından rahatsız olduğunu ifade etti. Raporda, Fransızların yüzde 72’sinin cep telefonlarından haftada en az bir kez bu tür aramalar aldığı, yüzde 38’inin ise günde en az bir kez arandığını bildirdiği aktarıldı. Raporun yazarları, tele-pazarlamanın Fransa’da toplumun geniş kesimlerini rahatsız eden nadir konulardan biri olduğuna dikkat çekti.</p>

<h2>Avrupa’da farklı uygulamalar bulunuyor</h2>

<p>Fransa’nın yanı sıra bazı Avrupa ülkelerinde de tele-pazarlama aramalarına yönelik çeşitli sınırlamalar uygulanıyor. Almanya, Avusturya ve İtalya, tüketicilere yapılan pazarlama aramalarını önemli ölçüde kısıtlayan ülkeler arasında yer alıyor. Birleşik Krallık’ta ise farklı bir sistem uygulanıyor. Tele-pazarlama aramalarının çoğu, tüketicinin bu aramalara itiraz etmemesi ve telefon numarasının arama almak istemeyen kişi veya işletmelerin bulunduğu yasal listede yer almaması halinde yapılabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/fransada-tuketiciyi-rahatlatacak-karar-pazarlama-aramalarina-yasak</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 15:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/08/musteri-temsilcisi.jpg" type="image/jpeg" length="27627"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kolombiya’daki depremde can kaybı 254’e yükseldi, binlerce kişi kayıp!]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/kolombiyadaki-depremde-can-kaybi-254e-yukseldi-binlerce-kisi-kayip</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/kolombiyadaki-depremde-can-kaybi-254e-yukseldi-binlerce-kisi-kayip" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kolombiya’nın batısında 10 Ağustos’ta meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki depremde hayatını kaybedenlerin sayısı 254’e çıktı. Bölgede 2 bin 700’den fazla kişinin kayıp olduğu bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kolombiya’nın batısında 10 Ağustos’ta meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki depremin ardından bilanço ağırlaşıyor. 96 kilometre derinlikte gerçekleşen sarsıntının ardından bölgedeki kentlerden gelen son bilgilere göre, can kaybı 254’e yükseldi.</p>

<p>Hayatını kaybedenlerin 101’inin Pereira’da, 95’inin ise ülkenin üçüncü büyük kenti Cali’de bulunduğu bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Binlerce kişi kayıp</h2>

<p>Deprem nedeniyle yaklaşık 1.600 binanın hasar gördüğü veya tamamen yıkıldığı belirtildi. Bölgede 2 bin 700’den fazla kişinin kayıp olduğu bildirildi.</p>

<p>Kayıp yakınlarından haber almak isteyen ailelerin, vatandaşlar tarafından oluşturulan internet sitelerine başvurduğu aktarıldı.</p>

<h2>Arama kurtarma çalışmaları sürüyor</h2>

<p>Enkaz altında kalanlara ulaşmak için arama kurtarma ekiplerinin çalışmaları devam ediyor. Çalışmalara vinç ve ekskavatörlerin yanı sıra gönüllüler de destek veriyor.</p>

<p>Depremin ardından bölgede 100’den fazla artçı sarsıntı meydana geldiği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/kolombiyadaki-depremde-can-kaybi-254e-yukseldi-binlerce-kisi-kayip</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 13:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/08/k-o-l-o-m-b-i-y-a-d-a-k-i-d-e-p-r-e-m-d-e-h-a-y-a-t-i-n-i-k-a-y-b-e-d-e-1454576-432718.webp" type="image/jpeg" length="28963"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD ve İran ateşkesini uzatma kararı aldı]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/abd-ve-iran-ateskesini-uzatma-karari-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/abd-ve-iran-ateskesini-uzatma-karari-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ile İran arasında 28 Şubat’ta başlayan savaşın ardından sağlanan ateşkesin süresi dolmadan yeni bir adım geldi. Tarafların, ateşkesin uzatılması konusunda arabuluculara onay verdiği bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD ve İran'ın, devam eden ateşkesin süresinin uzatılması konusunda anlaşmaya vardığı bildirildi. Kararın, 17 Haziran'da imzalanan mutabakat zaptı kapsamında belirlenen 60 günlük ateşkes süresinin sona ermesine kısa süre kala alındığı belirtildi. Anadolu Ajansı'nın Pakistanlı hükümet yetkililerine dayandırdığı bilgilere göre, taraflar ateşkesin uzatılması konusunda arabuluculara olumlu yanıt verdi. Ancak uzatmanın ne kadar süreyle uygulanacağı konusunda henüz kesin bir karar alınmadığı aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Pakistan'dan arabuluculuk çabası</h2>

<p>ABD ile İran arasındaki gerilimin sona erdirilmesi için arabuluculuk girişimlerini sürdüren Pakistan, tarafları yeniden müzakere masasına getirmek amacıyla çalışmalarına devam ettiğini açıkladı. Pakistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tahir Hüseyin Andrabi, haftalık basın toplantısında yaptığı açıklamada, ülkesinin ABD ve İran'ı müzakere masasına getirmek için her türlü çabayı gösterdiğini söyledi. Andrabi, bölgedeki barış ve istikrarın sağlanması amacıyla doğrudan ve dolaylı iletişim kanallarının kullanılmaya devam edeceğini belirterek, yapıcı diyaloğun sürdürülmesinin önemine dikkat çekti. Arabuluculuk sürecine yakın bir kaynak ise her iki tarafın da ateşkes süresinin uzatılmasına onay verdiğini belirtti. Kaynak, <strong>uzatmanın ne kadar süreyle uygulanacağı konusunda tarafların görüşmelerinin sürdüğünü</strong> ifade etti.</p>

<h2>ABD ve İran arasında yeniden gerilim yaşanmıştı</h2>

<p>ABD ile İran, Nisan ayında Pakistan'ın arabuluculuğunda ateşkes konusunda anlaşmaya varmış, ardından 17 Haziran'da nihai bir anlaşmaya yönelik müzakerelerin başlatılmasını öngören mutabakat zaptı imzalamıştı. Ancak taraflar arasındaki görüşmeler, güvenlik garantileri ve <strong>Hürmüz Boğazı'ndan geçiş özgürlüğü</strong> konularındaki anlaşmazlıklar nedeniyle ilerlemekte zorlandı. 8-24 Temmuz tarihleri arasında ise ABD ve İran arasında yeniden karşılıklı askeri saldırılar gerçekleşti. ABD, İran'daki hedeflere yönelik operasyonlar düzenlerken İran da Ürdün, Bahreyn ve Kuveyt'in aralarında bulunduğu ülkelerdeki ABD askeri tesislerini hedef alan saldırılar gerçekleştirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ntv</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/abd-ve-iran-ateskesini-uzatma-karari-aldi</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 13:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/06/abd-iran-5.png" type="image/jpeg" length="68933"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapay zekaya güvendi: 25 dönümlük mahsulü yok oldu]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/yapay-zekaya-guvendi-25-donumluk-mahsulu-yok-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/yapay-zekaya-guvendi-25-donumluk-mahsulu-yok-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çin’de bir çiftçi, tarlasındaki yabani ot ve zararlılarla mücadele etmek için yapay zekâdan aldığı öneriyi uyguladı. Ancak kullanılan ilacın ardından tarladaki mahsullerin tamamının kuruduğu belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çin’in Anhui eyaletine bağlı Chuzhou kentinde yaşayan 67 yaşındaki bir çiftçinin, tarımsal işlemler konusunda yaklaşık bir yıldır yapay zekâ uygulamasından yararlandığı aktarıldı. Gübreleme ve ekim takvimi gibi konularda uygulamadan tavsiyeler alan çiftçi, bu kez susam tarlasındaki yabani ot ve zararlılarla mücadele etmek için yapay zekâya danıştı. Uygulamanın önerdiği yöntemi başka kaynaklardan doğrulamadan uygulayan çiftçi, tavsiye edilen tarım ilacını yaklaşık 25 dönümlük arazisinde kullandı. İlacın uygulanmasının ardından tarladaki filizlerin tamamının kuruduğu belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Mahsulün kurumasına kullanılan ilaç neden oldu</h2>

<p>Olayın ardından yapılan incelemelerde, mahsullerin zarar görmesine flufenaset etken maddesini içeren ot ilacının neden olduğu tespit edildi. Ziraat uzmanları, söz konusu etken maddenin uygun olmayan şekilde veya yanlış hedef üzerinde kullanılması halinde susam gibi ürünlere zarar verebileceğine dikkat çekti. Böylece yapay zekânın verdiği tavsiyenin, uzman kontrolünden geçirilmeden uygulanmasının ciddi bir tarımsal kayba yol açtığı ortaya çıktı. Yapay zekâ uygulamasının ekranında ise verilen bilgilerin hatalı olabileceğine ilişkin “Yapay zekâ içeriği hatalı olabilir, lütfen doğrulayın” uyarısının bulunduğu bildirildi.</p>

<h2>Yapay zeka tavsiyesi sağlıkta da risk yaratmıştı</h2>

<p>Yapay zekâ tarafından verilen bilgilerin doğrulanmadan uygulanmasının daha önce sağlık alanında da ciddi sonuçlara yol açtığı belirtildi. Geçtiğimiz yıl bir kullanıcı, sofra tuzu tüketimini azaltma tavsiyesi üzerine yapay zekânın yönlendirmesiyle gıdalarına sodyum bromür ekledi. Yaklaşık üç ay boyunca bu kimyasalı tüketen kişi, brom zehirlenmesi nedeniyle hastaneye kaldırıldı ve psikoz tedavisi gördü.</p>

<h2>Uzmanlardan kritik uyarı</h2>

<p><i>Annals of Internal Medicine</i> dergisinde yayımlanan bir incelemede de yapay zekâ uygulamalarının bilimsel açıdan hatalı bilgiler üretebileceğine dikkat çekildi. Çin’deki olayın, özellikle tarım ilaçları, kimyasallar ve sağlık gibi doğrudan fiziksel sonuçlara yol açabilecek alanlarda yapay zekâdan alınan bilgilerin uzman görüşü ve güvenilir kaynaklarla doğrulanması gerektiğini bir kez daha ortaya koyduğu belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>cnn</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/yapay-zekaya-guvendi-25-donumluk-mahsulu-yok-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 10:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/05/tarimmm-1.png" type="image/jpeg" length="13471"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye’den Kolombiya’nın Golan Tepeleri kararına sert tepki]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/turkiyeden-kolombiyanin-golan-tepeleri-kararina-sert-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/turkiyeden-kolombiyanin-golan-tepeleri-kararina-sert-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kolombiya’nın Golan Tepeleri’ne ilişkin aldığı karar Ankara’nın tepkisini çekti. Dışişleri Bakanlığı, söz konusu adımın uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirterek kararı kınadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p> Dışişleri Bakanlığı, Kolombiya’nın işgal altındaki Golan Tepeleri üzerinde İsrail egemenliğini tanıdığı yönündeki açıklamasına tepki gösterdi. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, kararın Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğü açısından kabul edilemez olduğu belirtilerek, Kolombiya’nın tutumu kınandı.</p>

<h2>Türkiye’den Golan Tepeleri açıklaması</h2>

<p>Bakanlığın açıklamasında, Golan Tepeleri’nin Suriye’nin ayrılmaz bir parçası olduğu vurgulanırken, Kolombiya tarafından yapılan açıklamanın İsrail’in bölgedeki işgalini meşrulaştırmaya yönelik olduğu ifade edildi. Türkiye’nin bu yaklaşımı “şiddetle kınadığı” belirtilen açıklamada, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 497 sayılı kararı başta olmak üzere uluslararası hukuka atıfta bulunuldu. Bakanlık, Golan Tepeleri konusunda İsrail’in egemenlik iddiasını destekleyen münferit girişimlerin herhangi bir hukuki değer taşımadığını bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“Uluslararası toplum üzerine düşeni yerine getirmeli”</h2>

<p>Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in Golan Tepeleri’nin yanı sıra Suriye’nin güneyindeki işgaline ve ülkenin egemenliği ile istikrarını hedef alan saldırılarına son vermesi çağrısını yineledi. Açıklamada, uluslararası toplumun bu konuda üzerine düşeni yerine getirmesi gerektiği belirtilirken, Türkiye’nin Suriye’nin <strong>toprak bütünlüğünün ve egemenliğinin korunması</strong> ile ülkede kalıcı huzur ve istikrarın sağlanmasına yönelik desteğini sürdüreceği kaydedildi.</p>

<h2>Kolombiya 10 Ağustos’ta tanıdığını açıklamıştı</h2>

<p>Kolombiya hükümeti, 10 Ağustos’ta yaptığı açıklamayla işgal altındaki Suriye toprağı Golan Tepeleri üzerinde <strong>“İsrail egemenliğini” tanıdığını</strong> bildirmişti. Kolombiya’nın bu kararı, Ankara’nın sert tepkisine neden oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>cnn</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/turkiyeden-kolombiyanin-golan-tepeleri-kararina-sert-tepki</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 10:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/07/disisleri-bakanligi-5.png" type="image/jpeg" length="85975"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kolombiya'da 7,4'lük sarsıntı sonrası acı bilanço: Can kaybı 169'a yükseldi]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/kolombiyada-74luk-sarsinti-sonrasi-aci-bilanco-can-kaybi-169a-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/kolombiyada-74luk-sarsinti-sonrasi-aci-bilanco-can-kaybi-169a-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kolombiya'da meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki deprem ülkeyi yasa boğdu. Şiddetli sarsıntıda can kaybı 169'a, yaralı sayısı ise 700'ün üzerine çıktı. Binlerce kişinin kayıp olduğu bölgede arama kurtarma çalışmaları sürerken, bilanço ağırlaşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kolombiya'da meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki deprem büyük yıkıma yol açtı. Depremde hayatını kaybedenlerin sayısı 169'a yükselirken, 700'den fazla kişinin yaralandığı bildirildi. Enkaz bölgelerinde arama kurtarma çalışmaları sürerken, kayıp başvurularının sayısının 2 bin 700'e ulaştığı açıklandı.</p>

<h2>Can kaybının en fazla olduğu kent Pereira</h2>

<p>Kolombiya Başkentler Birliğinden (Asocapitales) yapılan açıklamada, ülkede dün meydana gelen depremin ardından can kaybının 169'a yükseldiği, 700'den fazla kişinin yaralandığı belirtildi.</p>

<p>Ulusal basında yer alan haberlere göre, depremden en fazla etkilenen Pereira, Cali, Quibdo, Manizales ve Armenia kentlerinde kırmızı alarm ilan edildi. Güvenlik gerekçesiyle bazı bölgelerde sokağa çıkma yasağı uygulanmaya başlandı.</p>

<p>Arama kurtarma çalışmalarının aralıksız sürdüğü kentler arasında en fazla can kaybı 60 kişiyle Pereira'da kaydedildi. Deprem sonrası 2 bin 700 kişi için kayıp başvurusu yapılırken, enkaz ve hasarlı bölgelerde devam eden çalışmalar nedeniyle can kaybının artmasından endişe ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Cali'de 10 hastane hizmet dışı kaldı</h2>

<p>Ülkenin üçüncü büyük kenti Cali'de deprem nedeniyle bazı yollar çöktü, 10 hastanenin ise hizmet veremediği bildirildi. Bogota ve Medellin'den gönderilen arama kurtarma ekipleri bölgedeki çalışmalara destek vermeye başladı.</p>

<p>Quibdo ve Manizales kentlerinde de deprem nedeniyle su, elektrik, telekomünikasyon ve ulaşım hizmetlerinde kesintiler yaşandı. Ekiplerin hasar gören bölgelerdeki çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi.</p>

<h2>Cali'de sokağa çıkma yasağı ilan edildi</h2>

<p>Cali Belediye Başkanı Alejandro Eder, güvenlik ve yağma olaylarının önlenmesi amacıyla kentte sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini açıkladı.</p>

<p>Eder, kararın acil durum ve arama kurtarma ekiplerinin çalışmalarını daha güvenli ve hızlı şekilde yürütmesini sağlamak amacıyla alındığını belirtti.</p>

<p>Yetkililer, vatandaşlara zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamaları ve hasarlı binalardan uzak durmaları yönünde çağrıda bulundu.</p>

<h2>Deprem çevre ülkelerde de hissedildi</h2>

<p>ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi (USGS), 7,4 büyüklüğündeki depremin merkez üssünün Kolombiya'nın batısındaki San Jose del Palmar kasabasının yaklaşık 5 kilometre doğusu olduğunu bildirdi.</p>

<p>Şiddetli sarsıntı Kolombiya'nın yanı sıra Venezuela, Ekvador ve Panama'nın çeşitli bölgelerinde de hissedildi. Venezuela merkezli Telesur'un haberine göre, Venezuela'da bazı binaların dış cepheleri kısmen yıkıldı. Bir katedral ile bir havalimanının da deprem nedeniyle hasar gördüğü bildirildi.</p>

<p>Kolombiya'da ekiplerin enkaz bölgelerindeki arama kurtarma çalışmaları devam ederken, yetkililer can kaybı ve hasar bilançosunun çalışmaların tamamlanmasının ardından netleşeceğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Sputnik</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/kolombiyada-74luk-sarsinti-sonrasi-aci-bilanco-can-kaybi-169a-yukseldi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 17:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/08/kolombiya-deprem.webp" type="image/jpeg" length="32584"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Pakistan'dan ABD-İran açıklaması: Anlaşma ihtimali güçleniyor]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/pakistandan-abd-iran-aciklamasi-anlasma-ihtimali-gucleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/pakistandan-abd-iran-aciklamasi-anlasma-ihtimali-gucleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Asif, son günlerde gelen sinyallerin ABD ile İran arasında bir anlaşmaya yaklaşıldığına işaret ettiğini söyledi. Öte yandan Pakistan İçişleri Bakanı Muhsin Rıza Nakvi, temaslarda bulunmak üzere Tahran'a gitti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Asif, İslamabad'da yaptığı açıklamada ABD ile İran arasındaki müzakerelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Son gelişmelerin sorulması üzerine Asif, <strong>“İşler barış lehine şekilleniyor”</strong> ifadelerini kullandı. Asif ayrıca, son iki-üç gündeki gelişmelerden bir anlaşmaya yaklaşıldığı yönünde sinyaller aldıklarını belirtti. Pakistanlı Bakan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan üçlü savunma anlaşmasının ABD ile İran arasındaki savaşla herhangi bir bağlantısının bulunmadığını da vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Pakistanlı Bakan Tahran'a gitti</h2>

<p>ABD ile İran arasındaki müzakerelerde arabuluculuk rolü üstlenen Pakistan'dan dikkat çeken bir adım daha geldi. Pakistan İçişleri Bakanı Muhsin Rıza Nakvi, İranlı üst düzey yetkililerle görüşmek üzere Tahran'a gitti. İran'ın Mehr Haber Ajansı da Nakvi'nin Tahran ziyaretini duyurdu. Nakvi'nin İranlı yetkililerle gerçekleştireceği görüşmelerin içeriğine ilişkin ise henüz resmi bir açıklama yapılmadı.</p>

<h2>Arabuluculuk trafiği sürüyor</h2>

<p>Pakistan, ABD ile İran arasındaki temaslarda arabulucu ülkelerden biri olarak öne çıkıyor. Nakvi'nin Tahran ziyareti de iki ülke arasındaki müzakere sürecinin sürdüğü bir dönemde gerçekleşti. Pakistan Savunma Bakanı Asif'in son açıklamaları ise İslamabad'ın görüşmelerde <strong>anlaşma ihtimalinin güçlendiği</strong> yönünde bir tablo gördüğüne işaret etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Bloomberght</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/pakistandan-abd-iran-aciklamasi-anlasma-ihtimali-gucleniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 16:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/08/pakistan-savunma-bakani-khawaja-asif.png" type="image/jpeg" length="73812"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsrail’den Lübnan’a sıra dışı takas teklifi: Masada mezarlıklar var]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/israilden-lubnana-sira-disi-takas-teklifi-masada-mezarliklar-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/israilden-lubnana-sira-disi-takas-teklifi-masada-mezarliklar-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail ile Lübnan arasındaki görüşmelerde gündeme geldiği öne sürülen sıra dışı talep, müzakerelerin seyrini değiştirecek nitelikte. Tarafların masadaki beklentileri arasında dikkat çeken bir başlık öne çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail ile Lübnan arasında devam eden müzakerelerde sıra dışı bir teklifin gündeme geldiği öne sürüldü. İddiaya göre İsrail, bazı Lübnanlıların serbest bırakılması karşılığında dikkat çeken bir talepte bulundu. Söz konusu iddia, Hizbullah’a yakınlığıyla bilinen Lübnan gazetesi El-Ekber tarafından yayımlandı.</p>

<h2>İsrail’in talebi: Mezarlıklardaki kalıntılar</h2>

<p>Haberde yer alan iddiaya göre İsrail, Roma’da gerçekleştirilen son görüşmelerde Beyrut ve Sayda’daki Yahudi mezarlıklarında bulunan insan kalıntılarının İsrail’e taşınmasını talep etti. Özellikle Beyrut’taki Vadi Ebu Cemil Yahudi Mezarlığı’nda bulunan kalıntıların nakledilmesinin görüşmelerde gündeme geldiği belirtildi. Yahudilere ait bazı mezarların 2019 yılında meydana gelen fırtınada zarar gördüğü ve daha sonra Lübnan yönetimi tarafından onarıldığı aktarıldı. İsrail’in söz konusu talebi, iddiaya göre “sivil takas anlaşması” kapsamında değerlendirdiği öne sürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>İsrail kayıp 11 Yahudi için de bilgi istiyor</h2>

<p>Müzakerelerde mezarlıklardaki kalıntıların yanı sıra Lübnan’da kaybolan 11 Yahudi'nin akıbetinin de gündeme geldiği iddia edildi. İsrail tarafının, 1980'lerde Lübnan İç Savaşı sırasında kaybolan 11 Yahudi hakkında bilgi talep ettiği belirtildi. Ayrıca 1986 yılında Lübnan üzerinde uçağı düştükten sonra kaybolan İsrailli pilot Ron Arad'ın akıbetine ilişkin bilgi talebinin de müzakere başlıkları arasında yer aldığı aktarıldı.</p>

<h2>Lübnan 34 vatandaşını istiyor</h2>

<p>Lübnan'ın ise İsrail'in elinde tuttuğu 34 vatandaşının serbest bırakılmasını talep ettiği öne sürüldü. İddiaya göre İsrail yönetimi bu talebe olumlu yaklaşırken, Hizbullah üyesi olmakla suçlanan kişilerin olası takasın dışında tutulmasını istiyor.</p>

<h2>Asıl anlaşmazlık güney Lübnan ve Hizbullah</h2>

<p>Takas konusundaki görüşmelerde olumlu bir atmosfer oluştuğu öne sürülse de iki ülke arasındaki temel anlaşmazlıkların devam ettiği belirtiliyor. Müzakerelerde İsrail'in güney Lübnan'dan çekilmesi ve Hizbullah'ın silahsızlandırılması en kritik başlıklar arasında bulunuyor. Tarafların bu konularda nasıl bir uzlaşı sağlayacağı ise görüşmelerin geleceği açısından belirleyici olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>cnn</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/israilden-lubnana-sira-disi-takas-teklifi-masada-mezarliklar-var</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 15:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/08/israil-lubnan-3.png" type="image/jpeg" length="50262"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avustralya-Japonya arasında “kavun” gerilimi: Şaka krize dönüştü]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/avustralya-japonya-arasinda-kavun-gerilimi-saka-krize-donustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/avustralya-japonya-arasinda-kavun-gerilimi-saka-krize-donustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avustralya Başbakanı Anthony Albanese’in Japonya Başbakanı Sanae Takaichi hakkında yaptığı bir espri, iki ülke arasında beklenmedik bir tartışmanın fitilini ateşledi. Söz konusu ifadeler sonrası Albanese’e yönelik özür çağrıları da peş peşe geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avustralya Başbakanı Anthony Albanese’in “Bush Deep” adlı podcast programında yaptığı açıklamalar, Avustralya’da siyasi tartışmaya neden oldu. Albanese, Japonya Başbakanı Sanae Takaichi’nin mayıs ayında Avustralya ziyareti sırasında kendisine hediye ettiği iki kavundan söz ederken ellerini göğüs hizasına getirerek, <strong>“Japonya başbakanı kavun getirdi”</strong> dedi. Ardından el hareketlerini sürdüren Albanese, <strong>“Bir çift kavun getirdi”</strong> ifadelerini kullandı. Podcast sunucusu Nikki Osborne ise bu sözlerin ardından Pamela Anderson’a gönderme yapan cinsel içerikli bir espri yaptı. Albanese’in sözleri ve el hareketleri, cinsel ima içerdiği gerekçesiyle eleştirildi.</p>

<h2>Muhalefetten “özür dile” çağrısı</h2>

<p>Albanese’in açıklamaları Avustralya muhalefetinin de tepkisini çekti. Parlamentodaki soru-cevap oturumunda Liberal Parti Milletvekili Mary Aldred, Başbakan’a sözleri nedeniyle özür dileyip dilemeyeceğini sordu. Aldred, Albanese’in yorumlarını <strong>“seviyesiz” ve “saygısızca”</strong> olarak nitelendirdi. Albanese ise özür çağrısını reddederek iki ülke arasındaki ekonomik ve stratejik iş birliğine vurgu yaptı.</p>

<h2>Japonya’dan Avustralya’ya diplomatik not</h2>

<p>Konu, geçtiğimiz aydan bu yana Avustralya medyasında tartışılırken, The Australian gazetesinde eski Japonya Büyükelçisi Shingo Yamagami’nin Albanese’in Takaichi’ye <strong>“hakaret ettiğini”</strong> öne süren bir köşe yazısı yayımlamasıyla yeniden gündeme geldi. Gazetenin haberine göre Japon hükümeti, podcastin yayınlanmasından günler sonra, temmuz ayında Avustralya’ya diplomatik not iletti. Notta, Avustralya medyasında çıkan <strong>“sansasyonel haberlere”</strong> dikkat çekilirken, Albanese’in açıklamalarında herhangi bir <strong>“kötü niyet”</strong> tespit edilmediği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Japonya’da kavunlar lüks ürün olarak görülüyor</h2>

<p>Japonya’da kaliteli kavunlar lüks ürünler arasında değerlendiriliyor. Özellikle özel üretim kavunların fiyatları oldukça yüksek seviyelere çıkabiliyor. Japonya Başbakanı Takaichi’nin hediye ettiği kavunlar da bu nedenle iki ülke arasındaki tartışmanın dikkat çeken unsurlarından biri oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>cnn</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/avustralya-japonya-arasinda-kavun-gerilimi-saka-krize-donustu</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 14:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/08/japonya-avustralya.png" type="image/jpeg" length="36636"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Suriye’de tarihi karar: Beşar Esad, kardeşi ve kuzenine idam cezası]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/suriyede-tarihi-karar-besar-esad-kardesi-ve-kuzenine-idam-cezasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/suriyede-tarihi-karar-besar-esad-kardesi-ve-kuzenine-idam-cezasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye’de Esad dönemine ilişkin yargılamada beklenen karar çıktı. Mahkemenin hükmü, eski rejimin önde gelen isimleri için yeni bir sürecin kapısını araladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Suriye’nin başkenti Şam’daki Dördüncü Ceza Mahkemesi’nde, ülkenin devrik lideri Beşar Esad ve eski rejimin önde gelen isimlerine ilişkin dava sonuçlandı. Mahkeme, Beşar Esad, kardeşi Mahir Esad ve kuzeni Atıf Necib’i çeşitli suçlardan mahkum ederek idam cezasına çarptırdı.</p>

<h2>Mahkeme Esad’ı hangi suçlardan mahkum etti?</h2>

<p>Mahkeme, Beşar Esad’ı kasten öldürme, işkence, keyfi gözaltı ve insanlığa karşı suçlarla ilişkilendirilen eylemlerden sorumlu tuttu. Duruşmada tanık ifadeleri ve dosyada yer alan deliller değerlendirildi. Mahkeme hakimi Al-Aryan, Esad’ın suçların işlenmesinde en üst düzey karar verici olduğunu ve devlet kurumlarının bu eylemlerin gerçekleştirilmesini kolaylaştırmak amacıyla kullanıldığını belirtti. Kararın Esad hakkında gıyaben verildiği bildirildi.</p>

<h2>Mahir Esad ve Atıf Necib de idam cezasına çarptırıldı</h2>

<p>Mahkemenin kararında Beşar Esad’ın kardeşi Mahir Esad ile kuzeni Atıf Necib de yer aldı. Mahir Esad, eski rejim döneminde Dördüncü Zırhlı Tümen’in komutanlığını yürütmüş ve rejimin güvenlik yapılanmasında etkili isimlerden biri olarak öne çıkmıştı. Atıf Necib ise 2011 yılında Suriye’de başlayan protestoların ilk döneminde Dera’daki Siyasi Güvenlik Birimi’nin başında bulunuyordu. Necib hakkında, protestoların şiddetle bastırılmasına ilişkin suçlamalar yöneltilmişti.</p>

<h2>Esad Rusya’ya kaçmıştı</h2>

<p>Suriye’de 2011 yılında başlayan iç savaşın ardından Beşar Esad yönetimi yıllarca iktidarda kalmayı sürdürdü. Ancak muhalif güçlerin 2024 yılının Aralık ayında Şam’a ilerlemesiyle rejim yönetimi sona erdi. Esad, iktidarını kaybetmesinin ardından Rusya’ya kaçtı ve o tarihten bu yana Moskova’da yaşıyor. Suriye’deki yargılamada mahkemeye katılmadığı için hakkında gıyaben hüküm kuruldu.</p>

<h2>Suriye’de Esad sonrası dönem</h2>

<p>Beşar Esad’ın devrilmesinin ardından Ahmed Şara, Suriye’nin yeni cumhurbaşkanı olarak ülkenin yönetimini devraldı. Yeni yönetim, Esad döneminde görev yapan ve rejimin baskı politikalarıyla ilişkilendirilen isimlere yönelik soruşturma ve yargı süreçleri başlattı. Atıf Necib’in davası da bu kapsamda yürütülen yargılamalardan biri oldu. Necib, Nisan 2026’da Şam’daki Dördüncü Ceza Mahkemesi’nde yargılanmaya başlanmış, Beşar Esad ve Mahir Esad ise davada gıyaben sanık olarak yer almıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Karar Suriye’de yeni bir dönemin işareti oldu</h2>

<p>Beşar Esad hakkında verilen idam cezası, eski rejemin üst düzey isimlerinin yeni Suriye yönetimi döneminde yargılanması açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Mahkemenin kararıyla birlikte Esad ailesinin üç önemli ismi hakkında dava sürecinin ilk aşaması tamamlanmış oldu. Esad’ın Rusya’da bulunması nedeniyle kararın uygulanıp uygulanamayacağı ise ayrı bir süreç olarak gündemde bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ntv</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/suriyede-tarihi-karar-besar-esad-kardesi-ve-kuzenine-idam-cezasi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 13:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2025/10/besar-esad-3.png" type="image/jpeg" length="10319"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kongo’da Ebola salgını kontrolden çıkıyor: Can kaybı 2 bini aştı]]></title>
      <link>https://www.izmirdesondakika.com.tr/kongoda-ebola-salgini-kontrolden-cikiyor-can-kaybi-2-bini-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izmirdesondakika.com.tr/kongoda-ebola-salgini-kontrolden-cikiyor-can-kaybi-2-bini-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kongo’da 15 Mayıs’ta ilan edilen Ebola salgınında bilanço ağırlaşıyor. Yaklaşık üç ayda 4 bin 381 doğrulanmış vaka ve 2 bin 11 ölüm kaydedilirken, salgının yayılma hızının müdahale çalışmalarını geride bıraktığı bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Kongo’da 15 Mayıs’ta ilan edilen Ebola salgını yaklaşık üç ay içinde ülkenin karşı karşıya kaldığı en ağır salgınlardan birine dönüştü. Çatışmalar, kötü yol koşulları ve sağlık çalışanlarının ödeme sorunları nedeniyle işi bırakması, salgınla mücadeleyi zorlaştırıyor.</p>

<p>Gece saatlerinde yayımlanan son verilere göre 4 bin 381 doğrulanmış vaka kaydedildi ve bunların 2 bin 11’i hayatını kaybetti. Ayrıca 704 hasta hastanede tedavi ve izolasyon altında tutuluyor.</p>

<p>Salgının yayılma hızındaki artış ise dikkat çekiyor. İlk bin ölümün kaydedilmesi yaklaşık dokuz hafta sürerken, sonraki 1000 can kaybı yalnızca yaklaşık üç haftada gerçekleşti.</p>

<h2>Salgın müdahale çalışmalarını geride bıraktı</h2>

<p>Kongo’daki salgın, 2014-2016 yıllarında Batı Afrika’da 28 binden fazla vaka ve 11 binden fazla ölüme yol açan salgının ardından tarihin ikinci büyük Ebola salgını konumuna geldi.</p>

<p>Salgından etkilenen beş bölgede müdahale çalışmaları genişletilse de yardım ekipleri hastalığın yayılma hızına yetişmekte zorlanıyor. Çok sayıda sağlık çalışanının salgının ilanından bu yana ödeme alamadıkları gerekçesiyle işi bırakması da müdahaleyi aksatıyor. Yeni vakaların büyük bölümünün takip edilen temaslıların dışında ortaya çıkması ise yayılımın izlenmesini güçleştiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Aşısı bulunmayan virüs için klinik çalışma</h2>

<p>Mevcut salgına nadir görülen Bundibugyo Ebola virüsü neden oluyor. Bu virüse karşı onaylanmış aşı veya tedavi bulunmazken, salgının merkez üssü Ituri’de klinik çalışmalar başlatıldı.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), salgının resmi olarak tespit edilmesinden aylar önce, muhtemelen şubat ayında başladığını açıkladı. İlk vakaların bir bölümünün sıtma ve tifo olarak değerlendirildiği, başlangıçtaki testlerin ise Ebola’nın daha yaygın türüne yönelik yapıldığı belirtildi.</p>

<h2>DSÖ: Virüs bizden önde</h2>

<p>DSÖ Afrika Bölge Direktörü Dr. Mohamed Yakub Janabi, salgının mevcut hızını <i>“Virüsü kovalıyoruz, virüs bizden önde”</i> sözleriyle anlattı.</p>

<p>İlk kez 1976’da bugünkü Kongo sınırları içindeki Ebola Nehri yakınlarında tespit edilen virüs, ülkede daha önce çok sayıda salgına yol açtı. Mevcut salgın, Kongo’nun karşı karşıya kaldığı 17’nci ve bugüne kadarki en büyük Ebola salgını oldu.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Sputnik</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.izmirdesondakika.com.tr/kongoda-ebola-salgini-kontrolden-cikiyor-can-kaybi-2-bini-asti</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 13:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izmirdesondakikacomtr.teimg.com/crop/1280x720/izmirdesondakika-com-tr/uploads/2026/06/ebola-salgini1.png" type="image/jpeg" length="96652"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
